Avrupa
Alman şirketler, Çinli rakiplerinden gelen baskının giderek arttığını hissediyor

Alman Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (DIHK) tarafından açıklanan ankete göre, Alman şirketleri, Çinli rakiplerinden gelen rekabet baskısını giderek daha fazla hissediyor.
Anket sonuçlarına göre şirketlerin yarısından fazlası, haksız rekabet olarak gördükleri duruma karşı AB’nin daha sert önlemler almasını destekliyor.
Ankete katılan 1.300 şirketin üçte ikisi, Çinli rakiplerin kendileri üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti; bu oran sanayi firmaları arasında %83’e yükseldi.
DIHK Dış Ticaret Başkanı Volker Treier, “Çin ile rekabet yeni bir boyuta ulaştı. Çinli şirketler artık sadece hacim ve fiyat açısından rekabet etmiyor. Teknolojik açıdan güçlü, yenilikçi ve uluslararası alanda giderek daha fazla varlık gösteriyorlar,” diye konuştu.
Anket, şirketlerin %55’inin, fiyat artışları, gümrük vergileri, bürokrasi veya kendi işletmelerine yönelik misilleme gibi dezavantajlar doğurabilse bile, piyasa bozulmalarına karşı AB’nin daha sert önlemler almasını desteklediğini, %37’sinin ise buna karşı çıktığını ortaya koydu.
Şirketler, Çin’e karşı koordineli bir Avrupa tutumu ve stratejik bağımlılıkların azaltılmasını talep ederken, genelleştirici bir yaklaşıma karşı uyarıda bulundular.
Treier, “Bu bir ticaret savaşı çağrısı değil,” dedi ve ekledi:
“Avrupa, rekabetin bozulmasına kararlılıkla müdahale etmeli ve buna karşı koymalı fakat genel geçer önlemlerle kendine zarar vermemeli.”
Avrupa
Norveç’te Rus gemisi bağlandı: Moskova karara itiraz edecek

Norveç makamları, Ukrayna enerji şirketi Naftogaz’ın başvurusu üzerine Rus araştırma gemisi Profesör Molçanov’u Şpitsbergen Takımadaları’nda haczederek bağladı. Tedbir kararının, Rusya’nın Kırım’daki varlıklara ilişkin 4,22 milyar dolarlık tahkim borcunu tahsil etme girişimi kapsamında alındığı bildirildi.
Norveç makamları, Rusya Hidrometeoroloji ve Çevresel İzleme Servisine (Rosgidromet) ait olan ve Şpitsbergen Takımadaları’na kargo ile yolcu taşıyan “Profesör Molçanov” adlı araştırma gemisini Barentsburg Limanı’nda haczederek bağladı.
İşlemin, Ukrayna’nın kamu enerji şirketi Naftogaz’ın talebi üzerine gerçekleştirildiği bildirildi.
Şpitsbergen Emniyeti Operasyon Birimi Müdürü Hakon Finstad, Norveç’in Aftenposten gazetesine yaptığı açıklamada, “Şpitsbergen polisi, Nord-Troms ve Senja Bölge Mahkemesinden Profesör Molçanov gemisine haciz konulması ve alıkonulmasına yönelik müzekkere aldı. Polis, gemiyi bugün Barentsburg’da haczetti” dedi.
Haciz kararı Naftogaz tarafından da doğrulandı. Şirket, tedbirin Norveç’teki yerel bir mahkemenin 31 Ağustos tarihli kararına dayandığını duyurdu.
Açıklamada, haczin Rusya’nın aleyhine hükmedilen 4,22 milyar dolarlık tahkim kararı ile faiz ve yargılama giderlerinin tahsilini güvenceye alma amacını taşıdığı kaydedildi.
Lahey’deki Kırım kararı
Naftogaz açıklamasında söz konusu 4,22 milyar dolarlık alacağın hangi tahkim kararına dayandığı ayrıntılandırılmadı.
Reuters’ın aktardığı bilgilere göre Lahey’deki tahkim mahkemesi, Nisan 2023’te Rusya’yı Kırım’daki varlıklar nedeniyle Naftogaz’a 4,22 milyar dolar tazminat ödemeye mahkum etmişti.
Rusya Adalet Bakanlığı ise Moskova’nın Naftogaz davasında Lahey’deki tahkimin yetkisini tanımadığını ve bu nedenle yargılama sürecine katılmadığını açıklamıştı. Rus yönetimi, 2014 yılındaki referandumların ardından Kırım’ın Rus toprağı olduğunu savunuyor.
Rusya Uzak Doğu ve Arktik Bölgesini Geliştirme Bakanı Aleksey Çekunkov, gemi mürettebatının güvende olduğunu bildirdi. Bakan Çekunkov, Rus hukukçuların haciz kararına itiraz edeceğini vurgulayarak, “Bu, uluslararası hukukun ihlalidir” değerlendirmesinde bulundu.
MarineTraffic verilerine göre gemi, Moskova saatiyle 20.30 itibarıyla Şpitsbergen Takımadaları’ndaki Barentsburg Limanı’nda demirli bulunuyor.
Rosgidromet envanterine 2011 yılında araştırma gemisi olarak giren Profesör Molçanov, kurumun verilerine göre 1983 yılında Finlandiya’da inşa edildi.
1753 grostonluk, 71,06 metre uzunluğunda ve 12,8 metre genişliğindeki gemi, 70 güne kadar ikmalsiz seyir yapabilme kapasitesine sahip. Adını ilk telsizli meteoroloji balonunu geliştiren Rus meteorolog Pavel Molçanov’dan alan ve 1991’den beri kutup ve okyanus araştırmalarında kullanılan araç, 20 kişilik mürettebat dahil 80 yolcu taşıyabiliyor.
Profesör Molçanov, Haziran 2025’ten itibaren Şpitsbergen’e düzenli kargo ve yolcu seferleri düzenlemeye başladı. Bu yıl takımadalara yönelik ilk seferine mart ayında Murmansk’tan çıkan gemi; bölgeye teknik malzeme, gıda ürünleri ile bilim insanları, madenciler ve ailelerini taşıdı.
Arktikugol Genel Müdürü İldar Neverov, Murmansk-Barentsburg hattında 2026 yılı için toplam 10 gidiş-dönüş seferi planlandığını açıklamıştı.
Devlet işletmesi Arktikugol, Rusya’nın Şpitsbergen Takımadaları’ndaki ekonomik ve resmi varlığının temel yürütücüsü konumunda.
Bu varlığın hukuki dayanağını ise 1920 tarihli Paris Antlaşması (Şpitsbergen Antlaşması) oluşturuyor. Antlaşma, takımadalar üzerinde Norveç egemenliğini teyit ederken, taraf tüm ülkelere bölgede ticari, bilimsel ve ekonomik faaliyet yürütme konusunda eşit haklar tanıyor. Sovyetler Birliği bu antlaşmaya 1935 yılında katılmıştı.
Gemiyi Şpitsbergen turlarında kullanan Morskaya Praktika keşif merkezinin internet sitesinde, takımadalara son seyahatlerin 11-24 Ağustos 2026 ve 25 Ağustos-7 Eylül 2026 tarihlerinde yapıldığı, tur fiyatlarının 300 bin rubleden başlayıp 1 milyon rubleye kadar çıktığı bilgisi yer aldı.
Moskova’dan gemi el koymalarına karşı misilleme uyarısı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ağustos ayında Yujno-Sahalinsk’te Pasifik Filosu komutanlığıyla gerçekleştirdiği toplantıda, Batılı ülkelerin Rus ticaret gemilerini alıkoyması halinde Rusya’nın mütekabiliyet esasıyla yanıt vereceğini söylemişti.
Kimi ülkelerin uluslararası hukuku çiğneyerek Rus gemilerinin seyrini engellemeye çalıştığını savunan Putin, “Son dönemde gemilerimizi ele geçirme ve gasp ettikleri mallarımızı satma yoluna kadar başvurdular” diyerek bunu korsanlık ve haydutluk olarak nitelendirmişti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Batılı ülkelerin bu adımlarına karşı Moskova’nın yanıt hedeflerini bizzat belirleyeceğini açıklamıştı.
Lavrov, “Ancak bu yanıt mutlaka o sözde barışseverlerin hukuksuzluklarını sergilediği aynı sularda olmak zorunda değil. Hedefleri kendimiz seçeceğiz. Hedeflerimiz, haydutluk ve korsanlığı resmi politika ilan eden ülkelerin menfaatine çalışan gemiler olacaktır” ifadelerini kullanmıştı.
Avrupa
Berlin’den AB’ye çağrı: Rus turistlere vize sayısı daha da azaltılsın

Almanya, Leipzig Havalimanı’nda bir Ukrayna nakliye uçağına yönelik insansız hava aracı saldırısı girişiminin ardından Rus vatandaşlarına vize verilmesinin sert biçimde kısıtlanmasını talep etti. Almanya Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın saldırgan savaşı sürerken seyahatlerin olağan şekilde devam edemeyeceğini belirterek Avrupa Birliği ortaklarıyla görüşmeler yürüteceklerini duyurdu.
Almanya, Leipzig kentinde Ukrayna’ya ait bir askeri nakliye uçağına yönelik insansız hava aracı saldırısı girişiminin ardından Rusya vatandaşlarına vize verilmesini sert biçimde kısıtlamak istiyor.
Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Martin Giese, Rusya saldırgan bir savaş yürütürken ortada herhangi bir “normallik” bulunmadığını, bu nedenle Rus vatandaşlarının Almanya’ya gerçekleştirdiği turistik seyahatlerin artık eski formatında süremeyeceğini açıkladı.
Giese, asıl hedefin yalnızca güvenlik tehdidi oluşturmayan kişilerin girişini sağlamak olduğunu vurgulayarak “Rusya vatandaşlarına Avrupa Birliği’nde tatil yapmaları için verilen vizelerin sayısı çok yüksek” dedi.
Giese, vize verilmesine dair kararların farklı ülkeler tarafından farklı katılık düzeylerinde uygulandığını belirterek Almanya’nın AB ortaklarıyla müzakereler yürüteceğini ifade etti.
Giese, “Verilen vize sayısının daha da azaltılmasını istiyoruz” diye konuştu.
Avrupa Komisyonu verilerine göre Rusya’daki Alman konsoloslukları 2022 yılında 38 bin 809, 2023 yılında 15 bin 150, 2024 yılında 17 bin 202 ve 2025 yılında 20 bin 36 vize verdi.
Şengen bölgesindeki diğer ülkelerde de benzer eğilimler görülüyor. Rus başvuru sahiplerine 2022’de 701,7 bin, 2023’te 536,1 bin, 2024’te 586,4 bin ve 2025 yılında 618,8 bin vize düzenlendi.
En çok vize veren ülkeler arasında geleneksel olarak İtalya, Fransa ve İspanya ilk sıralarda yer alıyor.
Turistik vize yasağı çağrıları gündemde
Almanya’da iktidardaki Hristiyan Demokrat Birlik / Hristiyan Sosyal Birlik (CDU/CSU) ittifakının Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, haziran ayı başında Rus vatandaşlarına turist vizesi verilmesinin tamamen yasaklanmasını savundu.
Milletvekilleri, geçen yıl 500 binden fazla Rus vatandaşının tatilini Avrupa’da geçirmiş olmasına tepki gösterdi. İlgili paylaşımda, “AB’de tatil yapmak bir hak değil, ayrıcalıktır” ifadesi kullanıldı.
Yaklaşık aynı dönemde 11 Avrupa ülkesinin bakanları, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’a bir mektup göndererek Rusların AB ülkelerine yapacağı turistik seyahatlerin yasaklanmasını önerdi.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, 1 Eylül’de yaptığı açıklamada, Leipzig Havalimanı’ndaki insansız hava aracı vakasına karşılık olarak Berlin’in Rusların ülkeye girişine yönelik kontrolleri sıkılaştıracağını duyurmuştu.
Havalimanında 5 Ağustos gecesi An-124 tipi Ukrayna uçağına yönelik bir sabotaj girişimi yaşanmıştı.
Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Alman makamlarının olaydan Rusya’yı sorumlu tuttuğunu belirtti. Bild gazetesinin aktardığına göre Alman müfettişler şimdiden iki şüpheliyi tespit etti.
Haberde şüphelilerden birinin Letonya pasaportuna sahip Rusya doğumlu bir kişi, diğerinin ise Rus pasaportu taşıyan bir Belarus vatandaşı olduğu kaydedildi. Federal Başsavcılık söz konusu kişilere yönelik iddianame hazırladı.
Avrupa
AB, savunma politikaları için yeni grup kuruyor

AB’nin baş diplomatı Kaja Kallas, değişen ABD varlığı karşısında bloğun kendini nasıl savunabileceğini değerlendirecek, eski siyasi ve askeri liderlerden oluşan üst düzey bir grubun kurulacağını duyurdu.
İrlanda’da düzenlenen gayri resmi savunma bakanları toplantısının açılışında yaptığı açıklamada, önümüzdeki hafta faaliyete geçecek olan bu yeni yapının, Avrupa Birliği’nin yanı sıra Birleşik Krallık ve Ukrayna’dan da önde gelen isimleri içereceğini belirtti.
Kallas şöyle konuştu:
“Elbette NATO, Avrupa güvenliğimizin temel taşı olmaya devam ediyor. Aynı zamanda ABD de Avrupalı müttefiklerden kendi savunmamız konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmelerini istiyor. Neden bu siyasi ve askeri liderler? Çünkü onlar, kurumlar olarak bizim söyleyemeyeceğimiz şeyleri de söyleyebilirler.”
Kallas’ın sözcüsü, gruba kimlerin katılacağı konusunda ayrıntı vermedi.
Eski Estonya başbakanı, grubun amacının ABD’nin savunma kapasitesini taklit etmek değil, “benzersiz güçleri” kullanarak Avrupa topraklarını savunmaya odaklanmak ve aynı zamanda “Ukrayna’nın kapsamlı operasyonel deneyimini” kullanarak “geleneksel düşünceye meydan okumak” olduğunu da sözlerine ekledi.
Amerika2 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını1 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Dünya Basını2 hafta önceAmerika’dan vazgeçmeyi göze alamayan müttefikler
Ortadoğu1 hafta önceMekke Anlaşması için İran iddiası: Tahran teklifi inceliyor
Amerika1 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Dünya Basını2 hafta önceRon Paul: Washington anayasayı çiğneyip dünyada felaket üretiyor
Rusya1 hafta önceTürkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Avrupa1 hafta önceAlman tarihçi Kittel, savaştan Hitler’i değil Stalin’i sorumlu tuttu










