Bizi Takip Edin

Amerika

Cumhuriyetçi senatörlerden Trump’a ‘misilleme’ uyarısı

Yayınlanma

Cumhuriyetçi senatörler, ABD Başkanı Trump’ın kendisini eleştiren parti içi isimleri hedef alan tasfiye adımlarının Kongre’deki yasama gündemini sekteye uğratabileceği uyarısında bulunuyor. Senato kanadındaki isimler, sadakat beklentisiyle yürütülen bu kampanyanın, kritik yasaları geçirmek için gereken oy çoğunluğunu riske attığını vurguluyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisine karşı çıkan veya eleştiri yönelten Cumhuriyetçi Kongre üyelerini görevden uzaklaştırma konusundaki başarısı, Kongre’deki parti mensupları arasında endişe yaratıyor.

Bazı senatörler, bu cezalandırma ve misilleme turlarının, başkanın kendi yasa tasarılarını Kongre’den geçirmesini zorlaştırarak ters tepebileceğini ifade ediyor.

Trump, cumartesi günü Louisiana’daki ön seçimlerde destekçilerine çağrıda bulunarak Senatör Bill Cassidy’nin mağlup edilmesini sağladı.

Salı günü ise Kentucky’nin 4. Seçim Bölgesi’nde Temsilciler Meclisi Üyesi Cumhuriyetçi Thomas Massie’nin koltuğundan edilmesi için seçmenleri harekete geçirdi.

Gelişmeler, Trump’ın şimdi de uzun süredir bu görevde bulunan bir diğer Cumhuriyetçi isim olan Teksas Senatörü John Cornyn’i hedef aldığını gösteriyor.

ABD Başkanı, Cornyn hakkında “zor zamanlarımda beni desteklemedi” ifadesini kullandı.

Trump, salı günü Cornyn’in ön seçimdeki rakibi olan eyalet Başsavcısı Ken Paxton’ı desteklediğini açıklayarak, gelecek hafta yapılacak ön seçim ikinci turu öncesinde Paxton’a güçlü bir avantaj sağladı.

Cumhuriyetçi senatörler, Trump’ın parti içi seçmenler üzerindeki etkisini kanıtladığını kaydetmekle birlikte, kendi partisinden seçilmiş yetkilileri saf dışı bırakma çabalarının kendi yasama gündemini zora sokabileceği uyarısını paylaşıyor.

Kuzey Karolina Senatörü Thom Tillis, Trump’ın Cumhuriyetçi senatörlerle yaşadığı çekişmelerin, üst kamarada öncelikli yasaları geçirmek için gereken 60 oya ulaşmayı son derece güçleştirebileceğini vurguladı.

Tillis, “Gelecekte elde edeceğiniz bir nitelikli çoğunlukla neredeyse hiçbir iş yapamamanıza yol açabilecek yapısal bir oy kaybını neden kendiniz yaratıyorsunuz? Bunun mantıklı olduğunu kim, neden düşünsün? Ben oyları sayıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Tillis, Trump’ın adımları nedeniyle Cornyn’in koltuğunu kaybetmesinin, başkanın ajandasına pahalıya patlayabileceğini ifade etti.

Senatör Tillis, özellikle tartışmalı konularda Trump’ın gündemini engelleme hususunda daha cesur davranabilecek Cumhuriyetçi senatör grubuna atıfta bulunarak, “Tanrı’dan dilerim ki John Cornyn haftaya kazansın. Ancak kaybederse, başkanın görev süresinin geri kalanında salt çoğunluk elde etmesini bile engelleyebilecek beş veya altı yapısal oy kaybı yaşanacak” dedi.

Trump’ın Beyaz Saray’a bir balo salonu inşa edilmesi gibi tartışmalı veya kamuoyunda karşılığı olmayan yasaları geçirmesini zorlaştırabilecek bir Cumhuriyetçi senatör grubunun oluşup oluşmadığı sorusuna Tillis, “Evet” yanıtını verdi.

Trump’ın taktikleri nedeniyle partiye yabancılaşan Cumhuriyetçi senatörlerin, kişisel kırgınlıklar sebebiyle başkanın gündemini doğrudan sabote etmesi beklenmiyor.

Ancak bu isimlerin, kamuoyunda destek bulmayan yasaları geçirmek veya yetkinliği tartışmalı adayların onaylanmasını sağlamak için riskli oylamalarda ellerini taşın altına koymaya daha az istekli olacağı belirtiliyor.

Tillis, 90 bin metrekarelik bir balo salonunun inşası için 1 milyar dolara kadar ödenek sağlanması yönündeki baskılara atıfta bulunarak, “Seçmen nezdinde hiçbir faydası olmayan politika kararları için oy vermeye zorlanıyoruz” ifadesini kullandı.

Eski ABD Başkanı Ronald Reagan’ın “Hiçbir Cumhuriyetçi yol arkadaşının arkasından kötü konuşmayacaksın” şeklindeki ünlü ilkesine karşın, Senato Çoğunluk Lideri John Thune, büyük yasama başarıları elde etmenin yolunun ekip çalışmasından geçtiğini düzenli olarak vurguluyor.

Bazı Cumhuriyetçi senatörler, Trump’ın, kendi gündemini ilerletmek için yoğun çaba harcamış olan parti arkadaşlarına yönelik saldırılarının amaca hizmet etmediğini ve ters tepebileceğini belirtiyor.

Thune, çarşamba günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Görevdeki ABD senatörlerini hedef almanın her zaman bir sonucu olur” dedi.

Thune, Trump’ın ön seçimlerde dilediği adayları destekleme hakkı olduğunu kaydetti ancak bu durumun, Beyaz Saray balo salonu gibi öncelikli hedefler için gereken oyların toplanmasını karmaşıklaştırabileceği uyarısında bulundu.

Thune, “Kuşkusuz favori isimleri ve desteklemek istediği kişiler var, bu onun takdiridir. Ancak bizim burada yapmamız gereken şey bir yasama gündemini yürütmektir. Elbette bu süreç biraz daha karmaşık hale gelebilir” açıklamasında bulundu.

Thune, Senato Sağlık, Eğitim, Çalışma ve Emeklilik Komisyonu Başkanlığı görevini yürüten ve Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanı adayı Robert F. Kennedy Jr. gibi Trump’ın tartışmalı isimlerinin onaylanmasında önemli rol oynayan Cassidy’nin yeniden seçilmesini desteklemişti.

Cassidy ayrıca, Obamacare kapsamındaki süresi dolmuş desteklerin yerine Sağlık Tasarruf Hesapları kurulmasını öngören planıyla, geçen sonbahardaki sağlık reformu tartışmaları sırasında Cumhuriyetçi senatörlere önemli bir siyasi koruma alanı sağlamıştı.

Trump’ın, rakibinin Louisiana ön seçimlerinde üçüncü olmasını kutlamasından günler sonra Cassidy, ABD askerlerinin İran’a karşı görevlendirilmesini önleyen Savaş Yetkileri Yasası tasarısına destek veren dördüncü Cumhuriyetçi senatör oldu.

Cassidy yaptığı açıklamada, hükümet süreç hakkında netlik sağlayana kadar savaş yetkisinin uzatılmasına destek veremeyeceğini aktardı.

Cassidy, “Yönetimin İran’ın nükleer programını devre dışı bırakma çabalarını desteklemekle birlikte, Beyaz Saray ve Pentagon, Kongre’yi ‘Destansı Öfke Operasyonu’ konusunda karanlıkta bıraktı” dedi.

Cassidy ayrıca bu hafta, bütçe dengeleme paketinde yer alan Beyaz Saray balo salonu bütçesine karşı oy kullanacağını açıkça belirtirken, Trump yönetiminin destekçileri için bir hukuki savunma fonu kurma teklifini “örtülü ödenek” olarak nitelendirerek eleştirdi.

Thune, Trump’ın ilk döneminde Senato Cumhuriyetçi Grubu Denetçisi (Whip) olarak ajandanın yasalaşmasında büyük rol oynayan, vergi düzenlemeleri ile adayların onay süreçlerinde sadık bir şekilde oy kullanan Cornyn’e de güçlü destek veriyor.

Cornyn, çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Başkanın beni desteklememiş olmasından dolayı hayal kırıklığına uğradım” dedi ancak kendinden emin bir duruş sergilemeye çalıştı.

Cornyn, “Bugüne kadar katıldığım tüm seçimler arasındaki en iyi ekibe ve en iyi plana sahibiz. Seçmenleri sandığa götüreceğiz ve kazanacağız” ifadelerini kullandı.

Trump’ın tasfiye hamlelerinin Kongre’deki gündemine nasıl yansıyacağı sorulduğunda Cornyn, “Bu konuda kendi çıkarımlarınızı kendiniz yapın” yanıtını verdi.

Alaska Senatörü Lisa Murkowski ise Trump’ın “kendine göre görüşleri olduğunu ve kendisine sadık kalacağını düşündüğü kişileri görevde görmek istediğini” belirtti.

Ancak Murkowski, “Başkanın, John Cornyn gibi ilkeli, güçlü ve sağlam bir siyasetçi yerine Paxton’ı desteklemesinin akıllıca olduğunu kesinlikle düşünmüyorum” diye ekledi.

Murkowski, “Başkan kararını verdi ve bence bu durum şu anda Cumhuriyetçi grubumuz içindeki işleri zorlaştırıyor. Kendi gündemini zorlaştırıyor, aynı zamanda başkanı desteklemek için orada bulunmak isteyen Cumhuriyetçi ekibin işini de güçleştiriyor” dedi.

Murkowski, Trump’ın Paxton’a verdiği destek hakkında, “Bu süreç, kendi ekibinize karşı değil, birbirinizle birlikte çalışmayı gerektirir. Burada ise kendi ekibine karşı çalışıyormuş gibi bir izlenim oluştu” değerlendirmesini yaptı.

Trump’ın Cassidy’ye yönelik ağır hakaretleri hakkında konuşan Murkowski, “Karşı çıkılacak pek çok rakip varken, neden tekrar kendi ekibinizin üyelerini hedef alıyorsunuz? Bunun başkana hiçbir fayda sağladığını düşünmüyorum. Cumhuriyetçilere karşı kişisel bir kin gütmesindeki mantığı anlamıyorum” dedi.

Amerika

ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

Yayınlanma

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.

ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.

Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.

CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.

Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.

Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.

Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.

Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.

Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.

Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.

ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.

Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.

Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.

Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.

Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.

Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.

En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.

Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.

USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Yayınlanma

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.

The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.

Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.

Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.

A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.

Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.

Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.

DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.

ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

Yayınlanma

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.

Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.

CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.

Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.

Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.

Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.

Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu. 

Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.

SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.

Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.

Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.

Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.

Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.

Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.

Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.

Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.

Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.

Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.

SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.

Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.

Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.

Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.

Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English