Bizi Takip Edin

Rusya

ABD yönetimi barış anlaşması sonrası Rusya’nın dondurulan varlıklarını iade etmeyi planlıyor

Yayınlanma

Trump yönetimi, Ukrayna ile imzalanacak olası bir barış anlaşmasının ardından Rusya’nın dondurulan varlıklarını Moskova’ya iade etmeyi gündemine aldı. Avrupa Birliği yetkilileri, Washington’un varlıkların bir kısmını kendi kontrolündeki fonlara aktarma planından rahatsızlık duyarken, Avrupa Merkez Bankası ve Belçika hükümeti Ukrayna’ya sağlanması planlanan kredilere yasal ve mali gerekçelerle itiraz ediyor.

ABD’de Donald Trump liderliğindeki yönetim, Ukrayna savaşının sona ermesini sağlayacak barış anlaşmasının imzalanmasının ardından Rusya’nın dondurulan varlıklarını Moskova’ya iade etmeyi planlıyor.

Politico’nun iki üst düzey diplomata dayandırdığı habere göre, bu strateji Washington ile Brüksel arasında yeni bir tartışma başlattı.

Amerikalı yetkililer, söz konusu planı Avrupa Birliği’nin (AB) yaptırımlardan sorumlu temsilcisi David O’Sullivan’a yaz aylarında gerçekleştirdiği Washington ziyareti sırasında iletti.

Bu görüşmelerin ardından eylül ayında Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya’nın varlıklarını teminat göstererek Ukrayna’ya bir “tazminat kredisi” verilmesini önermişti.

Washington ve Moskova için ortak yatırım aracı

ABD’nin hazırladığı belirtilen 28 maddelik ilk barış planına göre, Rusya’nın dondurulmuş 100 milyar dolarlık varlığı, ABD öncülüğünde Ukrayna’nın yeniden inşası ve yatırımları için kullanılacak bir fona aktarılacak.

Plana göre Washington bu yatırımlardan elde edilecek kârın yüzde 50’sini alırken, Avrupa’nın da yeniden inşa sürecindeki yatırım hacmini artırmak için 100 milyar dolar katkı sağlaması beklenecek.

Moskova’ya ait dondurulmuş varlıkların geri kalan kısmının ise ayrı bir ABD-Rusya ortak yatırım aracına yönlendirilmesi öngörülüyor.

Bloomberg daha sonra yayımladığı haberde, Rusya’nın varlıklarının serbest bırakılmasına ilişkin maddenin plandan çıkarıldığını bildirdi.

Politico’ya konuşan kaynaklar, Avrupalı yetkililerin ABD’nin yaklaşımına tepki gösterdiğini belirtti.

Diplomatlar, varlıkların kağıt üzerinde Ukrayna’nın inşası için ayrılmış görünse bile ABD’nin bu fondan pay alması ve geri kalanını Rusya ile paylaşması ihtimalinden duydukları rahatsızlığı dile getirdi.

ABC News ise Florida’da düzenlenen bir toplantıda Rus varlıklarının geleceğinin tartışıldığını aktardı.

Avrupa Merkez Bankası finansman desteğini reddetti

Varlıkların kullanımı konusunda Avrupa cephesinde de teknik ve hukuki engeller ortaya çıkıyor. Financial Times’ın (FT) kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Avrupa Merkez Bankası (ECB), dondurulmuş Rus varlıkları karşılığında Ukrayna’ya 140 milyar euro kredi sağlanması planına destek vermeyi reddetti.

Avrupa Komisyonu yetkilileri, bankadan Euroclear Bank için kreditör rolü üstlenmesini talep etti. Ancak ECB, komisyonun bu teklifinin “parasal finansman” anlamına geldiği sonucuna vardı.

Banka yönetimi, bir merkez bankasının doğrudan devlet bütçesi açıklarını finanse etmesinin Avrupa Birliği anlaşmalarıyla yasaklandığını hatırlattı.

Gazeteye konuşan iki kaynak, Avrupa Komisyonu’nun bu gelişme üzerine 140 milyar euroluk krediyi desteklemek amacıyla geçici likidite sağlayacak alternatif öneriler üzerinde çalışmaya başladığını belirtti.

Belçika hükümeti ek garanti talep ediyor

Ukrayna’ya dondurulmuş varlıklar üzerinden kredi sağlanmasına bir itiraz da fonların büyük kısmını tutan Euroclear’ın merkezi Belçika’dan geldi.

Belçika Başbakanı Bart De Wever, Rusya’nın ileride dava açması ihtimaline karşı AB’den 140 milyar euroyu aşan finansal garantiler talep etti.

De Wever, bu garantilerin olası bir yasal süreçte birkaç gün içinde ödenebilir olmasını ve garanti süresinin Rusya’ya yönelik AB yaptırımlarının süresinden daha uzun tutulmasını istedi.

Politico’ya göre Avrupa hükümetleri Belçika’nın bu taleplerini aşırı buluyor. Bir AB diplomatı, “Birçok üye devletin böyle bir açık çek vermesi siyasi açıdan zor” değerlendirmesinde bulundu.

Avrupalı yetkililer arasında, Belçika’nın dondurulmuş varlıklardan elde edilen kârdan vergi geliri sağladığı ve bu kaynağı kaybetmemek için krediye direnç gösterdiği görüşü hakim.

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English