Diplomasi
Almanya, Çin ile “kapsamlı stratejik ortaklığı” genişletiyor

Almanya, Çin ile “kapsamlı stratejik ortaklığını” derinleştirecek ve özellikle iktisadi ilişkilerini genişletecek.
Şansölye Merz, dün (25 Şubat) Pekin’de Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Başbakan Li Qiang ile görüştü.
Çin’e gitmeden sadece birkaç gün önce Merz, Çin Halk Cumhuriyeti hakkında oldukça sert açıklamalarda bulunmuştu.
Münih Güvenlik Konferansında yaptığı konuşmada, Pekin’in “diğerlerinin bağımlılıklarını sistematik olarak sömürdüğünü” ileri sürmüş ve bugün, “stratejik sabırla yıllar boyunca temellerini attığı” “küresel bir güç iddiasında” olduğunu söylemişti.
Geçen hafta ise bir CDU parti etkinliğinde, Çin’in “Çin tarihinin son 3.000 yılından farklı olarak” Güney Çin Denizinde “agresif bir şekilde üslerini genişlettiğini” ve ayrıca “Tayvan’ı kuşattığını ve gerekirse Çin’in yeniden birleşmesini sağlamak için askeri güç kullanmaya hazır olduğunu açıkça ilan ettiğini” ekledi.
Merz, bir hafta önceki sert tutumunu yumuşattı
Fakat Merz’in Pekin’de yaptığı görüşmeler, bir hafta önceki sert açıklamalarından açıkça farklı.
Alman hükümeti, Merz’in görüşmede Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki ihracat kontrollerini ve Almanya’nın yüksek ticaret açığını ele aldığını açıkladı.
Çin tarafı ise Huawei gibi Çinli teknoloji şirketlerine getirilen kısıtlamalar ve AB’nin ihracat kısıtlamalarından şikayet etti. Örneğin, ABD’nin baskısı altında, Hollandalı ASML şirketi en gelişmiş çip üretim makinelerini Çin Halk Cumhuriyeti’ne ihraç edemiyor.
Ortak açıklamaya göre, “her iki taraf” da “samimi ve açık bir diyalog yoluyla” anlaşmazlıklarını çözmek istiyor.
Üst düzey iktisadi bir heyetin eşlik ettiği Şansölye Merz, mevcut “zorlukların” gelecekte “işbirliği ve diyalog yoluyla” çözülebileceğinden emin olduğunu ifade etti.
Çin 120 Airbus yolcu uçağı sipariş edecek
Merz, ilk adım olarak Pekin’in 120 adede kadar Airbus yolcu uçağı sipariş etmeyi kabul ettiğini duyurdu.Bu, Almanya’nın ticaret açığını azaltmaya yönelik ilk adım olacak.
Buna ek olarak, Alman-Çin ilişkileri genel olarak yeniden yoğunlaştırılacak. Merz, bu yıl bitmeden diğer Alman federal bakanların “yoğun diyalog” kurmak amacıyla Çin’e seyahat edeceklerini açıkladı.
Ayrıca, Alman-Çin hükümeti istişareleri yeniden başlatılacak; bu istişareler en son 2023 yılında gerçekleştirilmiş, fakat artan gerginlikler nedeniyle yeniden planlanmamıştı.
Merz, sadece Almanya ile Çin arasında değil, aynı zamanda Çin ile AB arasında da iyi ilişkiler için çaba gösterdiğini söyledi. Çin tarafı daha önce bu konuda ısrarcı olmuştu.
Şansölye bunun yanı sıra, “karşılıklı saygı ve açık diyalog içinde” iki ülke arasındaki kapsamlı stratejik ortaklığı derinleştirme arzusunun yeniden teyit edildiğini bildirdi.
“Çin ve Almanya arasında onlarca yıldır iyi ikili ilişkilerimiz var,” diyen Alman şansölyesi, Xi’ye hitaben “bunu daha da geliştirmek” ve “başbakanınızla benim aramda, ayrıca sizinle benim aramda iyi bir kişisel ilişki kurmak” istediğini ekledi.
Xi’den Avrupa vurgusu
Xi Jinping, Çin ve Almanya’nın dünyanın ikinci ve üçüncü büyük ekonomileri olduğunu ve ikili ilişkilerin sadece iki ülkenin çıkarlarını etkilemekle kalmayıp, Avrupa ve dünya üzerinde de önemli bir etkiye sahip olduğunu belirtti.
Xi şöyle konuştu:
“Uluslararası ortam, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana en köklü dönüşümleri yaşıyor. Dünya ne kadar büyük değişiklikler ve çalkantılarla karşı karşıya kalırsa, iki ülkemizin stratejik iletişimi geliştirmesi, stratejik karşılıklı güveni güçlendirmesi ve Çin-Almanya kapsamlı stratejik ortaklığında yeni ilerlemeler kaydetmesi o kadar önemli hale geliyor.”
Almanya-Çin ilişkilerinin gelişmesi için üç önermede bulunan Çinli lider, bunları şöyle sıraladı:
- İlk olarak, her iki ülke de birbirlerini destekleyen güvenilir ortaklar olmalı;
- İkincisi, her iki ülke de açıklığı ve kazan-kazan sonuçlarını savunan yenilikçi ortaklar olmalı;
- Üçüncüsü, her iki ülke de birbirini anlayan ve kültürel ve insani ilişkiler yoluyla yakın bağlar kuran ortaklar olmalı.
Xi, “görülmemiş değişikliklerin daha hızlı bir şekilde gerçekleştiğini” vurgulayarak, ülkelerin zorlukları birlikte ele almaları ve ortak bir gelecek peşinde koşmaları gerektiğini belirtti.
Çin ve Almanya’nın bu kapsamda; BM’nin merkezi konumunu korumasını, lider rolünü yeniden teyit etmesini ve çok taraflılığı korumak, uluslararası hukukun üstünlüğünü uygulamak, serbest ticareti savunmak ve dayanışma ve koordinasyonu savunmak konusunda öncülük etmesini istedi.
Çin’in, “Avrupa’nın özerkliğini ve gücünü artırma çabalarını” desteklediğini ve Avrupa tarafının Çin ile aynı yönde çalışmasını, stratejik ortaklık konumunu sürdürmesini ve açıklık, kapsayıcılık ve kazan-kazan işbirliğini savunmasını umduğunu kaydeden Xi, “Böylelikle Çin-Avrupa ilişkilerinde daha büyük bir büyüme sağlanacak ve dünya barışına ve kalkınmasına daha büyük katkılar yapılacaktır,” dedi.
Almanya’nın Çin ile ticaretinde denge bozuldu
Çin, geçen yıl bir kez daha Almanya’nın en önemli ticaret ortağı oldu. Gelgelelim Almanya’nın Çin’e ihracatı yüzde 9,7 düşerken, Çin’den ithalat yüzde 8,8 arttı. Bu durum, 89,3 milyar avroluk rekor bir ticaret açığına yol açtı.
İhracatın düşüşü Alman ihracatçıların zararına olurken, ithalatın artışı Alman sanayisini iç pazarda giderek artan bir baskı altına sokuyor. Her ikisi de şu anda Alman ekonomisi üzerinde ağır bir yük oluşturuyor.
Buna ek olarak, Alman şirketleri artık üçüncü pazarlarda da Çinli rakiplerine pazar payı kaybediyor. Bu durum, Almanya’nın geleneksel etki alanı olan Doğu ve Güneydoğu Avrupa’daki duruma ilişkin son araştırmalarda örnekleniyor.
Viyana merkezli Orta ve Doğu Avrupa’nın önde gelen bankası Erste Group, “Çin, Almanya’nın bölgedeki varlığını geri püskürtmüştür,” diyor.
Alman şirketlerinin Doğu Avrupa ve Orta Asya’daki 29 ülkeyle ilişkilerini izleyen Alman Doğu Avrupa Ekonomik İlişkiler Komitesine göre, Almanya şu anda bu ülkelerin sadece 15’inde en büyük veya ikinci en büyük ticaret ortağıyken, Çin 18’inde en büyük veya ikinci en büyük ticaret ortağı.
Almanya Doğu Avrupa Ekonomik İlişkiler Komitesinin danışmanlık firması KPMG ile birlikte yayınladığı bir araştırmaya göre, Doğu Avrupa’da faaliyet gösteren Alman şirketlerinin altıda biri, Çin’in artan rekabetinden şikayetçi.
Öte yandan Erste Group, yalnızca 2019 ile 2023 yılları arasında Çin’in Doğu ve Güneydoğu Avrupa’daki birçok ülkede “pazar payının yüzde 10 ila 30’unu” kazandığını, Almanya’nın ise “pazar payının yüzde 20’sini kaybettiğini” belirtiyor.
ING Bank, Çin’in dayanıklı tüketim malları alanında da ilerleme kaydettiğini bildiriyor. Örneğin Polonya, 2022 ile 2025 yılları arasında Çin’den ithal ettiği otomobillerin değerini 2 milyar dolardan 11 milyar dolara çıkardı.
Merz, denge arayışında
Bu nedenle Şansölye Merz, Almanya’nın Çin ile ticaret açığının hızla artmasını gerekçe göstererek, Çin ile ticaret ilişkilerinin yeniden düzenlenmesini istedi.
Merz, Çin lideri ile görüşmesinin ardından, “Yaklaşık iki yıldır ticaret dengesinde önemli bir dengesizlik olduğunu belirttim. Çin’deki kapasite fazlasından kaynaklanan bu dengesizlikleri azaltmak istiyoruz,” diye konuştu.
Almanya’nın Çin ile ticaret açığı 2025 yılında 90 milyar avroya ulaştı ve Alman iş dünyası liderleri, ülkelerinin imalat sektöründe yaşanan iş kaybının nedeni olarak Çin’in haksız rekabetini giderek daha fazla suçluyorlar. Şu anda bu sektörde ayda yaklaşık 10.000 kişi işini kaybediyor.
Merz’in gezisi öncesinde, bazı Alman iş dünyası liderleri şansölyeden, Çinli şirketlere fiyat avantajı sağlayan Çin’in sanayi politikalarına daha sert bir tavır sergilemesini istemişti.
Merz bu baskıya yanıt vermiş gibi görünüyor ve Çin’i eşit şartlar sağlamaya çağırıyor:
“Şirketler arasındaki rekabet adil olmalı. Şeffaflığa, güvenilirliğe ve ortaklaşa belirlenen kurallara uyuma ihtiyacımız var.”
Şansölye ayrıca, 2020’den bu yana dört katına çıkan ticaret açığını azaltmayı hedeflediğini söyledi ve “Bu dinamik sağlıklı değil. Bu nedenle bu sorunu ele alıyoruz ve bu ticaret açığını azaltmanın yollarını bulmak istiyoruz,” dedi.
Çin’in Almanya için bir ihracat pazarı olarak önemi son yıllarda nispeten azalmış olsa da, 2025 yılında Alman ihracatının altıncı büyük pazarı olmaya devam etti.
Pekin’den Rusya politikasını değiştirme talebi
Merz, Çinli liderlerden, Rusya’nın savaşta kullanabileceği çift kullanımlı malların ihracatını durdurmak da dahil olmak üzere, Ukrayna savaşını sona erdirmek için “etkilerini kullanmalarını” istediğini söyledi.
Merz, “Çin’den gelen sinyallerin Moskova’da çok ciddiye alındığını da biliyoruz. Bu, sözler için olduğu kadar eylemler için de geçerlidir,” dedi.
CCTV’ye göre Xi ve Merz, Ukrayna savaşı hakkında görüş alışverişinde bulundu.
Çinli lider, “Çin’in tutumunun temel unsuru, diyalog yoluyla çözümler aramak ve sürdürülebilir bir barışın sağlanmasında tüm tarafların adil katılımını ve makul endişelerini güvence altına almaktır,” dedi.
BMW ile CATL arasında anlaşma
Merz, Berlin’in iktisadi bağları derinleştirme çabalarının bir parçası olarak, otomobil, kimya, ilaç, geri dönüşüm ve makine gibi sektörlerde faaliyet gösteren yaklaşık 30 önde gelen Alman firmasının üst düzey yöneticilerini içeren üst düzey bir iş heyetine liderlik ediyor.
BMW Group başkanı Oliver Zipse de heyetin bir parçasıydı. Elektrikli araç endüstrisi haber sitesi ChinaEVHome’a göre, BMW ve Çinli batarya devi Contemporary Amperex Technology (CATL), batarya tedarik zincirini karbonsuzlaştırmak ve veri alışverişini güçlendirmek için Pekin’de bir mutabakat zaptı imzaladı.
BMW, Çin’de dört büyük araştırma, geliştirme ve inovasyon merkezi ile üç yazılım şirketi işletiyor.
Merz, Yasak Şehir’i gezip Pekin’deki Mercedes-Benz tesislerini ziyaret ettikten sonra, doğudaki teknoloji merkezi Hangzhou’ya geçti ve burada robotik şirketi Unitree Robotics ile Alman teknoloji devi Siemens Energy’yi ziyaret etti.
Hükümet sözcüsü yardımcısı Sebastian Hille, Merz’in her iki tarafın üst düzey yetkilileri ve şirket liderlerini bir araya getiren bir platform olan Alman-Çin İş Danışma Komitesinin toplantısına da katılacağını söyledi.
Li Qiang’dan “çok taraflılık” ve “serbest ticaret” vurgusu
Başbakan Li, her iki tarafa da çok taraflılığı ve serbest ticareti korumaları çağrısında bulundu.
Li, “Çin ve Almanya … işbirliğine olan güvenimizi güçlendirmeli, çok taraflılığı ve serbest ticareti birlikte korumalıyız,” dedi.
AFP’ye göre, iki taraf iklim değişikliği ve gıda güvenliği konularında anlaşmalar da dahil olmak üzere bir dizi anlaşma imzaladı.
Başbakan Li, Almanya ile daha derin bir teknolojik işbirliği çağrısında bulundu ve Çin’in son beş yıllık planı kapsamında ortaya çıkan fırsatları vurguladı.
Li, Friedrich Merz ve her iki taraftan 60’tan fazla patron temsilcisinin katıldığı bir sempozyumda, “Her iki ülkedeki işletmeler ve araştırma kurumları arasında ikili inovasyon kaynakları akışını destekliyoruz,” dedi.
Xinhua’ya göre, “Daha derin ortak teknoloji geliştirme, ortak araştırma platformları ve daha geniş sonuç paylaşımı yapabilirken, şirketleri üçüncü ülke pazarlarını birlikte keşfetmeye teşvik edebiliriz,” diye ekledi.
Diplomasi
ABD, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırıyor

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan hava savunma sistemleri alması üzerine uygulanan CAATSA yaptırımlarını kaldıracağını duyurdu. NATO zirvesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelen Trump, dost ülkelere yaptırım uygulamak istemediklerini ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan hava savunma sistemleri satın almasının ardından yürürlüğe giren “Amerika’nın Hasmlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası” (CAATSA) kapsamındaki yaptırımları iptal edeceğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile NATO zirvesinde gerçekleştirdiği görüşme sırasında konuşan Trump, “Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz” ifadesini kullandı.
ABD, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri satın alması üzerine Aralık 2020’de yaptırım kararı almıştı. Bu kısıtlamalar Türkiye Cumhuriyeti Savunma Sanayii Başkanlığını hedef alıyor ve tüm Amerikan ihracat lisanslarının yasaklanmasını içeriyordu.
Türkiye, 2017 yılında Rusya ile 2,5 milyar dolar değerinde dört S-400 bataryası tedariki için sözleşme imzalamıştı. Washington’ın bu sistemler yerine Patriot tedarik edilmesi yönündeki çağrılarına Ankara olumsuz yanıt verince, Türkiye F-35 savaş uçağı programından çıkarılmıştı.
Rus devlet şirketi Rosoboroneksport, 2019 yılında teslimat sözleşmesinin planlanandan önce tamamlandığını duyurmuştu.
F-35 savaş uçağı programına da değinen Trump, Ankara’ya yönelik satışların yeniden başlatılması ihtimalini “kesinlikle değerlendireceğini” belirtti. Türkiye’yi “sadık” bir ortak olarak nitelendiren ABD Başkanı, Ankara’nın ABD’ye bazı geleneksel müttefik ülkelerden çok daha fazla yardımcı olduğunu dile getirdi.
Trump ayrıca, Washington ile Ankara arasındaki ilişkilerin şu anda “muhtemelen her zamankinden daha iyi” seviyede olduğunu kaydetti.
Ağustos 2024’te Cumhuriyet gazetesinde yer alan iddialarda, Ankara’nın F-35 alımı karşılığında Rusya’dan tedarik edilen sistemleri aktif olarak kullanmama sözü verdiği öne sürülmüştü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise daha sonra yaptığı açıklamalarda, yeni bir S-400 paketi alımına Türkiye’nin kendisinin karar vereceğini belirterek, bu sistemlerin yerli “Çelik Kubbe” hava savunma ağına entegre edilmesinin planlandığını ifade etmişti.
Kasım 2024’te ise Milli Savunma Bakanlığı, ABD’nin S-400 konusundaki itirazlarının artık kalmadığı yönünde açıklama yapmıştı.
NATO üyeleri Trump’ı Rusya’ya baskıyı artırmaya ikna etmeye çalışacak
Diplomasi
NATO eskiyen AWACS uçaklarını Saab GlobalEye ile değiştiriyor

NATO, hava gözetleme ve komuta kabiliyetini artırmak amacıyla envanterindeki Amerikan yapımı Boeing E-3A Sentry AWACS uçaklarını İsveç üretimi modern Saab GlobalEye modelleriyle değiştirmeyi planlıyor. Ankara’daki savunma sanayisi forumunda konuşan Genel Sekreter Mark Rutte, 10 adede kadar yeni uçak tedarik edileceğini açıklarken askeri kapasiteyi artıracak uzay ve drone savunma projelerini de duyurdu.
NATO, hava gözetleme ve askeri sevk idare yeteneklerini modernize etmek amacıyla mevcut Amerikan yapımı Boeing E-3A Sentry (AWACS) erken uyarı ve kontrol uçaklarını İsveçli Saab firması tarafından üretilen daha modern Saab GlobalEye uçaklarıyla değiştirme kararı aldı.
Ankara’da düzenlenen NATO Savunma Sanayii Forumu’nun açılışında konuşan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 10 adede kadar yeni uçağın ortaklaşa satın alınacağını duyurdu.
Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre Rutte, bu alımın ittifakın hava gözetleme ve birlik yönetim kapasitesini önemli ölçüde güçlendireceğini ifade etti.
Bombardier Global 6000 veya Bombardier Global 6500 tipi iş jeti gövdesi temel alınarak Saab tarafından geliştirilen Saab GlobalEye, aktif faz dizinli anten (AESA) teknolojisine sahip çok işlevli Saab Erieye ER radarıyla donatılmış bir erken ihbar ve kontrol uçağı olarak biliniyor.
Hava, deniz ve kara hedeflerini çok uzak mesafelerden tespit etme kabiliyetine sahip olan uçak, hava operasyonlarını koordine edebiliyor ve bilgileri diğer birliklere eş zamanlı aktarıyor. Tek bir uçağın tahmini maliyeti ise yaklaşık 300 milyon dolar seviyesinde bulunuyor.
AWACS uçaklarının değiştirilmesi projesi, forum kapsamında sunulan en önemli girişimlerin başında yer aldı. NATO, bu projenin yanı sıra deniz alanlarında istihbarat toplamak amacıyla Amerikan üretimi MQ-4C Triton insansız hava araçlarının ortaklaşa satın alınacağını ve Avrupa filosundaki Airbus A330 MRTT tanker uçaklarının sayısının artırılacağını da açıkladı.
NATO üyeleri Trump’ı Rusya’ya baskıyı artırmaya ikna etmeye çalışacak
İttifak bünyesinde hayata geçirilen bir diğer büyük proje ise uzay istihbaratını ve güvenli iletişimi artırmayı hedefleyen HALO (Hybrid Alliance Layered Operations in Space) girişimi oldu.
Bu girişimle üye ülkelerin ulusal askeri uydularının tek bir ağ altında birleştirilmesi planlanıyor.
Genel Sekreter Rutte, müttefiklerin önümüzdeki beş yıl içinde drone ile mücadele teknolojilerine 40 milyar dolardan fazla yatırım yapmasını öngören “Drone Edge” adlı girişimi de tanıttı.
NATO, bu kapsamda 2027 yılının sonuna kadar insansız hava aracı operatörlerinin sayısını beş katına çıkarmayı ve ortak bir drone savunma sistemi kurmayı hedefliyor.
Savunma sanayii alanındaki üretim kapasitesini artırmayı amaçlayan ittifak, 32 üye ülkenin tamamında savunma işletmelerinden oluşacak bir ağ kurulmasını öngören “NATO Engine” girişimini başlattığını da duyurdu.
Rutte, savunma ürünlerine yönelik artan talebi hiçbir ülkenin tek başına karşılayacak güçte olmadığını vurguladı.
Diplomasi
Lavrov: NATO’nun askeri üretim artışı yenilgiyle bitecek

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Mahmud Ali Yusuf ile düzenlediği ortak basın toplantısında Konstantinovka’nın statüsü, Kiev’in ölen Ukraynalı askerlerin naaşlarını teslim almaması, 2025’te Anchorage’da varılan uzlaşılar ve NATO’nun askeri kapasitesini artırması hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Mahmud Ali Yusuf ile düzenlediği ortak basın toplantısında Konstantinovka’daki durum, NATO’nun askeri kapasitesini artırması ve 15 Temmuz 2025’te Anchorage’da varılan uzlaşılar hakkında açıklamalarda bulundu.
Konstantinovka’nın statüsüne ilişkin soruya yanıt veren Lavrov, en iyi cevabın Rusya Savunma Bakanlığı’nın Ukrayna tarafını ölen askerlerin naaşlarını teslim almaya davet etmesi olduğunu söyledi.
Lavrov, Kiev’in bu çağrıyı reddettiğini belirtti.
Lavrov, “Ukrayna reddetti. Böylece, birçok kişinin de değerlendirdiği gibi, Kiev yönetimi yaşayan ya da ölen Ukraynalılarla ilgilenmediğini bir kez daha göstermiş oldu” ifadelerini kullandı.
Konstantinovka’nın Rus güçlerinin kontrolüne geçmesinin olası sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerin sürdüğü bir dönemde konuşan Lavrov, bu konudaki tutumunu söz konusu olay üzerinden dile getirdi.
Anchorage’da geçen yıl varılan uzlaşıları da değerlendiren Lavrov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Moskova’nın vardığı mutabakatlara bağlı kaldığını açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Lavrov, “Devlet Başkanı Putin çok açık biçimde, diğer muhataplarımızın aksine, bizim anlaşmalara saygı gösterdiğimizi söyledi. Alaska’nın Anchorage kentinde geçen yıl 15 Temmuz’da bize uzlaşmacı öneriler sunulduğunu hatırlattı. Hemen değil, değerlendirdikten sonra bu önerileri kabul ettik” dedi.
Bunun dışındaki yorumların uygun olmadığını söyleyen Lavrov, görüşmeler sırasında Rus tarafına “Zelenskiy’nin ABD’nin tavsiyelerine uyacağı” bilgisinin verildiğini aktardı. Bakan, Ankara’da yapılacak NATO zirvesinin sonuçlarının beklenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Lavrov, NATO’nun askeri kapasitesini sınırsız biçimde artırma arayışının sonunda başarısızlıkla sonuçlanacağını savundu.
NATO ülkelerinin savunma sanayisine yaptığı yatırımların temel nedenlerinden birinin Kiev yönetimine askeri desteği sürdürmek olduğunu belirten Lavrov, “Askeri üretimin artırılması ve sanayi kapasitesine yatırım yapılmasının muhtemelen iki nedeni var. Birincisi, Avrupa’daki birçok siyasi seçkinin de ifade ettiği gibi, Avrupa adına Rusya’yı yıpratma görevini Ukrayna’nın sonuna kadar sürdürmesini sağlamak için Zelenskiy yönetimine destek vermek” dedi.
Avrupa ekonomilerinin, özellikle de Almanya’nın içinde bulunduğu durumu da değerlendiren Lavrov, sivil ekonominin daha elverişli iş ortamı nedeniyle Avrupa’dan ABD’ye yöneldiğini, sosyal harcamaların ise yardımlardaki kesintiler nedeniyle baskı altında kaldığını söyledi.
Lavrov ayrıca, NATO’nun Rusya ile savaşmadığı yönündeki açıklamalarını samimi bulmadığını belirtti. Batılı ülkelerin silah desteği, istihbarat paylaşımı, uydu desteği ve Rus sivillerine ile sivil altyapıya yönelik saldırılarda hedef belirlemeye yönelik bilgi sağladığını öne sürerek, “Onlar bizimle savaşmadıklarını söylüyorlar ama bu samimi bir yaklaşım değil” ifadelerini kullandı.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’ye de değinen Lavrov, Rutte’nin son dönemde “hiciv ve ironi” üslubunu öne çıkarmaya çalıştığını söyledi.
Lavrov, “Bence içinde bulunduğumuz durumda kamuoyunu yaşananlara ve bunun nasıl sonuçlanacağına hazırlamak açısından trajik bir yaklaşım çok daha uygun” dedi.
Avrupa2 hafta önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Rusya1 hafta önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Söyleşi1 hafta önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Dünya Basını2 hafta önceCSIS: Ankara Zirvesi ‘NATO 3.0’ın Sahadaki Yansıması
Dünya Basını2 hafta önceFT: Müttefikleri ABD’den bağımsızlaşmaya çalışıyor
Avrupa2 hafta önceRomanya parlamentosunda Moldova ile birleşme adımı
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Ann Pettifor: Faiz sistemi ekolojiyi tahrip ediyor
Dünya Basını1 hafta önceABD’nin Japonya’daki füze hamleleri Çin’e net mesaj veriyor








