Asya
Çin, Rusya’dan artık gizlemeden rekor düzeyde altın satın alıyor

Çin, daha önce ikincil yaptırım endişesiyle gizlediği Rus altını alımlarını artık açıkça yapıyor ve haziran ayında rekor düzeyde ithalat gerçekleştirdi. Yaptırımlar nedeniyle iskontolu satılan Rus altını sayesinde Rusya, Çin’in en büyük üçüncü tedarikçisi oldu. Pekin’in bu hamlesi, dolardan uzaklaşma ve rezervlerini güvence altına alma stratejisinin bir parçası.
Çin, daha önce ikincil yaptırımlar endişesiyle bir kısmını gizlediği Rus altını alımlarını artık giderek daha açık bir şekilde gerçekleştiriyor.
Resmi istatistiklere göre, Çin’e bağlı Hong Kong, haziran ayında Rusya’dan 1 milyar doların biraz üzerinde altın satın aldı.
Söz konusu rakam, mayıs ayında ithal edilen miktarın neredeyse iki katı ve geçen yılın haziran ayına göre ise yaklaşık üç katı bir artışa işaret ediyor. Bu, Kasım 2024’teki 1,2 milyar dolarlık alımdan bu yana aylık bazda kaydedilen en yüksek seviye oldu.
Bu gelişmelerle birlikte Rusya, Hong Kong’a altın sağlayan ana tedarikçiler arasında altıncı sıradan üçüncü sıraya yükseldi. Listenin başında 3 milyar dolarla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve 1,4 milyar dolarla Çin’in kendisi yer aldı. İlk beşte ayrıca Japonya (861 milyon dolar) ve Güney Afrika (640 milyon dolar) bulunuyor.
Yılın ilk yarısı genelinde Hong Kong, Rusya’dan 2,9 milyar dolarlık altın ithal etti. Bu miktar, geçen yılın aynı dönemine göre neredeyse üç katlık bir artış anlamına geliyor ve son 13 yılın en yüksek yıllık rakamı olarak kayıtlara geçti.
Rus altını neden cazip?
2022 yılına kadar Rus altınının ana alıcısı Londra iken, ikinci sırada Kazakistan yer alıyordu. Ancak Batı’nın yaptırımlarının ardından Rusya, Asya ve Orta Doğu’da yeni pazarlar buldu.
Plehanov Rusya İktisat Üniversitesi İktisat Teorisi Bölümü’nden Doçent Ekaterina Novikova, Vzglyad gazetesine verdiği demeçte “Bizim için altın ihracatı, uluslararası piyasada ticarette kullanılan dövizi elde etmek için önemli bir kaynak,” diye konuştu.
Zolotaya Plata şirketinin başkan yardımcısı Aleksey Vyazovskiy ise durumu şöyle açıkladı:
“Neden Rusya’dan alıyorlar? Çünkü altını sadece Çin’e değil, Arap ülkelerine de iskontolu satıyoruz. İskontonun ons başına 20-50 dolar olabildiği söyleniyor. Bunun sebebi, Batı’nın uyguladığı özel altın yaptırımları. Ne ABD ne de Avrupa artık Rus altını almıyor. Gerçi değerli metalimizin oraya hâlâ götürüldüğü, sadece aracıların sayısının arttığı söyleniyor.”
Gizli alımlardan açık ithalata geçiş
İlginç bir şekilde, Çin artık Rus altınını daha cesur ve açık bir şekilde satın almaya başladı. 2023 yılında Çin, rekor hacimlerde Rus altını alırken bunu gizli tutmuş, resmi rakamlar ise oldukça mütevazı kalmıştı.
Tsifra Broker yatırım şirketinden analist Dmitriy Vişnevskiy, “2023 yılında Çin Merkez Bankası yaklaşık 735 ton altın satın aldı. Bunun yaklaşık üçte ikisi gizli alımlardı ve bu, Çin merkez bankasının resmi alım verilerinin neredeyse 13 katıydı. Bu durum, Pekin’in Batı baskısı altında yaptırımlardan kaçınma ve altın piyasasını kontrol etme arzusunu yansıtıyordu. 2025’te gizli alımlar devam etse de Çin, yuanın artan kullanımı ve dolarsızlaşma nedeniyle alımların boyutunu Batılı ülkelere açıklama korkusu azaldığı için yavaş yavaş resmi açıklamaya geçiyor,” ifadelerini kullandı.
Gizli alımların Hong Kong gibi merkezler üzerinden yürütüldüğünü belirten Vyazovskiy, “Çin’in gizli altın alımlarıyla ilgili söylentiler uzun zamandır dolaşıyor. Ana merkez tabii ki Hong Kong. Külçeler oradan en büyük ticaret platformlarından biri olan Şanghay’a götürülüyor. Altın, ortaklarımızı ikincil yaptırımlara maruz bırakmamak için birkaç Asyalı paravan şirket aracılığıyla farklı şemalarla getiriliyor. Bu tür yaptırımlar, örneğin şu anda Hindistan ve Çin’in Rus petrolü satın aldığı için tehdit oluşturuyor. Aynı durum altın için de geçerli olabilir,” diye ekledi.
Pekin’in hedefi dolardan bağımsızlık
Çin, sadece Rusya’dan değil, diğer tedarikçilerden de altın alımını artırıyor. Haziran ayı verilerine göre Çin, resmi altın rezervlerini üst üste sekizinci aydır artırıyor.
Çin Merkez Bankasının altın rezervleri haziran ayında 79 bin troy ons, kasım ayında başlayan alım döngüsünden bu yana ise 1,1 milyon troy ons (yaklaşık 34,2 ton) arttı.
2022’den önce Çin, 1 trilyon doların üzerinde bir yatırımla ABD devlet tahvillerinin en büyük sahibiydi. Fakat son yıllarda Pekin, Amerikan menkul kıymetlerini aktif olarak elden çıkarmaya başladı ve bu yılın mart ayında 800 milyar doların altına düşerek üçüncü sıraya geriledi. ABD kamu borcunun en büyük alıcıları arasında artık Japonya ve İngiltere bulunuyor.
Vyazovskiy, “Çin, hazine tahvillerini elden çıkarıp altın alıyor çünkü Rusya’nın dersini iyi öğrendi: Eğer ABD ve Avrupa’nın borçlanma senetlerinde büyük meblağlar tutarsanız, bu paralar dondurulabilir ve çalınabilir. Ancak satın alıp kendi topraklarınıza getirdiğiniz altın, sizin ana sigortanızdır,” dedi.
Novikova ise, “Birincisi, Çin, Rusya’nın dondurulan varlıkları durumunu göz önünde bulundurarak ABD’nin finansal altyapısından bağımsız olmayı hedefliyor. İkincisi, Çin, Amerikan ekonomisinde bir kriz olasılığını ve dünya ekonomisinin daha da dolarsızlaşmasını değerlendiriyor. Bu bağlamda altın, ticarette temel değer ölçüm aracı haline geliyor,” diye belirtti.
Rusya Merkez Bankası neden altın almıyor?
Rusya’nın altın madenciliği sektörü ise oldukça iyi durumda. 2024’te üretim yüzde 5,3 artarak 330 tona ulaştı.
Vyazovskiy, “Üretimde her şey yolunda, Rusya dünyada ikinci sıraya yükseldi. Bu, son derece kârlı bir sektör çünkü harcamalarınız ruble cinsinden, ancak satışınızı yine de dolarla yapıyorsunuz. Şirketler çifte kâr elde ediyor,” dedi.
Bu tablodaki tek olumsuzluk, Rusya Merkez Bankasının 2022’den beri rezervlerine altın alımını durdurması. Vyazovskiy’e göre, Merkez Bankası daha önce ülkede çıkarılan altının üçte ikisini (yaklaşık 200 ton) satın alarak en büyük alıcı konumundaydı.
Vişnevskiy, “Rusya Bankası, yüksek iç talep ve enflasyon endişeleri nedeniyle 2022’de yerli altın alımını durdurdu. Ancak uzmanlar, rezervleri güçlendirmek ve ülkenin finansal istikrarını artırmak için alımlara geri dönülmesini tavsiye ediyor,” dedi.
Vyazovskiy, Merkez Bankasının mantığını şöyle açıkladı:
“Merkez Bankasının kendine göre doğruları var. Orada, Rusya’da ruble karşılığında altın almanın enflasyonu tetiklediğini düşünüyorlar. Oysa bence altın madencilerinin Merkez Bankasından aldığı rubleler, enflasyona değil, Rusya’nın altın madenciliğine, yani reel üretime yatırılıyo”
Asya
Starbucks, Çin’in Sincan bölgesinde ilk şubesini açtı

ABD’li kahve zinciri devi Starbucks, salı günü Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde iki mağaza açarak, bu bölgeye ilk kez giriş yaptı ve ABD’den sonra ikinci en büyük pazarı olan Çin’deki en son genişleme hamlesini gerçekleştirdi.
Mağazalar, bölge başkenti Urumçi’de yer alıyor; bunlardan biri simgesel Büyük Çarşı’da, diğeri ise Urumçi Tianshan Uluslararası Havalimanı’nda bulunuyor.
Büyük Çarşı’daki amiral mağaza, bölgenin geleneksel silüetlerinden esinlenen kendine özgü bir tasarıma sahip olup, iç mekanlarında Atlas ipeği ve etnik müzik aletleri gibi Sincan unsurları yer alıyor. Her iki mağaza da yerel esintili menüler ve süt kabuğu aromalı tuzlu süt çayı gibi özel içecekler sunuyor.
Starbucks Çin CEO’su Molly Liu yazılı bir açıklamada, “Sincan’a girmek, sadece mağaza ağımızın daha da genişlemesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bu canlı pazarla derin bir bağ kurmamızı ve oradaki müşterilerimizle samimi, kalıcı ilişkiler kurmamızı da sağlıyor,” dedi
Bölgesel Piyasa Düzenleme İdaresi yetkilisi Zhang Yu, Sincan’ın kentsel ticari canlılığın ve tüketici çekiciliğinin bir göstergesi olan “ilk mağaza ekonomisini”, iç talebi ve tüketimi artırmak için kilit bir araç haline getirdiğini belirtti.
Xinhua’ya konuşan Zhang, Sincan’ın ilk mağazalara yönelik destek politikalarını iyileştirmeye, onay süreçlerinin verimliliğini artırmaya ve iş ortamını optimize etmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.
Bu açılışlar, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerini yürütmek üzere Çinli risk sermayesi şirketi Boyu Capital ile kurduğu ortaklığın ardından gerçekleşti. Geçen yıl Kasım ayında imzalanan anlaşmaya göre, Boyu ve Starbucks bir ortak girişim kuracak; Boyu, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerinde yüzde 60’a kadar hisseye sahip olacak, Starbucks ise ortak girişimdeki kalan yüzde 40 hisseyi elinde tutacak ve Starbucks markasının sahibi olmaya devam ederek marka ile fikri mülkiyet haklarını yeni kuruluşa lisanslayacak.
Bu son genişleme, Starbucks’ın Kuzey Amerika işini yeniden yapılandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor; şirket geçen hafta, bölgedeki performans göstermeyen 250 kahve dükkanını kapatma planlarını açıklamıştı.
Starbucks, Ocak 1999’da Pekin’de ilk mağazasını açarak Çin anakarasına giriş yaptı. Kahve kültürü kök salıp popülerlik kazandıkça, zincir Çin genelinde varlığını istikrarlı bir şekilde genişletti. 2026 mali yılı verilerine göre, 27 Eylül 2026 itibarıyla Starbucks, Çin anakarasında 8.342 mağaza işletiyordu; bu rakam, 2025 mali yılı sonuna kıyasla 331 artışa tekabül ediyor.
Çin anakarası, şu anda Starbucks’ın ABD’den sonra en büyük ikinci pazarı konumunda; şirketin 2026 mali yılı üçüncü çeyrek sonuçlarına göre, 28 Haziran 2026 itibarıyla ABD’de 16.933 mağaza işletmektedir.
Şirketin uzun süredir devam eden genişlemesi, yabancı markaların Çin’in büyüyen tüketici pazarında nasıl fırsatlar aradığını yansıtmaktadır.
Piyasa Düzenleme Devlet İdaresi, Çin’de 2026 yılının ilk yarısında 35.000 yeni yabancı sermayeli işletmenin kurulduğunu ve bu sayının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 arttığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı’nın ayrı verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 4.800 yabancı sermayeli işletme Çin’deki yatırımlarını artırdı.
Asya
Güney Kore’den Ukrayna’ya Kuzey Koreli esirler için özür ültimatomu

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e nakledildiğini açıklayan Ukrayna’nın gizlilik anlaşmasını ihlal ettiğini belirterek Kiev yönetimini resmi özür dilemeye çağırdı. Ukrayna tarafının anlaşmayı inkar ettiğini belirten Lee, olguların kabul edilmemesi halinde karşı adımlar atılacağını duyurdu.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e teslim edildiğini kamuoyuna duyurarak gizlilik mutabakatını ihlal ettiğini belirtti.
Lee, Kiev yönetiminin olguları kabul etmemesi ve kamuoyu önünde özür dilememesi halinde ülkesinin karşı adımlar atacağını açıkladı.
X hesabı üzerinden açıklamada bulunan Lee, esirlerin iadesi sürecinde Ukrayna tarafının gizlilik talep ettiğini, Seul’ün de bilgilerin açıklanmaması yönünde anlaşmaya vardığını kaydetti. Lee, Ukrayna’nın bu mutabakatı tek taraflı olarak bozduğunu ifade etti.
“Ukrayna bizi yalancı durumuna düşürdü”
Gelişmeler karşısında nezaket çerçevesinde üzüntülerini ilettiklerini belirten Güney Kore Devlet Başkanı, Ukrayna tarafının varılan mutabakatı inkar ederek kendisini yalancı durumuna düşürdüğünü savundu.
Lee, Seul’ün anlaşmanın kabul edilmesini ve özür dilenmesini istemesi üzerine Kiev’in Kuzey ve Güney Kore arasında kaçınılmaz bir çatışma senaryosundan söz ettiğini ve “Kore Yarımadası’nda savaşı kışkırtmaya çalıştığını” öne sürdü.
Lee, açıklamasında “Ukrayna’nın eylemlerinden ciddi üzüntü duyuyoruz. Olguları kabul etmeyi ve kamuoyu önünde özür dilemeyi reddetmeyi sürdürürlerse yeni adımlar atacağız. Bu, Kore Cumhuriyeti vatandaşlarının ve devletinin onur meselesidir, görmezden gelemeyiz” ifadelerini kullandı.
<북한포로 송환 관련, 우크라이나측이 비공개 요구를 해 비공개를 합의했는데 일방적으로 공개했고,
대한민국 대통령이 최대한 예의를 갖춰 아쉽다고 했더니 합의사실 없다고 상대국 국가원수를 거짓말쟁이로 만들고,
합의사실을 인정하고 사과하라고 했더니 도리어 남북간 군사충돌 임박 운운하며…— 이재명 (@Jaemyung_Lee) October 2, 2026
Zelenskiy esir teslimini BM kürsüsünden duyurdu
Tartışma, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin 23 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla başladı. Zelenskiy, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli askeri esiri Güney Kore’ye teslim ettiğini açıkladı. Lee Jae-myung bu açıklamaya sosyal medya üzerinden tepki göstererek, Ukrayna’yı gizlilik anlaşmasını çiğnemekle suçlamış ve durumu “utanç verici” olarak nitelendirmişti.
Buna karşılık Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Dmitro Litvin, Seul ile Kiev arasında esir takasına ya da teslimine ilişkin herhangi bir gizlilik anlaşması bulunmadığını ileri sürdü. Reuters’ın aktardığına göre, bu açıklamanın ardından Güney Kore Dışişleri Bakanlığı 28 Eylül’de Ukrayna’nın Maslahatgüzarı Andriy Veşkin’i bakanlığa çağırarak diplomatik protesto iletti.
Moskova esir transferine ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kuzey Koreli savaş esirlerinin teslimine dair ellerinde bir bilgi olmadığını açıkladı. Esir konusunun Rusya Savunma Bakanlığı ve istihbarat servislerinin yetkisinde olduğunu aktaran Peskov, istihbarat kanalları üzerinden temasların sürdüğünü kaydetti.
Rusya ile Kuzey Kore, Ukrayna ordusunun Ağustos 2024 başında sınır bölgelerine girdiği dönemde Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalamıştı. Kuzey Kore birlikleri Kursk bölgesindeki çatışmalarda yer alırken Rusya Genelkurmay Başkanlığı, bölge topraklarının 2025 ilkbaharında Ukrayna ordusundan tamamen temizlendiğini duyurmuştu.
Asya
Çin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor

Çin, eriyen iç stoklarını takviye etmek için ekim ayı rafine akaryakıt ihracatını askıya alarak küresel arz sıkıntısını büyüttü. Ülkedeki motorin ve gaz yağı açığı 20 milyon varile ulaşırken, yakıt fiyatları yüzde 70 tırmanan ABD acil rezervlerden 40 milyon varil ham petrol çıkarıyor.
Çin, eriyen yerel rezervlerini yeniden doldurabilmek amacıyla ekim ayı boyunca yapılması planlanan rafine akaryakıt ihracatını askıya aldı.
ABD’nin İran ile girdiği savaşın küresel enerji arzını sarstığı günlerde hayata geçen uygulama, dünya genelindeki yakıt tedarik açığını daha da derinleştirme riski taşıyor.
Yetkililer, ülkedeki bir haftalık ulusal tatilin başında büyük rafinerilere Hong Kong ve Makao hariç hiçbir dış pazara sevkiyat izni verilmeyeceğini bildirdi.
Reuters’a konuşan sektör kaynakları, 7 Ekim sonrasında yurt dışına yakıt çıkışına yeniden onay verilip verilmeyeceğinin rafinerilerin üretim hızına ve iç depolardaki doluluk oranına göre netleşeceğini aktardı.
Batı Asya’dan ham petrol akışının savaş nedeniyle kesintiye uğraması üzerine Pekin yönetimi ilk olarak mart ayında ihracata sınırlama getirmiş, temmuz ayında ise motorin, benzin ve jet yakıtı satışlarını aylık izin şartına bağlamıştı.
Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki Çin enerji araştırmaları biriminin yöneticisi Michal Meidan, hükümetin temel hedefinin iç pazardaki arzı güvenceye almak olduğunu vurgulayarak, “Uluslararası piyasalar ikinci planda kalıyor” değerlendirmesini yaptı.
İhracat vizesi için ticari rezervlerin savaş öncesindeki seviyelere ulaşması şart koşuluyor.
Enerji veri analitiği kuruluşu Kpler’in verilerine dikkat çeken analist Zameer Yusof, mevcut motorin ve gaz yağı envanterinin savaş öncesi döneme göre 20 milyon varil geride kaldığını, benzin açığının ise yaklaşık 9 milyon varil düzeyinde seyrettiğini kaydetti.
Pekin’in muslukları kapatması, Washington ile Avrupalı müttefikleri arasındaki enerji gerilimini de su yüzüne çıkardı.
Washington yönetimi, acil durum rezervlerini piyasaya sürmemeleri halinde Almanya ve Fransa’ya sağladığı motorin sevkiyatını durdurma uyarısı yaptı. Avrupalı bir yetkili, ABD’nin Avrupa Birliği’nden altı aylık süre zarfında 120 milyon varil motorini dolaşıma sokmasını talep ettiğini ifade etti.
Gelişmeleri değerlendiren ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Batı Asya kaynaklı motorin kaybının telafi edilmeye çalışıldığını ancak Çin’den gelen ihracat kanalının da kapandığını kaydetti.
İran savaşının patlak vermesinden bu yana ABD iç pazarında motorin fiyatları yüzde 70, benzin fiyatları ise yüzde 50 civarında yükseldi.
Yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde artan yakıt maliyetlerini dizginlemeye odaklanan Beyaz Saray, kendi acil durum kaynaklarını devreye sokuyor.
ABD Enerji Bakanlığı, enerji firmalarına ödünç verilmek üzere Stratejik Petrol Rezervinden 40 milyon varil ham petrolün daha kullanıma açılacağını duyurdu.
Daha önce 1982’den bu yana en düşük düzeyine gerileyen ABD rezervleri, bu son tahsisatla birlikte yasalarda tanımlanan asgari güvenlik sınırının altına inecek.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak
Dünya Basını1 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı









