Bizi Takip Edin

Asya

2026 Asya Gündemi: Seçimler, diplomatik rekabet, zirveler

Yayınlanma

2025 Asya için, ABD’nin gümrük vergileriyle ticaretin büyük ölçüde aksadığı, Güney ve Güneydoğu Asya’da çatışmaların yaşandığı, Güney Kore ve Japonya’da iktidarların değiştiği, Çin’in Trump ile ticaret müzakereleri yürüttüğü bir yıl oldu.

2026’da ise Asya’yı bol seçimli, siyasi çalkantılı ve diplomatik zirveli bir yıl bekliyor. Nikkei Asia, Asya için öne çıkan gelişmeleri derledi:

OCAK

Japonya’da Abe suikastı kararı

Japonya’da bir bölge mahkemesi, 2022’de eski Başbakan Shinzo Abe’nin suikastı ile ilgili kararı 21 Ocak’ta açıklayacak. Bu dava, Abe dahil olmak üzere muhafazakar politikacılarla güçlü bağları olan bir tarikat olan Birleşme Kilisesi’nin faaliyetlerini gündeme getirdi. 45 yaşındaki katil zanlısı Testuya Yamagami ve ailesi, annesinin bu örgüte yaptığı büyük bağışlar nedeniyle maddi sıkıntılar yaşıyordu.

Myanmar seçimleri

Myanmar cuntasının Birlik Seçim Komisyonu, 28 Aralık’ta 102 ilçede gerçekleştirilen ilk aşamanın ardından, 11 Ocak’ta 100 ilçede genel seçimlerin ikinci aşamasını gerçekleştirecek. Üçüncü aşamanın ise 25 Ocak’ta yapılması bekleniyor. Ülke hala iç savaşın içinde ve siyasi belirsizlikle karşı karşıya olmasına rağmen seçimler gerçekleştiriliyor. Bölge ülkeleri, ordunun müttefiklerinin hakim olduğu sıkı bir parti sistemi içindeki şüpheli seçmen listeleri konusunda endişeli.

Vietnam Komünist Partisi kongresi

Vietnam Komünist Partisi üyeleri, ülkenin dört bir yanından Hanoi’de toplanarak partinin en büyük toplantısını gerçekleştirecek. Toplantıda, önümüzdeki beş yıl için ülkenin en üst düzey liderlerinin seçimi de yapılacak. Parti kongresi, Vietnam’ın son kırk yılın en kapsamlı reformlarını gerçekleştirdiği kritik bir dönemde düzenleniyor. Yeni liderler, ülkenin 2026’dan itibaren yıllık en az %10 ekonomik büyüme dahil olmak üzere iddialı hedeflerine ulaşıp ulaşamayacağını belirlemede kilit rol oynayacak.

ŞUBAT

Bangladeş seçimleri ve referandumu

12 Şubat’ta Bangladeş, Ağustos 2024’te Başbakan Şeyh Hasina’nın görevden alınmasından bu yana ilk seçimlerini ve Temmuz Şartı olarak bilinen reform paketi hakkında bir referandum düzenleyecek. Bangladeş Milliyetçi Partisi, fiili lideri Tarique Rahman’ın Londra’dan dönüşüyle ivme kazanarak seçimlerin favorisi olarak görülüyor. İslamcı Jamaat-e-Islami’nin ise ikinci sırada yer alması bekleniyor. 2024 ayaklanmasını yöneten öğrenciler tarafından kurulan Ulusal Vatandaş Partisi ise anketlerde geride kalıyor. Milliyetçi-İslamcı partiler Bangladeş’te güç kazanıyor.

Tayland seçimleri

8 Şubat’ta yapılacak genel seçimlerde Taylandlılar, alt meclisteki 500 milletvekili için oy kullanacak. Toplamın 400’ü ülke genelindeki seçim bölgelerinde seçilirken, kalan 100 sandalye her partiye verilen toplam oy sayısına göre dağıtılacak. Seçim Komisyonu, parlamentonun Nisan ayında yeni başbakanı seçmek için toplanmasından önce yaklaşık bir ay boyunca tüm milletvekillerini onaylayacak.

Laos seçimleri

Laoslular, iktidardaki Laos Halk Devrimci Partisi kongresi öncesinde 22 Şubat’ta sandık başına giderek Ulusal Meclis ve İl Halk Meclisleri temsilcilerini seçecek. Tokyo Üniversitesi profesörü Toshiro Nishizawa, kongrede liderlik geçişinin teknokratların ekonomiyi daha fazla yönlendirmesine yol açacağını öngörüyor.

MART

Nepal seçimleri

Nepal, 5 Mart’ta, eylül ayında şiddetli protestoların ülke geneline yayılması ve 76 kişinin hayatını kaybetmesi üzerine, Batı tarafından “Z kuşağı” diye adlandırılan protestocuların o dönemki Başbakan K.P. Sharma Oli’nin seçilmiş hükümetini devirmesinden bu yana ilk parlamento seçimlerini gerçekleştirecek. Kasım ayı sonunda aday kayıtları kapandığında, Nepal Kongresi, CPN-UML ve Maoist Merkez dahil 100’den fazla siyasi parti adaylığını açıklamıştı.

Çin Ulusal Halk Kongresi

Çin, Komünist Parti liderlerinin ülkenin önümüzdeki beş yıllık ekonomik planını gözden geçirip onaylayacağı yıllık Ulusal Halk Kongresi’ni düzenleyecek. Plan, ekim ayında partinin önemli dördüncü genel kurulunda tartışıldı ve dünyanın ikinci büyük ekonomisi ABD ile uzun süreli bir süper güç rekabetine girerken, teknolojik yenilik ve kendi kendine yeterlilik konularına yoğun bir şekilde odaklanıldı.

NİSAN

Trump’ın Çin gezisi olasılığı

ABD Başkanı Donald Trump, nisan ayında Çin’i ziyaret etmeyi planladığını ve muhtemelen rakibi Xi Jinping ile iki ülke arasındaki ilişkileri yeniden şekillendirebilecek bir dizi zirve toplantısı başlatacağını söyledi. İki lider, ekim ayı sonunda Güney Kore’de bir araya geldiklerinde ticaret ateşkesini kesinleştirdiler ve gümrük vergileri ve nadir toprak elementleri konusundaki gerilimi azalttılar, ancak birçok konu çözümlenmemiş kaldı.

Çin otomobil fuarı

Çin’in en önemli otomobil fuarı, en son araç teknolojilerini sergileyecek şekilde 24 Nisan’da Pekin’de açılacak. Çinli elektrikli araç üreticilerinin hızlı yükselişi, küresel endüstriyi bir dönüm noktasına getirdi. Organizatörün web sitesine göre, Auto China fuarı 380.000 metrekareye yayılacak ve 1.000’den fazla katılımcıya ev sahipliği yapacak.

MAYIS

Shangri-la Diyaloğu

Asya’nın en büyük savunma konferansı olan Shangri-la Diyaloğu, ABD-Çin rekabetinin arka planında bir kez daha düzenlenecek. Üst düzey askeri yetkililer ve güvenlik analistlerinin yıllık konferansa katılması beklenirken, dünyanın en büyük iki ekonomisinin savunma bakanlarının katılıp katılmayacağı merak konusu.

HAZİRAN

FIFA Dünya Kupası

11 Haziran’da, FIFA Dünya Kupası, ev sahibi ülkeler Meksika ve Güney Afrika’nın Meksiko’da karşılaşmasıyla başlayacak. ABD ve Kanada’nın da ev sahipliği yaptığı turnuvada, Asya-Pasifik ülkeleri Japonya, Güney Kore, Avustralya, Yeni Zelanda ve Özbekistan, ikonik altın kupayı kazanmak için mücadele edecek, ancak bu ülkeler arasında favori olarak gösterilen yok. Final maçı 19 Temmuz’da New Jersey’de oynanacak.

Güney Kore yerel seçimleri

Güney Koreliler, geleneksel olarak iktidar partisinin ilk dönem karnesi olarak görülen yerel seçimlerde, ülke genelinde belediye başkanları ve diğer belediye yöneticilerini seçecek. Seçimler, Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung’un görevdeki ilk yılını doldurmasıyla gerçekleşecek. En çok ilgi çeken koltuk, nüfusun beşte birinin yaşadığı Seul belediye başkanlığı olacak. Konut ve istihdam yaratma gibi temel konular seçim öncesi tartışmaların ana gündem maddelerini oluşturacak gibi görünüyor.

Dalian’da “Yaz Davos”

Dünya Ekonomik Forumu, yıllık yaz toplantısını 23-25 Haziran tarihleri arasında Çin’in kuzeydoğusundaki Dalian kentinde gerçekleştirecek. Konferans, akademisyenleri, politikacıları, yöneticileri ve diğer kişileri bir araya getirerek güncel küresel konuları tartışacak.

TEMMUZ

Ankara’da NATO zirvesi

2025 yılında Lahey’de düzenlenen tarihi NATO zirvesinde müttefikler, 2035 yılına kadar gayri safi yurtiçi hasılanın %5’ini savunmaya ayırmayı taahhüt ettikten sonra, transatlantik savunma paktı, Ukrayna, Orta Doğu ve Kafkasya’ya yakın stratejik bir konumda bulunan Ankara’da yıllık toplantısını düzenliyor. Bu, 2004 yılındaki toplantının ardından Türkiye’nin ikinci kez zirveye ev sahipliği yapması anlamına geliyor.

AĞUSTOS

Yeni J. League takviminin başlangıcı

32 sezonun ardından, Japonya’nın futbol J. Ligi takvimini değiştirerek Avrupa tarzı sonbahar-ilkbahar sezonuna geçiyor. Geçişin sorunsuz olması için, Ağustos-Mayıs sezonunun başlamasından önce Şubat-Mayıs ayları arasında bir mini lig düzenlenecek. Amaç, takvimi küresel transfer dönemlerine daha iyi uyumlu hale getirerek oyuncu değerlerini artırmak, ülkenin zorlu yaz aylarında oynanan maç sayısını azaltmak ve kıtasal yarışmalarla daha iyi senkronize olmaktır.

EYLÜL

Semicon Tayvan

Yılın en önemli teknoloji ve çip endüstrisi etkinliklerinden biri 2 Eylül’de Taipei’de başlıyor. Geçen yılki etkinlik, 100.000’den fazla ziyaretçi ve 1.200’den fazla katılımcıyla rekor kırdı. Semicon, düzenli olarak sektörün en büyük isimlerini çekiyor ve geçmişte Taiwan Semiconductor Manufacturing Co., Nvidia ve Infineon’un yöneticileri konuşmacı olarak yer aldı.

Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi

Çin liderliğindeki Şanghay İşbirliği Örgütü, bu kez Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te yıllık zirvesini gerçekleştirecek. Diğer Orta Asya ülkeleri ile Rusya, Hindistan, Pakistan ve İran’ı da içeren grubun bu toplantısının güvenlik odaklı olması bekleniyor.

EKİM

Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün net sıfır tartışmaları

Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün Net Sıfır Çerçevesi, IMO üyeleri tarafından yılın başlarında geçici olarak kabul edilmesine rağmen, ABD’nin ortak muhalefeti karşısında Ekim 2025’teki toplantıda kabul edilmedi. Bunun yerine, küresel yakıt standardı ve deniz taşımacılığı emisyonları için fiyatlandırma mekanizmasından oluşan çerçeveye ilişkin oylamanın bir yıl ertelenmesi kararlaştırıldı. Sektör, küresel enerji kaynaklı karbondioksit emisyonlarının yaklaşık %2’sini oluşturmaktadır.

KASIM

Filipinler’de ASEAN Zirvesi

Elçiler ve liderler, Asya için en önemli zirvelerden biri olan ASEAN  Zirvesi için Filipinler’de bir araya gelecek. Tüm gözler, grubun yeni başkanı olarak Manila’ya çevrilmiş durumda. Manila’nın görev süresi, derinleşen jeopolitik çatlaklar ve ekonomik zorluklar karşısında bloğun dayanıklılığını belirleyecek.

APEC toplantısı, Shenzhen

Çin, 18 ve 19 Kasım tarihlerinde Shenzhen’de Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği liderler toplantısına ev sahipliği yapacak. Toplantının temasını “Birlikte Refah İçinde Yaşamak için Asya-Pasifik Topluluğu Oluşturmak” olarak belirleyen Çin, ABD, Japonya, Tayvan ve diğer ülkelerle tırmanan gerilimin aksine bir tavır sergiliyor.

BM iklim konferansı, Türkiye

Birleşmiş Milletler’in yıllık iklim görüşmeleri Türkiye’nin Antalya kentinde yapılacak, ancak Ankara ve Canberra arasında ev sahipliği konusunda uzlaşma sağlanmasının ardından müzakerelerin başkanlığını Avustralya üstlenecek. 2025’te Brezilya’da düzenlenen konferansta petrol üreticisi ülkelerin muhalefeti nedeniyle fosil yakıtların aşamalı olarak kaldırılmasına yönelik bir yol haritası üzerinde anlaşma sağlanamamış, bu kez ilerleme kaydedilip kaydedilemeyeceği odak noktası olacak. Hindistan ve Çin’in Brezilya’da iklim sorunu haline getirilmesine katkıda bulunduğu ticaret konusu yine gündemde olacak.

Bangladeş, Nepal ve Laos en az gelişmiş ülke statüsünden çıkıyor

Birleşmiş Milletler kararının üzerinden beş yıl geçtikten sonra, Bangladeş, Nepal ve Laos 24 Kasım’da en az gelişmiş ülke statüsünden çıkmaya hazırlanıyor. Bu, ülkelerin ekonomik kalkınmasında bir dönüm noktası olacak. Ancak, bu kategoriden çıkmak ticaret dahil bazı avantajların kaybı anlamına geliyor ve Bangladeş’te bu statüden çıkmanın ertelenip ertelenmemesi konusunda tartışmalar bile yaşandı. Dakka, geçişi sorunsuz hale getirmek için şu anda ticaret anlaşmaları imzalamaya çalışıyor.

Tayvan yerel seçimleri

Tayvan’da seçmenler 28 Kasım’da belediye başkanları, belediye meclisi üyeleri ve diğer yetkililer için oy kullanacak. Tayvan lideri Lai Ching-te’nin Demokratik İlerleme Partisi, ana muhalefet partisi Kuomintang ve yeni lideri Cheng Li-wun ile mücadele ederken, yerel seçimler genel siyasi ivmenin yakından izlenecek bir göstergesi olacak.

ARALIK

Yeni Zelanda seçimleri

Yeni Zelanda, mevcut parlamentonun feshedilmesi veya görev süresinin dolmasının ardından seçimler düzenleyecek ve oy kullanma için son tarih 19 Aralık olacak. İktidar koalisyonunun baskın üyesi olan Ulusal Parti ile 2023’teki önceki seçimlerde yenilgiye uğrayan muhalefet partisi İşçi Partisi, şu anda anketlerde başa baş gidiyor.

G20 zirvesi

G20 zirvesi, 14 Aralık’tan itibaren iki gün boyunca Trump’ın Miami’deki golf tesisinde yapılacak. Asya ‘nın büyük güçleri Çin, Hindistan ve Japonya için önemli bir diplomatik platform oluşturacak olan bu etkinliğe, ABD başkanının davetiyle Kazakistan ve Özbekistan liderleri de katılacak.

Asya

Hindistan, ABD ile ticaret görüşmelerinde daha iyi koşullar için direniyor

Yayınlanma

Yetkililer ve analistlere göre Hindistan, ABD ile son görüşmelerde hızlı bir ticaret anlaşmasını reddetti ve Başbakan Narendra Modi’nin yeni ticaret ortakları, azalan ekonomik riskler ve iç siyasette elde ettiği kazanımlardan aldığı güvenle daha iyi koşullar için beklemeyi tercih etti.

Aylar süren müzakerelerin ardından iki ülke, ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer’ın geçen ay Yeni Delhi’ye yaptığı ziyaret sırasında geçici bir ticaret anlaşmasını sonuçlandıramadı. Oysa her iki taraf da sınırlı kapsamlı bir anlaşmaya varılmasının yakın olduğunu düşünüyordu.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir Hindistan hükümeti yetkilisi, Reuters’a, Washington’ın Yeni Delhi’nin temel talepleri konusunda güvence vermemesi nedeniyle uzlaşma sağlanamadığını söyledi. Bu talepler arasında Hindistan’a Çin gibi rakipleri karşısında tarife avantajı tanınması ve anlaşma sonrasında ABD tarafından yeni vergiler getirilmemesi bulunuyordu.

Yetkili, “Tutumumuz açık. Olumlu koşullar içermeyen bir anlaşmaya alelacele imza atmayı ya da tarım konusunda taviz vermek gibi kırmızı çizgilerimizden ödün vermeyi düşünmüyoruz” dedi.

Yetkililer ve analistlere göre Washington, Başkan Donald Trump’ın bu ayın ilerleyen günlerinde yürürlüğe girmesi beklenen yeni gümrük vergilerine hazırlandığı bir dönemde, stratejik ortağı Hindistan’dan hızlı ticari tavizler almayı umuyordu. Ancak Hindistan’ın direnmesi, ihracatına daha yüksek vergiler uygulanması ve şirketler açısından belirsizliğin uzaması riskini beraberinde getiriyor.

Greer ile yapılan görüşmelerin ertesi günü Hindistan Ticaret Bakanı Piyush Goyal, Hindistan’a avantaj sağlamadığı sürece ABD ile anlaşmanın uygulamaya konulmayacağını söyledi. Bu açıklama, daha yüksek tarife ihtimaline rağmen Yeni Delhi’nin tutumunu sertleştirdiğini ve anlaşma konusunda acele etmediğini gösterdi.

Diğer birçok ülkede olduğu gibi Hindistan’dan gelen malların büyük bölümü şu anda ABD’de yüzde 10 gümrük vergisine tabi. Ancak Trump yönetiminin, aşırı sanayi kapasitesine ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında bu ay daha yüksek tarifeler getirmesi bekleniyor. Hindistan ise ABD’nin kapasite fazlasına ilişkin suçlamalarını reddediyor.

Washington, zorla çalıştırılarak üretilen malların ticaretini engellemekte başarısız oldukları iddiasıyla aralarında Hindistan’ın da bulunduğu onlarca ülkeye yüzde 12,5’e varan yeni tarifeler uygulanmasını daha önce teklif etmişti.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir ABD kaynağının Reuters’a aktardığına göre Washington’ın tutumu, Hindistan’ın talep ettiği tercihli ticaret hükümlerinden yararlanabilmek için kendi tavizlerini vermesi gerektiği yönünde.

Müzakerelerin gizli olması nedeniyle Hindistanlı yetkili ile ABD’li kaynak isimlerinin açıklanmasını istemedi. Hindistan Ticaret Bakanlığı ile ABD Ticaret Temsilciliği, e-posta yoluyla gönderilen yorum taleplerine yanıt vermedi.

İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir ABD’li yetkili, Washington’ın Hindistan ile görüşmeleri sürdürdüğünü ve hâlâ bir anlaşmaya varılmasını beklediğini söyledi ancak herhangi bir takvim paylaşmadı.

Yetkili, bununla birlikte Hindistan’ın müzakerelerde zaman zaman yavaş, bürokratik ve zorlu bir tutum sergilediğini belirterek hızlı bir anlaşma ihtimalinin düşük olduğu sinyalini verdi.

Beyaz Saray Sözcüsü Kush Desai, görüşmelerdeki tıkanıklığa ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

“Trump yönetimi, Amerikalıları ve ‘Önce Amerika’ yaklaşımını merkeze alan tarihi bir ticaret anlaşmasını sonuçlandırmak için Hindistanlı yetkililerle verimli temaslarını sürdürüyor.”

Modi’nin üst düzey danışmanı: Hindistan yüzde 8 büyümeye çok yakın

Hindistan’ın ihracatı artıyor, ekonomik riskler azalıyor

Ticaret analistlerine göre ihracattaki artış, diğer ülkeler ve bloklarla imzalanan yeni ticaret anlaşmaları ve ekonomik risklerin azalması, Hindistan’ın elini güçlendirdi.

Yetkililerin verdiği bilgiye göre Hindistan’ın toplam mal ihracatı, İran’daki savaşın yol açtığı aksamalara rağmen nisan-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 15 arttı. Bu artışta, fiyatı yükselen petrol ürünleri sevkiyatları etkili oldu.

Tüccarların alternatif nakliye güzergâhlarına yönelmesinin ardından Körfez ülkelerine ihracat savaş öncesi seviyelere geri döndü. Mart ayında 2,62 milyar dolar olan ihracat mayısta 5,3 milyar dolara yükselirken, ABD’ye ihracat nisan ve mayıs aylarında 17,29 milyar dolara çıktı.

Hindistan ayrıca diğer gelişmiş pazarlara erişimini genişletiyor. İngiltere ile imzalanan serbest ticaret anlaşmasının bu ay yürürlüğe girmesi, Avrupa Birliği ile yapılacak anlaşmanın ise gelecek yılın başlarında tamamlanması bekleniyor.

Washington merkezli Asia Society Policy Institute’un kıdemli başkan yardımcısı ve eski ABD ticaret yetkilisi Wendy Cutler, “Hindistanlı müzakereciler, ülkenin güçlü ekonomisi, diğer ortaklarla yürüttüğü çeşitlendirme girişimleri ve dünyadaki stratejik konumu sayesinde görüşmelerde belirli bir manevra alanı kazandı” dedi.

Goldman Sachs ekonomisti Santanu Sengupta bir raporunda, ABD ile İran arasındaki geçici barış anlaşmasının petrol fiyatlarını düşürerek Hindistan’ın ekonomik görünümünü iyileştirdiğini belirtti.

Banka, Hindistan için 2026 büyüme tahminini yüzde 6,8’e yükseltirken, enflasyon ve cari açık tahminlerini düşürdü. Bu da Yeni Delhi’nin daha iyi koşullar elde etmek amacıyla beklemek için ekonomik açıdan daha geniş bir hareket alanına sahip olduğunu gösteriyor.

Rupinin değer kaybetmesi de ihracatçıların rekabet gücünü artırdı.

Washington’ı bekleme stratejisi

Bir başka Hindistanlı yetkiliye göre Yeni Delhi ayrıca ABD’nin bazı ticaret önlemlerinin hukuki ya da siyasi engellerle karşılaşabileceğini hesaplıyor.

Demokrat Parti’den 22 eyalet başsavcısından oluşan bir grup, Trump yönetiminin zorla çalıştırmaya ilişkin soruşturmalar kapsamında önerdiği tarifelere karşı şimdiden itirazda bulundu.

Ticaret analistlerine göre ABD tarifelerine ilişkin hukuki belirsizlikler ile Modi’nin son eyalet seçimlerindeki zaferleri, Hindistan’ın aceleye getirilmiş bir anlaşmaya direnmesine yardımcı oldu.

Modi’nin Bharatiya Janata Partisi’nin üst düzey yöneticileri, ticaret anlaşmalarının Hindistanlı çiftçileri ve küçük işletmeleri koruması gerektiğini kamuoyu önünde savundu. Yeni Delhi, siyasi açıdan etkili olan bu iki kesimi ticaret müzakerelerinde uzun süredir koruyor.

Eski ticaret müzakerecisi ve Global Trade Research Initiative’in kurucusu Ajay Srivastava, “Hindistan, aceleye getirilmiş bir anlaşmayı geciktirmenin, hatta tamamen terk etmenin; maliyeti geçici tarife avantajlarının çok ötesine geçebilecek yükümlülüklerin altına girmekten daha ihtiyatlı olabileceğinin farkında” dedi.

Hindistan’da Hamamböceği Partisi’nin protestoları sürüyor

Okumaya Devam Et

Asya

Çin küresel kaz ciğeri üretiminin yeni merkezi oldu

Yayınlanma

Fransız mutfağının simge gıdası kaz ciğeri üretiminde Çin, devlet destekli yatırımlarla küresel pazarın yüzde 45’ini ele geçirdi. Ülkede yılda 11 bin ton üretilen de lüks gıda maddesi, Fransız rakiplerine kıyasla yarı fiyatına alıcı buluyor.

Fransız mutfağının ve kültürünün dünya çapındaki en önemli simgelerinden biri olan kaz ciğeri (foie gras) üretiminde dengeler değişiyor.

The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre Çin, gerçekleştirdiği büyük atılımla bu lüks gıda maddesinin küresel üretim merkezi haline geldi. Devlet kontrolündeki yatırım kuruluşu China International Capital tarafından haziran ayında yayımlanan rapora göre, Çin sınırları içinde her yıl 11 bin ton kaz ciğeri üretiliyor.

Bu hacim, Çinli üreticilerin şu anda küresel kaz ciğeri üretiminin yüzde 45 gibi büyük bir oranını tek başına karşıladığı anlamına geliyor.

The Wall Street Journal gazetesine değerlendirmelerde bulunan Çin tarım sektörü uzmanı Even Pei, Batı dünyasındaki algının dönüştüğünü vurguladı. Pei, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“On yıllar boyunca Batılı tüketicilerin gözünde ‘Çin Malı’ ibaresi ucuz, kalitesiz ve basit ürünlerle özdeşleşti. Ancak son on yılda, Çin’de üretilen ve yüksek kaliteyi daha düşük fiyata sunan çok sayıda yerli markanın yükselişine şahit oluyoruz.”

Kırsal kalkınma hamlesi sektörü büyüttü

Kaz ciğeri üretimindeki bu olağanüstü büyüme, Pekin yönetiminin kırsal bölgeleri kalkındırma stratejisinin bir sonucu olarak ortaya çıktı.

Kentlere göç eden iş gücü nedeniyle boşalan kırsal yerleşim birimlerinde sürdürülebilir sanayi kolları yaratmak isteyen Çin hükümeti, bu sektörü hedef seçti.

Tarım uzmanı Even Pei, devletin üreticilere düşük faizli krediler sağlayarak ve pazarlama faaliyetlerine doğrudan destek vererek sektörün büyümesini hızlandırdığını ifade etti.

Günümüzde Çinli çiftçiler, ördek ve kazları ciğerlerini büyütecek şekilde özel besleme yöntemlerine tabi tutarak binlerce ton kaz ciğeri işleme kapasitesine sahip durumda.

Ülkedeki restoranlar ve gıda üreticileri de tüketimi artırmak amacıyla yaratıcı sunumlar geliştiriyor. Habere göre, piyasada kaz ciğerli dondurma, yaban mersini aromalı kaz ciğeri ve bu lezzeti barındıran suşi roll gibi alternatif ürünler yer alıyor.

Lüks tüketim sınıfındaki bu gıda maddesi Çin içinde halen ağırlıklı olarak büyük şehirlerde yaşayan varlıklı kesime hitap ediyor.

Bununla birlikte, Çin’de üretilen kaz ciğerinin satış fiyatı, Fransa’da üretilen muadillerine kıyasla neredeyse yarı yarıya daha düşük seviyede seyrediyor.

Avrupa pazarında rekabet endişesi

The Wall Street Journal gazetesinin dikkat çektiği bir diğer husus ise Avrupa Birliği’nin ithal ürünlere yönelik tedbirleri oldu. Avrupa Birliği, kaz ciğeri etiketleme kurallarını sıkılaştırarak yabancı üreticilerin ürünlerinde Fransa menşeini çağrıştıracak ibareler kullanmasını yasakladı.

Çin dışında üretilen kaz ciğerinin uluslararası satışı şu an için yalnızca birkaç küçük pazarla sınırlı kalıyor.

Öte yandan Fransa’daki sektör temsilcileri, Çin menşeli kaz ciğerinin Avrupa pazarına doğrudan girmesi durumunda, düşük fiyat avantajının tüketiciler nezdinde belirleyici unsur haline gelmesinden endişe ediyor.

Dünya gastronomi kültüründe kaz ciğeri, Fransa’nın en önemli marka değerleri arasında kabul ediliyor. Fransa, bu özel yemeğe yasal koruma altında olan kültürel ve gastronomik miras statüsü tanımış durumda.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, Japonya Dışişleri Bakanı’nın Güney Çin Denizi tahkim kararını gündeme taşımasını protesto etti

Yayınlanma

Çin, Japonya Dışişleri Bakanı’nın Güney Çin Denizi tahkim kararını gündeme taşıması ve bazı ülkelerle yayımladığı ortak bildiri nedeniyle sert girişimde bulundu.

Çin Dışişleri Bakanlığı Asya İşleri Dairesi’nden sorumlu bir yetkili, pazar günü Japonya’nın Çin Büyükelçiliği Maslahatgüzarı’nı bakanlığa çağırdı. Görüşmede, Japonya Dışişleri Bakanı’nın, sözde “Güney Çin Denizi Tahkim Kararı”nı yayımlanmasının 10. yılında yeniden gündeme taşıması ve Japonya’nın bazı ülkelerle işbirliği içinde ortak bir bildiri yayımlaması nedeniyle sert girişimde bulunuldu; Çin’in güçlü memnuniyetsizliği ve protestosu iletildi.

Yetkili, Çin’in Japonya’nın “provokasyonlarına kararlı ve güçlü biçimde karşılık vereceğini”, toprak egemenliğini ve denizlerdeki hak ve çıkarlarını “kesin biçimde koruyacağını” belirtti.

Çin Dışişleri Bakanlığına göre Çin tarafı, Japonya’nın Güney Çin Denizi ile bağlantılı tarihsel suçlarının hesabını açık biçimde vermediğini ve bu nedenle konu hakkında sorumsuzca açıklamalar yapma hakkına sahip olmadığını ifade etti.

Çin tarafı, Japonya’nın “bu çirkin söz ve eylemlerinin savaş sonrası uluslararası düzene ve uluslararası ilişkilerde hukukun üstünlüğüne meydan okuduğunu, çifte standart uyguladığını, ülkeler arasında ayrılık yaratmaya çalıştığını ve Güney Çin Denizi’ndeki barış ve istikrarı baltaladığını” bildirdi. Bu tutumun, bölge ülkelerinin ortak çıkarları ve beklentileriyle de çeliştiği kaydedildi.

Bakanlık, bu tür adımların Çin dahil uluslararası toplumda, Japonya’nın modern tarihteki saldırganlık eylemleri ve sömürgeci vahşeti konusunda tarihsel kaygıları yeniden canlandırdığını ve güçlü öfkeye yol açtığını açıkladı.

Açıklamada, Çin’in Japonya’nın provokasyonlarına kararlı ve güçlü biçimde karşılık vereceği, toprak egemenliğini ve denizlerdeki hak ve çıkarlarını kesin biçimde koruyacağı yinelendi.

Bakanlık ayrıca Çin tarafının, Japonya’yla bağlantılı çeşitli olumsuz gelişmeler konusunda da sert girişimlerde bulunduğunu bildirdi. Bunlar arasında, “Tayvan meselesi, Japonya’nın Çin’de bıraktığı terk edilmiş kimyasal silahlar, Japon parlamento üyelerinin Çin’in etnik politikalarına ilişkin uygunsuz açıklamaları ve Japonya’nın askeri ve güvenlik alanındaki olumsuz adımları” yer aldı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English