Bizi Takip Edin

Amerika

ABD’de gümrük tarifeleri çiftçileri zora soktu

Yayınlanma

ABD’nin tarım merkezlerindeki üreticiler, Başkan Trump’ın gümrük tarifeleri ve İran savaşı döneminde artan maliyetlerin baskısı altında zorlu bir süreçten geçiyor. Bu durum, kasım ayındaki Kongre seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti’nin en sadık seçmen tabanlarından birinin bağlılığını ciddi şekilde sınıyor.

ABD’nin Ortabatı (Midwest) bölgesindeki çiftçiler, Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifeleri ve İran savaşı döneminde yükselen maliyetler nedeniyle ekonomik darboğazla mücadele ediyor. Bu durum, kasım ayında düzenlenecek Kongre seçimlerinde parlamentodaki çoğunluğunu korumak isteyen Cumhuriyetçi Parti’nin en kritik seçmen bloklarından birinin sadakatini test ediyor.

Donald Trump, 2024 yılındaki başkanlık seçimlerinde tarım bölgelerinden ezici bir destek almış ve ABD Tarım Bakanlığı tarafından tarıma bağımlı olarak sınıflandırılan 444 ilçenin 11’i hariç tamamında yarışı önde tamamlamıştı.

Ancak göreve gelmesinden bu yana çiftçilerin Trump’a olan desteğinde düşüş gözleniyor. Farm Futures tarafından yapılan son birinci çeyrek anketi, üreticilerin başkana olan güveninin bir önceki anket dönemine göre 10 puan gerilediğini ortaya koyuyor.

Eski Başkan Yardımcısı Mike Pence’in uzun süreli danışmanı ve Advancing American Freedom adlı kuruluşun başkanı olan Marc Short, çiftçiler arasındaki bu destek kaybına dikkat çekerek, bir dönem Trump’ın kampanya mitinglerinde “Çiftçilerimizi Yeniden Harika Yapın” şapkalarının sıklıkla görüldüğünü hatırlattı.

Short, pazartesi günü Washington Post gazetesinde kaleme aldığı analiz yazısında, “Ancak şimdi işler değişti. Başkan Trump’ın ticaret politikaları çiftçilere sert bir darbe indirdi ve bu kez suçlanacak küresel bir salgın da yok” ifadelerini kullandı.

Short ayrıca, “Bu gerçeği görmezden gelmeye devam eden Cumhuriyetçiler, bunun bedelini ağır öderler” uyarısında bulundu.

Gübre fiyatları üreticiler için en büyük endişe kaynağı haline gelirken, yakın zamanda yapılan bir ankete katılan çiftçilerin yüzde 70’i ihtiyaç duydukları gübrenin tamamını satın almaya güçlerinin yetmediğini beyan etti.

Aynı zamanda, tarım işletmelerinin iflas başvuruları bu yılın nisan ayında son altı yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu tablo, Trump’ın izlediği politikaların kasım ayında Ortabatı’daki kritik eyaletlerde yarışacak Cumhuriyetçi adaylar için siyasi bir yük haline gelebileceği endişelerini artırıyor.

Geçtiğimiz yıl Trump yönetiminin yürürlüğe koyduğu gümrük tarifeleri, ABD’nin en büyük ticaret ortaklarının misilleme niteliğinde ithalat vergileri getirmesine yol açmış ve bu durum ABD’nin ihracatında keskin bir düşüşe neden olmuştu.

ABD’nin en büyük iki ticaret ortağından biri olan Kanada’da tüketiciler bazı Amerikan ürünlerini boykot ederken, ABD’nin tarım ihracatı 1 milyar dolardan fazla azaldı.

Beyaz Saray’dan tarifeleri düşürme adımı

Cumhuriyetçi yönetim ise çiftçilerin endişelerinin farkında olduğu yönünde sinyaller veriyor. Başkan Trump, pazartesi günü aralarında tarım ekipmanlarının da bulunduğu bazı alüminyum ve çelik ürünlerine uygulanan gümrük vergilerini yüzde 25’ten yüzde 15’e indiren kararnameyi imzaladı.

Beyaz Saray Sözcüsü Liz Huston yaptığı açıklamada, başkanın cuma günü Wisconsin eyaletini ziyaret ederek kırsal bölgeye yönelik girişimlerini anlatacağını ve “Wisconsin çiftçilerine olan güçlü desteğini vurgulayacağını” belirtti.

Huston, “Wisconsin aileleri 2024 yılında Başkan Trump’a güvendi ve o da göreve geldiği ilk günden beri her gün onlar için mücadele ediyor ve sonuç üretiyor” dedi.

Trump yönetimi daha önce de çiftçilere yönelik yardım paketleri açıklamıştı. Bu kapsamda Aralık ayında Trump, “haksız pazar kesintilerinden etkilenen Amerikalı çiftçiler” için 12 milyar dolarlık geçici destek ödemesi yapılacağını duyurmuştu.

Ancak Ortabatı eyaletlerindeki çiftçiler ekonomik zorluklar yaşamaya devam ediyor. Nisan ayında yapılan bir ankete katılan üreticilerin yüzde 94’ü, finansal durumlarının geçen yıla göre daha da kötüleştiğini veya aynı kaldığını belirtti.

Verilere göre 2025 yılında 15 bin tarım işletmesi kapandı. Tarım sektöründeki iflaslar 2024 yılındaki yüzde 55’lik artışın ardından, 2025’te de yüzde 46 oranında yükseldi. The New York Times’ın aktardığı verilere göre, bu yılın mayıs ayı itibarıyla iflaslardaki artış oranı yüzde 70’e ulaştı.

Trump yönetiminden 60 ülkeye yeni gümrük vergisi hazırlığı

Tarım politikaları seçim bölgelerinde öne çıkıyor

Tarım sektöründeki bu huzursuzluk, Nebraska eyaletinde siyasi bir gündem maddesi haline gelmiş durumda. Eyalette bağımsız aday Dan Osborn, Demokratların mevcut Cumhuriyetçi Senatör Pete Ricketts’ı koltuğundan etmek için en güçlü seçeneği olarak görülüyor.

Nebraska merkezli Cumhuriyetçi stratejist Ryan Horn, mayıs ayında The Hill’e verdiği demeçte, “Başkan şu anda ülke genelinde tarihsel olarak düşük bir popülariteye sahip. Bu durum, oldukça muhafazakar bir eyalet olan Nebraska’yı doğrudan o kadar etkilemese de, tarife politikaları ve İran’daki savaşın kırsal Amerika’yı ne kadar sert vurduğu konusu kamuoyunda yeterince yer bulmayan gelişmeler arasında” dedi.

Horn, gümrük tarifelerinin tahıl, mısır ve soya fasulyesi için dış pazarları daralttığını, aynı zamanda biçerdöver ve döner sulama sistemleri gibi araçların yapımında çelik kullanılması nedeniyle gübre ve ekipman maliyetlerini artırdığını kaydetti.

Ekonomik zorlukların kasım ayına gidilirken daha büyük sorunlara yol açabileceğini ifade eden Cumhuriyetçi stratejist, çiftçilerin Trump yönetiminin tarifelerine ve artan maliyetlere karşı sabrını yitirmekte olduğuna şüphe olmadığını vurguladı.

Horn, “Çiftçiler ve tarım sektörü temsilcileri öfkeli. Bu yüksek maliyetlerden ve düşük ürün fiyatlarından rahatsızlar. Bu durum hayatlarını zorlaştırıyor ve kar etmelerini engelliyor” şeklinde konuştu.

Sürecin sandığa etkisini değerlendiren Horn, “Peki bu durum oylarını etkileyecek mi? Diğer partiden birine oy vermek için büyük gruplar halinde parti değiştirecekler mi? İşte asıl büyük soru bu. Seçmen sandığa gittiğinde ‘Donald Trump pusulada yok, ben bu tarifelerden dolayı mevcut yönetimi suçluyorum ve bu yüzden Pete Ricketts’a karşı oy vereceğim’ der mi? Bir kampanya için bunu kabul ettirmek oldukça zor bir iddia” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhuriyetçi Parti için benzer bir sorun, Demokratların ekonomik hoşnutsuzluktan yararlanarak valilik makamı ile görev süresi dolan Cumhuriyetçi Senatör Joni Ernst’in koltuğunu kazanmayı hedeflediği Iowa eyaletinde de yaşanıyor.

Bloomberg’in haberine göre, Iowa Cumhuriyetçi Parti Başkanı Jeff Kaufmann konuya ilişkin olarak, “Tarifelerin zarar verdiği gerçeğinden kaçmaya çalışmıyorum. Size söylemeye çalıştığım şey, durumun farkındayız ve çiftçilerimiz de bunun farkında” dedi.

Kaufmann ayrıca, “Benim görevim Trump seçmenlerinin bize oy vermeye devam etmesini sağlamak ve insanlara bazı şeylerin zaman aldığını hatırlatmak” diye ekledi.

Iowa Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Timothy Hagle ise genel seçimlerin sonucunun Trump seçmenlerinin sabrına bağlı olacağını belirtti.

Hagle, özellikle yaz döneminde çiftçilerin ekim hazırlığı yaptığı sırada artan gübre maliyetlerinin daha acil bir sorun haline geleceğine işaret etti.

Hagle, “Genel seçimler açısından bakıldığında önümüzde hala uzun bir yol var ve işler değişebilir. Eğer bir çiftçiyseniz ve yüksek gübre fiyatlarıyla ya da başka maliyetlerle karşı karşıyaysanız, bu sizin için son derece kişisel ve doğrudan bir meseledir. Bu tarz durumlar genellikle oyunuzun rengini belirleyen unsurlardır” dedi.

Trump destekçisi çiftçilerin, başkanın tarifelere yönelik “uzun vadeli kazanç için kısa vadeli acı çekilmesi gerektiği” yönündeki argümanına açık olduğunu düşündüğünü belirten Hagle, ancak çiftçilerin bu maliyetleri göğüsleme kapasitesinin bir sınırı olduğunu kaydetti.

Hagle, “Bir noktadan sonra, bir çiftçi olarak artık bu ödünü veremez hale gelebilirsiniz çünkü kendi kişisel finansal istikrarınız için çok daha acil başka sorunlar ortaya çıkacaktır” dedi.

Mevcut durumda ABD genelinde “karmaşık bir ekonomi” olduğunu ifade eden Hagle, borsanın geçen yıl rekor seviyelere ulaştığını ancak bu kazanımların çiftçilere her zaman yansımadığını belirtti.

Profesör Hagle, “Eğer yatırımlarınız varsa bu harika bir durum, muhtemelen bazı çiftçilerin de yatırımları vardır. Ancak genellikle onların finansal kaynakları makinelere, araziye ve benzeri varlıklara bağlıdır. Dolayısıyla bu durum, gübre faturasını ödeme zamanı geldiğinde onlara mutlaka yardımcı olan bir unsur değil” değerlendirmesinde bulundu.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English