Amerika
ABD’de bir saldırı, bir patlama: 16 kişi hayatını kaybetti

Kamyonetinden IŞİD bayrağı bulunan eski bir ABD ordusu mensubu, yılbaşı günü New Orleans’ın kalabalık Fransız Mahallesine dalarak 15 kişinin ölümüne neden oldu.
Teksaslı bir ABD vatandaşı olan ve bir dönem Afganistan’da görev yapan 42 yaşındaki Shamsud-Din Jabbar olduğu belirlenen şüpheli, kalabalığa çarptıktan sonra polisle girdiği çatışmada öldürüldü.
Saldırıda aralarında şüphelinin açtığı ateş sonucu yaralanan iki polis memurunun da bulunduğu yaklaşık 30 kişi de yaralandı. Saldırı saat 03:15 (TSİ 12:15) civarında, müzik ve barlarıyla tanınan tarihi bir turistik yer olan ve kalabalığın yeni yılı kutladığı Canal ve Bourbon Caddelerinin kesiştiği yerde meydana geldi.
FBI, polisin araçta silahlar ve potansiyel bir patlayıcı cihaz bulduğunu, Fransız Mahallesinde ise iki potansiyel patlayıcı cihazın bulunduğunu ve güvenli hale getirildiğini söyledi.
Tehlike algısı devam ederken, yetkililer her yıl Yeni Yıl Gününde New Orleans’ta oynanan klasik bir kolej futbol maçı olan Sugar Bowl’u erteledi.
Notre Dame ve Georgia takımları arasında yapılacak maç, polisin şehrin bazı bölgelerinde olası patlayıcı düzenekleri araması ve ipucu bulmak için mahallelere yakınlaşması nedeniyle perşembe öğleden sonraya ertelendi.
Şehir ayrıca 9 Şubat’ta NFL Super Bowl’a da ev sahipliği yapacak.
Federal Soruşturma Bürosu, kiralanan aracın römork aksamından çıkan bir sopaya IŞİD bayrağı takıldığını ve bunun da terör örgütleriyle olası bağlantıların araştırılmasına yol açtığını söyledi.
“Jabbar’ın tek başına sorumlu olduğuna inanmıyoruz. Bilinen ortakları da dahil olmak üzere her türlü ipucunu agresif bir şekilde araştırıyoruz,” diyen FBI Özel Ajan Yardımcısı Alethea Duncan, soruşturmacıların ‘bir dizi şüpheliyi’ araştırdığını da sözlerine ekledi.
Kurbanlar arasında iş yerinde terfi aldıktan sonra yeni bir daireye taşınan 4 yaşında bir çocuk annesi, tatil için evini ziyaret eden New York’lu bir finans çalışanı ve başarılı bir sporcu öğrenci ve Mississippi’den 18 yaşında bir hemşire adayı bulunuyordu.
CNN’in soruşturma hakkında bilgi verdiği yetkililere dayandırdığı haberinde, şüphelinin kaydettiği videolarda IŞİD’e katılma hayallerinden bahsettiği ve boşandıktan sonra ailesini öldürmeyi düşündüğü belirtildi.
Kamu kayıtları Jabbar’ın Houston’da emlak işinde çalıştığını gösteriyor. Dört yıl önce yayınladığı bir tanıtım videosunda kendisini Houston’ın yaklaşık 130 km doğusundaki Beaumont kentinde doğup büyümüş olarak tanıtan Jabbar, ABD ordusunda insan kaynakları ve bilişim uzmanı olarak 10 yıl geçirdiğini söyledi.
Bir ordu sözcüsü Jabbar’ın Mart 2007’den Ocak 2015’e kadar düzenli orduda, Ocak 2015’ten Temmuz 2020’ye kadar da yedek orduda görev yaptığını söyledi.
Saldırgan, Şubat 2009’dan Ocak 2010’a kadar Afganistan’da görev yapmış ve görevinin sonunda başçavuş rütbesini almıştı.
Trump ve Biden’dan açıklamalar
Başkan seçilen Donald Trump çarşamba günü yaptığı açıklamada, Louisiana eyaletinin New Orleans kentinde yılbaşı gecesi eğlenenleri hedef alan ölümcül saldırının, Amerika’daki “suça ilişkin korkunç değerlendirmesinin” kanıtı olduğunu söyledi ve “bu saf kötülük eylemini araştırırken ve toparlanırken New Orleans Şehrine tam destek” sözü verdi.
Trump sosyal medyada, “Gelen suçluların ülkemizde bulunan suçlulardan çok daha kötü olduğunu söylediğimde, bu ifade Demokratlar ve Yalan Haber Medyası tarafından sürekli olarak yalanlandı, ancak doğru olduğu ortaya çıktı. Kalplerimiz tüm masum kurbanlar ve onların sevdikleriyle birlikte,” dedi.
ABD Başkanı Joe Biden “alçakça” olarak nitelendirdiği bu eylemi kınadı ve soruşturmacıların Las Vegas’taki bir Trump otelinin önünde Tesla kamyonunun yanmasıyla bir bağlantı olup olmadığını araştırdıklarını söyledi. Biden, şu ana kadar iki olayı birbirine bağlayan herhangi bir kanıt bulunmadığını söyledi.
Biden, New Orleans şüphelisi için, “FBI ayrıca bana saldırıdan sadece birkaç saat önce sosyal medyada IŞİD’den ilham aldığını gösteren ve öldürme arzusunu ifade eden videolar yayınladığını bildirdi,” dedi.
Las Vegas’taki Trump Hotel’in önünde Tesla yandı
Öte yandan bir Tesla Cybertruck, 1 Ocak Çarşamba günü Trump International Hotel Las Vegas’ın dışında alevler içinde patlayarak sürücünün ölümüne ve yedi kişinin yaralanmasına neden oldu.
FBI patlamanın bir terör eylemi olup olmadığını araştırdığını söyledi.
Otelin içindeki ve dışındaki tanıklar tarafından çekilen videolarda aracın otelin dışında dururken patladığı ve içinden alevler çıktığı görülüyor.
Las Vegas Metropolitan Polis Departmanı Şerifi Kevin McMahill öğleden sonra düzenlediği basın toplantısında “Açıkçası bir Cybertruck, Trump oteli; cevaplamamız gereken pek çok soru var,” dedi.
McMahill, 2024 model Cybertruck’ın içinde bir kişinin ölü bulunduğunu ve patlamada yedi kişinin hafif yaralandığını söyledi.
McMahill hem Cybertruck’ın hem de New Orleans saldırısında kullanılan aracın araç paylaşım hizmeti Turo üzerinden kiralandığını da sözlerine ekledi.
FBI’da görevli özel ajan Jeremy Schwartz daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada patlamanın bir terör eylemi olup olmadığının henüz netlik kazanmadığını söyledi.
Schwartz, “Herkesin bu kelimeyle ilgilendiğini ve ‘Hey, bu bir terör saldırısı’ diyip diyemeyeceğimizi görmeye çalıştığını biliyorum. Amacımız bu ve yapmaya çalıştığımız da bu,” dedi Schwartz.
Schwartz, FBI’ın Colorado’da kiralanan aracı kullanan kişiyi tespit ettiğini fakat henüz sürücünün kimliğini kamuoyuna açıklamaya hazır olmadığını da sözlerine ekledi.
Elon Musk da patlamanın Cybertruck’ın kendisiyle ilgisi olmadığını söyledi.
Musk, X’te yaptığı bir paylaşımda, “Patlamanın çok büyük havai fişeklerden ve/veya kiralanan Cybertruck’ın kasasında taşınan bir bombadan kaynaklandığını ve aracın kendisiyle ilgisi olmadığını doğruladık. Patlama sırasında tüm araç telemetrisi pozitifti,” dedi.
Telemetri, verilerin uzak kaynaklardan otomatik olarak toplanmasını ve daha sonra analiz edilebilmesi için merkezi bir kaynağa geri iletilmesini içeriyor.
Küresel kınama ve taziyeler
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, X’te hem Fransızca hem de İngilizce olarak yayınladığı mesajında “Fransızların kalbinde çok değerli bir yeri olan New Orleans terörizm tarafından vuruldu,” dedi.
New Orleans başlangıçta Fransa’dan gelen kolonistler tarafından kurulmuştu.
Macron, “Düşüncelerimiz kurbanların ve yaralıların ailelerinin yanı sıra üzüntülerini paylaştığımız Amerikan halkıyla birlikte,” dedi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “ABD’nin New Orleans kentinde meydana gelen ve masum insanların hayatını kaybetmesine ve çok sayıda kişinin yaralanmasına neden olan saldırı karşısında dehşete düştük,” dedi.
Avrupa Birliği’nin en üst düzey diplomatı Kaja Kallas X’te yaptığı paylaşımda “New Orleans’ta yeni yılı kutlayanlara yönelik kasıtlı saldırıdan derin üzüntü duyuyorum. Böyle bir şiddetin hiçbir mazereti olamaz… Bu trajik dönemde kurbanlar ve aileleriyle tam bir dayanışma içerisindeyiz,” dedi.
Almanya’nın Washington Büyükelçisi Andreas Michaelison, Bluesky’de yayınlanan ve Alman Dışişleri Bakanlığı tarafından yeniden paylaşılan mesajında “kurbanlara ve sevdiklerine en derin taziyelerini sunduğunu” söyledi.
New York’ta bir gece kulübüne saldırı
New York Queens’teki bir gece kulübünde toplu silahlı saldırı düzenlendiği bildirildi.
Saldırıyla ilgili ayrıntılar henüz netlik kazanmazken, olayın Jamaica Long Island Rail Road istasyonu yakınlarında bulunan Amazura etkinlik salonunda meydana geldiği belirtiliyor.
New York Metro‘nun aktardığına göre kolluk kuvvetleri kaynakları, çatışmada yaralanan en az üç kişinin tedavi için yerel bir hastaneye gittiğini söyledi.
Citizen uygulamasında yer alan haberlere göre, silahlı saldırıyla bağlantılı iki şüpheli aranıyor.
Saldırıda en az 11 kişinin yaralandığı söyleniyor.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa6 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa5 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa6 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya5 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor










