Diplomasi
‘Colani’den kravatlı Şara yaratan’ İngiliz danışman parlamentonun hedefinde

El Kaide lideri Ebu Muhammed el-Colani’ye “kravat taktırıp” Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara yarattığı ileri sürülen İngiliz Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell, parlamento tarafından topa tutuldu.
Başbakan Keir Starmer’ın en güçlü danışmanlarından Powell, geçen hafta sonu, “vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen dışarıdan kiralanmış casuslar ve gizli ajanlar” ekibini kullanarak “teröristlere gizli diplomatik kanallar açmakla” suçlandı.
Daily Mail’de yer alan habere göre Ulusal Güvenlik Danışmanı Powell, Tony Blair hükümetindeki görevinden ayrıldıktan sonra bu gizemli örgütü kurdu. Powell, Birleşik Krallık’ı Irak işgaline sürükleyen meşhur “dodgy dossier” (sahte dosya) olayında başdanışman olarak görev yapıyordu.
“Inter Mediate” adlı bu örgüt, “devlet dışı silahlı gruplarla” temas kurmak için Dışişleri Bakanlığından fon alıyor ve bu ayın başlarında diplomatik ilişkilerin yeniden kurulmasına yol açan İngiltere’nin Suriye ile yaptığı anlaşmada aracılık ettiği anlaşılıyor.
İşte Ahmed Şara’ya ‘takım elbise giydiren’ İngiliz STK: Inter Mediate
İngiliz istihbaratı bağlantılı Inter Mediate, Colani’nin sarayında karargâh kurmuş
Kasım ayında Başbakanlık koridorlarına geri döndüğünde, yıllık 200.000 sterlinlik maaş aldığı gizemli STK’daki genel müdürlük görevinden istifa eden 68 yaşındaki Powell, bu yılın başlarında stratejik öneme sahip Chagos Adalarının egemenliğini Mauritius’a devretmek için büyük tartışmalara yol açan anlaşmayı da sağlayan isimlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bu hamle, Powell ve Tony Blair’in yönetimindeki yardımcısı ve şu anda Starmer’ın politika uygulama direktörü olan Liz Lloyd’un liderliğindeki “Blaircilerin”, İşçi Partisi yönetimi içinde ‘iktidar mücadelesi’ başlatmaya çalıştığı iddialarının ortasında geldi.
Daily Mail’e konuşan diplomatik kaynaklar, Inter Mediate’in bir zamanlar El Kaide’nin Suriye kolu ile bağlantılı olan HTŞ ve Şara liderliğindeki Suriye hükümeti ile ilişkilerin yeniden kurulmasında merkezi bir rol oynadığını belirtiyor.
Anlaşma bu ayın başlarında imzalandıktan sonra, Dışişleri Bakanı David Lammy, Inter Mediate’in başkanlık sarayında bir ofisi olduğu söylenen Şam’a giderek Ahmed eş-Şara ile görüşmüştü.
Clinton e-postaları: Inter Mediate, MI6 ve SAS ile ilişkili
Wikileaks’in yayınladığı eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton bağlantılı e-postalardan birinde Powell, Inter Mediate’in İngiliz dış istihbarat servisi MI6 ile yakın ilişkiler içinde olduğunu yazmıştı.
2012 yılının Mart ayında, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın en önemli danışmanlarından Jake Sullivan’a gönderdiği bir e-postada, “Londra’daki FCO [Dışişleri ve Milletlerarası İlişkiler Bakanlığı], NSC [Ulusal Güvenlik Konseyi] ve SIS [Gizli İstihbarat Servisi] ile yakın işbirliği içindeyiz,” demişti.
Yine e-postalarda, Powell’ın, o dönem dışişleri bakan yardımcısı olan ve “eski dostu” olarak nitelendirdiği daha sonraki CIA şefi William Burns ile de görüştüğü, Inter Mediate’in “isyancılar ve hükümetler arasında gizli kanallar” kurduğunu ve Nijerya, Kolombiya, Bahreyn, Afganistan ve Kuzey Kore’de çalıştığını eklediği görülüyor.
Powell, “Suriye’de [eski BM genel sekreteri] Kofi Annan ile birlikte, Yemen, Somali ve Burma’da çalışmaya başlıyoruz,” derken, Sullivan da Inter Mediate’in “radarın altında” çalıştığını belirtiyordu.
Eski MI6 yetkilisi Martin Griffiths de Powell ile birlikte Inter Mediate’i kuran isimler arasındaydı.
Eski MI6 şefi Sawers: HTŞ terör örgütü gibi değil, kurtuluş hareketi gibi davranıyor
Şara’nın İngiliz akıl hocasından parlamentoya hesap vermesi isteniyor
Hafta sonu üst düzey bir Muhafazakâr siyasetçi, Powell’a neden doğrudan bakanlık görevi verilmeyip ‘özel danışman’ statüsü verildiğine dair Parlamento soruşturması açılması çağrısında bulundu.
Bu, Powell’ın yabancı hükümetlerle doğrudan ilişkiler kurma ve Chagos’un devriyle ilgili müzakereleri yürütme görevine rağmen Parlamentoya hesap vermek zorunda olmadığı anlamına geliyor.
Lancaster Dükalığının gölge başbakanı Alex Burghart, “Ulusal güvenlik danışmanına Chagos’un teslim edilmesindeki rolü hakkında soru soramamak yeterince skandal. Ama şimdi ortaya çıktı ki, özel kuruluşunu terörist gruplarla gizli kanallar kurmak için kullanıyor. Parlamento kesinlikle ona bu konuda soru sorabilmelidir. Hükümetin saklayacak bir şeyi olmasaydı, Powell’ı soğuk bakışlardan uzak tutmak için bu kadar uğraşmazdı. İşçi Partisi gerçeği açıklamalı ve derhal bir açıklama yapmalıdır,” dedi.
Inter Mediate, Powell’ı web sitesinde öne çıkararak, Kuzey İrlanda’daki ”1999 Hayırlı Cuma Anlaşmasının kilit mimarlarından biri“ olarak rolünü de vurguluyor.
İnternet sitesinde, Powell’ın bu STK’yı, ”Kuzey İrlanda barış görüşmelerinden çıkarılan dersleri paylaşmak ve benzer ikilemlerle karşı karşıya kalan diğer liderlere yardımcı olmak” amacıyla kurduğu belirtiliyor.
Web sitesinde ayrıca Powell’ın deneyimlerini kullanarak İspanya’daki Bask çatışmasının sona ermesi, Kolombiya Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos’un “barış danışmanı” olarak görev yapması ve Mozambik Cumhurbaşkanı Filipe Nyusi ile birlikte ülkenin iç savaşını sona erdirmek için çalışması da dahil olmak üzere “başarılı barış anlaşmalarında merkezi bir rol oynadığı” söyleniyor.
Irak işgalinin mimarlarından, Blair’in yakın çevresinden
Powell’ın, Irak’ın var olmayan kitle imha silahlarına ilişkin 2002 tarihli meşhur dosyada oynadığı rol ise artık daha az hatırlanıyor. Powell’ın, Tony Blair liderliği için “biraz sorun teşkil ettiği” gerekçesiyle bir güvenlik şefinden taslak metinde değişiklik yapmasını istediği ortaya çıkmıştı.
Powell’ın 2011 yılında kurduğu Inter Mediate’in en son açıklamaları, “FCDO’nun [Dışişleri, Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi] çatışma, istikrar ve arabuluculuk ofisiyle yeni bir ortaklık anlaşması yoluyla daha büyük bir taahhütte bulunduğunu” vurguluyor.
Hükümet harcama kayıtları, Inter Mediate’in “siyasi elitlere yüksek düzeyde erişimi” nedeniyle “devlet dışı silahlı gruplara” arka kanal sağlamak için Birleşik Krallık hükümeti tarafından finanse edildiğini gösteriyor.
Ocak ayında yayınlanan hesaplara göre, şirketin Mart 2024’e kadar olan toplam geliri 2,96 milyon sterlin olarak görülüyor ve en yüksek maaşı alan çalışan –muhtemelen Powell– 190.000 ile 200.000 sterlin arasında kazanıyor.
Hükümet kaynağı: Bu STK’dakiler taşeron casuslar ve gizli ajanlar
Hükümetten bir kaynak, “Bunlar, müzakere yoluyla uzlaşma sağlamak için siyasi liderler ve silahlı gruplarla ‘arka kanal’ görüşmeleri yürüten, esasen dış kaynak kullanımı ile istihdam edilen [outsourcing] casuslar ve gizli ajanlar,” dedi.
Burghart, kamu yönetimi ve anayasa işleri komitesi başkanı Simon Hoare’a yazdığı mektupta, “2010 yılında bu pozisyon oluşturulduğundan beri önceki tüm ulusal güvenlik danışmanları komiteye ifade vermiş olduğu” gerekçesiyle, Powell’ın ulusal güvenlik stratejisi konusunda parlamentonun ortak komitesine (JCNSS) ifade verilmesi çağrısına yanıt vermesi gerektiğini belirtti.
Burghart, “Bunun, Parlamento tarafından daha kapsamlı bir incelemeye tabi tutulması gereken önemli anayasal meseleleri gündeme getirdiğini düşünüyorum. Hükümetin ilk görevi, ülkeyi savunmaktır; ancak hükümet, başbakanın ulusal güvenlik konusunda baş danışmanının incelemeye tabi tutulmasını istemiyor,” diye yazdı.
Bir hükümet sözcüsü, “Hükümet, JCNSS ile verimli bir ilişki kurmaya ve komitenin önemli çalışmalarına en iyi şekilde destek ve kanıt sağlamak için kararlıdır. Uzun süredir uygulanan uygulamaya uygun olarak, ulusal güvenlikten sorumlu üst düzey memurlar ve bakanlar JCNSS’ye kanıt sunacaktır,” yanıtını verdi.
Bir hükümet kaynağı, Powell’ın yardımcılarının komite önüne çıkacağını da ekledi.
Kaynak, ”Mali çıkarların beyanı ve yönetimi için yerleşik bir sistem bulunmaktadır. Önceki yönetimlerde olduğu gibi, 10 numaralı ve Kabine Ofisindeki özel danışmanlar için yayınlanması uygun görülen çıkarlar yıllık olarak yayınlanmaktadır. Inter Mediate, dünya çapında silahlı çatışmaları çözmek için çalışan bir hayır kurumudur. Jonathan, geçen yıl hükümete yeniden katıldığında bu kurumla tüm bağlarını koparmıştır,” dedi.
Diplomasi
Hindistan, Rusya’dan petrol alımında rekor kırdı

Kpler verilerine göre Hindistan’ın Rusya’dan petrol ve kömür ithalatı, Ortadoğu’daki savaş ve sevkiyat aksaklıkları nedeniyle haziran ayında rekor seviyelere ulaştı. Rusya’dan yapılan günlük petrol sevkiyatının haziranda 2,55 milyon varile çıkması beklenirken, Moskova Avustralya’yı geride bırakarak Hindistan’ın ikinci en büyük kömür tedarikçisi konumuna yükseliyor.
Hindistan, İran’da yaşanan gerilim nedeniyle tedarik zincirinde meydana gelen aksamalar ve yükselen fiyatlar karşısında Rusya’dan petrol ve kömür ithalatını artırıyor.
Reuters haber ajansının uluslararası analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan sevkiyatlar haziran ayında rekor düzeylere ulaştı.
Kpler tahminlerine göre, Rusya’nın Hindistan’a petrol sevkiyatı haziran ayında günlük 2,55 milyon varille rekor düzeye yükselecek.
Bu miktar, mayıs ayındaki günlük 2,13 milyon varillik sevkiyatı ve Mayıs 2023’teki günlük 2,16 milyon varillik düzeyi geride bırakıyor.
Rusya’nın Hindistan’ın haziran ayındaki toplam ithalatı içindeki payı ise yüzde 50’nin hemen altında gerçekleşecek. Bu oran, Ortadoğu’daki çatışmanın başladığı 28 Şubat öncesindeki üç aylık dönemde ortalama yüzde 23 seviyesindeydi.
Hindistan’ın Rus petrolüne yönelmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasının ardından piyasadaki arzı artırmak amacıyla ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin alımlara yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasını izledi.
Ancak yaptırımlardan muafiyet süresi 17 Haziran’da sona erdi ve ABD Hazine Bakanlığı tarafından uzatılmadı.
Reuters, bu durumun Rus petrolü alımlarında azalmaya yol açabileceğini, ancak sürecin gidişatının Hindistan rafinerilerinin ve yetkililerinin Ortadoğu ülkelerinden sevkiyatlara dönme konusundaki istekliliğine bağlı olacağını belirtiyor.
Kpler öngörülerine göre, Suudi Arabistan’dan yapılan ithalatın haziran ayında günlük 349 bin varil seviyesinde kalması bekleniyor. Bu miktar, savaş öncesindeki üç aylık dönemde günlük ortalama 832 bin varil düzeyindeydi.
İthalat artışı Rus kömüründe de gözleniyor. Haziran ayında tüm kalitelerde Rus kömürü ithalatının, mayıs ayındaki 3,27 milyon tona kıyasla 3,16 milyon ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.
Her iki ay da geçen yılın mayıs ayında kaydedilen 3,76 milyon tonluk zirvenin ardından sırasıyla tarihin en yüksek ikinci ve üçüncü değerleri olarak kayda geçecek.
Rusya’nın haziran ayında Avustralya’yı geride bırakarak, Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci kömür ithalatçısı olan Hindistan’a en çok kömür sağlayan ikinci ülke konumuna geleceği tahmin ediliyor.
Ajansın değerlendirmesine göre Rusya, Hindistan’ın temel kömür tedarikçisi olma rolünü korumaya devam edecek; ancak Rus petrolünün gelecekteki alımları, ABD’nin Moskova’ya yönelik yaptırım politikasını olası sıkılaştırma adımlarına bağlı olacak.
Yeni Delhi petrol sevkiyatının yaptırımlardan etkilenmeyeceğini açıkladı
Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, haziran ayı ortasında yaptığı açıklamada, ülkesinin 2022 yılından bu yana küresel fiyatları dizginlemek amacıyla ABD’nin talebi doğrultusunda Rus petrolü alımlarını artırdığını belirtmişti.
Jaishankar, Rus hammaddesine yönelik Amerikan kısıtlamalarını eleştirerek, bu önlemlere büyük ilkeler süsü verilmemesi çağrısında bulunmuştu.
Hindistan Petrol ve Doğalgaz Bakanlığı Temsilcisi Sujata Sharma da mayıs ayında yaptığı açıklamada, Rusya’dan sevkiyatların devam ettiğini ve ABD’nin yaptırım muafiyetlerine ilişkin kararlarından bağımsız olarak süreceğini kaydetmişti.
Hindistan rafinerileri, 2025 yılında ABD baskısı ve Hindistan mallarına yönelik yüzde 25’lik gümrük tarifesi tehdidi nedeniyle Rusya’dan yaptıkları ithalatı azaltarak Suudi Arabistan ve Irak’a yönelmişti.
Ancak Reuters’ın verilerine göre, Ortadoğu’daki savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın ardından Hindistan firmaları mart ayı başında Rus petrolü alımlarını yeniden artırdı.
Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov nisan ayı sonunda yaptığı açıklamada, Hindistan’ın kabul etmeye hazır olduğu miktarda hammaddeyi tedarik etmeye hazır olduklarını duyurmuştu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da daha sonra yaptığı açıklamada, Moskova’nın Hindistan’a enerji taşıyıcıları sevkiyatına ilişkin anlaşmalara bağlı kaldığını doğrulamıştı.
Diplomasi
Honduras uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Ukrayna’dan İHA alacak

Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, organize suçla mücadele ve sınır güvenliğini sağlamak amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladıklarını açıkladı. Geçen hafta Kiev’i ziyaret eden Asfura, Ukrayna’nın yüksek teknolojik ekipmanlarıyla uyuşturucu kaçakçılığına karşı destek sağlayabileceğini belirtti.
Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, AFP’ye verdiği mülakatta, ülkesinin sınırlarını korumak ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmek amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladığını duyurdu.
Asfura, yüksek teknolojik ekipmanlar aracılığıyla organize suçla daha etkin mücadele etmeyi hedeflediklerini belirterek, “Sınırlarımızı korumak, sınırlarımızda etkin güvenliği sağlamak ve yüksek teknolojik ekipmanlarla organize suçla mücadele etmek için insansız hava araçlarından bahsediyoruz” ifadesini kullandı.
Honduras lideri, Ukrayna’nın sınırların daha da güçlendirilmesi ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele süreçlerinde ülkesine yardımcı olabileceğini kaydetti.
Geçen hafta Ukrayna’nın başkenti Kiev’e resmi bir ziyarette bulunan Asfura ile bir araya gelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Honduraslı mevkidaşına Ukrayna’nın bu alandaki deneyimlerinden yararlanmayı teklif etti.
Ukrayna lideri Zelenskiy, haziran ayında Baltık ülkeleri üzerindeki insansız hava aracı sorununa çözüm olarak “drone anlaşması” önerisinde bulunmuş ve Ukrayna’nın İHA koruması konusundaki uzman ekiplerini her an bu bölgeye göndermeye hazır olduğunu ifade etmişti.
Rusya Güvenlik Konseyi Sekreter Yardımcısı Aleksey Şevtsov ise ilkbahar aylarında yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Polonya ve Baltık ülkelerinin hava sahasından engelsiz şekilde geçtiğini ifade etmişti.
Uyuşturucu kartelleri Ukrayna’yı drone okulu olarak kullanıyor
Diplomasi
Ermenistan’da en büyük kumarhane olan Shangri La kapatıldı

Ermenistan Ekonomi Bakanlığı, muhalefet lideri Gagik Carukyan’a ait Onira Club şirketinin kumarhane işletme lisansını usulsüzlük gerekçesiyle iptal etti. Kararın, ülkede gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin ardından muhalefetin sonuçlara itiraz ettiği ve Anayasa Mahkemesinin süreci incelediği bir dönemde alınması dikkati çekti.
Ermenistan Ekonomi Bakanı Gevorg Papoyan, muhalefetteki Müreffeh Ermenistan Partisi’nin lideri Gagik Carukyan’a ait Onira Club şirketinin kumarhane işletme lisansının iptal edilmesine yönelik kararı imzaladı.
Sputnik Ermenistan’ın aktardığı gelişmeye göre iptal kararı, başkent Erivan yakınlarında bulunan ve ülkenin en büyük kumarhanesi olan Shangri La’yı kapsıyor.
Bakan Papoyan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, lisans iptaline gerekçe olarak Mart 2026’da gerçekleştirilen denetimlerde tespit edilen usulsüzlükleri gösterdi.
Yapılan incelemelerde, şirketin sunduğu finansal raporlar ile oyun makinelerinin sayaçlarındaki fiili veriler arasında tutarsızlıklar belirlendi. Papoyan, kumarhane yönetimi tarafından sunulan verilerin tahrif edildiğini ve yanlış bilgiler içerdiğini kaydetti.
Tüketicilerin ve kamu yararının korunması amacıyla hemen yürürlüğe girdiği belirtilen karara karşı, Ermenistan mevzuatı uyarınca iki ay içinde idari yoldan veya Ermenistan İdari Mahkemesinde dava açılarak itiraz edilebilecek.
Onira Club şirketine kumarhane işletme lisansı, ilk olarak 1 Ocak 2014 tarihinde Ermenistan Maliye Bakanlığı tarafından verilmişti.
Şirketin lisansı daha önce 2020 yılında, üçüncü çeyreğe ait devlet harcının dörtte birinin ödenmemesi gerekçesiyle de iptal edilmiş, ancak şirket daha sonra gerekli izinleri yeniden alarak faaliyetine devam etmişti.
Eski Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’a yurt dışına çıkış yasağı
Seçim sonuçlarına yönelik itirazlar sürüyor
Söz konusu lisans iptali kararı, ülkede parlamento seçimlerinin ardından yaşanan siyasi hareketliliğin ortasında geldi. Ermenistan’da 7 Haziran’da yapılan parlamento seçimlerinin ardından, aralarında Samvel Karapetyan liderliğindeki Güçlü Ermenistan Bloku, eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’ın Ermenistan İttifakı ve Gagik Carukyan’ın Müreffeh Ermenistan Partisi’nin de bulunduğu yedi siyasi oluşum, 19 Haziran’da seçim sonuçlarının yeniden incelenmesi talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu. Ermenistan Anayasa Mahkemesi, bu başvuruları 21 Haziran’da görüşmeye başladı.
Seçimlerden Başbakan Nikol Paşinyan’ın liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi birinci çıkarken, muhalefet partileri oy verme sürecinde organize usulsüzlükler yapıldığını savunuyor.
Güçlü Ermenistan Bloku, Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonunun 14 Haziran tarihli kararının iptal edilmesini ve seçimlerin ikinci turunun düzenlenmesini talep ediyor.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya7 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4












