Bizi Takip Edin

Diplomasi

Almanya, Çin ile “kapsamlı stratejik ortaklığı” genişletiyor

Yayınlanma

Almanya, Çin ile “kapsamlı stratejik ortaklığını” derinleştirecek ve özellikle iktisadi ilişkilerini genişletecek.

Şansölye Merz, dün (25 Şubat) Pekin’de Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Başbakan Li Qiang ile görüştü.

Çin’e gitmeden sadece birkaç gün önce Merz, Çin Halk Cumhuriyeti hakkında oldukça sert açıklamalarda bulunmuştu.

Münih Güvenlik Konferansında yaptığı konuşmada, Pekin’in “diğerlerinin bağımlılıklarını sistematik olarak sömürdüğünü” ileri sürmüş ve bugün, “stratejik sabırla yıllar boyunca temellerini attığı” “küresel bir güç iddiasında” olduğunu söylemişti.

Geçen hafta ise bir CDU parti etkinliğinde, Çin’in “Çin tarihinin son 3.000 yılından farklı olarak” Güney Çin Denizinde “agresif bir şekilde üslerini genişlettiğini” ve ayrıca “Tayvan’ı kuşattığını ve gerekirse Çin’in yeniden birleşmesini sağlamak için askeri güç kullanmaya hazır olduğunu açıkça ilan ettiğini” ekledi.

Merz, bir hafta önceki sert tutumunu yumuşattı

Fakat Merz’in Pekin’de yaptığı görüşmeler, bir hafta önceki sert açıklamalarından açıkça farklı. 

Alman hükümeti, Merz’in görüşmede Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki ihracat kontrollerini ve Almanya’nın yüksek ticaret açığını ele aldığını açıkladı.

Çin tarafı ise Huawei gibi Çinli teknoloji şirketlerine getirilen kısıtlamalar ve AB’nin ihracat kısıtlamalarından şikayet etti. Örneğin, ABD’nin baskısı altında, Hollandalı ASML şirketi en gelişmiş çip üretim makinelerini Çin Halk Cumhuriyeti’ne ihraç edemiyor.

Ortak açıklamaya göre, “her iki taraf” da “samimi ve açık bir diyalog yoluyla” anlaşmazlıklarını çözmek istiyor.

Üst düzey iktisadi bir heyetin eşlik ettiği Şansölye Merz, mevcut “zorlukların” gelecekte “işbirliği ve diyalog yoluyla” çözülebileceğinden emin olduğunu ifade etti.

Çin 120 Airbus yolcu uçağı sipariş edecek

Merz, ilk adım olarak Pekin’in 120 adede kadar Airbus yolcu uçağı sipariş etmeyi kabul ettiğini duyurdu.Bu, Almanya’nın ticaret açığını azaltmaya yönelik ilk adım olacak. 

Buna ek olarak, Alman-Çin ilişkileri genel olarak yeniden yoğunlaştırılacak. Merz, bu yıl bitmeden diğer Alman federal bakanların “yoğun diyalog” kurmak amacıyla Çin’e seyahat edeceklerini açıkladı.

Ayrıca, Alman-Çin hükümeti istişareleri yeniden başlatılacak; bu istişareler en son 2023 yılında gerçekleştirilmiş, fakat artan gerginlikler nedeniyle yeniden planlanmamıştı.

Merz, sadece Almanya ile Çin arasında değil, aynı zamanda Çin ile AB arasında da iyi ilişkiler için çaba gösterdiğini söyledi. Çin tarafı daha önce bu konuda ısrarcı olmuştu.

Şansölye bunun yanı sıra, “karşılıklı saygı ve açık diyalog içinde” iki ülke arasındaki kapsamlı stratejik ortaklığı derinleştirme arzusunun yeniden teyit edildiğini bildirdi.

“Çin ve Almanya arasında onlarca yıldır iyi ikili ilişkilerimiz var,” diyen Alman şansölyesi, Xi’ye hitaben “bunu daha da geliştirmek” ve “başbakanınızla benim aramda, ayrıca sizinle benim aramda iyi bir kişisel ilişki kurmak” istediğini ekledi.

Xi’den Avrupa vurgusu

Xi Jinping, Çin ve Almanya’nın dünyanın ikinci ve üçüncü büyük ekonomileri olduğunu ve ikili ilişkilerin sadece iki ülkenin çıkarlarını etkilemekle kalmayıp, Avrupa ve dünya üzerinde de önemli bir etkiye sahip olduğunu belirtti.

Xi şöyle konuştu:

“Uluslararası ortam, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana en köklü dönüşümleri yaşıyor. Dünya ne kadar büyük değişiklikler ve çalkantılarla karşı karşıya kalırsa, iki ülkemizin stratejik iletişimi geliştirmesi, stratejik karşılıklı güveni güçlendirmesi ve Çin-Almanya kapsamlı stratejik ortaklığında yeni ilerlemeler kaydetmesi o kadar önemli hale geliyor.”

Almanya-Çin ilişkilerinin gelişmesi için üç önermede bulunan Çinli lider, bunları şöyle sıraladı:

  • İlk olarak, her iki ülke de birbirlerini destekleyen güvenilir ortaklar olmalı;
  • İkincisi, her iki ülke de açıklığı ve kazan-kazan sonuçlarını savunan yenilikçi ortaklar olmalı;
  • Üçüncüsü, her iki ülke de birbirini anlayan ve kültürel ve insani ilişkiler yoluyla yakın bağlar kuran ortaklar olmalı.

 Xi, “görülmemiş değişikliklerin daha hızlı bir şekilde gerçekleştiğini” vurgulayarak, ülkelerin zorlukları birlikte ele almaları ve ortak bir gelecek peşinde koşmaları gerektiğini belirtti.

Çin ve Almanya’nın bu kapsamda; BM’nin merkezi konumunu korumasını, lider rolünü yeniden teyit etmesini ve çok taraflılığı korumak, uluslararası hukukun üstünlüğünü uygulamak, serbest ticareti savunmak ve dayanışma ve koordinasyonu savunmak konusunda öncülük etmesini istedi.

Çin’in, “Avrupa’nın özerkliğini ve gücünü artırma çabalarını” desteklediğini ve Avrupa tarafının Çin ile aynı yönde çalışmasını, stratejik ortaklık konumunu sürdürmesini ve açıklık, kapsayıcılık ve kazan-kazan işbirliğini savunmasını umduğunu kaydeden Xi, “Böylelikle Çin-Avrupa ilişkilerinde daha büyük bir büyüme sağlanacak ve dünya barışına ve kalkınmasına daha büyük katkılar yapılacaktır,” dedi.

Almanya’nın Çin ile ticaretinde denge bozuldu

Çin, geçen yıl bir kez daha Almanya’nın en önemli ticaret ortağı oldu. Gelgelelim Almanya’nın Çin’e ihracatı yüzde 9,7 düşerken, Çin’den ithalat yüzde 8,8 arttı. Bu durum, 89,3 milyar avroluk rekor bir ticaret açığına yol açtı.

İhracatın düşüşü Alman ihracatçıların zararına olurken, ithalatın artışı Alman sanayisini iç pazarda giderek artan bir baskı altına sokuyor. Her ikisi de şu anda Alman ekonomisi üzerinde ağır bir yük oluşturuyor.

Buna ek olarak, Alman şirketleri artık üçüncü pazarlarda da Çinli rakiplerine pazar payı kaybediyor. Bu durum, Almanya’nın geleneksel etki alanı olan Doğu ve Güneydoğu Avrupa’daki duruma ilişkin son araştırmalarda örnekleniyor.

Viyana merkezli Orta ve Doğu Avrupa’nın önde gelen bankası Erste Group, “Çin, Almanya’nın bölgedeki varlığını geri püskürtmüştür,” diyor.

Alman şirketlerinin Doğu Avrupa ve Orta Asya’daki 29 ülkeyle ilişkilerini izleyen Alman Doğu Avrupa Ekonomik İlişkiler Komitesine göre, Almanya şu anda bu ülkelerin sadece 15’inde en büyük veya ikinci en büyük ticaret ortağıyken, Çin 18’inde en büyük veya ikinci en büyük ticaret ortağı.

Almanya Doğu Avrupa Ekonomik İlişkiler Komitesinin danışmanlık firması KPMG ile birlikte yayınladığı bir araştırmaya göre, Doğu Avrupa’da faaliyet gösteren Alman şirketlerinin altıda biri, Çin’in artan rekabetinden şikayetçi.

Öte yandan Erste Group, yalnızca 2019 ile 2023 yılları arasında Çin’in Doğu ve Güneydoğu Avrupa’daki birçok ülkede “pazar payının yüzde 10 ila 30’unu” kazandığını, Almanya’nın ise “pazar payının yüzde 20’sini kaybettiğini” belirtiyor.

ING Bank, Çin’in dayanıklı tüketim malları alanında da ilerleme kaydettiğini bildiriyor. Örneğin Polonya, 2022 ile 2025 yılları arasında Çin’den ithal ettiği otomobillerin değerini 2 milyar dolardan 11 milyar dolara çıkardı.

Merz, denge arayışında

Bu nedenle Şansölye Merz, Almanya’nın Çin ile ticaret açığının hızla artmasını gerekçe göstererek, Çin ile ticaret ilişkilerinin yeniden düzenlenmesini istedi.

Merz, Çin lideri ile görüşmesinin ardından, “Yaklaşık iki yıldır ticaret dengesinde önemli bir dengesizlik olduğunu belirttim. Çin’deki kapasite fazlasından kaynaklanan bu dengesizlikleri azaltmak istiyoruz,” diye konuştu.

Almanya’nın Çin ile ticaret açığı 2025 yılında 90 milyar avroya ulaştı ve Alman iş dünyası liderleri, ülkelerinin imalat sektöründe yaşanan iş kaybının nedeni olarak Çin’in haksız rekabetini giderek daha fazla suçluyorlar. Şu anda bu sektörde ayda yaklaşık 10.000 kişi işini kaybediyor.

Merz’in gezisi öncesinde, bazı Alman iş dünyası liderleri şansölyeden, Çinli şirketlere fiyat avantajı sağlayan Çin’in sanayi politikalarına daha sert bir tavır sergilemesini istemişti.

Merz bu baskıya yanıt vermiş gibi görünüyor ve Çin’i eşit şartlar sağlamaya çağırıyor:

“Şirketler arasındaki rekabet adil olmalı. Şeffaflığa, güvenilirliğe ve ortaklaşa belirlenen kurallara uyuma ihtiyacımız var.”

Şansölye ayrıca, 2020’den bu yana dört katına çıkan ticaret açığını azaltmayı hedeflediğini söyledi ve “Bu dinamik sağlıklı değil. Bu nedenle bu sorunu ele alıyoruz ve bu ticaret açığını azaltmanın yollarını bulmak istiyoruz,” dedi.

Çin’in Almanya için bir ihracat pazarı olarak önemi son yıllarda nispeten azalmış olsa da, 2025 yılında Alman ihracatının altıncı büyük pazarı olmaya devam etti.

Pekin’den Rusya politikasını değiştirme talebi

Merz, Çinli liderlerden, Rusya’nın savaşta kullanabileceği çift kullanımlı malların ihracatını durdurmak da dahil olmak üzere, Ukrayna savaşını sona erdirmek için “etkilerini kullanmalarını” istediğini söyledi.

Merz, “Çin’den gelen sinyallerin Moskova’da çok ciddiye alındığını da biliyoruz. Bu, sözler için olduğu kadar eylemler için de geçerlidir,” dedi.

CCTV’ye göre Xi ve Merz, Ukrayna savaşı hakkında görüş alışverişinde bulundu.

Çinli lider, “Çin’in tutumunun temel unsuru, diyalog yoluyla çözümler aramak ve sürdürülebilir bir barışın sağlanmasında tüm tarafların adil katılımını ve makul endişelerini güvence altına almaktır,” dedi.

BMW ile CATL arasında anlaşma

Merz, Berlin’in iktisadi bağları derinleştirme çabalarının bir parçası olarak, otomobil, kimya, ilaç, geri dönüşüm ve makine gibi sektörlerde faaliyet gösteren yaklaşık 30 önde gelen Alman firmasının üst düzey yöneticilerini içeren üst düzey bir iş heyetine liderlik ediyor.

BMW Group başkanı Oliver Zipse de heyetin bir parçasıydı. Elektrikli araç endüstrisi haber sitesi ChinaEVHome’a göre, BMW ve Çinli batarya devi Contemporary Amperex Technology (CATL), batarya tedarik zincirini karbonsuzlaştırmak ve veri alışverişini güçlendirmek için Pekin’de bir mutabakat zaptı imzaladı.

BMW, Çin’de dört büyük araştırma, geliştirme ve inovasyon merkezi ile üç yazılım şirketi işletiyor.

Merz, Yasak Şehir’i gezip Pekin’deki Mercedes-Benz tesislerini ziyaret ettikten sonra, doğudaki teknoloji merkezi Hangzhou’ya geçti ve burada robotik şirketi Unitree Robotics ile Alman teknoloji devi Siemens Energy’yi ziyaret etti.

Hükümet sözcüsü yardımcısı Sebastian Hille, Merz’in her iki tarafın üst düzey yetkilileri ve şirket liderlerini bir araya getiren bir platform olan Alman-Çin İş Danışma Komitesinin toplantısına da katılacağını söyledi.

Li Qiang’dan “çok taraflılık” ve “serbest ticaret” vurgusu

Başbakan Li, her iki tarafa da çok taraflılığı ve serbest ticareti korumaları çağrısında bulundu.

Li, “Çin ve Almanya … işbirliğine olan güvenimizi güçlendirmeli, çok taraflılığı ve serbest ticareti birlikte korumalıyız,” dedi.

AFP’ye göre, iki taraf iklim değişikliği ve gıda güvenliği konularında anlaşmalar da dahil olmak üzere bir dizi anlaşma imzaladı.

Başbakan Li, Almanya ile daha derin bir teknolojik işbirliği çağrısında bulundu ve Çin’in son beş yıllık planı kapsamında ortaya çıkan fırsatları vurguladı

Li, Friedrich Merz ve her iki taraftan 60’tan fazla patron temsilcisinin katıldığı bir sempozyumda, “Her iki ülkedeki işletmeler ve araştırma kurumları arasında ikili inovasyon kaynakları akışını destekliyoruz,” dedi.

Xinhua’ya göre, “Daha derin ortak teknoloji geliştirme, ortak araştırma platformları ve daha geniş sonuç paylaşımı yapabilirken, şirketleri üçüncü ülke pazarlarını birlikte keşfetmeye teşvik edebiliriz,” diye ekledi.

Diplomasi

UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Yayınlanma

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.

FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.

Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.

UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.

Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.

Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.

Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.

Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.

Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.

Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.

Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.

En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.

POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

Yayınlanma

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.

Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.

Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.

Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.

ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.

Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.

Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.

Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.

Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.

Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.

GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.

Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Yayınlanma

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.

Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.

The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.

ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu

Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.

Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.

Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.

Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English