Asya
Bangladeş seçimleri öncesi bilinmesi gerekenler

12 Şubat’ta Bangladeş, Başbakan Şeyh Hasina’nın öğrenci liderliğindeki bir hareket tarafından görevden uzaklaştırılmasından 18 ay sonra, bir sonraki hükümeti seçmek için sandığa gidecek.
Ülkenin bağımsızlık hareketinin lideri Şeyh Mucibur Rahman’ın kızı olan Hasina, Bangladeş’i 1996-2001 arasında ve ardından 2009’dan, Ağustos 2024’te ülkeyi terk etmek zorunda kalana kadar yönetti. Tahmini 1.400 kişinin ölümüyle sonuçlanan şiddetli protestolardan sonra Hindistan’a sığınmak zorunda kalmıştı.
O zamandan beri ülkeye, Nobel ödüllü bankacı Muhammed Yunus liderliğindeki geçici bir yönetim öncülük ediyor.
İşte yaklaşan genel seçimler hakkında bilinmesi gerekenler:
Bangladeş’e Kısa Bir Bakış
2026 seçimleri, 1971’de Pakistan’dan bağımsızlığını kazandığından beri ülkenin 55 yıllık tarihinin en önemli seçimleri arasında.
173 milyondan fazla vatandaşı ile Bangladeş, küresel olarak en kalabalık sekizinci ülke ve – son yıllarda büyüme hızı yavaşlamış olsa da – son 25 yılda ekonomisi dünyanın en hızlı büyüyenlerinden biri oldu.
Bangladeş ağırlıklı olarak Müslüman bir nüfusa sahip, nüfusun yüzde 90’ından fazlası İslam’ı takip ediyor, yüzde 8’i Hinduizm’i uyguluyor ve geri kalanı diğer inançlara mensup.
Ekonomik olarak, ülkenin gayri safi yurtiçi hasılası (GSYİH) 461 milyar dolar, kişi başına düşen gelir ise 1.990 dolar.
Bangladeş Merkez Bankası’na göre, Haziran 2025’te sona eren mali yılda GSYİH yüzde 3.97 büyüdü; bu, bir önceki yıldaki yüzde 4.22’lik artışa kıyasla bir yavaşlama anlamına geliyor.
Milyonlarca İlk Defa Oy Kullanan Seçmen
Bangladeş, dünyanın en genç nüfuslarından birine sahip; önemli bir kısmı 30 yaşın altında.
Oy kullanma yaşı olan 18’in üzerindekiler arasında yaklaşık 56 milyon kişi (yüzde 44) 18-37 yaş aralığında ve yaklaşık 5 milyon kişi ise ilk defa oy kullanacak.
Bangladeş, kilometrekare başına 1.366 kişi (mil kare başına 3.538 kişi) ile dünyanın en yoğun nüfuslu ülkelerinden biri. Bu yoğunluk, Hindistan’ın neredeyse üç katı, Pakistan’ın ise dört katı.
Ülkenin en büyük şehri, 37 milyondan fazla nüfusuyla başkent Dakka ve bu, Malezya, Suudi Arabistan veya Avustralya’nın toplam nüfusundan daha fazla.
Hükümet Yapısı Nasıl?
Bangladeş, yürütme yetkisinin başbakan ve kabineden oluşan seçilmiş bir hükümet tarafından kullanıldığı parlamenter bir cumhuriyet.
Bangladeş cumhurbaşkanı, törensel devlet başkanı ve parlamentonun üyeleri tarafından dolaylı olarak beş yıllık bir dönem için seçilir.
Başbakan, parlamentodaki çoğunluk partisinin veya koalisyonun lideridir.
Başbakan, kabineyi atar, hükümet politikasını denetler ve sivil hizmeti yönetir.
Yasama yetkisi, Bangladeş parlamentosu olan Jatiya Sangsad’a aittir. 350 sandalyeden oluşur; bunlardan 300’ü doğrudan seçilir, 50’si ise kadınlara ayrılmıştır ve bu sandalyeler partilerin oy oranlarına göre orantılı olarak dağıtılır. Üyeler beş yıllık dönemler için görev yapar.
İdari olarak Bangladeş, sekiz bölgeye, 64 ile ve 495 upazilaya (yerel meclis) ayrılır. Yerel yönetimler belediye hizmetlerini, eğitimi ve kırsal kalkınmayı yönetir, ancak merkezi hükümetten gelen fon ve otoriteye büyük ölçüde bağımlıdırlar.
Siyasi Partiler
Bu 2026 seçim döngüsünde, Awami Ligi hariç (Şeyh Hasina’nın partisi; seçim komisyonu tarafından kaydı askıya alınmış ve böylece seçimlerde aday gösterme yeteneği geçersiz kılınmıştır) Bangladeş’te kayıtlı 59 siyasi parti bulunuyor.
Bunlardan 51’i aday göstererek seçimlere aktif olarak katılıyor. Toplamda, 249 bağımsız aday dahil 1.981 aday yarışıyor.
Bangladeş Milliyetçi Partisi (BNP), yakın zamanda hayatını kaybeden eski Başbakan Halide Ziya’nın oğlu Tarık Rahman liderliğinde yönetiliyor.
BNP, Bangladeş’in iki büyük geleneksel partisinden biridir ve kendisini, laik ve demokratik olarak nitelendirilen Awami Ligi’ne karşı milliyetçi ve muhafazakar bir alternatif olarak konumlandırmaktadır.
Şefikur Rahman liderliğindeki İslami parti Cemaat-i İslami (Jamaat-e-Islami), şeriata dayalı bir siyaseti savunmaktadır ve diğer İslami partilerle birlikte bir seçim ittifakı kurdular.
Ulusal Yurttaş Partisi (National Citizen Party – NCP) – 2024 ayaklanmasının öğrenci liderleri tarafından kurulan bir partidir. Yerleşik partilere artan hoşnutsuzluk nedeniyle genç seçmenlerin ve sivil toplum gruplarının dikkatini çekmiştir.
Jatiya Party (JP-Quader) – Jatiya Partisi’nin bu merkez sağ kanadı Gulam Muhammed Kader liderliğindedir.
Jatiya Party (JP-Ershad) – Enisül İslam Mahmud liderliğindeki bu merkez sağ partinin kökleri, eski Cumhurbaşkanı Hüseyin Muhammed Erşad’ın 1980’lerdeki askeri yönetimine dayanır.
Sol Demokratik İttifak (Left Democratic Alliance), Bangladeş Komünist Partisi ve çeşitli sosyalist grupları içeren sol kanat partilerinden oluşan bir koalisyon.
Amar Bangladesh Party (AB Party) – Kendisini, yerleşik siyasi bloklara karşı reform odaklı bir alternatif olarak sunan merkez bir partidir.
Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitüsü’nün aralık ayındaki seçim öncesi anketi, rekabetçi bir yarış olduğunu, BNP’nin %33 destekle önde, Cemaati İslami’nin ise ise %29 ile yakın takipte olduğunu gösterdi.
Ayaklanmaya öncülük eden öğrenci liderleri tarafından kurulan Ulusal Vatandaş Partisi başlangıçta ivme kazandı ancak güçlü bir taban oluşturamadı. Şimdi seçimlere, Cemaat liderliğindeki bir İslamcı ittifakta küçük ortak olarak katılıyor.
Referandum paketi
Seçmenlere ayrıca, siyasi çalkantının ardından hazırlanan ve çoğu siyasi parti tarafından Ekim ayında kabul edilen kapsamlı bir reform paketi olan “Temmuz 2025 Ulusal Bildirgesi”ni destekleyip desteklemedikleri soruluyor.
Bildirge, başbakanlar için görev süresi sınırlamaları, daha güçlü yargı bağımsızlığı, iki meclisli yasama sisteminin getirilmesi ve seçim denetim organlarının yetkilerinin artırılması dahil olmak üzere anayasal ve kurumsal değişiklikler öneriyor. Önerilen değişiklikler, yönetimi yeniden dengelemeyi ve yürütme hakimiyetini dizginlemeyi amaçlıyor.
Geçici hükümet “evet” oyu için kampanya yürütse de, referandum çevresindeki kamu coşkusu sınırlı kaldı. Siyasi partiler öncelikle seçim kampanyasına odaklandığından, reform paketinin yeterli desteği sağlayıp sağlayamayacağı konusunda belirsizlik devam ediyor.
Önceki Seçim Sonuçları
Bangladeş’in son yirmi yıldaki seçim tarihi, ağırlıklı olarak 2001’den 2006’ya kadar iktidarda olan Bangladeş Ulusalcı Partisi’ni (BNP) önemli bir yenilgiye uğrattıktan sonra 2009’da iktidara gelen Awami Ligi tarafından şekillendirildi.
2001 seçimlerinde Awami Ligi büyük bir yenilgi aldı ve sadece 62 sandalye kazanırken, BNP 193 sandalye ile ezici bir çoğunluk elde etti. Bu seçim, iki büyük parti arasındaki son net iktidar değişimi oldu.
Denge 2008’de, Awami Ligi liderliğindeki Büyük İttifak’ın büyük bir zaferle iktidara dönmesiyle kesin bir şekilde değişti. O zamandan beri parti, hakimiyetini pekiştirdi.
2014’te, BNP’nin yarışa katılmamasıyla, Hasina’nın Awami Ligi yine büyük bir zafer kazandı.
Parti, 2018 seçimlerinde 300 sandalye kazanarak hakimiyetini daha da güçlendirirken, BNP kayıtlardaki en zayıf performansı olan sadece yedi sandalyeye düştü. Seçimler öncesinde binlerce BNP lideri tutuklandı. Cemaat-i İslami ise 2015’te yasaklandığı için seçime giremedi.
En son 2024 seçimlerinde, Awami Ligi 272 sandalye kazanarak parlamentodaki çoğunluğunu korudu. BNP, ise seçimleri boykot etti. Şeriatçı Cemaat-i İslami bu seçimlerde de yasaklıydı.
Seçim sistemi nasıl işliyor ve sonuçlar ne zaman netleşecek?
Bangladeş, 300 üyeli tek meclisli parlamentoyu seçmek için basit çoğunluk sistemini kullanıyor; her seçim bölgesinde en fazla oyu alan aday milletvekili seçiliyor. Basit çoğunluğu sağlayan bir parti veya ittifak hükümeti kurabilir.
Seçimler, oy verme, sayım ve onay süreçlerini denetleyen Bangladeş Seçim Komisyonu tarafından yönetiliyor. Oy pusulaları, seçimler kapandıktan hemen sonra seçim bölgesi merkezlerinde sayılıyor ve ilk sonuçlar genellikle aynı gece ortaya çıkıyor.
Bu seçim aynı zamanda yurtdışındaki Bangladeşlilerin ilk kez posta yoluyla oy kullanmasına izin veriliyor. Seçim komisyonu, sayılmaları için 12 Şubat öğleden sonrasına kadar ilgili seçim bölgesinin sandık başkanına ulaşması gereken 800.000’den fazla posta oyu gönderdiğini söylüyor.
Yurtdışı posta oylarının işlenmesinde olası gecikmeler, tahrifat ve şeffaflık konusunda endişeler dile getirildi. Ancak komisyon, yüz tanıma ve seçmenlerin oylarını sandık başkanına ulaşana kadar izlemelerini sağlayan bir mobil uygulama dahil olmak üzere teknolojik güvenlik önlemleri olduğunu söylüyor.
İlk sayımların 24 saat içinde net bir tablo sağlaması beklenirken, nihai sonuçlar – yeniden sayımlar veya itirazlar dahil – genellikle sonraki birkaç gün içinde onaylanıyor.
Bölge ülkeleriyle ilişkiler
Seçimin, özellikle Hindistan ve Pakistan ile ilişkiler olmak üzere Bangladeş’in bölgesel duruşunu şekillendirmesi bekleniyor.
2024’teki ayaklanmaya kadar 15 yıl iktidarda kalan Şeyh Hasina yönetimi yolsuzluk, yozlaşma ve muhalefete baskı ile suçlandı. İşsizlik ve kayırmacılık ile karşı karşıya olan gençlerin sokağa çıkmasını fırsat bilen aşırı milliyetçi ve muhafazakar gruplar ise protestoların liderliğini ele geçirerek ülkeyi yeniden siyasal İslamcı bir hatta sokma hedefiyle hareket etti.
Tarihsel olarak Hindistan’a yakınlığıyla bilinen Hasina’nın devrilmesi ve milliyetçi-muhafazakar cephenin güçlenmesi Yeni Delhi’yi tedirgin etti. Bangladeş Milliyetçi Partisi’nin önde gelen başbakan adayı Tarique Rahman’ın dışişleri danışmanı Humaiun Kobir, “Bangladeş halkı Hindistan’ı Şeyh Hasina’nın suçlarına ortak olarak görüyor” dedi.
Bu partiler Pakistan’la ise daha yakın ilişki arayışı içerisinde ve yeni hükümet döneminde Hasina zamanında gergin olan Pakistan’la ilişkilerin normalleşmesi bekleniyor.
Bu arada Çin’in ise Bangladeş’te ilişkilerini tazelemeye çalıştığı görüldü. Çin, Dakka’daki yatırımlarını ve diplomatik girişimlerini artırdı ve en son olarak Bangladeş’in Hindistan sınırına yakın bir yerde insansız hava aracı fabrikası inşa etmek için bir savunma anlaşması imzaladı.
Çin, on yıldan uzun bir süredir Bangladeş’in en büyük ticaret ortağı konumunda olup, yıllık ikili ticaret hacmi yaklaşık 18 milyar dolar civarında seyrediyor ve Çin mallarının ithalatı toplamın neredeyse %95’ini oluşturuyor.
Hasina’nın ayrılmasından bu yana Çinli şirketler Bangladeş’e yüz milyonlarca dolar yatırım yaptı. Hasina döneminde, Adani Grubu da dahil olmak üzere Hint holdingleri Bangladeş’teki işlerini genişletti, ancak o zamandan beri yeni bir anlaşma gerçekleşmedi.
Asya
Japon elektrik üreticisi JERA, ABD’deki veri merkezi için 3 milyar dolarlık büyük gaz yakıtlı santral kuracak

Nikkei Asia’nın pazartesi günü edindiği bilgiye göre Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, ABD’de aynı sahada yer alacak bir veri merkezi için yaklaşık 500 milyar yen, yani 3 milyar dolar değerinde büyük bir gaz yakıtlı elektrik santrali inşa edecek.
Bu adım, Japon şirketinin ABD’li teknoloji devlerinin yapay zekâya yönelik benzeri görülmemiş yatırımları karşısında hızla büyüyen enerji altyapısı talebinden pay alma hedefiyle birlikte geldi.
Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, büyük dil modellerinin eğitimi için bitişikteki veri merkezlerine elektrik sağlamak üzere ABD’de doğal gaz santrali inşa etmek amacıyla büyük Amerikan teknoloji şirketleriyle ortaklık kuruyor. 3 milyar dolarlık yatırım kapsamında kurulacak santralin 2028’de faaliyete geçmesi planlanıyor.
Bu proje, yapay zekâ eğitimi için istikrarlı elektrik arzına duyulan acil ihtiyacı yansıtıyor. Doğal gaz santralleri, veri merkezlerinin yüksek yük taleplerini karşılamak için geçiş dönemi çözümü işlevi görüyor.
Piyasa mekanizmaları açısından bakıldığında, yapay zekâ sermaye harcamaları elektrik üretimi ile veri merkezlerinin birlikte gelişimini tetikliyor. Finansman doğal gaz altyapısına ve hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerine yönelirken, elektrik ekipmanı tedarikçileri ve bulut hizmet sağlayıcıları bu süreçten fayda sağlıyor.
JERA daha önce yurt dışı enerji varlıklarına yönelik yatırımlarını aktif biçimde geliştirmişti. ABD’li teknoloji devleriyle bu santral işbirliği, Japon şirketlerinin küresel yapay zekâ tedarik zincirine katılma stratejisinin devamı niteliğinde. Bu eğilim, Microsoft gibi şirketlerin kendi veri merkezi enerji kaynaklarını inşa etmesine benzer bir yönelimi yansıtıyor.
Sermaye akışları bakımından proje, altyapı fonlarını ve enerji dönüşümü sermayesini kendine çekecek. Bu da doğal gazın yapay zekâ veri merkezleri için güvenilir bir baz yük enerji kaynağı rolünü güçlendirirken, yenilenebilir enerji ve depolama yatırımlarını da teşvik edecek.
Google ve Amazon’un veri merkezleri için uzun vadeli elektrik alım anlaşmaları imzalamasına benzer şekilde, Japon şirketleri de doğrudan yatırımlar yoluyla yapay zekâ büyümesinden doğan kazançları güvence altına alıyor. Bu süreç, küresel enerji ve bilişim altyapısının entegrasyonunu hızlandırıyor.
Özünde bu gelişme, teknolojik ikame ve sanayi zincirinin yeniden yapılandırılması anlamına geliyor. Yapay zekâ eğitiminde kullanılan hesaplama gücündeki patlayıcı büyüme, yerel elektrik tedarikini zorunlu kılıyor. Bu durum, fiyatlama gücünü geleneksel kamu hizmeti şirketlerinden veri merkezleri ile elektrik üretiminin birleşimine doğru kaydırıyor ve küresel enerji sermayesinin tahsisini yeniden şekillendiriyor.
Japon sanayiciler ve yöneticiler, ABD’ye ‘sonu gelmez’ yatırımlar konusunda uyardı
Asya
Güney Kore, Orta Doğu’da savaş sonrası yeniden imar için görev gücü kurdu

Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun pazartesi günü yaptığı açıklamada, Güney Kore hükümetinin, Güney Koreli şirketlerin çatışma sonrası yeniden imar çalışmalarına katılımını desteklemek amacıyla Orta Doğu genelinde ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını belirlemek üzere bir görev gücü kurduğunu söyledi.
Cho, düzenlediği basın toplantısında, “Güney Koreli şirketlerin Orta Doğu’daki yeniden imar çalışmalarına katılımını kolaylaştırmak ve bölgeyle daha geniş ekonomik işbirliği geliştirmek amacıyla bakanlık özel bir görev gücü kurdu ve yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını aktif biçimde tespit etti” dedi.
Cho, “Krizlere verdiğimiz yanıtlar, Orta Doğu ülkeleri nezdinde Güney Kore’nin zor zamanlarda yanlarında duran güvenilir bir ortak olduğu algısını güçlendirdi” diye ekledi.
Geçen hafta ABD ve İran, aylar süren savaşı sona erdirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Söz konusu mutabakat, iki ülke arasındaki ateşkesi 60 gün uzatacak; bu süre içinde nükleer meseleler ve diğer başlıkların ele alınarak nihai bir barış anlaşmasına varılması için müzakereler yürütülecek.
Cho, anlaşmanın yalnızca kısa vadeli bir gerilimi azaltma tedbiri olarak kalmaması, aynı zamanda bölgede kalıcı barış ve istikrarın temeli haline gelmesi için ABD ve daha geniş uluslararası toplumla birlikte çalışacaklarını taahhüt etti.
Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan Güney Kore bağlantılı gemilere ilişkin olarak Cho, hükümetin ilgili koşulları ve Kore gemileri ile mürettebatının güvenliğini yakından izlemeyi sürdürdüğünü söyledi.
Cho, “Bizim gemilerimiz de dahil olmak üzere tüm gemiler için serbest ve güvenli geçişin hızla yeniden tesis edilmesini sağlamak amacıyla ilgili ülkelerle işbirliğimizi sürdüreceğiz” dedi. “Yakın gelecekte İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi yapılması için Tahran ile koordinasyon halindeyiz” diye ekledi.
Okyanuslar Bakanlığı’na göre, Güney Kore tarafından işletilen iki gemi pazartesi günü Hürmüz Boğazı’ndan çıktı. Bu gemiler, geçen haftaki ABD-İran anlaşmasıyla stratejik deniz yolunun yeniden açılmasının ardından su yolundan geçen ilk Güney Kore bağlantılı gemiler oldu.
Bu çıkışla birlikte bölgede kalan Güney Kore bağlantılı gemi sayısı 22’ye düştü.
Daha sonra bakanlıktan üst düzey bir yetkili, Güney Kore ile ABD’nin bu yıl içinde, Seul’ün nükleer denizaltı arayışı ile uranyum zenginleştirme ve kullanılmış yakıtı yeniden işleme kabiliyetleri dahil olmak üzere temel nükleer işbirliği konularında anlaşmaya varmasının beklendiğini söyledi.
Kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkili, “Son görüşmeler Güney Kore’de yapıldı ve yakın gelecekte ABD’de yeni bir turun gerçekleştirilmesi bekleniyor” dedi.
Güney Kore’nin zenginleştirme ve yeniden işleme haklarını elde edebilmesi için ABD ile ikili nükleer işbirliği anlaşmasında, 123 Anlaşması olarak bilinen düzenlemede, kısmi ya da kapsamlı değişiklikler yapılmasını veya bir ek protokol kabul edilmesini sağlaması gerekecek.
Yetkili, “Bir anlaşmanın biçiminden çok içeriği önemlidir” dedi ve aynı ilkenin nükleer denizaltılara ilişkin görüşmeler için de geçerli olduğunu belirtti. “Mümkün olan en kısa sürede bir anlaşmaya varmak gibi net bir hedef belirledik” dedi.
Kuzey Kore konusunda ise yetkili, Çin’in Pyongyang’ın nükleer silah programına fiilen göz yumduğu yönündeki spekülasyonları reddederek, Pekin’in “bu konuyu kamuoyu önünde tartışmaktan kaçınmış göründüğünü” söyledi.
Bu açıklamalar, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in kısa süre önce Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile görüşmek üzere Pyongyang’a yaptığı ziyaretin ardından geldi. Önceki görüşmelerinin aksine, bu ziyarette Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması konusu kamuoyu önünde dile getirilmedi.
Bakanlık yetkilisi, “Çin’in bu konuyu kamuoyu önünde ele alma konusundaki isteksizliği, Kuzey Kore ile ilişkileri ve Pyongyang ile Moskova arasındaki büyüyen ilişki bağlamında daha geniş bir çerçevede değerlendirilmelidir” dedi.
Yetkili ayrıca Kuzey Kore, Çin ve Rusya arasında derinleşen hizalanmanın arzu edilmeyen bir durum olacağı uyarısında bulundu ve Güney Kore, Çin ve Japonya arasındaki üçlü işbirliğinin önemini vurguladı.
Başkan Lee Jae Myung’un kısa süre önce G7 zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump’a Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılmasının aşamalı olarak yürütülmesi yönünde yaptığı öneriye ilişkin olarak yetkili, Seul ile Washington’ın büyük ölçüde aynı çizgide kalmaya devam ettiğini söyledi.
“Çalışma düzeyindeki istişareler yoluyla ABD ile koordinasyonu sürdürdük; bu nedenle pozisyonlarımız arasında temel bir fark olduğunu düşünmüyorum” dedi.
Asya
Çin, Rusya’nın yaptırımlı LNG’si için ikinci terminali hazırlıyor

ABD yaptırımı altındaki Arktik LNG-2 projesinden geçen yıl sevkiyat almaya başlayan Çin, Rus sıvılaştırılmış doğalgazını kabul etmek için ikinci bir ithalat terminali hazırlıyor. Reuters’a konuşan kaynaklar, Şandong eyaletindeki yeni terminalin ekim ayına kadar hazır hale getirilmesinin planlandığını belirtiyor.
ABD yaptırımları altında bulunan ve geçen yıl Çin’deki bir limana sevkiyat gerçekleştiren Arktik LNG-2 projesinin yeni bir kabul noktasına sahip olabileceği belirtildi.
Reuters haber ajansına konuşan ve konu hakkında bilgi sahibi olan üç kaynak, Çin’in yaptırımlı Rus sıvılaştırılmış doğalgazını (LNG) işlemek üzere ikinci bir ithalat terminali hazırladığını aktardı.
Söz konusu kaynaklar, bu amaçla doğu eyaleti Şandong’da yer alan ve inşası yeni tamamlanan Lungkou LNG terminalinin kullanılacağını bildirdi.
Enerji sektöründen üst düzey bir yönetici, mekanik ekipman montajı tamamlanan terminalin kış sezonu başlangıcı olan ekim ayından önce hazır hale getirilmesinin planlandığını ifade etti.
Yeni terminali, Ağustos 2025’ten bu yana Rus LNG’sini kabul eden Beyhay terminalini de işleten boru hattı şirketi PipeChina yönetecek.
Arktik LNG-2 projesini yürüten Novatek şirketi, Çin’in tek alıcı olarak kalması nedeniyle ürünlerini yüzde 35 ila yüzde 40 indirimle satmak zorunda kalıyor.
Projeden gaz ihracatının normal şartlarda 2024 yılının başında başlaması öngörülüyordu, ancak ABD 2023 yılının sonbaharında projeye yönelik yaptırımlar uygulamaya koydu.
Novatek, bu gelişmenin ardından LNG’yi yüzer depolama tesislerine taşımaya başladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in gerçekleştirdiği ziyaret döneminde, Kamçatka açıklarında bulunan bu depolama tesislerinin birinden Çin’e yönelik ilk sevkiyatlar gerçekleştirildi.
Kpler verilerine göre, 10 aydan kısa bir sürede Çin, Arktik LNG-2 projesinden toplamda 2,6 milyon ton ağırlığında 41 parti LNG teslim aldı. Projenin geliştirme planı ise yıllık 18,9 milyon ton üretim yapılmasını öngörüyordu.
Buna göre Novatek, yaptırımlar sebebiyle projenin tam kapasiteyle çalışması durumunda hedeflenen miktarın yaklaşık 6 kat daha azını satabildi. Şirket, iki üretim hattını inşa etmesine rağmen üçüncü hattın inşasını ertelemek zorunda kaldı.
Reuters, Beyhay terminalinin yaptırım listesinde yer alan bir diğer tesis olan “Gazprom LNG Portovaya” fabrikasından da üç parti gaz kabul ettiğini kaydetti.
Beyhay’daki Çin terminalinin yıllık kapasitesi 6 milyon ton düzeyinde bulunurken, Lungkou’daki yeni terminalin yılda 5 milyon ton gaz kabul etme kapasitesine sahip olacağı belirtildi.
Amerika7 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4











