Amerika
ABD’de şirketlerin yüzde 30’u tatil sezonunda işten çıkarmaya hazırlanıyor

ABD’de insan kaynakları firması ADP’nin açıkladığı son veriler, özel sektörün kasım ayında beklenmedik bir şekilde 32 bin kişilik istihdam kaybı yaşadığını ortaya koydu. Resume.org tarafından yapılan araştırma, şirketlerin yaklaşık üçte birinin yıl sonuna kadar işten çıkarma planladığını ve bu süreçte yapay zeka teknolojilerinin belirleyici rol oynadığını gösterdi.
İnsan kaynakları firması ADP (Automatic Data Processing) tarafından yayımlanan aylık rapor, ABD’de özel sektör işverenlerinin kasım ayında 32 bin kişilik istihdam kesintisine gittiğini ortaya koydu.
Analistlerin küçük bir artış beklediği bu dönemde gelen veriler, işgücü piyasasında hızlanan bir daralmaya işaret ediyor.
Şirketlerin geçmişte olumsuz tanıtımdan kaçınmak amacıyla personel azaltmaktan imtina ettiği tatil sezonunda, bu yıl işten çıkarmalarda ciddi bir artış gözlemleniyor.
Resume.org tarafından 1000 iş dünyası lideriyle gerçekleştirilen ankete göre, ABD merkezli her 10 şirketten 3’ü yıl bitmeden işten çıkarma yapmayı planlıyor.
Anket sonuçları, şirketlerin yüzde 69’unun kimin işten çıkarılacağına karar verirken yapay zekadan faydalandığını, yüzde 42’sinin ise tüm çalışanlara kıdem tazminatı ödemeyeceğini gösteriyor.
Buna karşılık, firmaların yaklaşık yüzde 82’si yöneticilerin bu yıl ikramiye alacağını belirtiyor.
Küçük işletmelerde istihdam kaybı derinleşiyor
ADP verilerindeki düşüşün temel kaynağını, 50 veya daha az çalışana sahip şirketlerdeki keskin istihdam kaybı oluşturuyor.
Küçük işletmeler kasım ayında 120 bin kişilik kadro kesintisine giderken, büyük firmaların işe alımlarındaki sınırlı artış bu kayıpları telafi etmede yetersiz kaldı.
Raporun kapsamı dışında kalan kamu sektörü çalışanları da süreçten etkilenen gruplar arasında yer alıyor.
Trump yönetimi altında sosyal programlar ve denetleyici kurumlarda yapılan kesintiler nedeniyle yüz binlerce kamu çalışanı işini kaybetti.
Hükümetin ekim ve kasım aylarındaki kapanma sürecinde yaşanan kadro daralmaları dikkate alındığında tablonun çalışanlar açısından daha ağır olduğu değerlendiriliyor.
Yönetimin ekim ayına ait işsizlik verilerini yayımlamaması, kapanma sürecinin yarattığı sosyal tahribatın bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Mevcut veriler, bazı ölçütlere göre 2008-2009 resesyonundan bu yana görülen en büyük işten çıkarma dalgasına işaret ediyor.
Challenger, Gray & Christmas tarafından hazırlanan bir önceki ayın raporu, ABD’li işverenlerin ekim ayı sonuna kadar 1,1 milyon işten çıkarma duyurusu yaptığını belgeledi.
HR Digest tarafından yayımlanan bir diğer rapor ise devlete bildirilen toplu işten çıkarma uyarılarının son on yılın en yüksek seviyesine ulaştığını kaydetti ve 2025’i “işten çıkarmalar yılı” olarak tanımladı.
Teknoloji ve üretim sektörlerinde otomasyon baskısı
Şirketler, hızla gelişen otomasyon ve yapay zeka teknolojilerini kullanarak işgücünün büyük bölümlerini tasfiye ediyor ve ekonomik krizin maliyetini çalışan sınıflara yansıtıyor.
Bu kriz ortamı, yapay zeka alanındaki spekülatif balonlar ve Trump yönetiminin öncülük ettiği ticaret savaşı tedbirleriyle daha da derinleşiyor.
ADP raporu, profesyonel hizmetler (26 bin), finansal faaliyetler (9 bin) ve bilgi teknolojileri (20 bin) gibi beyaz yakalı sektörlerde istihdamın sert bir düşüş yaşadığını gösteriyor. Bu alanlar, yapay zeka tarafından ikame edilmeye en açık sektörler olarak öne çıkıyor.
Teknoloji devi HP, 2028 yılına kadar küresel işgücünün yüzde 10’unu, yani yaklaşık 4 bin ila 6 bin çalışanını işten çıkaracağını duyurdu.
İmalat sektöründe 18 bin kişilik bir istihdam kaybı yaşanırken, ticaret, taşımacılık ve kamu hizmetleri sektörlerinde istihdam neredeyse durağan seyretti.
Genellikle yılın bu döneminde mevsimlik işe alımlarla canlanan lojistik sektörü, otomasyon odaklı yeniden yapılandırma nedeniyle büyük işten çıkarmalarla karşı karşıya kaldı.
United Parcel Service (UPS) bu yıl 48 bin kişiyi işten çıkarırken, ABD Posta Servisi (USPS) bu yıl sadece 14 bin mevsimlik işçi alacağını açıkladı.
Otomotiv sektörü de geniş çaplı işten çıkarmaların yaşandığı alanların başında geliyor. General Motors, geçtiğimiz hafta Detroit’in Hamtramck bölgesindeki “Factory Zero” tesisinde 1000’den fazla çalışanını işten çıkardı.
Şirketin elektrikli araç geçişinin merkezi olarak tanıtılan tesis, şu anda tek vardiyaya düşmüş durumda. Benzer kesintiler Alman otomotiv endüstrisinde de görülüyor.
Gelir uçurumu ve harcama alışkanlıkları değişiyor
Küçük işletmelerdeki istihdam kaybının arkasındaki temel faktörler arasında artan maliyetler ve özellikle gümrük vergilerinden kaynaklanan ekonomik belirsizlik yer alıyor.
The Guardian gazetesine konuşan bir küçük işletme sahibi, “Üreticilerim ve yayıncılarım fiyat artışlarını absorbe edecek veya müşterilere yansıtacak alana sahip değil, bu yüzden sıkışıp kalıyorlar” dedi.
Tatil takviminin önemli günlerinden olan “Küçük İşletmeler Cumartesi”sinde harcamaların yüzde 18 oranında düştüğü görüldü.
ADP analizine göre, yeni işe alınanların brüt ücretleri yıllık bazda sadece yüzde 1,7 oranında arttı. Medyan saatlik ücret ise 16 aydır 18 dolar seviyesinde seyrediyor.
Haftalık 40 saatlik çalışma üzerinden hesaplandığında bu tutar, Apartments.com verilerine göre ABD’deki ortalama 1631 dolarlık daire kirasının ancak yarısını karşılıyor.
Bir Senato raporu, Amerikalıların 2021 başındaki yaşam standartlarını korumak için bugün ortalama 11 bin dolar daha fazla harcama yapması gerektiğini ortaya koydu.
Borçlanma ile finanse edilen tatil harcamaları
WalletHub tarafından yapılan bir araştırma, halkın yüzde 85’inin bu yıl geçen yıla göre aynı veya daha az harcama yapacağını gösterirken, Adobe verileri toplam harcamaların yüzde 7,1 artarak 137 milyar dolara ulaştığını belirtiyor.
BMO bankasının araştırması ise Amerikalıların tatil sezonunda geçen yıla göre yüzde 60 artışla yaklaşık 2 bin 800 dolar harcayacağını öngörüyor.
Bu tutarsızlık iki temel faktörle açıklanıyor. İlk olarak, harcamaların önemli bir kısmı borçlanma yoluyla finanse ediliyor.
Adobe çalışmasına göre “şimdi al sonra öde” yöntemini kullananların oranı yüzde 9 arttı. Beyond Finance tarafından yaptırılan bir anket, her üç kişiden birinin borç batağına düşmeyi beklediğini, çoğunluğun ise kredi kartlarına (yüzde 54) veya tasarruflarına (yüzde 21) yöneldiğini ortaya koydu.
İkinci faktör ise toplumun büyük çoğunluğunun azalan harcamalarının, tüketimi artıran süper zenginler tarafından dengelenmesi.
Ekonomideki “K tipi” ayrışma, tatil tercihlerine de yansıyor. Villapads.com verileri, ultra zenginlerin Colorado, Aspen gibi kayak merkezlerinde otel suitleri yerine özel aşçılı, helikopter transferli malikaneleri tercih ettiğini gösteriyor.
Karayipler’deki Saint Barthélemy adası ise kış sezonunda özel yatlara ve iş dünyasının devlerine ev sahipliği yapıyor.
İngiltere merkezli Gentleman’s Journal dergisi, ekonomik sıkıntılara rağmen ultra zenginlerin Noel tatili için 1 milyon sterlinin üzerinde harcama yaparak özel adalar veya şatolar kiraladığını yazıyor.
Teknoloji patlaması lüks emlak piyasasında da etkisini hissettiriyor. Ülkenin en pahalı şehirlerinden San Francisco’da yapay zeka sektöründen gelen talep, lüks konut satışlarını canlandırdı.
Bloomberg’e konuşan bir emlakçı, “Nob Hill tamamen ölüydü… Şimdi metrekaresi 1.200 dolara çıktı” dedi. Bu rakam, Noel’e haftalar kala elektrik kesintisi tehdidiyle evlerinden çıkarılmaya zorlanan Detroit’teki Leland House sakinlerinin ödediği aylık kiranın iki katından fazlasına denk geliyor.
Piyasa araştırma şirketi MacroStrategy Partnership, yapay zeka odaklı spekülatif balonun büyüklüğünün, 2000’lerin başındaki dot-com balonunun 17 katı, 2008-2009 Büyük Resesyonu’na yol açan emlak balonunun ise dört katı olduğunu tahmin ediyor.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa6 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa5 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa6 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya5 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor











