Amerika
Apple, Gazze’de İsrail’e yardım eden teknoloji şirketine 2 milyar dolar ödemiş

Apple, çalışanları İsrail’in Gazze’deki işgaline yardım eden bir “konuşma öncesi” (pre-speech) teknoloji şirketine yaklaşık 2 milyar dolar ödedi.
Do not Panic isimli Substack hesabının ortaya çıkardığına göre Apple, ürünleri olmayan, geliri olmayan ve web sitesi 15 kelimeden oluşan tek bir sayfadan ibaret bir şirket için tarihindeki en büyük ikinci anlaşma olan bu parayı ödedi.
“Q.ai” adlı şirket, bir kişinin konuşmadan önce düşündüğü kelimeleri belirlemek için insan yüzünün algılanamayan hareketlerini haritalayan sensörler geliştiriyor.
Buna sessiz konuşma ya da konuşma öncesi deniyor.
Q.ai şirketi Aviad Maizels, Avi Barliya ve Yonatan Wexler tarafından kuruldu. Bu üçlü, Filistinliler üzerinde apartheid teknolojilerini test ederek becerilerini geliştirdiler.
Maizels, İsrail’in saldırı amaçlı siber silahlarını geliştiren İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) birimi Unit 81’in eski komutanı.
Barliya, LinkedIn profiline göre İsrail hava kuvvetlerinde istihbarat subayıydı.
Wexler ise askeri istihbarat birimi Unit 8200’ün eski bir ajanı.
Anlaşmayı duyuran bir blog yazısında, şirketin ilk yatırımcılarından biri olan Google Ventures’ın yöneticisi Tom Hulme, Q.ai’ın 100’den fazla çalışanının %30’unun Gazze’deki soykırıma katılmak için çağrıldığını açıkladı.
Bu itiraf, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından savaş suçu ile suçlanan Yoav Gallant’ın siyasi komutası altında görev yapan ve soykırım eylemlerine karışan onlarca kişinin artık Apple çalışanı olduğu anlamına geliyor.
Ana akım haberlerde ise, anlaşmanın niteliği ve teknolojinin kendisi de dahil olmak üzere birçok unsur görmezden gelindi.
Q.ai’ın web sitesi sadece 15 kelimeden oluşuyor.
Substack hesabınagöre şirketin tam olarak ne yaptığını öğrenmek için basın bültenlerinin ötesine, Q.ai ve kurucularının başvurduğu patentlere bakmak gerekiyor.
Bu patentler, “en kasvetli distopik gelecek senaryolarından” alınmış gibi görünüyor.
Bir patent başvurusunda, “yüz derisindeki mikro hareketlere dayanarak bir kişinin duygusal durumunu belirleyen” teknoloji ayrıntılı olarak anlatılıyor.
Aynı başvuruda, bu teknolojinin “kalp atış hızı ve solunum hızına dayanarak kullanıcıyı tanımlamak” için kullanılabileceği belirtiliyor.
Başka bir patent başvurusu ise Q.ai’ın yazılımının “denek tarafından sessizce telaffuz edilen kelimelere yanıt olarak konuşmayı sentezlediğini” belirtiyor.
Q.ai’ın teknolojisi sessiz konuşma üzerine odaklanıyor. Bu, kelimeleri seslendirmeden ve ses çıkarmak için ağzımızı hareket ettirmeden önce beynimizin, ne söyleyeceğimizi belirleyen sinyalleri boğazımızdaki ve yüzümüzdeki kaslara gönderdiği fikrine dayanıyor.
Q.ai, konuşma öncesi bu mikro hareketleri algılayabilen kızılötesi sensörler icat ettiğini iddia ediyor.
Bir başvuruda, “kullanıcının kulağına uyacak şekilde yapılandırılmış, yüzden yansıyan ışığı algılayan ve buna yanıt olarak bir sinyal çıkışı veren optik algılama başlığına sahip bir algılama cihazı”ndan bahsediliyor.
Bu teknolojide işleme devresi, sinyali işleyerek bir konuşma çıkışı oluşturuyor.
Teknoloji blogcuları, Apple’ın iPhone ve diğer cihazların AirPod kulaklık veya akıllı gözlükler aracılığıyla sözsüz olarak kontrol edilebilmesini sağlamak için bu şirketi satın aldığını öne sürüyor.
Patentle birlikte verilen açıklamalı şemada, bu teknolojiyle entegre edilmiş gözlük ve kulaklık takan bir kişi gösteriliyor.
Apple, aslında Maizels’in kendisiyle de son derece yakın. 2013 yılında Apple, Maizels’in ilk şirketi olan 3D algılama teknolojisi geliştiricisi PrimeSense’i satın almıştı.
PrimeSense teknolojisi, Apple’ın yeni iPhone ve iPad modellerinde Face ID sisteminin temelini oluşturdu.
Q.ai anlaşmasından birkaç gün sonra, İsrail’in savunma araştırma ve geliştirme müdürlüğünün nöroteknoloji başkanı, İsrail medyasına ilk kez röportaj verdi.
Röportajda Q.ai’a atıfta bulunarak, İsrail ordusunun benzer bir teknoloji üzerinde çalıştığını söyledi.
ABD’de, konuşma öncesi algılama ve sözsüz kontrol teknolojileri geliştirmek için çalışan Silent Talk (Sessiz Konuşma) adlı bir DARPA projesi var.
Bununla birlikte, var olmayan bir teknoloji ve üç yıllık bir şirket için iki milyar dolarlık bir yatırım, eşi benzeri görülmemiş bir durum.
Öte yandan bir ABD teknoloji devinin İsrailli bir şirkete aşırı yüksek bir bedel ödemesi, eşi benzeri görülmemiş bir durum değil.
Örneğin geçen yıl Google, İsrailli siber güvenlik şirketi Wiz’i 32 milyar dolara satın aldı. Bu rakam, Wiz’in yıllık satışlarının 64 katıydı ve genel olarak şişirilmiş bir fiyat olarak görüldü ve benzer şirketlerin satış-değerleme oranını çok aştı.
Fakat bu fiyatla İsrail, 5 milyar dolarlık devasa bir vergi geliri elde etti.
Q.ai ile yapılan anlaşma, çok daha küçük ölçekli olsa da, İsrail’in zor durumdaki ekonomisi için yine de önemli bir vergi geliri sağlayacak.
İsrail, Apple için hayli önemli. Şirketin ülkede, ABD dışında en büyük ikinci büyük Ar-Ge kampüsü bulunuyor ve buraya çok sayıda Unit 8200 ve Unit 81 çıkışlı çalışanlar yönlendiriliyor.
Apple CEO’su Tim Cook, İsrail’i birçok kez ziyaret etti ve 2018’de İsrail karşıtı konuşmaları sansürleme çabaları nedeniyle siyonist lobi grubu ADL’den ödül aldı.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa6 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa5 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa6 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor










