Bizi Takip Edin

Amerika

ABD’li kripto madencilik devi 1,3 milyar dolar zarar açıkladı

Yayınlanma

ABD merkezli kripto para madencilik devi MARA, yılın ilk çeyreğinde 1,3 milyar dolar net zarar bildirirken, bu süreçte 20 binden fazla Bitcoin satışı gerçekleştirdiğini duyurdu. Şirket, elde edilen geliri borç yükünü azaltmak ve yapay zeka altyapısına geçiş stratejisini finanse etmek amacıyla kullanacağını açıkladı.

ABD’nin en büyük Bitcoin madencilik şirketlerinden MARA, yılın ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını paylaştı.

Şirket, söz konusu dönemde 1,3 milyar dolar tutarında net zarar ettiğini bildirdi. TheEnergyMag portalının aktardığına göre, şirket bu süreçte 20 binin üzerinde Bitcoin satışı gerçekleştirdi, personel kadrosunu yaklaşık yüzde 15 oranında daralttı ve yapay zeka (AI) alanındaki hesaplama desteğini genişletme kararı aldı.

Yılın ocak ve mart aylarını kapsayan döneminde MARA’nın toplam geliri, bir önceki yılın aynı döneminde elde edilen 214 milyon dolara kıyasla yüzde 18 oranında azalarak 174,6 milyon dolar seviyesine geriledi.

Şirket yönetimi, bu düşüşün temel nedenini Bitcoin’in çeyrek bazdaki ortalama fiyatının yüzde 18 oranında gerilemesiyle açıkladı.

Bilanço verilerine yansıyan toplam zararın ise büyük ölçüde MARA envanterinde bulunan Bitcoinlerin değerindeki yaklaşık 1 milyar dolarlık düzeltmeden kaynaklandığı kaydedildi.

Madencilik devi, mevcut stratejisi kapsamında kullanılmayan kapasitesinin yaklaşık yüzde 90’ını yapay zeka ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılandırmayı planlıyor.

Şirket ayrıca Kanada ve Avrupa’daki bulut tabanlı yapay zeka pazarlarına giriş yapmak üzere çalışmalar yürütürken; Brezilya, Suudi Arabistan ve Fransa’daki enerji ortaklarıyla aktif görüşmelerine devam ediyor.

Yapay zeka alanındaki dönüşüm hedeflerine karşın MARA, tamamlanan çeyrekte 2 bin 247 BTC üretmeyi sürdürdü.

Şirketin hash oranı geçen yıla göre yüzde 33 artarak saniyede 72,2 egzahaş (Eh/s) seviyesine ulaştı.

Bu rakam, yıl başından bu yana 1000 Eh/s dolaylarında seyreden küresel Bitcoin ağındaki toplam işlem gücünün yaklaşık yüzde 7’sine tekabül ediyor.

MARA, stratejik büyümesini güvence altına almak ve borç yükünü hafifletmek amacıyla yılın ilk üç ayında 20 bin 880 BTC satışı yaparak yaklaşık 1,5 milyar dolar gelir elde etti.

Bu kaynağın büyük bir kısmının tahvil ödemelerinde kullanıldığı bildirildi. Şirket ayrıca, Long Ridge Energy & Power adlı enerji şirketini 1,5 milyar dolar bedelle satın alma planını finanse etmek için Bitcoin satışlarına devam edebileceğinin sinyalini verdi.

Şirket temsilcileri finansal sonuç toplantısında, kalan tutarın mevcut nakit varlıklar, Bitcoin teminatlı krediler ve muhtemelen yeni Bitcoin satışlarından elde edilecek gelirlerle karşılanmasının beklendiğini dile getirdi.

Long Ridge Energy & Power ile planlanan işlem, MARA’nın Bitcoin madenciliğinden enerji üretimine, yapay zeka altyapısına ve yüksek performanslı bilgi işlem iş koluna geçiş sürecinde kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Şirket, bu yeniden yapılanma sürecinin bir parçası olarak çeyrek dönemde çalışan sayısını yüzde 15 oranında azalttığını teyit etti.

Bitcoin madenciliği MARA’nın operasyonel temeli olmayı sürdürse de iş modeli artık öz kaynaklı enerji üretimine dayanıyor.

Şirket CEO’su Fred Thiel, kripto paranın değerinin yıllık bazda en az yüzde 50 oranında artmaması durumunda, geleneksel madencilik modelinin önümüzdeki birkaç yıl içinde kârlılığını yitireceğini ifade etti.

Daha önce varlık biriktirme stratejisiyle tanınan MARA için yapılan satışlar, iş modelinde belirgin bir kayma olarak görülüyor.

31 Mart itibarıyla şirketin elinde hâlâ yaklaşık 2,4 milyar dolar değerinde 35 bin 303 BTC bulunuyor.

Bitcointreasuries verilerine göre bu miktar; Michael Saylor’ın MicroStrategy şirketi, Japon Metaplanet ve ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in oğlu Brandon Lutnick tarafından yönetilen Twenty One Capital’ın ardından halka açık şirketler arasındaki en büyük dördüncü Bitcoin rezervi niteliği taşıyor.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English