Amerika
Trump’ın ön seçim hamlesi Kongre’de kısa vadeli kriz üretebilir

ABD Başkanı Trump’ın Cumhuriyetçi Parti’yi yeniden şekillendirmek ve kendi gündemine direnmeyecek müttefiklerle Kongre’yi doldurmak amacıyla başlattığı ön seçim kampanyası, kısa vadeli bir yasama krizini beraberinde getiriyor. Ön seçimlerde yenilgiye uğrayan veya emekliliğe hazırlanan muhalif Cumhuriyetçi vekillerin görev süreleri dolana kadar Kongre’de kalacak olması, dar bir çoğunluğa sahip parti yönetiminin kritik yasa tasarılarını geçirmesini zorlaştırıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz birkaç ayı Cumhuriyetçi Parti’yi kendi öncelikleri doğrultusunda yeniden yapılandırmak, kendisine muhalefet eden Kongre üyelerine karşı alternatif adayları desteklemek ve yasama organını kendi gündemine asgari direnç gösterecek müttefiklerle doldurmak için harcadı.
Ancak Trump, Cumhuriyetçi Parti bünyesindeki ön seçimlerde aday gösterme ve destekleme gücünü yoğun bir şekilde hissettirse de bu çaba kısa vadeli bir karmaşayı beraberinde getirdi. Trump’ın hedef aldığı, ön seçimlerde yenilgiye uğramış ya da emeklilik kararı almış çok sayıda mevcut Kongre üyesi, görev sürelerinin sonuna kadar koltuklarını korumaya devam ediyor.
Seçmen karşısına yeniden çıkma zorunluluğu kalmayan ve parti çizgisine sadık kalmak için siyasi bir gerekçesi bulunmayan bu yasama üyeleri, tek taraflı yasa tasarılarına karşı daha cesur adımlar atarak Trump ve Cumhuriyetçi Parti liderliği için yasama süreçlerini zorlaştırabiliyor.
Cumhuriyetçilerin sınırda bir çoğunluğa sahip olduğu Kongre yapısında, parti içinden gelecek birkaç fire dahi kritik tasarıların bütünüyle başarısız olmasına yol açabiliyor.
Bu durum, Cumhuriyetçilerin önümüzdeki haftalarda yoğun bir yasama gündemiyle karşı karşıya olduğu bir döneme denk geldi. Parti, Demokratların desteği olmadan bir göçmenlik finansman paketini ve üçüncü bir uzlaşma tasarısını yasalaştırmaya çalışırken, aynı zamanda Yabancı İstihbarat Gözetim Kanunu’nun (FISA) mahkeme izni olmaksızın dinleme yapılmasına olanak tanıyan yetkilerinin süresini uzatmayı hedefliyor.
Cumhuriyetçiler, tüm bu süreçte ara seçim dönemi yaklaşırken seçmenlere hayat pahalılığı sorunlarıyla ilgilendiklerini ve somut sonuçlar elde ettiklerini göstermeyi amaçlıyor.
Louisiana eyaletinde cumartesi günü düzenlenen Senato ön seçimlerinde, Trump’ın desteklediği Temsilciler Meclisi Üyesi Julia Letlow ve Louisiana Eyalet Saymanı John Fleming karşısında yenilgiye uğrayan Senatör Bill Cassidy, elde ettiği yeni siyasi hareket alanını kullanmakta gecikmedi.
2021 yılında Trump’ın azledilmesi yönünde oy kullanan Cassidy, bu kez Kongre onayı olmaksızın Trump’ın İran’a yönelik askeri hamlelerini kısıtlamayı öngören savaş yetkileri tasarısının önünü açmak üzere Demokratlara katılan dört Cumhuriyetçi senatörden biri oldu.
Cassidy daha önce bu yöndeki girişimlere destek vermemişti. Salı günü gerçekleştirilen oylama, savaşın başlangıcından bu yana Senato’da bu yönde yapılan sekizinci oylama olurken, ilgili tasarının ilerlemesini sağlayan ilk oylama niteliği taşıdı.
Cassidy ayrıca, Trump yönetiminin Joe Biden dönemindeki Adalet Bakanlığı tarafından hedef alındığını iddia eden kişilere tazminat ödemek amacıyla oluşturduğu 1,8 milyar dolarlık fonu “örtülü ödenek” olarak nitelendirdi.
Senatör, göçmenlik finansman paketinde yer alan ve yeni Beyaz Saray balo salonu ile Gizli Servis öncelikleri için 1 milyar dolarlık güvenlik bütçesi ayrılmasını öngören maddeye de karşı çıktı.
Cassidy’nin bu yaklaşımı, geçtiğimiz yıl Trump’ın “büyük ve güzel yasa tasarısı” olarak adlandırdığı bütçe düzenlemesine karşı oy kullandığı için hedef alınan ve ardından emekliliğini açıklayarak yönetimin adımlarına yönelik açık bir muhalefet yürütmeye başlayan Kuzey Carolina Senatörü Thom Tillis’in çizgisini takip ettiğini gösterdi.
Salı gecesi yapılan ön seçimlerde Trump destekli aday Ed Gallrein karşısında mağlup olan Kentucky Temsilcisi Thomas Massie de Trump yönetimi için zor bir figür olmaya devam etti ve geri adım atacağına dair bir işaret vermedi.
Massie, pedofil fuhuş şebekesi yöneticisi Jeffrey Epstein ile ilgili dosyaların kamuoyuna açıklanması için yönetime baskı kuran ekibin başında yer almış, çok sayıda savaş yetkisi tasarısını desteklemiş ve geçtiğimiz yıl Trump’ın bütçe yasasına karşı oy kullanmıştı.
Yenilgi konuşmasında Trump’ın Beyaz Saray’a balo salonu inşa etme kararını eleştiren Massie, benzinin galonunun yaklaşık 5 dolar, motorinin ise 6 dolara dayandığı bir dönemde büyük bir balo salonu inşasının tartışılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Tüm bunlara rağmen Trump, siyasi rakiplerine yönelik tasfiye sürecini sürdürüyor. Texas’ta mevcut Senatör John Cornyn karşısında Texas Başsavcısı Ken Paxton’ı destekleyen Trump, Colorado Temsilcisi Lauren Boebert’in Massie lehine kampanya yürütmesinin ardından, bu eyalette aday başvuru süresi dolmuş olmasına rağmen Boebert’e karşı bir ön seçim adayı çıkarılması çağrısında bulundu.
Trump ayrıca, ılımlı çizgideki Pennsylvania Temsilcisi Brian Fitzpatrick’i de hedef alarak, kendisinin aleyhinde oy kullanmayı sevdiğini ve bu durumun iyi sonuçlanmayacağını söyledi.
Fitzpatrick geçen yıl bütçe tasarısına karşı oy kullanmış, süresi dolan Uygun Bakım Yasası sübvansiyonlarının geçici olarak uzatılmasını desteklemiş, kendi savaş yetkileri tasarısını sunmuş ve diğer birçok başlıkta Trump ile ayrı düşmüştü.
Görev süresinin ardından emekli olacağını açıklayan Nebraska Temsilcisi Don Bacon ise Cumhuriyetçilerin özgürce konuşabilmesi gerektiğini belirterek, başkanın kararları beğenmediğinde baskı kurmaktan vazgeçmesi gerektiğini ifade etti.
Bacon, ikna yönteminin yerini zorbalığın aldığını, Amerikan halkının buna olumlu yanıt vermediğini ve bağımsız duruşa yönelik saldırıları görmekten memnuniyet duymadığını kaydetti.
Bacon ayrıca, Trump’ın her zaman istediğini alamadığını, 2022 yılında kendisine ve görevdeki eyalet valisine karşı yürüttüğü kampanyaya rağmen seçimlerin kazanılabileceğini ekledi.
Diğer bazı Cumhuriyetçiler ise Trump’ın ön seçim tehditlerinin parti içinde farklı seslere yer olmadığı yönünde bir mesaj taşıdığı endişelerini reddetti.
Bu isimler, başkanın seçim yarışlarına müdahil olma hakkı bulunduğunu ve Massie örneğinin istisnai bir durum olduğunu savundu.
Cumhuriyetçi Ulusal Kongre Komitesi Başkanı Richard Hudson, tamamen özgür hissettiğini ve başkanla fikir ayrılığına düştüğünde bunu sosyal medya yerine doğrudan kendisiyle paylaştığını belirtti.
Hudson, Trump’ın karşı argümanlara ve üyelerin girdilerine açık olduğunu ifade ederek, meselenin parti çizgisine mutlak uyum olmadığını, Trump’ın Thomas Massie’nin birçok önemli konuda kendisine muhalefet etmesi nedeniyle bu sürece dahil olduğunu düşündüğünü aktardı.
Temsilciler Meclisi Özgürlük Grubu üyesi Ralph Norman ise Trump’ın rasyonel olmayan kararlar veren kişilerin üzerine gittiğini belirterek, Trump’ın politikalarıyla ülkeyi kurtardığını ve bu politikalara destek vermeyenlerin hedef alınmasının doğal olduğunu söyledi.
Cumhuriyetçilerle birlikte hareket eden bağımsız California Temsilcisi Kevin Kiley de Trump’ın seçim süreçlerine kendi tercihleri doğrultusunda dahil olma hakkına sahip olduğunu ifade etti.
Cumhuriyetçilerin önündeki tek seçeneğin başkanla tamamen aynı çizgide yürümek ya da yenilgiyle yüzleşmek olup olmadığı sorusuna yanıt veren Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, partinin önceliklerinin “Önce Amerika” gündemi etrafında şekillendiğini belirtti.
Johnson, kendi kulvarını yaratmaya çalışan ve ortak gündeme zarar veren adımların yapıcı olmadığını ifade etti.
Üyelerden temel ilkelerinden ödün vermelerini hiçbir zaman istemediğini kaydeden Johnson, ancak 434 meslektaşın bulunduğu istişari bir organda kişisel tercihlerin bazen arka plana atılması gerektiğini, mesajın bundan ibaret olduğunu sözlerine ekledi.
Amerika
SpaceX hisseleri bir günde yüzde 10 değer kaybetti

Elon Musk’ın uzay şirketi SpaceX’in hisseleri, şirketin tarihindeki ilk yatırım yapılabilir tahvil ihracını duyurmasının ardından bir günde yüzde 10 değer kaybetti. Şirketin piyasa değeri yaklaşık 225 milyar dolar gerilerken, en az 20 milyar dolarlık tahvil ihracıyla köprü kredinin kapatılması hedefleniyor.
Elon Musk’ın uzay şirketi SpaceX’in hisseleri bir günde yüzde 10 değer kaybederek 166,17 dolara geriledi.
The Wall Street Journal gazetesinin aktardığı gelişmeyle birlikte, şirketin piyasa kapitalizasyonu yaklaşık 225 milyar dolar azaldı.
Bloomberg’in haberine göre SpaceX, 22 Haziran’da tarihindeki ilk yatırım yapılabilir tahvil ihracını duyurdu. Şirketin, mevcut bir köprü krediyi kapatmak amacıyla en az 20 milyar dolar değerinde borç senedi ihraç etmesi bekleniyor.
Sürece yakın bir kaynağın aktardığı bilgilere göre, aralarında Goldman Sachs Group Inc. şirketinin de bulunduğu aracı bankalar, pazartesi günü yatırımcılarla telefon konferansları düzenleyecek. Bu görüşmelerin ardından, vadeleri 5 ila 30 yıl arasında değişen tahvillerin satışının gerçekleştirilmesi öngörülüyor.
SpaceX’in tahvil ihracına ilişkin hazırladığı ve Bloomberg tarafından incelenen memorandumda şirketin hedefleri şu ifadelerle yer aldı:
“Misyonumuz, evrenin gerçek doğasını anlamak, bilincin ışığını yıldızlara yaymak ve yaşamın birden fazla gezegende var olması için gerekli sistem ve teknolojileri yaratmaktır.”
Haziran ayında gerçekleştirdiği halka arz sürecinde 85 milyar dolardan fazla kaynak yaratan SpaceX’in piyasa değeri, halka arzın ardından 2,9 trilyon doları aşmıştı.
Bu yükselişle bir süreliğine Microsoft ve Amazon’u geride bırakarak dünyanın en değerli ilk dört halka açık şirketi arasına giren SpaceX’in piyasa değeri, o dönem ulaştığı haftalık zirve noktasına göre yaklaşık 550 milyar dolar gerilemiş oldu.
İngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
Amerika
Kolombiya Devlet Başkanı: İsrail seçimlere müdahale etti

Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, İsrail’in ulusal seçim kayıt sisteminin yazılımını ele geçirerek seçimlere müdahale ettiğini öne sürdü. Sunucuların IP adreslerinin değiştirildiğine dair kanıt bulunduğunu savunan Petro, oyların tüm sandıklarda yeniden sayılmasını talep etti.
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, İsrail’in ulusal seçim kayıt sisteminin yazılımını ele geçirerek seçimlere müdahale ettiğini öne sürdü. Petro, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sunucuların IP adreslerinin değiştirildiğine dair kanıt bulunduğunu ve bunun sisteme dışarıdan müdahale edildiğini gösterdiğini savundu.
Petro, yazılımın güvenlik açığına ilişkin ilk uyarıyı 2018 yılında yaptığını belirtti. Danıştay’ın o dönem aldığı karar uyarınca yazılımın kamuya açık bir sistemle değiştirilmesi gerektiğini hatırlatan Petro, uzman denetimi talep ettiğini ancak seçim kayıt yetkilisinin buna izin vermediğini söyledi.
Kolombiya Devlet Başkanı, “Bugün Ulusal Seçik Kaydı’na ait birkaç sunucunun IP adreslerinin değiştiğine dair kanıtımız var. Bu, yazılımın ele geçirildiği ve sandık verilerini başka birinin kaydettiği anlamına geliyor. Dünyada bunu yapabilecek tek ülke İsrail devletidir” ifadelerini kullandı.
Petro, seçim yazılımına yönelik uzman incelemesi yapılmasını ve tüm sandıklardaki oyların yeniden sayılmasını talep etti.
Halka sükunet ve soğukkanlılık çağrısında bulunan Petro, vatandaşların gerçek iradesini yansıtan titiz ve doğru bir sayım yapılmasını sağlamak gerektiğini vurguladı.
İlk sonuçlara göre Kolombiya’da sağcı aday De la Espriella başkan seçildi
BlackCore soruşturmaları
Seçimlere müdahale iddiaları daha önce İsrailli BlackCore şirketine yöneltilmişti. Reuters’ın Mayıs ayı sonunda bildirdiğine göre Paris Savcılığı, mart ayında yapılan yerel seçimlerde Boyun Eğmeyen Fransa partisinden üç adayın mağdur olduğu müdahale vakasına ilişkin soruşturma başlatmıştı.
Fransa’nın yabancı müdahaleyle mücadele birimi Viginum, söz konusu operasyonun arkasında kendisini “etki, siber teknoloji ve teknoloji alanında elit şirket” olarak tanımlayan İsrailli BlackCore’un bulunduğu sonucuna varmıştı.
Viginum, 12 Haziran’da yaptığı açıklamada BlackCore’un başka ülkelerdeki benzer operasyonlarla da bağlantılı olduğunu bildirdi. Birim, şirketin 2025 yılında İskoçya seçimleri ve New York belediye seçimleri sırasında da faaliyet gösterdiğini, ayrıca Angola ve Togo’da “dijital müdahale” operasyonları yürüttüğünü belirtti.
Amerika
Küresel tahmin piyasaları devasa boyutlar kazandı

İnsanların gerçek dünyadaki olayların sonuçları üzerine bahis yapmalarına olanak tanıyan tahmin piyasaları, son birkaç yılda popülaritesinde patlama yaşadı.
Görünüşe göre pek çok kişi, seçimler, Kuala Lumpur’daki hava sıcaklığı ve Elon Musk’ın bir hafta içinde ne sıklıkla tweet atacağı gibi konularda bahis yapmak için can atıyor.
Kalshi, ABD tahmin piyasasının %90’ından fazlasını kontrol ediyor ve yıllık geliri 1,5 milyar doları aşıyor.
Pew Araştırma Merkezi’nin dijital varlık şirketi The Block’tan elde ettiği verileri analizine göre, Kalshi ve diğer büyük oyuncu Polymarket’e bakıldığında, bu iki şirketin toplam küresel işlem hacmi şu şekildeydi: Eylül 2025’te 4,5 milyar dolar; Nisan 2026’da 24 milyar dolar civarında.
Kalshi ve Polymarket’in milyonlarca kullanıcısı var fakat sadece çok küçük bir yüzde büyük kazanç elde ediyor.
Örneğin Wall Street Journal’ın yaptığı bir analizde şunlar ortaya çıktı:
- Polymarket’in kârının yüzde 67’si, hesapların sadece %0,1’ine gidiyor.
- Ortalama bir Polymarket kullanıcısı 1 ile 100 dolar arasında para kaybetmiş. En alt %10’luk dilimdeki kullanıcılar ise kişi başına yaklaşık 4.000 dolar zarar etmiş.
- Şirketin açıklamasına göre, para kazanan her bir Kalshi kullanıcısına karşılık 2,9 kâr etmeyen kullanıcı düşüyor.
Bu kadar yüksek bir hacmi görmezden gelmek zor. Wall Street Journal’a göre, yatırımcıların ilgisi Kalshi’nin değerlemesini aralık ayındaki 11 milyar dolardan yaklaşık altı ay sonra 22 milyar dolara çıkardı.
The Information’a göre ise, 2024 yılında 350 milyon dolar değerinde olduğu bildirilen Polymarket, son zamanlarda 15 milyar dolarlık bir değerlemeyle fon toplamak üzere görüşmeler yapıyordu.
Morning Consult’un bir araştırmasına göre, ortalama tahmin piyasası kullanıcısı genç kesime ağırlık veriyor ve kullanıcıların %71’i erkek. Pew’e göre spor, kripto para ve siyaset en popüler konular.
Yatırım şirketi Bernstein, tahmin piyasasındaki işlem hacminin 2030 yılına kadar yıllık 1 trilyon dolar seviyesine ulaşacağını öngörüyor
Öte yandan tahmin piyasalarında hâlâ “içeriden bilgi ticareti” (inside trading) en önemli kapı olarak görülüyor.
Örneğin bir ABD Ordusu Özel Kuvvetler askeri, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu yakalama planlarına ilişkin gizli bilgilerini kullanarak Polymarket işlemlerinden 400 bin dolar kazandığı iddiasıyla yargılanacak.
Bir Google çalışanı ise, şirketin iç verilerine erişim hakkını kullanarak Google’da en çok aranan terimlere bahis oynadığı iddiasıyla yakın zamanda dolandırıcılık suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.
Kalshi, işverenin videolarıyla ilgili bahisler yaptığı gerekçesiyle bir MrBeast editörüne 20 bin dolar para cezası kesti.
Ne var ki uzmanları ve kamuoyunu şüpheye düşüren şüpheli işlemler her zaman soruşturmaya yol açmıyor.
Örneğin Bloomberg, birbiriyle bağlantılı gibi görünen yeni açılmış birçok Polymarket hesabından yapılan ve zamanlaması dikkat çeken birkaç İran savaşı bahsinin 1 milyon dolar kâr sağladığını bildirdi.
Hem Kalshi hem de Polymarket, içeriden bilgi ticareti yaptıkları gerekçesiyle kullanıcılara para cezası verdi ve hesaplarını dondurdu.
Kalshi ise yakında hassas işlemler yapabilmek için kullanıcıların işveren bilgilerini paylaşmalarını zorunlu kılacak.
Gelgelelim eleştirmenler bunun yeterli olmadığını söylüyor. Bir grup Demokrat senatör, tahmin piyasalarını düzenlemekten sorumlu federal kurum olan Emtia Vadeli İşlemler Komisyonunu (CFTC), izin verilen bahis türlerini sınırlayarak içeriden bilgi ticaretiyle mücadele etmeye çağırdı.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya7 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4












