Amerika
Kanada serbest ticaret anlaşmasının yenilenmesini istiyor

Kanada, Trump yönetiminin devam eden ekonomik ve siyasi baskıları altında, ABD ve Meksika’ya üçlü serbest ticaret anlaşmasını 16 yıl daha uzatma çağrısında bulundu. Kanada’nın ABD ile ticaretten sorumlu bakanı Dominic LeBlanc, tarafları 1 Temmuz’daki son tarihten önce anlaşmayı yeniden imzalamaya davet etti.
Kanada, Trump yönetiminin devam eden ekonomik ve siyasi baskıları arasında, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Meksika’ya üç ülke arasındaki ortak serbest ticaret anlaşmasını yenileme çağrısında bulunuyor.
Kanada’nın ABD ile ticaretten sorumlu bakanı Dominic LeBlanc, Salı günü ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ve Meksika Ekonomi Sekreteri Marcelo Ebrard’a gönderdiği mektupta, ülkelere ABD-Kanada-Meksika Anlaşması’nı (USMCA) 1 Temmuz’daki son tarihten önce 16 yıllık bir süre için yeniden imzalama çağrısı yaptı.
LeBlanc mektubunda USMCA’yı “ülkelerimizin her biri ve entegre Kuzey Amerika ekonomisi için son derece faydalı” olarak nitelendirdi.
Bazı ülkelerin “iyileştirmeler” önermek isteyebileceğini kabul eden LeBlanc, Kanada’nın “üç ulusun da uzun vadeli refahına fayda sağlayabilecek her türlü öneriyi değerlendirmeye hazır olduğunu” belirtti.
Üç ülke, daha önce Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA) adı altında olmak üzere, 1992 yılından bu yana bir serbest ticaret anlaşmasıyla birbirine bağlı bulunuyor. USMCA anlaşması yıllık olarak gözden geçirilebiliyor veya tek seferde 16 yıl için onaylanabiliyor.
LeBlanc, “Büyükelçi Greer’ın kamuoyuna açıkladığı gibi, 1 Temmuz’da üç taraf arasında 16 yıllık uzatma konusunda bir uzlaşı sağlanamazsa, anlaşma 10 yıl daha yürürlükte kalacak ve bir dizi yıllık gözden geçirme süreci uygulanacak” dedi.
ABD ve Kanada heyetleri Washington’da bir araya geldi
LeBlanc ve Kanada’nın ABD ile baş ticaret müzakerecisi Janice Charette, Salı günü Greer ile görüşmek üzere Washington D.C.’de bulundu. ABD Ticaret Temsilcisi, geçen hafta Meksika ile USMCA kapsamındaki ilk tur ikili görüşmelere katılmıştı.
ABD, Meksika ile yapılacak bir sonraki tur görüşmelere ise 16 ve 17 Haziran tarihlerinde Washington D.C.’de ev sahipliği yapacak.
Greer’ın ofisinden ilk tur görüşmelerin ardından yapılan açıklamada, “ABD, Anlaşmanın ABD’li üreticilere, çiftçilere, besicilere, işçilere, hizmet sağlayıcılarına ve her büyüklükteki işletmeye fayda sağlamasını güvence altına almanın ve üçüncü ülkelerin haksız kazanç sağlamasının önüne geçilmesinin önemini vurgulamaya devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.
Başkan Trump, ABD için daha elverişli olan yeni ticaret anlaşmaları imzalama çabalarının bir parçası olarak Kanada üzerindeki ekonomik ve siyasi baskıyı artırdı.
Kanada Başbakanı Mark Carney, bu müzakerelerde Trump yönetiminin ülkesinin çelik, alüminyum, otomobil ve kereste ürünlerine uyguladığı gümrük vergilerinin düşürülmesini veya tamamen kaldırılmasını hedeflediğini söyledi.
ABD ise buna karşılık, Amerikan işletmelerinin süt ürünleri gibi Kanada mallarına daha fazla erişim sağlaması ve Kuzey Amerika’da üretilen otomobillerdeki Amerikan parçalarının asgari oran gereksiniminin artırılması için baskı yapıyor.
Pazartesi günü Trump, Bloomberg’in Kanada’daki ekonomik durgunlukla ilgili haberine yanıt olarak Truth Social platformunda “51. eyalet!” yazan bir paylaşım yaptı. Bu paylaşım, Trump’ın daha önce ABD’nin kuzey komşusunu ilhak etmesi yönündeki çağrılarına açık bir atıf niteliğindeydi.
Söz konusu paylaşım, ABD’nin Kanada Büyükelçisi Pete Hoekstra tarafından Pazartesi günü X sosyal platformunda ekran görüntüsü olarak paylaşıldı.
Ontario Eyalet Başbakanı Doug Ford, Salı günü X platformundan yaptığı paylaşımla bu duruma tepki gösterdi.
Ford paylaşımında, “Bunu tekrar söylemek zorunda kaldığıma inanamıyorum ama Kanada asla 51. eyalet olmayacak. Kanada satılık değildir” diye yazdı.
Trump ayrıca Kanada Başbakanı Mark Carney’nin “Kanada’nın gelecekteki valisi” olacağı yönünde şaka yaptı. Bu, Trump’ın daha önce Carney’nin selefi Justin Trudeau için de kullandığı bir ifadeydi.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa6 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa5 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa6 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor










