Avrupa
Avrupa da Trump’ı takip ederek Antifa’yı “terörist” ilan etmek istiyor

Donald Trump yönetimindeki ABD’de “sağa kayış”, Avrupa içindeki iki devlet ve çeşitli partilerde de destek bulmaya başladı.
Trump geçen perşembe günü gevşek bir koalisyon olarak bilinen “Antifa”yı “terör örgütü” olarak sınıflandırmak istediğini açıkladıktan sonra, Hollanda parlamentosu kendi hükümetinden de aynısını yapmasını istedi.
Cuma günü, Macaristan Başbakanı Viktor Orbán da ABD başkanının izinden gitme niyetini açıkladı. Aynı talepler, Belçika’nın iktidar partisi Reform Hareketi (MR) ve Almanya İçin Alternatif (AfD) liderleri tarafından da dile getirildi.
ABD’de dönüm noktası olarak Kirk suikasti
Trump yönetimi, 10 Eylül’de öldürülen muhafazakâr-sağcı yorumcu Charlie Kirk’e yönelik her türlü eleştiriyi bastırma doğrultusunda harekete geçmiş durumda.
Başkan, Kirk’ün cinayeti hakkında konuşan TV programcısı Jimmy Kimmel’ı kovdurarak, diğer “liberal” medya figürlerini medyadan uzaklaştırma tehdidini artırdı.
Trump, Wall Street Journal ve New York Times gibi etkili medya kuruluşları da dahil olmak üzere, eleştirel haberler yapan giderek artan sayıda medya kuruluşunu milyarlarca dolarlık tazminat talebiyle dava ediyor ve hükümetin onaylamadığı Pentagon ile ilgili her türlü araştırmanın yayınlanmasını yasaklamak istiyor.
Bu, ABD silahlı kuvvetleri hakkında eleştirel makalelerin yazılmasını imkansız hale getirecek.
Trump’ın Avrupa’daki dostları harekete geçti
Geçen hafta, ilk kez iki AB ülkesi Trump’ın girişimlerinden birini açıkça benimsedi ve bunu kendi mevzuatlarına dahil etme niyetlerini açıkladı.
Plan, antifaşist örgütleri, özellikle de “Antifa” hareketini terörist örgütler olarak sınıflandırmak.
Macaristan Başbakanı Viktor Orbán cuma günü, Trump’ın açıkladığı plandan “memnun” olduğunu söyledi ve “Macaristan’da da Antifa gibi örgütleri, Amerikan modelini takip ederek terörist gruplar olarak sınıflandırma zamanı geldi,” dedi.
Başkent Budapeşte’de antifaşist örgütler, Wehrmacht ve Waffen-SS’in Kızıl Ordu’ya karşı verdiği savaşı anmak için faşistler tarafından düzenlenen yıllık anma yürüyüşüne karşı gösteri düzenliyor.
Perşembe günü, sağcı politikacı Geert Wilders’in (PVV) talebi üzerine, Hollanda parlamentosu hükümetten Antifa’yı da “terör örgütü” olarak sınıflandırmasını istemişti.
Bu, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin üyesi olduğu iktidar partisi VVD’nin oylarıyla gerçekleştirildi.
AfD de Trump’ı taklit ediyor
Antifaşist örgütlerin yasaklanması veya en azından faaliyetlerinin engellenmesi çağrıları diğer AB ülkelerinde de duyuluyor.
Örneğin Avusturya’da FPÖ’nün “güvenlik sözcüsü” Gernot Darmann, Trump’ın girişimine atıfta bulunarak, “Bu solcu bataklık” –‘Antifa’– kurutulmalıdır,” dedi.
Belçika’da, iktidar partisi MR Başkanı Georges-Louis Bouchez, Trump’ın örneğini takip ederek “Antifa yapısının” resmi olarak feshedilmesini istedi.
Bouchez, partisinin “hükümet ve parlamento düzeyinde” bu yönde çalışacağını açıkladı ve Antifa’yı açıkça “faşist yöntemler kullanan bir yapı” olmakla suçladı.
Almanya’da AfD’li politikacılar, antifaşist hareketin “terörist” olarak sınıflandırılmasını talep ediyor. AfD’nin Avrupa Parlamentosu üyeleri, yıllar önce parlamento faaliyetleri kapsamında bunu önermişlerdi.
Şimdi ise, örneğin, AfD’nin Federal Meclis üyesi Alexander Wolf sosyal medyada yaptığı açıklamada, “Donald Trump, Antifa’ya karşı harekete geçmek istiyor. … Çok iyi!” diye yazdı.
Wolf’un partiden arkadaşı Dario Seifert de sosyal medyada Trump’ın planının ”Almanya ve Avrupa için de bir model olması gerektiğini“ belirtti ve “Antifa’yı terörist grup olarak sınıflandırın!” dedi.
AfD anketlerde birinci parti
AfD, anketlerde rekor sonuçlar elde ettiği ve koalisyon görüşmelerinde giderek daha fazla gündeme geldiği bir döneme girmiş durumda.
17 Eylül’de yayınlanan YouGov anketinde ilk kez CDU/CSU’yu geçerek yüzde 27 ile birinci sırada yer aldı (CDU/CSU: yüzde 26).
20 Eylül’de yayınlanan bir INSA anketinde de AfD (yüzde 26) CDU ve CSU’nun (yüzde 25) önünde yer aldı. SPD ise yüzde 15 ile çok geride kaldı.
Saksonya-Anhalt eyaletinde AfD şu anda anketlerde yüzde 39’da ve eyaletteki parti lideri Ulrich Siegmund, gelecek yıl eylüldeki eyalet seçimlerinden sonra tek parti hükümeti kurmayı hedefliyor.
Nüfusu yoğun Batı Almanya eyaleti Kuzey Ren-Vestfalya’nın üç büyük şehrinde –Duisburg, Gelsenkirchen ve Hagen– bir hafta önce yapılan yerel seçimlerde AfD adayları, bu pazar günü yapılacak belediye başkanlığı seçimlerinin ikinci turuna kaldı.
CDU, AfD’ye karşı oluşturulan “güvenlik duvarı” tuğlalarını çekebilir
Aynı zamanda, AfD’nin muhtemelen federal düzeyde bile iktidar koalisyonuna dahil edilmesi konusundaki tartışmalar da yoğunlaşıyor.
Birlik partilerine yakın muhafazakâr Frankfurter Allgemeine Zeitung (faz) gazetesi, CDU ve CSU’da, “önde gelen” olanlar da dahil, uzun vadede AfD’nin en azından komite başkanlıklarının dağılımı gibi örgütsel konularda göz ardı edilemeyeceği görüşünü özel olarak dile getiren politikacılar olduğunu bildirdi.
İki hafta önce, CDU federal yürütme kurulu üyesi Carina Hermann, yürütme kurulu toplantısında, SPD’nin istenen sosyal kesintileri desteklememesi halinde, Bundestag’da “başka çoğunluklar”ın mümkün olabileceğini belirtti.
Kuzey Ren-Vestfalya Sosyal İşler Bakanı ve federal başkan yardımcısı Karl-Josef Laumann, AfD’ye dayanan bir çoğunluğun Birlik partilerinde düşünülemez olduğu şeklindeki olağan soğukkanlı açıklamasıyla yanıt vermedi. Bunun yerine Laumann, bu senaryoyu dışlamadığını ima ederek, “Birçoğu [partiden] ayrılırdı, ben de öyle,” uyarısında bulundu.
Kanal’ın öte tarafında şiddete teşvik
Avrupa’daki “sağa kayış” yalnızca Avrupa’nın iç dinamiklerinden doğmuyor; Trump yönetimi ve siyasi çevresi de bunu aktif olarak teşvik ediyor.
Örneğin, Trump’ın eski danışmanı Elon Musk, 13 Eylül’de Londra’da 150.000’e yakın aşırı sağcının katıldığı yürüyüşü, bir video konuşmasıyla destekledi.
Musk, bu konuşmada sadece Birleşik Krallık’ta parlamentonun feshedilmesini ve hükümetin değiştirilmesini talep etmekle kalmadı, aynı zamanda artan göçle birlikte “şiddetin kapıya dayandığını” da iddia etti.
Musk, “Şiddete başvurup başvurmamak size kalmış, ama şiddet kapınıza dayandı. Karşı koyarsınız ya da ölürsünüz, gerçek bu,” dedi.
Avrupa
AB, ABD teknolojisinin yerine başka bir teknoloji kullanabilir

Personelin gizlilik konusundaki endişelerini dile getirmesinin ardından, AB yürütme organı yeni bir dijital işe alım aracı için Avrupa menşeli bulut ve yapay zeka alternatiflerini değerlendiriyor.
“İş Eşleştirme Uygulaması” olarak bilinen bu araç, geliştirme sürecinin son aşamalarında bulunuyor.
Euractiv daha önce, uygulamanın Amazon Web Services (AWS) üzerinde barındırılacağını ve ABD merkezli Anthropic şirketinin Claude büyük dil modelini (LLM) kullanacağını bildirmişti.
Bu karar, Euractiv tarafından görülen Avrupa Birliği Adalet Divanı (CJEU) personel komitesinin hazırladığı bir iç memoranduma, adayların hassas kişisel verilerinin işlenmesinde ABD’li bir bulut sağlayıcısının kullanılmasının sorgulanmasının ardından geldi.
Euractiv’in sorusu üzerine bir Avrupa Komisyonu sözcüsü, yürütme organının temel ABD dijital hizmetlerini Avrupa alternatifleriyle değiştirmeyi değerlendirdiğini doğruladı.
Sözcü, “Egemen bulut ihale sürecinin sonucu şimdi yeni fırsatlar sunuyor,” diyerek, AB kurum ve organlarının egemen Avrupa bulut hizmetleri satın almasını desteklemek üzere nisan ayında ihale edilen Komisyon’un 180 milyon avroluk bulut çerçevesine atıfta bulundu.
Sözcü, bunun İş Eşleştirme Uygulaması’nın “dört Avrupa egemen alternatifinden birine” taşınması anlamına gelebileceğini de ekledi.
Çerçeve kapsamında ihaleyi kazanan dört tedarikçi, Almanya’dan StackIT ile Fransa’dan OVHcloud, Scaleway ve S3NS.
Euractiv, dört tedarikçiye da Komisyon’un İş Eşleştirme Uygulaması’nı barındırma konusunda kendileriyle iletişime geçip geçmediğini sordu ama şirketler yorum yapmaktan kaçındı.
Komisyon ayrıca Anthropic’in yapay zeka modelini Avrupa menşeli bir alternatifle değiştirmeyi de değerlendiriyor.
Sözcü şunları söyledi:
“Şu anda Anthropic Claude, kullanılan büyük dil modeli (LLM) konumunda. Fakat Komisyon, Avrupa menşeli LLM alternatiflerini test etmeyi planlıyor… Önümüzdeki aylarda mevcut LLM’nin daha egemen bir çözümle değiştirilmesi mümkün olabilir.”
Avrupa
Fransa, manga parkı için Suudi sermayesine yöneldi

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ofisi, bir zamanlar ülkenin en büyük tema parkı olan yeri manga temalı bir eğlence merkezine dönüştürmek için Suudi Arabistan’dan finansal destek almaya çalışıyor.
POLITICO’ya konuşan altı diplomat, hükümet yetkilisi ve sektör temsilcisinin ifadesine göre, Élysée Sarayı, mali sorunlar nedeniyle 1991’de kapanan ve o günden beri terk edilmiş durumda olan Mirapolis’in yeniden canlandırılması konusunda potansiyel Suudi Arabistanlı yatırımcılarla birkaç aydır görüşmeler yürütüyor.
Müzakerelerin merkezinde, Suudi Kamu Yatırım Fonu’nun bir iştiraki olan Qiddiya Yatırım Şirketi yer alıyor. Suudi varlık fonu, kısa süre önce Paris’te bir ofis açmıştı.
Körfez bölgesinde bağlantıları olan bir diplomata göre, proje kapsamında Suudi yatırımcılar, Paris’in yaklaşık 30 kilometre kuzeybatısında bulunan eski Mirapolis arazisini satın alacak ve burayı popüler manga serisi Dragon Ball’a dayalı bir tema parkına dönüştürmeyi planlıyor.
Manganın popülaritesindeki patlama, çizgi romanların ve grafik romanların özellikle popüler olduğu Fransa’da da yoğun bir şekilde hissedildi.
Beklenen yatırım tutarı henüz bilinmemekle birlikte, görüşmelere katılan bazı taraflar anlaşmanın 1 milyar avroyu aşabileceğini öne sürüyor.
Bu girişim, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, turizm ve eğlence sektörlerine yapılacak devasa yatırımlarla krallığın petrole bağımlı ekonomisini çeşitlendirmeyi amaçlayan “Vizyon 2030” planının bir parçası.
Qiddiya Yatırım Şirketi, Riyad’a yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta yer alan devasa bir eğlence kompleksi olan Qiddiya şehrinin inşasını denetliyor.
Bu alanda bir Formula 1 pisti, uluslararası turnuvalara ev sahipliği yapmak üzere tasarlanmış büyük bir tenis kompleksi, Amerikan Six Flags zinciri tarafından işletilecek bir eğlence parkı ve Dragon Ball temalı bir başka tema parkı yer alacak.
Müzakerelere yakın üç kaynağa göre, mevcut plan, bir zamanlar Mirapolis’in bulunduğu yere daha küçük ölçekli bir Dragon Ball parkı inşa etmek.
Qiddiya Genel Müdürü Abdullah Aldawood, ülkeye yabancı yatırım çekmek amacıyla düzenlenen “Choose France” zirvelerinin son ikisinde Macron ile bir araya geldi.
Etkinlikte, zirvenin basın dosyasında, “Fransa’da büyük bir turizm ve eğlence projesini araştırmayı” amaçlayan bir mutabakat zaptının imzalandığına, POLITICO’ya göre “gizemli” ifadelerle değinildi.
Bu yılki Choose France zirvesinden birkaç hafta önce Aldawood, terk edilmiş Mirapolis sahasının bulunduğu Île-de-France bölgesinin başkanı Valérie Pécresse ile bir araya geldi.
Toplantıya katılan bir kişinin aktardığına göre, Aldawood ayrıca Business France ve bölgenin ekonomik kalkınma ajansı olan Choose Paris Region’dan ekiplerle de görüştü.
Projenin iyi bir şekilde ilerlediğinin bir göstergesi olarak, geçen ayın sonlarında Paris’i de içeren Île-de-France’ı temsil eden yetkililer, parkın yeniden canlandırılması olasılığını görüşmek üzere 10 kilit bakanlığın temsilcileri, elektrik şebekesi işletmecisi RTE ve toplu taşıma işletmecisi Île-de-France Mobilités ile bir araya geldi.
POLITICO’nun gördüğü toplantı gündeminde, gelecekteki projenin yönetimi, ulaşım altyapısı, enerji gereksinimleri ve arazi edinimi konuları yer alıyordu.
Toplantıya, Macron’un eski Genelkurmay Başkanı ve şu anda Île-de-France bölgesinin valisi olan Georges-François Leclerc başkanlık etti.
Tartışmalara katılan bir bakanlık danışmanı, “Toplantı davetini almadan önce elimizde hiçbir bilgi yoktu ama Élysée’nin bu konuda baskıyı artırmak istediğini anlıyoruz,” dedi.
1987 yılında dönemin Başbakanı Jacques Chirac tarafından açılan ve Suudi milyarder Ghaith Pharaon’un finansmanıyla hayata geçirilen Mirapolis, Fransa’nın tema parkı endüstrisindeki ABD hakimiyetini altüst etme girişimi olarak tasarlanmıştı.
Fakat mali zorluklar hızla arttı. Ziyaretçi sayıları beklentilerin altında kaldı ve birkaç yıl sonra EuroDisney’den gelen rekabet, parkın iş modelini daha da zayıflattı. Mirapolis, dört yıl sonra kapılarını tamamen kapattı.
Mirapolis seçim bölgesini temsil eden Sosyalist Parti senatörü Rachid Temal, tartışmalara dahil olmadığını ve bu aşamada yorum yapmamayı tercih ettiğini söyledi.
Bölgeyi temsil eden Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisinin milletvekili Aurélien Taché de kendisinin de gelişmelerden haberdar edilmediğini belirtti ve “projenin çevresel ve sosyal yönlerine” özellikle dikkat edeceğini ifade etti.
Avrupa
Avrupa Komisyonu, ABD teknolojilerinin yerine yerli çözümlere yönelecek

Avrupa Komisyonu, geliştirme aşamasındaki personel eşleştirme servisindeki ABD menşeli bulut hizmetlerini ve yapay zeka modelini Avrupalı alternatiflerle değiştirmeyi değerlendiriyor. Karar, AB Adalet Divanı çalışanları komitesinin kişisel verilerin işlenmesine ilişkin endişelerini dile getirmesinin ardından gündeme geldi. Komisyon, nisan ayında imzalanan egemen bulut sözleşmesi kapsamındaki dört Avrupa sağlayıcısını ve yerel yapay zeka modellerini test etmeyi planlıyor.
Avrupa Komisyonu, geliştirme aşamasındaki yeni dijital personel eşleştirme servisinde kullanılan Amerikan teknolojilerini Avrupa menşeli bulut platformları ve yapay zeka modelleriyle değiştirmeyi değerlendiriyor.
Euractiv’in bir Komisyon yetkilisine dayandırdığı haberine göre, söz konusu gözden geçirme süreci AB Adalet Divanı çalışanları komitesinin adayların kişisel verilerinin ABD merkezli bir bulut sağlayıcısı tarafından işlenmesine dair endişelerini iletmesinin ardından başladı
Söz konusu değişiklik, son geliştirme aşamasında olan İş Eşleştirme Uygulaması’nı (Job Matching Application) kapsıyor.
Servisin başlangıçta Amazon Web Services (AWS) altyapısında ve ABD şirketi Anthropic’in Claude dil modeli kullanılarak barındırılması öngörülüyordu.
Komisyon yetkilisi, yürütme organının nisan ayında 180 milyon avro karşılığında imzalanan egemen bulut hizmetleri alım anlaşması çerçevesinde dört “Avrupa egemen alternatifi”ne geçişi değerlendirdiğini doğruladı. Olası tedarikçiler arasında Alman StackIT ile Fransız OVHcloud, Scaleway ve S3NS şirketleri bulunuyor.
Yetkili, Komisyon’un ayrıca Avrupa kökenli dil modellerini de test etmeyi planladığını bildirdi. Halen kullanılmakta olan Anthropic Claude modelinin “önümüzdeki aylarda” daha egemen bir çözümle değiştirilebileceği belirtildi.
Yapay zeka kullanımına dair rehber
Avrupa Komisyonu 2023 yılında personeli için yapay zeka kullanımına ilişkin bir rehber yayımlamıştı.
Belge, çalışanları gizli bilgilerin veya kişisel verilerin ifşa edilmesi risklerine, önyargılı yanıtlara ve fikri mülkiyet haklarının ihlaline karşı uyarıyordu. Bu uyarılara rağmen yapay zeka araçları hem Komisyon temsilcileri hem de ABD makamları tarafından giderek daha yoğun biçimde kullanılmaya başlandı.
Pentagon mayıs ayında OpenAI, Alphabet bünyesindeki Google ve Microsoft dahil yedi şirketle gizli operasyonlarda yapay zeka kullanımı için anlaşma imzaladı. Politico kaynaklarına göre Avrupa Komisyonu da aday ülkelerin AB üyelik başvurularını inceleme sürecini hızlandırmak amacıyla yapay zekadan yararlanmaya başladı.
Yapay zekanın iş süreçlerine entegrasyonu ve güvenliğine yönelik tartışmalar sürerken bu teknolojilerin çalışmasında çok sayıda sızıntı ve ihlal kaydedildi.
Temmuz ayında Çinli sohbet robotu DeepSeek’in kullanıcı diyalogları, iş belgeleri ve özel mesajlar da dahil olmak üzere açık erişime açıldı.
Bundan birkaç gün önce Reuters, OpenAI’nin modellerinin kontrol dışına çıktığını tespit ettiğini duyurdu.
Şirket bundan kısa süre önce, yapay zeka modellerinin test edilmesi sırasında Hugging Face platformunun altyapısına saldırdığı “benzeri görülmemiş bir siber olay” yaşandığını bildirmişti.
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi4 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını1 hafta önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’










