Amerika
ABD’de gümrük tarifeleri çiftçileri zora soktu

ABD’nin tarım merkezlerindeki üreticiler, Başkan Trump’ın gümrük tarifeleri ve İran savaşı döneminde artan maliyetlerin baskısı altında zorlu bir süreçten geçiyor. Bu durum, kasım ayındaki Kongre seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti’nin en sadık seçmen tabanlarından birinin bağlılığını ciddi şekilde sınıyor.
ABD’nin Ortabatı (Midwest) bölgesindeki çiftçiler, Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifeleri ve İran savaşı döneminde yükselen maliyetler nedeniyle ekonomik darboğazla mücadele ediyor. Bu durum, kasım ayında düzenlenecek Kongre seçimlerinde parlamentodaki çoğunluğunu korumak isteyen Cumhuriyetçi Parti’nin en kritik seçmen bloklarından birinin sadakatini test ediyor.
Donald Trump, 2024 yılındaki başkanlık seçimlerinde tarım bölgelerinden ezici bir destek almış ve ABD Tarım Bakanlığı tarafından tarıma bağımlı olarak sınıflandırılan 444 ilçenin 11’i hariç tamamında yarışı önde tamamlamıştı.
Ancak göreve gelmesinden bu yana çiftçilerin Trump’a olan desteğinde düşüş gözleniyor. Farm Futures tarafından yapılan son birinci çeyrek anketi, üreticilerin başkana olan güveninin bir önceki anket dönemine göre 10 puan gerilediğini ortaya koyuyor.
Eski Başkan Yardımcısı Mike Pence’in uzun süreli danışmanı ve Advancing American Freedom adlı kuruluşun başkanı olan Marc Short, çiftçiler arasındaki bu destek kaybına dikkat çekerek, bir dönem Trump’ın kampanya mitinglerinde “Çiftçilerimizi Yeniden Harika Yapın” şapkalarının sıklıkla görüldüğünü hatırlattı.
Short, pazartesi günü Washington Post gazetesinde kaleme aldığı analiz yazısında, “Ancak şimdi işler değişti. Başkan Trump’ın ticaret politikaları çiftçilere sert bir darbe indirdi ve bu kez suçlanacak küresel bir salgın da yok” ifadelerini kullandı.
Short ayrıca, “Bu gerçeği görmezden gelmeye devam eden Cumhuriyetçiler, bunun bedelini ağır öderler” uyarısında bulundu.
Gübre fiyatları üreticiler için en büyük endişe kaynağı haline gelirken, yakın zamanda yapılan bir ankete katılan çiftçilerin yüzde 70’i ihtiyaç duydukları gübrenin tamamını satın almaya güçlerinin yetmediğini beyan etti.
Aynı zamanda, tarım işletmelerinin iflas başvuruları bu yılın nisan ayında son altı yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu tablo, Trump’ın izlediği politikaların kasım ayında Ortabatı’daki kritik eyaletlerde yarışacak Cumhuriyetçi adaylar için siyasi bir yük haline gelebileceği endişelerini artırıyor.
Geçtiğimiz yıl Trump yönetiminin yürürlüğe koyduğu gümrük tarifeleri, ABD’nin en büyük ticaret ortaklarının misilleme niteliğinde ithalat vergileri getirmesine yol açmış ve bu durum ABD’nin ihracatında keskin bir düşüşe neden olmuştu.
ABD’nin en büyük iki ticaret ortağından biri olan Kanada’da tüketiciler bazı Amerikan ürünlerini boykot ederken, ABD’nin tarım ihracatı 1 milyar dolardan fazla azaldı.
Beyaz Saray’dan tarifeleri düşürme adımı
Cumhuriyetçi yönetim ise çiftçilerin endişelerinin farkında olduğu yönünde sinyaller veriyor. Başkan Trump, pazartesi günü aralarında tarım ekipmanlarının da bulunduğu bazı alüminyum ve çelik ürünlerine uygulanan gümrük vergilerini yüzde 25’ten yüzde 15’e indiren kararnameyi imzaladı.
Beyaz Saray Sözcüsü Liz Huston yaptığı açıklamada, başkanın cuma günü Wisconsin eyaletini ziyaret ederek kırsal bölgeye yönelik girişimlerini anlatacağını ve “Wisconsin çiftçilerine olan güçlü desteğini vurgulayacağını” belirtti.
Huston, “Wisconsin aileleri 2024 yılında Başkan Trump’a güvendi ve o da göreve geldiği ilk günden beri her gün onlar için mücadele ediyor ve sonuç üretiyor” dedi.
Trump yönetimi daha önce de çiftçilere yönelik yardım paketleri açıklamıştı. Bu kapsamda Aralık ayında Trump, “haksız pazar kesintilerinden etkilenen Amerikalı çiftçiler” için 12 milyar dolarlık geçici destek ödemesi yapılacağını duyurmuştu.
Ancak Ortabatı eyaletlerindeki çiftçiler ekonomik zorluklar yaşamaya devam ediyor. Nisan ayında yapılan bir ankete katılan üreticilerin yüzde 94’ü, finansal durumlarının geçen yıla göre daha da kötüleştiğini veya aynı kaldığını belirtti.
Verilere göre 2025 yılında 15 bin tarım işletmesi kapandı. Tarım sektöründeki iflaslar 2024 yılındaki yüzde 55’lik artışın ardından, 2025’te de yüzde 46 oranında yükseldi. The New York Times’ın aktardığı verilere göre, bu yılın mayıs ayı itibarıyla iflaslardaki artış oranı yüzde 70’e ulaştı.
Tarım politikaları seçim bölgelerinde öne çıkıyor
Tarım sektöründeki bu huzursuzluk, Nebraska eyaletinde siyasi bir gündem maddesi haline gelmiş durumda. Eyalette bağımsız aday Dan Osborn, Demokratların mevcut Cumhuriyetçi Senatör Pete Ricketts’ı koltuğundan etmek için en güçlü seçeneği olarak görülüyor.
Nebraska merkezli Cumhuriyetçi stratejist Ryan Horn, mayıs ayında The Hill’e verdiği demeçte, “Başkan şu anda ülke genelinde tarihsel olarak düşük bir popülariteye sahip. Bu durum, oldukça muhafazakar bir eyalet olan Nebraska’yı doğrudan o kadar etkilemese de, tarife politikaları ve İran’daki savaşın kırsal Amerika’yı ne kadar sert vurduğu konusu kamuoyunda yeterince yer bulmayan gelişmeler arasında” dedi.
Horn, gümrük tarifelerinin tahıl, mısır ve soya fasulyesi için dış pazarları daralttığını, aynı zamanda biçerdöver ve döner sulama sistemleri gibi araçların yapımında çelik kullanılması nedeniyle gübre ve ekipman maliyetlerini artırdığını kaydetti.
Ekonomik zorlukların kasım ayına gidilirken daha büyük sorunlara yol açabileceğini ifade eden Cumhuriyetçi stratejist, çiftçilerin Trump yönetiminin tarifelerine ve artan maliyetlere karşı sabrını yitirmekte olduğuna şüphe olmadığını vurguladı.
Horn, “Çiftçiler ve tarım sektörü temsilcileri öfkeli. Bu yüksek maliyetlerden ve düşük ürün fiyatlarından rahatsızlar. Bu durum hayatlarını zorlaştırıyor ve kar etmelerini engelliyor” şeklinde konuştu.
Sürecin sandığa etkisini değerlendiren Horn, “Peki bu durum oylarını etkileyecek mi? Diğer partiden birine oy vermek için büyük gruplar halinde parti değiştirecekler mi? İşte asıl büyük soru bu. Seçmen sandığa gittiğinde ‘Donald Trump pusulada yok, ben bu tarifelerden dolayı mevcut yönetimi suçluyorum ve bu yüzden Pete Ricketts’a karşı oy vereceğim’ der mi? Bir kampanya için bunu kabul ettirmek oldukça zor bir iddia” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhuriyetçi Parti için benzer bir sorun, Demokratların ekonomik hoşnutsuzluktan yararlanarak valilik makamı ile görev süresi dolan Cumhuriyetçi Senatör Joni Ernst’in koltuğunu kazanmayı hedeflediği Iowa eyaletinde de yaşanıyor.
Bloomberg’in haberine göre, Iowa Cumhuriyetçi Parti Başkanı Jeff Kaufmann konuya ilişkin olarak, “Tarifelerin zarar verdiği gerçeğinden kaçmaya çalışmıyorum. Size söylemeye çalıştığım şey, durumun farkındayız ve çiftçilerimiz de bunun farkında” dedi.
Kaufmann ayrıca, “Benim görevim Trump seçmenlerinin bize oy vermeye devam etmesini sağlamak ve insanlara bazı şeylerin zaman aldığını hatırlatmak” diye ekledi.
Iowa Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Timothy Hagle ise genel seçimlerin sonucunun Trump seçmenlerinin sabrına bağlı olacağını belirtti.
Hagle, özellikle yaz döneminde çiftçilerin ekim hazırlığı yaptığı sırada artan gübre maliyetlerinin daha acil bir sorun haline geleceğine işaret etti.
Hagle, “Genel seçimler açısından bakıldığında önümüzde hala uzun bir yol var ve işler değişebilir. Eğer bir çiftçiyseniz ve yüksek gübre fiyatlarıyla ya da başka maliyetlerle karşı karşıyaysanız, bu sizin için son derece kişisel ve doğrudan bir meseledir. Bu tarz durumlar genellikle oyunuzun rengini belirleyen unsurlardır” dedi.
Trump destekçisi çiftçilerin, başkanın tarifelere yönelik “uzun vadeli kazanç için kısa vadeli acı çekilmesi gerektiği” yönündeki argümanına açık olduğunu düşündüğünü belirten Hagle, ancak çiftçilerin bu maliyetleri göğüsleme kapasitesinin bir sınırı olduğunu kaydetti.
Hagle, “Bir noktadan sonra, bir çiftçi olarak artık bu ödünü veremez hale gelebilirsiniz çünkü kendi kişisel finansal istikrarınız için çok daha acil başka sorunlar ortaya çıkacaktır” dedi.
Mevcut durumda ABD genelinde “karmaşık bir ekonomi” olduğunu ifade eden Hagle, borsanın geçen yıl rekor seviyelere ulaştığını ancak bu kazanımların çiftçilere her zaman yansımadığını belirtti.
Profesör Hagle, “Eğer yatırımlarınız varsa bu harika bir durum, muhtemelen bazı çiftçilerin de yatırımları vardır. Ancak genellikle onların finansal kaynakları makinelere, araziye ve benzeri varlıklara bağlıdır. Dolayısıyla bu durum, gübre faturasını ödeme zamanı geldiğinde onlara mutlaka yardımcı olan bir unsur değil” değerlendirmesinde bulundu.
Amerika
New York eyaleti Kalshi platformuna 36 milyar dolarlık dava açtı

ABD’de New York Eyaleti Başsavcısı Letitia James, tahmin pazarı platformu Kalshi’ye lisanssız ve yasa dışı kumar oynattığı gerekçesiyle dava açtı. Eyalet yönetimi, şirketin New York’taki faaliyetlerinin yasaklanmasını, kullanıcılara fonlarının iade edilmesini ve en az 36 milyar dolar ceza ödenmesini talep ediyor.
New York Eyaleti Başsavcısı Letitia James, en büyük tahmin pazarı platformlarından biri olan Kalshi’ye karşı lisanssız yasa dışı şans oyunları düzenlediği suçlamasıyla dava açtı.
Eyalet yetkilileri, servisin eyaletteki faaliyetlerinin yasaklanmasını, kullanıcılara fonlarının geri ödenmesini ve şirketten en az 36 milyar dolar tahsil edilmesini talep ediyor.
New York yetkililerinin değerlendirmesine göre Kalshi, eyalet sakinlerinin eyalet şans oyunları komisyonundan lisans almadan spor, kültür olayları ve seçimler üzerine bahis oynamasına izin verdi.
Dava dilekçesinde ayrıca şirketin yasalarla öngörülen vergileri ödemediği ileri sürülüyor.
Tahmin pazarları (prediction markets), kullanıcıların “evet” veya “hayır” jeton-bahisleri satın alarak spor, siyaset ve daha birçok olayın sonucu üzerine bahis oynadığı platformlar olarak tanımlanıyor.
Bahsin piyasa fiyatı, olasılığa dair kolektif değerlendirmeyi yansıtıyor. Örneğin 0,20 dolar, olayın gerçekleşme şansının yüzde 20 olduğunu gösteriyor.
Kazanan jetonlar her biri için 1 dolar kazandırırken, kaybeden jetonlar sıfırlanıyor. Jetonlar, sonuç gerçekleşene kadar platformların içinde bir borsadaki gibi takas edilebiliyor.
Kalshi ve Polymarket bu alandaki en büyük iki platform konumunda. Kalshi, ABD Emtia Vadeli Ticaret Komisyonu (CFTC) lisansına, New York Menkul Kıymetler Borsasının (NYSE) işletmeci şirketinin desteğine ve televizyon kanalları, medya, spor birlikleri ile büyük kripto borsalarıyla ortaklıklara sahip.
Blokzincir üzerinde çalışan Polymarket ise başlangıçta kripto para ortamından çıktı. Her iki servis de milyarlarca dolarlık değerlemelere ve onlarca milyon dolarlık yatırımlara sahip.
New York yetkilileri davayla eş zamanlı olarak mahkemeden, yargılama sona erene kadar Kalshi’nin eyalet sakinlerine ilgili olay sözleşmelerini sunmasının yasaklanmasını istedi.
Eyalet yönetimi ayrıca, şirketin kullanıcılara fonlarını tamamen tazmin etmesini, bu ürünlerden elde edilen tüm geliri iade etmesini, yasa dışı yollardan elde edilen hasılatın üç katı tutarında ceza ve bu tür sözleşmelerin her bir teklifi için 100 bin dolar ödemesini talep ediyor.
Mahkeme belgelerine göre, talep edilen toplam tazminat miktarı en az 36 milyar doları bulabilir. Nihai miktar, tam finansal hesaplamanın ardından belirlenecek.
New York Eyaleti Valisi Kathy Hochul konuya ilişkin açıklamasında, “Kalshi, tüketicileri koruyan, sorunlu kumarın gelişmesini önleyen, önemli devlet programlarının finansmanını sağlayan ve tüm şirketlerin tek bir kurala göre çalışmasını garanti eden New York’un kumar yasalarını göz ardı etmeyi seçti” dedi.
CoinDesk’in hesaplamalarına göre, son Dünya Kupası sırasında Kalshi, Polymarket ve onların daha küçük ölçekli rakipleri 50 milyar dolardan fazla bahis işledi.
Bu miktar, tüm Amerikalı bahis şirketlerinin toplamından katbekat fazla bir büyüklüğe karşılık geliyor.
New York eyaletinin davası, düzenleyici kurum CFTC’nin mahkeme yoluyla ayrı eyaletlerin yetkililerinin CFTC onaylı tahmin pazarı platformlarına karşı tedbir uygulamasının yasaklanmasını talep etmesinin ertesi günü açıldı.
Daha önce ABD’nin diğer eyaletlerinin yetkilileri de Kalshi ve Polymarket ile mahkemelik olmuştu.
Tahmin pazarlarındaki kripto para bahisleri son iki yılda büyük popülerlik kazandı. Ancak ülkeler birbiri ardına tahmin pazarlarını yasa dışı kumar kapsamına alıyor.
Bu tür bahislerin yasa dışı olduğunu belirten ve Polymarket’i engelleyen son ülkelerden biri Çekya oldu.
Daha önce benzer tedbirler Almanya, Belçika, Romanya, İsviçre, Polonya, Yunanistan, Kıbrıs, Portekiz, İspanya ve Ukrayna tarafından alındı.
Hollanda, Fransa ve Birleşik Krallık da platformun faaliyetlerinin kumar mevzuatına girebileceğini bildirdi.
Amerika
Cumhuriyetçi senatörler Trump’ın Adalet Bakanı adayı Blanche’a karşı

ABD’de Cumhuriyetçi Senatörler John Cornyn ve Thom Tillis, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulması planlanan fonun iptal edildiğine dair yazılı garanti verilene kadar Todd Blanche’ın adalet bakanlığı adaylığını desteklemeyeceklerini bildirdi. İki senatörün muhalefeti üzerine Senato Yargı Komisyonundaki oylama iptal edilirken ABD Başkanı Donald Trump adaylığı geri çekebileceğini açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın bir sonraki adalet bakanı olarak belirlediği ve halen bakan vekili olarak görev yapan Todd Blanche’ın adaylığı, Senato Yargı Komisyonundaki iki Cumhuriyetçi üyenin muhalefeti nedeniyle belirsizliğe girdi.
Teksas Senatörü John Cornyn ve Kuzey Karolina Senatörü Thom Tillis, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulması önerilen “hukukun araçsallaştırılmasına karşı mücadele” fonunun tamamen kaldırıldığına dair yazılı bir garanti talep ediyor.
Senato Yargı Komisyonunda yer alan Cornyn veya Tillis’ten gelecek tek bir “hayır” oyu, Blanche’ın adaylık sürecini engelleme gücüne sahip bulunuyor. Komisyon, iki senatörün karşı duruşu nedeniyle perşembe sabahı yapılması planlanan oylamayı iptal etti.
İki senatörün Trump ile görüş ayrılığı yaşadığı tek konu Blanche’ın adaylığı değil. Kongre’den ayrılmaya hazırlanan ve Trump yönetimiyle sorun yaşayan diğer bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri de başkanın çeşitli pozisyonlarına karşı tavır alıyor.
“YOLO” grubu ve Kongre’deki dengeler
Kongre çevrelerinde şakayla karışık “YOLO” grubu olarak adlandırılan bu yapı, ocak ayında görev süreleri dolacak olan ve artık Trump’a siyasi bir bağımlılığı kalmadığı belirtilen Cumhuriyetçilerden oluşuyor.
İngilizce “sadece bir kez yaşarsın” (you only live once) ifadesinin kısaltması olan “YOLO”, gelecekteki sonuçları önemsemeden hareket eden tavırları tanımlamak için kullanılıyor.
Bu gruptaki isimlerin bir kısmı emekli olmayı tercih ederken, bir kısmı ise Cumhuriyetçi Parti içindeki ön seçimlerde Trump’ın desteklediği adaylara karşı kaybetti.
Senatoda bu grupta yer alan isimler arasında, bu yılki ön seçimleri kaybeden Teksas Senatörü Cornyn ve Louisiana Senatörü Bill Cassidy ile Trump’ın “Tek Büyük, Güzel Yasa” tasarısı nedeniyle başkanla ters düşerek geçen yıl emekli olacağını açıklayan Kuzey Karolina Senatörü Tillis bulunuyor. Her üç isim de önemli konularda başkanla görüş ayrılığı yaşadı.
Temsilciler Meclisinde ise Trump’ın müttefiki bir adaya ön seçimi kaybeden Kentakki Temsilcisi Thomas Massie ile yıl sonunda emekliye ayrılacak olan Nebraska Temsilcisi Don Bacon bu grupta yer alıyor.
Trump adaylığı geri çekebileceğini belirtti
YOLO grubunun farklı üyeleri başka konularda Trump’a karşı gelse de Blanche’ın adaylığının onaylanmasında kilit rolü Cornyn ve Tillis elinde tutuyor.
Senato Yargı Komisyonu Başkanı Chuck Grassley’nin, Blanche’ın Adalet Bakanlığına kalıcı olarak atanmasını değerlendirmek üzere yapılması planlanan toplantıyı iptal etmesinin ardından Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada adaylığı geri çekmeyi değerlendireceğini söyledi.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda Cornyn ve Tillis’in Blanche’ın adaylığı konusunda net bir tutum sergilemekten kaçındığını vurguladı.
Trump paylaşımında, “Todd Blanche bir YILDIZ ve herkes bunu biliyor! Tüm zamanların en büyük adalet bakanlarından biri olma potansiyeline sahip” ifadelerini kullandı.
Açıklamasına devam eden Trump, “Ancak Teksaslı John Cornyn ve Kuzey Karolina’dan Thom Tillis -ki her ikisini de desteklemeyi reddettim ve siyasi kariyerleri benim bu hareketimle sona erdi- her durumda bakan vekili olarak kalacak olan bu harika adaya oy vermeyi reddediyorlar” diye yazdı.
1,8 milyar dolarlık fon tartışması
İki senatörün muhalefetinin merkezinde, Adalet Bakanlığının “taraflı tutumunun” mağduru olduğunu iddia eden kişilere ödeme yapması öngörülen 1,8 milyar dolarlık “adaletin araçsallaştırılmasına karşı mücadele” fonu yer alıyor.
Kongre’deki her iki partiden eleştirmenler, bu fonun 6 Ocak 2021’deki Kongre baskınına katılanlar da dahil olmak üzere Trump’ın müttefiklerine para aktarma aracı olacağını belirterek fona karşı çıkıyor.
Trump, Adalet Bakanlığı ve ABD İç Gelir Servisi (IRS) arasındaki bir uzlaşmanın parçası olarak gündeme gelen fon hakkında Blanche, konunun artık “hükümsüz” olduğunu ve fonun gündemden kalktığını savundu. Ancak Cornyn, bu ayın başlarında Yargı Komisyonundaki onay oturumunda Blanche’ın bu iddiasına şüpheyle yaklaştı.
Cornyn, 15 Temmuz’da oturum salonunun dışında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Uzlaşma anlaşması tarafların yazılı izni olmadan değiştirilemez. Tarafların böyle bir yazılı izni yok ve kendisi de bunun bir sözleşme unsuru olarak yürürlüğe konulabileceğini kabul etti” dedi.
Teksas senatörü sözlerini şöyle sürdürdü: “Düzeltmeye çalıştığım kayıtlara geçmesi açısından bunun gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum. Sorularıma dürüstçe yanıt verdi ancak bu yanıtlar inevitably konunun kapandığı sonucuna varılmasını sağlamıyor. İleride tekrar gündeme getirilebilir.”
Cornyn, bu yılın başlarında Teksas’taki Cumhuriyetçi ön seçiminde Trump’ın desteklediği Teksas Başsavcısı Ken Paxton’a kaybettikten sonra Beyaz Saray’a yönelik eleştirilerini daha yüksek sesle dile getirmeye başladı.
Komisyondaki diğer Cumhuriyetçi senatör Tillis ise Blanche’ın adaylığına karşı çıkmasının Trump ile yaşadığı anlaşmazlıklardan kaynaklandığı yönündeki iddiaları reddetti.
The Independent gazetesinin haberine göre Kuzey Karolina senatörü perşembe günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerçek şu ki, başkandan hiçbir zaman destek talep etmedim, buna rağmen bana destek verdi. Başkan bu tür bir aracı kullandığı anda karşısında Tillis’in yanıtını bulurdu ama bunu hiçbir zaman yapmadı” diye konuştu.
Her iki senatör de fonun resmi ve kalıcı olarak iptal edildiğine dair güvence almadıkları sürece Blanche’ın komisyondan geçmesi yönünde oy kullanmayacaklarını bildirdi.
Blanche komisyondan geçse dahi göreve atanabilmek için Senato genel kurulunda basit çoğunluğun desteğine ihtiyaç duyacak.
Adalet Bakanlığına yönelik eleştiriler sürüyor
Senatör Cassidy, perşembe günü CBS News’ten Nikole Killion’a yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığının mevcut tutumundan “büyük endişe duyduğunu” belirtti. Cassidy, eski Beyaz Saray çalışanı ve 6 Ocak olaylarının kilit tanıklarından Cassidy Hutchinson hakkında soruşturma yürütmek üzere bir büyük jüri oluşturulduğuna dikkati çekti.
Cassidy, “Her Amerikalı Adalet Bakanlığının bir silah gibi kullanılmasından korkmamalı mı? Buna tatmin edici yanıtlar verilemiyorsa, o zaman muhtemelen başka birinin bu göreve gelmesi gerekir” dedi. Cassidy, Blanche’ın “iyi yanıtlar verebilmesi, Tillis ve Cornyn’e bu taahhüdü sunabilmesi ve Hutchinson’a bu süreçlerin neden yürütüldüğünü açıklayabilmesi durumunda yola devam edilebileceğini” ekledi.
Mayıs ayında yapılan ön seçimlerde Trump’ın desteklediği Temsilciler Meclisi Üyesi Julia Letlow’a kaybeden Cassidy, yenilgisinden bu yana geçen aylarda Trump yönetimini ve karşı çıktığı bazı Cumhuriyetçi politikaları açıkça eleştiriyor.
Louisiana senatörü, Blanche’ın adaylığına destek verip vermeyeceği konusunda renk vermeyerek perşembe günü gazetecilere “halen bilgi toplama aşamasında olduğunu” söyledi.
Diğer bazı Cumhuriyetçi senatörler de bu hafta yaptıkları değerlendirmelerde, tartışmanın ön planında Cornyn ve Tillis yer alsa da kendilerinin de adaylık ve fon konusunda endişeleri bulunduğunu bildirdi.
Cornyn ve Tillis perşembe günü Blanche ile bir görüşme gerçekleştirdi, bu nedenle taraflar arasında bir uzlaşma sağlanabileceği belirtiliyor.
Ancak Trump’ın adaylığı geri çekme düşüncesini hayata geçirmesi ihtimaline değinen Cornyn, ön seçimi kazanan Paxton’ın kasım ayındaki genel seçimi kazanmasının kesin olmadığını hatırlattı. Teksas Başsavcısı Paxton, seçilmesi halinde Trump yönetiminin yasama önceliklerine güçlü destek vereceğini taahhüt etmişti.
Buna karşın Paxton, kasım ayındaki seçimlerde Demokrat Eyalet Temsilcisi James Talarico karşısında zorlu bir yarışla karşı karşıya bulunuyor. Cook Political Report, Cornyn’in mayıs ayındaki ikinci tur yenilgisinin ardından bu yarışa ilişkin değerlendirmesini “Muhtemel Cumhuriyetçi” seviyesinden “Cumhuriyetçilere Kayıyor” seviyesine revize etti. Son anketlerde Demokrat adayın farkı açtığı görülüyor.
Cornyn perşembe günü yaptığı açıklamada, “Yani bizi istediği noktada getirdiğini düşünebilir. Ancak gerçek şu ki, Senatör Tillis ve benim yerimizi kimin alacağına dair bir garanti yok. Gelecek yıl elindeki kozlar şu ankinden daha zayıf olabilir. Bu talihsiz bir durum çünkü biz bu kavgayı büyütmemeye çalıştık” ifadelerini kullandı.
Kendi koltuğu “Demokratlara kayıyor” kategorisinde değerlendirilen Tillis de benzer bir uyarıda bulunarak sürecin ters tepebileceğini söyledi.
Tillis, fonun artık yürürlükte olmadığına dair beklentilerin karşılanması durumunda kendisini onaylamaya hazır bir grupla çalışmak yerine, Trump’ın bir sonraki Kongre’deki sandık sayılarını hesaba katması gerektiğini vurguladı.
Amerika
Minnesota’da 30’dan fazla su tesisine siber saldırı

ABD’deki siber güvenlik yetkilileri, Minnesota eyaletinde 30’dan fazla belediye su tesisini hedef alan koordine siber saldırıları araştırıyor. İncelemelerde olası İranlı bilgisayar korsanlarına ait ayrıntılara ulaşıldığı bildirildi. Eyalet ve federal kurumlar, kamu hizmetlerinin aksamaması ve sistemlerin emniyete alınması için ortak çalışma yürütüyor.
ABD’deki siber güvenlik yetkilileri, Minnesota eyaletinde 30’dan fazla belediye su tesisini hedef alan koordine siber saldırıları inceliyor. Soruşturmada olası İranlı bilgisayar korsanlarına ait ayrıntıların yer aldığı belirtildi.
Minnesota Bilişim Teknolojileri (MNIT) kurumu Salı günü saldırılara ilişkin bir uyarı yayımladı.
Kurum; ABD Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA), ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI) dahil olmak üzere federal kurumlarla koordineli bir inceleme yürüttüklerini duyurdu.
Uyarda yer alan bilgilere göre yetkililer, devam eden soruşturma nedeniyle “faaliyeti henüz belirli bir aktöre bağlamadıklarını” veya saldırıların tek bir aktöre atfedilemeyeceğini kaydetti.
Araştırmacılar, Minnesota genelindeki vakalar arasında saldırı zamanlamaları ve “kullanılan teknoloji türleri” de dahil olmak üzere benzerlikler tespit etmeyi başardı.
MNIT, Minnesota Sağlık Bakanlığının yerel su sistemleri üzerindeki etkileri araştırdığını ekledi. Kurum, şehirlerden “içme suyu kullanımlarını değiştirme” yönünde gelen “herhangi bir aktif talep” bulunmadığını bildirdi.
Pazar ve Pazartesi günleri gerçekleşen saldırılarda, operatörlerin kullandığı bilgisayar ekranları olan “programlanabilir mantıksal denetleyiciler” (PLC) ile “insan-makine arayüzleri” (HMI) hedef alındı.
Minnesota Bilgi Güvenliği Başkanı John Israel, eyaletin bilgileri federal kurumlara ilettiğini ve bu kurumların “bu faaliyeti daha geniş bir ulusal bağlamda değerlendirdiğini” söyledi.
CISA, FBI ve diğer federal kurumlar tarafından 22 Temmuz’da yayımlanan ortak bir uyarıda, İranlı bilgisayar korsanlarının su sistemlerini ve diğer PLC’leri hedef aldığı konusunda uyarıda bulunulmuştu.
Açıklamada ayrıca operasyonel teknoloji (OT) sahipleri ve operatörlerinin “doğrudan internet erişimini sınırlandırmalarının ve güvenli PLC kurulumunu sağlamalarının” önemi vurgulanmıştı.
FBI Siber Bölümü Direktör Yardımcısı Brett Leatherman söz konusu uyarıda, İranlı aktörlerin “ABD’nin kritik altyapısını hedef almaya” ve “Amerikalıların bağımlı olduğu temel hizmetleri aksatmaya devam ettiğini” ifade etmişti.
Bu durum, İran savaşı sırasında ABD’nin ülkedeki kritik altyapıyı hedef alan saldırılarını takip ediyor. ABD ordusu İran’daki bir liman tesisine, enerji altyapısına ve köprülere saldırılar düzenlemişti.
MNIT; su ve atıksu sistemlerine, internetten erişilebilen operasyonel teknolojileri tespit etmeleri ve tesislerdeki uzaktan erişim imkanlarını kontrol etmek gibi adımları derhal atarak sistem güvenliğini sağlamaları tavsiyesinde bulundu.
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi4 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını7 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü












