Asya
Bangladeş seçimleri öncesi bilinmesi gerekenler

12 Şubat’ta Bangladeş, Başbakan Şeyh Hasina’nın öğrenci liderliğindeki bir hareket tarafından görevden uzaklaştırılmasından 18 ay sonra, bir sonraki hükümeti seçmek için sandığa gidecek.
Ülkenin bağımsızlık hareketinin lideri Şeyh Mucibur Rahman’ın kızı olan Hasina, Bangladeş’i 1996-2001 arasında ve ardından 2009’dan, Ağustos 2024’te ülkeyi terk etmek zorunda kalana kadar yönetti. Tahmini 1.400 kişinin ölümüyle sonuçlanan şiddetli protestolardan sonra Hindistan’a sığınmak zorunda kalmıştı.
O zamandan beri ülkeye, Nobel ödüllü bankacı Muhammed Yunus liderliğindeki geçici bir yönetim öncülük ediyor.
İşte yaklaşan genel seçimler hakkında bilinmesi gerekenler:
Bangladeş’e Kısa Bir Bakış
2026 seçimleri, 1971’de Pakistan’dan bağımsızlığını kazandığından beri ülkenin 55 yıllık tarihinin en önemli seçimleri arasında.
173 milyondan fazla vatandaşı ile Bangladeş, küresel olarak en kalabalık sekizinci ülke ve – son yıllarda büyüme hızı yavaşlamış olsa da – son 25 yılda ekonomisi dünyanın en hızlı büyüyenlerinden biri oldu.
Bangladeş ağırlıklı olarak Müslüman bir nüfusa sahip, nüfusun yüzde 90’ından fazlası İslam’ı takip ediyor, yüzde 8’i Hinduizm’i uyguluyor ve geri kalanı diğer inançlara mensup.
Ekonomik olarak, ülkenin gayri safi yurtiçi hasılası (GSYİH) 461 milyar dolar, kişi başına düşen gelir ise 1.990 dolar.
Bangladeş Merkez Bankası’na göre, Haziran 2025’te sona eren mali yılda GSYİH yüzde 3.97 büyüdü; bu, bir önceki yıldaki yüzde 4.22’lik artışa kıyasla bir yavaşlama anlamına geliyor.
Milyonlarca İlk Defa Oy Kullanan Seçmen
Bangladeş, dünyanın en genç nüfuslarından birine sahip; önemli bir kısmı 30 yaşın altında.
Oy kullanma yaşı olan 18’in üzerindekiler arasında yaklaşık 56 milyon kişi (yüzde 44) 18-37 yaş aralığında ve yaklaşık 5 milyon kişi ise ilk defa oy kullanacak.
Bangladeş, kilometrekare başına 1.366 kişi (mil kare başına 3.538 kişi) ile dünyanın en yoğun nüfuslu ülkelerinden biri. Bu yoğunluk, Hindistan’ın neredeyse üç katı, Pakistan’ın ise dört katı.
Ülkenin en büyük şehri, 37 milyondan fazla nüfusuyla başkent Dakka ve bu, Malezya, Suudi Arabistan veya Avustralya’nın toplam nüfusundan daha fazla.
Hükümet Yapısı Nasıl?
Bangladeş, yürütme yetkisinin başbakan ve kabineden oluşan seçilmiş bir hükümet tarafından kullanıldığı parlamenter bir cumhuriyet.
Bangladeş cumhurbaşkanı, törensel devlet başkanı ve parlamentonun üyeleri tarafından dolaylı olarak beş yıllık bir dönem için seçilir.
Başbakan, parlamentodaki çoğunluk partisinin veya koalisyonun lideridir.
Başbakan, kabineyi atar, hükümet politikasını denetler ve sivil hizmeti yönetir.
Yasama yetkisi, Bangladeş parlamentosu olan Jatiya Sangsad’a aittir. 350 sandalyeden oluşur; bunlardan 300’ü doğrudan seçilir, 50’si ise kadınlara ayrılmıştır ve bu sandalyeler partilerin oy oranlarına göre orantılı olarak dağıtılır. Üyeler beş yıllık dönemler için görev yapar.
İdari olarak Bangladeş, sekiz bölgeye, 64 ile ve 495 upazilaya (yerel meclis) ayrılır. Yerel yönetimler belediye hizmetlerini, eğitimi ve kırsal kalkınmayı yönetir, ancak merkezi hükümetten gelen fon ve otoriteye büyük ölçüde bağımlıdırlar.
Siyasi Partiler
Bu 2026 seçim döngüsünde, Awami Ligi hariç (Şeyh Hasina’nın partisi; seçim komisyonu tarafından kaydı askıya alınmış ve böylece seçimlerde aday gösterme yeteneği geçersiz kılınmıştır) Bangladeş’te kayıtlı 59 siyasi parti bulunuyor.
Bunlardan 51’i aday göstererek seçimlere aktif olarak katılıyor. Toplamda, 249 bağımsız aday dahil 1.981 aday yarışıyor.
Bangladeş Milliyetçi Partisi (BNP), yakın zamanda hayatını kaybeden eski Başbakan Halide Ziya’nın oğlu Tarık Rahman liderliğinde yönetiliyor.
BNP, Bangladeş’in iki büyük geleneksel partisinden biridir ve kendisini, laik ve demokratik olarak nitelendirilen Awami Ligi’ne karşı milliyetçi ve muhafazakar bir alternatif olarak konumlandırmaktadır.
Şefikur Rahman liderliğindeki İslami parti Cemaat-i İslami (Jamaat-e-Islami), şeriata dayalı bir siyaseti savunmaktadır ve diğer İslami partilerle birlikte bir seçim ittifakı kurdular.
Ulusal Yurttaş Partisi (National Citizen Party – NCP) – 2024 ayaklanmasının öğrenci liderleri tarafından kurulan bir partidir. Yerleşik partilere artan hoşnutsuzluk nedeniyle genç seçmenlerin ve sivil toplum gruplarının dikkatini çekmiştir.
Jatiya Party (JP-Quader) – Jatiya Partisi’nin bu merkez sağ kanadı Gulam Muhammed Kader liderliğindedir.
Jatiya Party (JP-Ershad) – Enisül İslam Mahmud liderliğindeki bu merkez sağ partinin kökleri, eski Cumhurbaşkanı Hüseyin Muhammed Erşad’ın 1980’lerdeki askeri yönetimine dayanır.
Sol Demokratik İttifak (Left Democratic Alliance), Bangladeş Komünist Partisi ve çeşitli sosyalist grupları içeren sol kanat partilerinden oluşan bir koalisyon.
Amar Bangladesh Party (AB Party) – Kendisini, yerleşik siyasi bloklara karşı reform odaklı bir alternatif olarak sunan merkez bir partidir.
Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitüsü’nün aralık ayındaki seçim öncesi anketi, rekabetçi bir yarış olduğunu, BNP’nin %33 destekle önde, Cemaati İslami’nin ise ise %29 ile yakın takipte olduğunu gösterdi.
Ayaklanmaya öncülük eden öğrenci liderleri tarafından kurulan Ulusal Vatandaş Partisi başlangıçta ivme kazandı ancak güçlü bir taban oluşturamadı. Şimdi seçimlere, Cemaat liderliğindeki bir İslamcı ittifakta küçük ortak olarak katılıyor.
Referandum paketi
Seçmenlere ayrıca, siyasi çalkantının ardından hazırlanan ve çoğu siyasi parti tarafından Ekim ayında kabul edilen kapsamlı bir reform paketi olan “Temmuz 2025 Ulusal Bildirgesi”ni destekleyip desteklemedikleri soruluyor.
Bildirge, başbakanlar için görev süresi sınırlamaları, daha güçlü yargı bağımsızlığı, iki meclisli yasama sisteminin getirilmesi ve seçim denetim organlarının yetkilerinin artırılması dahil olmak üzere anayasal ve kurumsal değişiklikler öneriyor. Önerilen değişiklikler, yönetimi yeniden dengelemeyi ve yürütme hakimiyetini dizginlemeyi amaçlıyor.
Geçici hükümet “evet” oyu için kampanya yürütse de, referandum çevresindeki kamu coşkusu sınırlı kaldı. Siyasi partiler öncelikle seçim kampanyasına odaklandığından, reform paketinin yeterli desteği sağlayıp sağlayamayacağı konusunda belirsizlik devam ediyor.
Önceki Seçim Sonuçları
Bangladeş’in son yirmi yıldaki seçim tarihi, ağırlıklı olarak 2001’den 2006’ya kadar iktidarda olan Bangladeş Ulusalcı Partisi’ni (BNP) önemli bir yenilgiye uğrattıktan sonra 2009’da iktidara gelen Awami Ligi tarafından şekillendirildi.
2001 seçimlerinde Awami Ligi büyük bir yenilgi aldı ve sadece 62 sandalye kazanırken, BNP 193 sandalye ile ezici bir çoğunluk elde etti. Bu seçim, iki büyük parti arasındaki son net iktidar değişimi oldu.
Denge 2008’de, Awami Ligi liderliğindeki Büyük İttifak’ın büyük bir zaferle iktidara dönmesiyle kesin bir şekilde değişti. O zamandan beri parti, hakimiyetini pekiştirdi.
2014’te, BNP’nin yarışa katılmamasıyla, Hasina’nın Awami Ligi yine büyük bir zafer kazandı.
Parti, 2018 seçimlerinde 300 sandalye kazanarak hakimiyetini daha da güçlendirirken, BNP kayıtlardaki en zayıf performansı olan sadece yedi sandalyeye düştü. Seçimler öncesinde binlerce BNP lideri tutuklandı. Cemaat-i İslami ise 2015’te yasaklandığı için seçime giremedi.
En son 2024 seçimlerinde, Awami Ligi 272 sandalye kazanarak parlamentodaki çoğunluğunu korudu. BNP, ise seçimleri boykot etti. Şeriatçı Cemaat-i İslami bu seçimlerde de yasaklıydı.
Seçim sistemi nasıl işliyor ve sonuçlar ne zaman netleşecek?
Bangladeş, 300 üyeli tek meclisli parlamentoyu seçmek için basit çoğunluk sistemini kullanıyor; her seçim bölgesinde en fazla oyu alan aday milletvekili seçiliyor. Basit çoğunluğu sağlayan bir parti veya ittifak hükümeti kurabilir.
Seçimler, oy verme, sayım ve onay süreçlerini denetleyen Bangladeş Seçim Komisyonu tarafından yönetiliyor. Oy pusulaları, seçimler kapandıktan hemen sonra seçim bölgesi merkezlerinde sayılıyor ve ilk sonuçlar genellikle aynı gece ortaya çıkıyor.
Bu seçim aynı zamanda yurtdışındaki Bangladeşlilerin ilk kez posta yoluyla oy kullanmasına izin veriliyor. Seçim komisyonu, sayılmaları için 12 Şubat öğleden sonrasına kadar ilgili seçim bölgesinin sandık başkanına ulaşması gereken 800.000’den fazla posta oyu gönderdiğini söylüyor.
Yurtdışı posta oylarının işlenmesinde olası gecikmeler, tahrifat ve şeffaflık konusunda endişeler dile getirildi. Ancak komisyon, yüz tanıma ve seçmenlerin oylarını sandık başkanına ulaşana kadar izlemelerini sağlayan bir mobil uygulama dahil olmak üzere teknolojik güvenlik önlemleri olduğunu söylüyor.
İlk sayımların 24 saat içinde net bir tablo sağlaması beklenirken, nihai sonuçlar – yeniden sayımlar veya itirazlar dahil – genellikle sonraki birkaç gün içinde onaylanıyor.
Bölge ülkeleriyle ilişkiler
Seçimin, özellikle Hindistan ve Pakistan ile ilişkiler olmak üzere Bangladeş’in bölgesel duruşunu şekillendirmesi bekleniyor.
2024’teki ayaklanmaya kadar 15 yıl iktidarda kalan Şeyh Hasina yönetimi yolsuzluk, yozlaşma ve muhalefete baskı ile suçlandı. İşsizlik ve kayırmacılık ile karşı karşıya olan gençlerin sokağa çıkmasını fırsat bilen aşırı milliyetçi ve muhafazakar gruplar ise protestoların liderliğini ele geçirerek ülkeyi yeniden siyasal İslamcı bir hatta sokma hedefiyle hareket etti.
Tarihsel olarak Hindistan’a yakınlığıyla bilinen Hasina’nın devrilmesi ve milliyetçi-muhafazakar cephenin güçlenmesi Yeni Delhi’yi tedirgin etti. Bangladeş Milliyetçi Partisi’nin önde gelen başbakan adayı Tarique Rahman’ın dışişleri danışmanı Humaiun Kobir, “Bangladeş halkı Hindistan’ı Şeyh Hasina’nın suçlarına ortak olarak görüyor” dedi.
Bu partiler Pakistan’la ise daha yakın ilişki arayışı içerisinde ve yeni hükümet döneminde Hasina zamanında gergin olan Pakistan’la ilişkilerin normalleşmesi bekleniyor.
Bu arada Çin’in ise Bangladeş’te ilişkilerini tazelemeye çalıştığı görüldü. Çin, Dakka’daki yatırımlarını ve diplomatik girişimlerini artırdı ve en son olarak Bangladeş’in Hindistan sınırına yakın bir yerde insansız hava aracı fabrikası inşa etmek için bir savunma anlaşması imzaladı.
Çin, on yıldan uzun bir süredir Bangladeş’in en büyük ticaret ortağı konumunda olup, yıllık ikili ticaret hacmi yaklaşık 18 milyar dolar civarında seyrediyor ve Çin mallarının ithalatı toplamın neredeyse %95’ini oluşturuyor.
Hasina’nın ayrılmasından bu yana Çinli şirketler Bangladeş’e yüz milyonlarca dolar yatırım yaptı. Hasina döneminde, Adani Grubu da dahil olmak üzere Hint holdingleri Bangladeş’teki işlerini genişletti, ancak o zamandan beri yeni bir anlaşma gerçekleşmedi.
Asya
Japonya ve ABD, yen alımı için ortak müdahaleyi doğruladı; yeni adımların sinyalini verdi

Japonya Maliye Bakanlığı pazartesi günü yaptığı açıklamada, Japonya ile ABD’nin koordineli biçimde yen alım müdahalesinde bulunduğunu ve yeni adımlar atmaktan çekinmeyeceğini bildirdi. Böylece, yenin 40 yılın en düşük seviyelerine gerilemesini durdurmayı amaçlayan nadir bir ikili müdahale resmen doğrulanmış oldu.
Analistlere göre bu hamle, yen ve Japon devlet tahvillerindeki satış dalgasının küresel piyasalara yayılmasını, özellikle de halihazırda yükselen ABD Hazine tahvili getirileri üzerindeki yukarı yönlü baskıyı artırmasını önlemek üzere yapıldı.
Bu ortak müdahale, 2011 yılında Japonya’nın doğusunda meydana gelen yıkıcı depremin ardından yeni zayıflatmak amacıyla gerçekleştirilen koordineli müdahaleden bu yana ilk kez yapıldı.
ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü yaptığı açıklamada, ABD’nin dostluğun bir göstergesi olarak ve dünya ekonomisine yardımcı olmak amacıyla Japonya’nın yeni desteklemesine yardım ettiğini söyledi.
Analistlere göre müdahale, ABD’nin Asya’daki stratejik müttefiki Japonya’ya destek sağlamasının yanı sıra, yenin olağanüstü ölçüde zayıflamasına ilişkin Washington’ın kaygılarını da giderebilir. Zira yenin değer kaybı, Trump’ın gümrük tarifelerinin sağladığı etkiyi azaltıyor.
Japonya Maliye Bakanlığı açıklamasında, cuma günü ABD Hazine Bakanlığı ile birlikte gerçekleştirilen yen alım müdahalesinin, “son aylarda Japon yeninde görülen aşırı oynaklığa ve düzensiz hareketlere karşı” yapıldığı belirtildi.
Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama pazartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Yeni koordineli müdahalelerde bulunmaktan çekinmeyeceğiz,” dedi.
Açıklamanın ardından yen yüzde 1’den fazla değer kazanarak dolar karşısında 155,20 seviyesine yükseldi. Bu, mayıs ayı başından bu yana görülen en güçlü seviye olurken, geçen ay kaydedilen dolar başına yaklaşık 164 yenlik 40 yılın en düşük seviyesinden de belirgin biçimde uzaklaşıldı. Yatırımcılar yeni bir müdahale ihtimaline karşı teyakkuzda kalmayı sürdürdü.
Katayama, yetkililerin pazartesi günü de piyasaya müdahale edip etmediğine ilişkin soruları yanıtlamadı.
Gözler Japonya Merkez Bankası’nda
Japonya’nın döviz politikasından sorumlu en üst düzey yetkilisi Atsushi Mimura pazartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Ortak müdahale, Japonya’nın ABD ile ittifakının bir sonucudur,” dedi.
Mimura, “Döviz politikasını Japonya Merkez Bankası’nın para politikasıyla uyumlu hale getirmeyi sürdüreceğiz,” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, hükümetin yenin değer kaybını durdurmak için merkez bankasıyla yakın işbirliği içinde hareket edeceğine işaret etti.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de cuma günü gerçekleştirilen müdahaleyi doğruladı ve Washington’ın “gelecekteki ortak müdahalelere katılmaktan çekinmeyeceğini” söyledi.
Bessent, X platformunda yayımladığı ayrı bir açıklamada, “Yenin ciddi ölçüde düşük değerlenmesini düzeltmek amacıyla Japonya’nın attığı kararlı piyasa ve para politikası adımlarını güçlü biçimde destekliyoruz,” dedi. Bessent ayrıca Japonya Merkez Bankası’na faizleri daha da artırma çağrısını yineledi.
Bu açıklamalar, geçen hafta faizleri değiştirmeyen ancak eylül ayındaki bir sonraki politika toplantısında faiz artırımı yapılabileceği sinyalini veren Japonya Merkez Bankası’nı yeniden gündemin merkezine taşıdı.
Mitsubishi UFJ Morgan Stanley Securities’in baş tahvil stratejisti Naomi Muguruma, “Mimura ve Bessent’in açıklamaları, Japonya Merkez Bankası içindeki şahinlerin kulağına müzik gibi gelmiş olmalı,” dedi.
Muguruma, “Eylül ayında faiz artırımının artık kesinleştiğini düşünüyorum. Japonya Merkez Bankası’nın ekim ayına kadar bekleyerek yeni bir yen satış dalgasına yol açması mantıklı olmaz,” değerlendirmesinde bulundu.
Kısa vadeli para politikası adımlarına en duyarlı gösterge olan iki yıllık Japon devlet tahvili getirisi, piyasaların erken faiz artırımı ihtimalini fiyatlamasıyla pazartesi günü kısa süreliğine yüzde 1,545’e çıktı. Bu, 1995’ten bu yana görülen en yüksek seviye oldu.
Fed’in likidite imkânı devrede
Japonya, ithalat fiyatlarını yükselten, genel enflasyonu körükleyen, hanehalkı bütçelerini zorlayan ve Başbakan Sanae Takaichi’nin kamuoyu desteğini olumsuz etkileyen yenin kesintisiz değer kaybını durdurmakta zorlanıyor.
Tokyo’nun nisan sonu ile mayıs başı arasında tek taraflı olarak gerçekleştirdiği müdahale, yende yalnızca kısa süreli bir toparlanma sağlamıştı. Japonya Merkez Bankası’nın haziran ayında politika faizini 31 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 1’e çıkarması da zor durumdaki para birimine kalıcı bir destek veremedi.
Japonya Merkez Bankası verilerine göre Japonya, cuma günü ABD ile birlikte yapıldığı doğrulanan müdahaleden önce, perşembe günü New York piyasalarında yen satın almak amacıyla 58,97 milyar dolara kadar döviz satmış olabilir.
Japonya ile ABD arasındaki koordinasyonun daha da güçlendiğine işaret eden bir başka gelişmede Bessent, geçici dolar likiditesi sağlayan ABD Merkez Bankası’nın repo imkânının büyüklüğünün önümüzdeki aylarda artırılmasının değerlendirileceğini söyledi ve bu aracı “önemli bir güvence mekanizması” olarak nitelendirdi.
Bu açıklama, Japonya Maliye Bakanlığı’nın cumartesi günü X platformunda nadir görülen bir paylaşım yaparak, piyasalardaki likidite ihtiyaçlarını karşılamak için Fed’in geçici dolar likiditesi sağlayan repo imkânına erişim de dahil olmak üzere “geniş bir araç yelpazesine” sahip olduğunu belirtmesinin ardından geldi.
Covid-19 salgını sırasında piyasaları istikrara kavuşturmak amacıyla 2020 yılında devreye alınan Fed imkânı, Japonya’nın ABD Hazine tahvillerini doğrudan satmadan dolar likiditesi sağlamasına olanak tanıyor. Bu da Tokyo’nun döviz müdahaleleri için ihtiyaç duyduğu finansman üzerindeki baskıyı hafifletebilir.
Bununla birlikte bazı analistler, son müdahale dalgasının yenin değer kaybına yol açan yapısal unsurları tersine çevirip çeviremeyeceğinden kuşku duyuyor. Bu unsurlar arasında Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle artan yakıt maliyetleri ve Japonya ile ABD arasındaki faiz farkının hâlâ geniş olması yer alıyor.
NLI Research Institute kıdemli ekonomisti Tsuyoshi Ueno, “Ortak müdahalenin açıklanmasının yarattığı etki, Japonya’nın tek taraflı müdahalesinden çok daha büyük,” dedi.
Ueno, “Ancak yenin zayıflamasına yol açan temel dinamikler değişmedi. Bu nedenle müdahalenin ardından yende tek yönlü ve sürekli bir değerlenme görmemiz muhtemel değil,” değerlendirmesinde bulundu.
Asya
İki dakikalık diziler dünyayı ele geçirdi: Sektör 11 milyar dolara ulaştı

Çin’de ortaya çıkan ikişer dakikalık dikey mobil diziler, kısa sürede 11 milyar dolarlık dev bir küresel sektöre dönüştü. Süresi üç dakikayı geçmeyen bu yapımlar, Hollywood devlerinin ve küresel markaların da dikkatini çekerek dünyada en hızlı büyüyen mobil içerik formatı haline geldi. Analiz raporları, mobil kullanıcıların bu uygulamalarda geçirdiği günlük sürenin hızla arttığını gösteriyor.
Bloomberg’in “Çin Bütün Dünyayı İki Dakikalık Mikrodramalara Bağımlı Yaptı” başlıklı haberine göre, bir dönem kalitesiz pembe diziler olarak görülen ikişer dakikalık bölümlerden oluşan mobil yapımlar, 11 milyar dolarlık küresel bir sektöre dönüştü.
Mobil telefonlardan izlenmek üzere dikey formatta çekilen ve her bölümü iki ila üç dakika süren bu mikrodramalar, Hollywood stüdyolarının da radarında.
Dijital ve mobil analiz şirketi Sensor Tower’ın verilerine göre, mikrodrama uygulamalarında geçirilen ortalama günlük süre Nisan 2026 itibarıyla 25 dakikaya ulaştı. Bu rakam, Ocak 2025 kıyasla yüzde 85’lik bir artışa işaret ediyor.
Çinli şirketler küresel pazara yüz milyonlarca dolar yatırdı
İlk örnekleri 2018 civarında Çin’de ortaya çıkan mikrodramaların gelirleri, 2024 yılına gelindiğinde Çin’deki toplam sinema gişe hasılatını geride bıraktı.
Çinli ReelShort ve DramaBox gibi şirketler, uluslararası pazara açılmak için yüz milyonlarca dolar yatırım yaptı.
Satış alanını genişleten kısa drama uygulamalarının sayısı Şubat 2025 itibarıyla yurt dışında 200’ü aştı. Bu sayı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık dört katlık bir artış anlamına geliyor.
Maliyeti onlarca bin doları geçmeyen ve çekimleri genellikle iki haftadan kısa süren bu yapımlar, reklam, abonelik ve bölüm başı ödemeler sayesinde milyonlarca dolar kazanç getirebiliyor. İzleyici kitlesinin en büyük bölümünü ise 18 ile 35 yaş arasındaki kadınlar oluşturuyor.
Sektörün en büyük gelir kaynağı ABD oldu. 2026 yılının başında küresel uygulama içi satın almaların yüzde 37’si ABD’den gerçekleşti. 2025 yılında yapımcılarına 11 milyar dolar kazandıran sektörün büyüklüğünün, 2030 yılına kadar 26 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Hollywood devleri ve dünyaca ünlü markalar formata girdi
Dev akış platformları da dikey formatı uygulamalarına entegre etmeye başladı. NBCUniversal bünyesindeki Peacock, Mayıs ayında mobil uygulamasına lisanslı mikrodramalardan oluşan dikey bir video akışı ekleyen ilk büyük ABD’li yayın platformu oldu.
TikTok, PineDrama adıyla müstakil bir uygulama çıkarırken Fox kanalı ise “Farmer Wants a Wife” adlı yarışma programının bölümlerini My Drama uygulaması için iki dakikadan kısa parçalara bölmeye başladı.
Sadece yayıncılar değil, küresel markalar da bu rüzgara katıldı. Ayakkabı markası Crocs, ReelShort platformuyla ortaklaşa beş bölümlük “Charmed to Meet You” projesini yayınladı. Yapım, platformda ilk 10’a girdi ve 10 milyondan fazla izlendi.
Starbucks, Çin’de “Eski Zamanlarda Starbucks Açmak” adlı altı bölümlük bir mikrodrama başlattı. Dizi, ilk gününde 2 milyon izlenmeye ulaşarak şirketin sezonluk içecek satışlarını artırdı.
Netflix ise 10’ar dakikalık 20 bölümden oluşan Meksika yapımı “Entre padre e hijo” dizisini yayınladı. Yapım, ilk haftasında platformun İngilizce dışındaki içerikler kategorisinde küresel olarak ilk 3’e girdi.
Format Rusya’da da yaygınlaşıyor. 2025 yılında “MTS Media” ve Scroll Studios, mikrodrama formatında diziler üretmek üzere anlaştı. Projelerde drama, komedi, eğitici-eğlence (edutainment), romantizm ve yaşam tarzı temalarına odaklanılacağı duyuruldu. Aynı yıl çevrim içi sinema platformu “Ivi” de bünyesinde mini drama bölümünü faaliyete geçirdi.
Yapay zeka maliyetleri yüzde 90 düşürdü
Tüm bu yükselişe rağmen sektör bazı zorluklarla karşı karşıya. Bölüm başına ödeme modeli Asya ve Latin Amerika’da beklenen ilgiyi görmedi. Öte yandan şirketler, maliyetleri kısmak amacıyla yapay zeka teknolojilerine yöneldi.
Yurt dışı pazarını domine eden Çinli üç dev şirket Kunlun Tech, COL Group ve DramaBox, yapay zekayı stratejilerinin merkezine koydu. Kunlun Tech; ses ve görüntü dahil tüm üretim süreçlerine yapay zekayı entegre ederek dizi başına maliyeti 200 bin dolar seviyesinden 20 bin dolara indirdi ve masrafları yüzde 90 azalttı. Bu adım, şirketin 2026’nın ilk çeyreğinde pozitif operasyonel nakit akışına ulaşmasını sağlasa da net zarar 132 milyon dolar olarak gerçekleşti.
ReelShort kurucusu Joey Jia, 2027 yılına kadar yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin şirketin toplam üretiminin yüzde 90’ından fazlasını oluşturacağını söyledi.
Jia, bu durumun giderleri mevcut seviyenin yüzde 10’una kadar düşüreceğini kaydetti. Rekabetten endişe duyduğunu da saklamayan Jia, “Büyük bir korku hissediyorum. Yapay zeka rekabet ortamını tamamen değiştiriyor” ifadelerini kullandı.
Asya
“Hamam böceği” protestolarının başarısı Modi hükümetine yönelik eleştirileri güçlendirdi

Hindistan’da Modi hükümeti yeni meydan okumalarla karşı karşıya. İktidardaki BJP’nin etanol katkılı yakıtı zorunlu tutmasına karşı çıkanlar, öğrencilerin öncülük ettiği hareketten esinlenerek yeni bir kampanya başlattı.
Hindistan’da gençlerin öncülük ettiği ve büyük yankı uyandıran protestoların yankısı devam ediyor.
Yeni kurulan Cockroach Janta Party (CJP-Hamam Böceği Halk Partisi), yalnızca 36 gün içinde sınav sistemindeki aksaklıklara karşı yüz binlerce öğrenciyi harekete geçirdi. Hareket, Başbakan Narendra Modi’yi nadir görülen bir geri adım atmaya zorladı ve Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan’ın istifasını sağladı.
Hindistan’da protestoların yıllarca büyük ölçüde görmezden gelindiği veya bastırıldığı, Modi’nin ise siyasi söyleme hâkim olduğu bir dönemin ardından CJP’nin hükümeti geri adım atmaya zorlaması, şimdiden benzer bir protesto hareketine ilham verdi. Analistler, başka hareketlerin de ortaya çıkmasını bekliyor.
Modi hükümeti benzine etanol karıştırılması nedeniyle tepkiyle karşı karşıya
Adını yüzde 20 etanol içeren yeni yakıt karışımından alan E20 Janta Party, pazar günü sosyal medya platformu X’te ortaya çıkmasının ardından 24 saat içinde 34 bin takipçiye ulaştı. Hareket, daha fazla yakıt tüketimine yol açacağı ve eski motorlara zarar vereceği yönündeki endişelere rağmen hükümetin bu yakıtı ülke genelinde zorunlu tutmasına yönelik kamuoyu tepkisinden yararlanmayı hedefliyor.
CJP gibi E20 Janta Party de hükümet politikasının değiştirilmesini istiyor. Hareket, tüm akaryakıt istasyonlarında uygun fiyatla yüzde 100 benzin seçeneği sunulmasını ve ilgili bakanın istifa etmesini talep ediyor.
E20 Janta Party, X’teki profilinde kendisini “Halkın Sesi” olarak tanımlıyor ve adalet, şeffaflık, hesap verebilirlik ile “halkın hakları” çağrısında bulunuyor.
Hint siyaset bilimci ve Princeton Üniversitesi öğretim görevlisi Pratap Bhanu Mehta, gençlerin yürüttüğü “hamam böceği” kampanyasının, “devletten taleplerde bulunmanın yeni bir yoluna ilişkin model” sunduğunu ve başkalarına da ilham vereceğini söyledi.
Mehta, “Bu E20 Janta Party’nin ne kadar ivme kazanacağını bilmiyorum ancak bu, tam da bu tür hareketlere bir örnek. İnsanlar taleplerini resmî kurumsal kanallar üzerinden dile getirebileceklerine şüpheyle yaklaşıyor. Bu nedenle ne zaman önemli bir talep ortaya çıksa, bir kamuoyu protesto hareketi oluşturma girişimi de olacaktır” dedi.
E20 kampanyası, oğulları etanol üreten bir aile şirketi işleten Modi hükümetinin Ulaştırma Bakanı Nitin Gadkari’yi hedef alıyor. Gadkari herhangi bir çıkar çatışması bulunduğunu reddetti ve oğullarının Hindistan’daki etanol pazarının yüzde 0,5’inden daha azına sahip olduğunu söyledi.
Yeni etanol karışımına açıkça karşı çıkan siyasi analist Tehseen Poonawalla, cuma günü Gadkari’nin evine yönelik bir “otomobilli yürüyüş” çağrısında bulundu. Delhi’deki taksi şoförleri de geçen hafta yakıt meselesi nedeniyle 4 Ağustos’ta parlamentoya yürüyeceklerini duyurdu.
CJP liderleri, hükümeti taviz vermeye zorlayan başarılarının ardından hareketi yeniden yapılandırırken yakıt protestolarını destekleyip desteklemeyeceklerini henüz değerlendirmedi. Hükümetin verdiği tavizler arasında sınav sisteminin yeniden düzenlenmesi ve Hindistan’ın ulusal tıp fakültesi giriş sınavının iptal edilmesinin ardından intihar eden öğrencilerin ailelerine tazminat ödenmesi sözü de bulunuyor.
Ancak CJP’nin başsözcüsü ve hükümetle yürütülen görüşmelerde yer alan isimlerden Saurav Das, “Hükümet artık uyanmalı ve gerçeği görmeli” dedi.
Das, “İnsanlar artık hiçbir tartışma, görüşme veya müzakere yapılmadan politika ve yasaların kendilerine dayatılmasını kabul etmeyecek” ifadelerini kullandı.
Etanol katkılı yakıt politikasına yönelik öfke, CJP’nin hükümetle anlaşmaya varmasından bir gün sonra, pazar günü Mumbai’de de ortaya çıktı. Hindistan’ın finans merkezinde binlerce kişi Pradhan’ın istifasını kutlamak için bir araya geldi.
Mitinge katılan Hindistan Öğrenciler Federasyonu Mumbai Başkanı Aamir Kazi, protestocular arasında etanol katkılı yakıtın zorunlu tutulmasına karşı bir muhalefet bulunduğunu ve hükümetin eğitim politikasına karşı “mücadelenin devam ettiğini” söyledi.
Kazi, başka gösteriler planlanıp planlanmadığı sorusuna, “Bunun üzerinde çalışıyoruz” yanıtını verdi.
BJP, 2024’te parlamentodaki çoğunluğunu kaybetmesini fazla önemsememiş, art arda eyalet seçimlerini kazanmış ve muhalefet milletvekillerini saf değiştirmeye ikna etmişti.
Eleştirmenler, iktidar partisinin son on yılda gücünü artırmasıyla birlikte mahkemeler, seçim kurumu ve ana akım medya gibi kurumların giderek BJP’nin iradesine boyun eğdiğini ve muhalefet alanını daralttığını savunuyor.
Hindistan’daki gençlik hareketleri üzerine çalışan London School of Economics Profesörü Shakuntala Banaji, “Yalnızca Delhi’de değil, farklı yerlerde benzer meseleler etrafında başka hareketler de yükseliyor” dedi.
Banaji, E20 yakıt protestolarının da yayılabileceğini belirterek, “Çünkü insanlar, özellikle orta sınıf BJP seçmenlerini ve onların çocuklarını doğrudan etkileyen meselelerin kamuoyunda gerçekten karşılık bulduğunu fark etti” ifadelerini kullandı.
Öğrenci protestoları, özellikle kendi çocukları da gösterilere katılan BJP üyeleri arasında huzursuzluğa yol açtı.
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir olayda, ülkenin kuzeydoğusundaki Assam eyaletinde BJP öncülüğündeki hükümette görev yapan bir bakanın kızı, sosyal medyada yayımlanan videolarda bir CJP protestosu sırasında Modi’ye öfkesini dile getirirken görüldü.
Bazı BJP üyeleri, çoğunlukla barışçıl geçen gösterilerde öğrenci protestocuların polis tarafından dövülmesi ve göz yaşartıcı gaza maruz bırakılması karşısında yaşadıkları şaşkınlığı özel görüşmelerde dile getirdi.
Muhalefetteki Aam Aadmi Party’nin öğrenci kanadından Eeshna Gupta, CJP kampanyasının Hindistan’da “kültürü değiştirdiğini” söyledi.
Gupta, “Bu hareket, Z kuşağının siyasi olamayacağı veya sesini yükseltemeyeceği yönündeki klişeyi ortadan kaldırdı” dedi.
“Hareket başladığında bile insanlar bizi ciddi biçimde küçümsüyordu” diyen Gupta, “Benim kişisel görüşüm, bu hareketin burada sona ermeyeceği yönünde” ifadelerini kullandı.
CJP sözcüsü Das ise durumu şöyle özetledi:
“Bir sonraki genel seçime kadar önümüzdeki üç yıl boyunca Modi hükümetinin insanları dinlemeye başlaması kendi açısından daha iyi olur.”
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi4 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını7 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü










