Bizi Takip Edin

Amerika

Cumhuriyetçilerde üçüncü bütçe uzlaşısı tasarısına muhalefet büyüyor

Yayınlanma

ABD Senatosundaki Cumhuriyetçiler arasında, ara seçimler öncesinde Başkan Trump’ın gündeminin kalan unsurlarını hayata geçirmek üzere üçüncü bir bütçe uzlaşısı paketinin ilerletilmesine yönelik muhalefet büyüyor. Senato Tahsisat Komisyonu’ndaki kıdemli Cumhuriyetçiler Pentagon’a ek kaynak ayrılması fikrine karşı çıkarken, Senato Çoğunluk Lideri John Thune yeni vergi kesintilerinin geçen yılki büyük vergi yasasını yeniden tartışmaya açabileceği uyarısında bulundu.

ABD’de Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) operasyonlarını finanse etmek üzere dar kapsamlı bir bütçe uzlaşısı tasarısının bu ay ilerletilmesi kararı, Senato Cumhuriyetçileri arasında, ara seçim öncesinde Başkan Trump’ın gündeminin diğer unsurlarını yasalaştırmak için üçüncü bir uzlaşı tasarısının geçirilip geçirilmeyeceği konusunda mücadele başlattı.

Bazı Cumhuriyetçi senatörler, Savaş Bakanlığına daha fazla kaynak ayırmak amacıyla bu yaz üçüncü bir bütçe uzlaşısı paketini ilerletmek isterken, Senato Tahsisat Komisyonu’ndaki kıdemli Cumhuriyetçi Parti üyeleri bu fikre sert biçimde karşı çıkıyor.

Söz konusu senatörler, böyle bir adımın kendi güçlerini ve olağan tahsisat sürecini daha da zayıflatabileceğinden kaygı duyuyor.

Öte yandan, aralarında Senatör Ted Cruz’un da bulunduğu bazı muhafazakarlar, yeni vergi kesintilerini yasalaştırmak ya da süresi yakında dolacak olan işçi sınıfına yönelik Trump vergi indirimlerini uzatmak için baskı yapıyor.

Ancak bu girişim, Senato Çoğunluk Lideri John Thune’un direnciyle karşılaşıyor. Thune, meslektaşlarını, böyle bir hamlenin Cumhuriyetçileri geçen yıl kabul edilen Büyük Güzel Yasa Tasarısı’ndaki tüm vergi kesintilerini ve harcama kısıntılarını yeniden tartışmaya zorlayabileceği konusunda uyarıyor.

Tüm bu gelişmelerin sonucunda Cumhuriyetçi senatörler, ICE ve Sınır Devriyesini 2029’a kadar finanse edecek yasayı geçirdikten sonra herhangi bir partisel yasama başarısı elde etme konusunda giderek daha kötümser bir tablo çiziyor.

Cumhuriyetçi senatörler, parti grubu içinde üçüncü bir bütçe uzlaşısı tasarısına girişilmesine yönelik muhalefetin, özellikle de Pentagon’a yönelik fonlamanın olağan düzen içinde geçirilmesini “bizim işimiz” olarak gören Senato Tahsisat Komisyonu üyeleri arasında büyüdüğünü belirtiyor.

Tahsisat tasarılarını olağan düzen içinde geçirmek, Demokratların ek bir savunma tahsisat paketini ya da güçlendirilmiş tam yıllık bir Savunma tahsisat tasarısını desteklemesini sağlamak anlamına geliyor.

Bir senatörün kabul ettiğine göre, partinin bu sonbahardaki seçimlerin ardından Temsilciler Meclisi’nin kontrolünü kaybedeceğine dair kötümserlik, hesaplamalarda önemli bir faktör.

İsminin gizli kalması koşuluyla konuşan bir Cumhuriyetçi senatör, Senato Cumhuriyetçi grubu içinde üçüncü bir uzlaşı paketinin ilerletilmesine dair tartışmayı aktarırken, “Bazıları, ‘Bakın, Meclis’in el değiştireceğini biliyoruz ve bu aslında gerçekten bir şey yapabilmek için son fırsatımız; o yüzden büyük ödüle oynamalıyız. İstediğimiz her şeyi bir uzlaşı tasarısına koymalıyız çünkü artık yasa yapamayacağız’ diyor” ifadelerini kullandı.

Ancak aynı senatör, Cumhuriyetçilerin savunma fonlamasını ve diğer yasama önceliklerini Demokratların engellemelerini aşarak geçirmek için bütçe uzlaşısına bel bağlaması gerektiği argümanına karşı çıkan bir grup meslektaşının bulunduğunu söyledi.

Senatör, Cumhuriyetçilerin askeri öncelikleri veya diğer gündem maddelerini seçimden önce finanse etmek için üçüncü bir uzlaşı paketini geçirmesi gerektiği iddiasına karşı çıkarak, “Bunu kabul etmiyorum” dedi.

İkinci bir Cumhuriyetçi senatör de, özellikle olağan tahsisat tasarılarını partiler üstü temelde geçirme çabalarını baltalayacağından endişe eden tahsisat komisyonu üyeleri arasında olmak üzere, Senato Cumhuriyetçi grubu içinde üçüncü bir uzlaşıya gidilmesine “güçlü bir muhalefet” bulunduğunu doğruladı.

Söz konusu Cumhuriyetçi Parti senatörü, Demokratların engellemelerini aşmak için tekrar tekrar bütçe uzlaşısına başvurmanın, Senatonun işleri partiler üstü temelde yürütme geleneğini zedelediğini savundu.

Bazı Cumhuriyetçiler Trump başkanlık koltuğundayken büyük yasalar konusunda Demokratlarla çalışma konusunda şüpheci yaklaşıyor.

Senato Demokratlarının Grup Başkanvekili Dick Durbin, azınlık partisini dışlamak için bütçe uzlaşısının tekrar tekrar kullanılmasının Senato geleneğini zayıflattığı ve partilerin yasama için birlikte çalışmasını gerektiren engelleme mekanizmasının sonunu getirebileceği uyarısında bulundu.

Durbin, “En son emsale doğru evrilme eğilimindeyiz ve partiler üstü bir uzlaşmadan kaçınmak için uzlaşı mekanizmasının tekrar tekrar kullanılması bizi yanlış yöne götürüyor” dedi.

Cumhuriyetçi senatörler, Thune’un meslektaşlarına, bekleyen uzlaşı tasarısının dar biçimde ICE ve Sınır Devriyesinin fonlanmasına odaklı kalmasını sağlama çabasının bir parçası olarak, liderliğin bu yılın ilerleyen döneminde üçüncü bir bütçe uzlaşısı paketini ilerletmeye açık olacağı sözünü verdiğini belirtiyor.

Aralarında Cruz’un özellikle öne çıktığı bazı Cumhuriyetçiler, partinin ara seçim öncesinde gündeme getirebileceği en önemli Cumhuriyetçi ekonomik önceliklerini de içerecek şekilde paketin kapsamının genişletilmesi çağrısında bulundu.

Ancak Thune, uzlaşı tasarısının kapsamının genişletilmesinin tasarının Kongreden geçişini haftalar veya aylarca geciktireceğinden endişe etti.

Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçiler, Senatonun göçmenlik uygulamalarını 2029’a kadar finanse edecek bir bütçe aracını geçirme yönünde önemli ilerleme kaydettiğini görene kadar İç Güvenlik Bakanlığının büyük bölümünü fonlayan bir tasarıyı onaylamayı reddetmişti; Thune benzer bir gecikme riskini almak istemedi.

Ancak İç Güvenlik Bakanlığının büyük bölümü eylül ayına kadar finanse edilmişken ve ICE ile Sınır Devriyesini fonlayan bir bütçe uzlaşısı paketi Senatoda halihazırda taslak haline getirilmişken, Cumhuriyetçi Parti liderlerinin İran’la askeri çatışmayı finanse etmek veya yeni vergi indirimlerini yasalaştırmak için üçüncü bir uzlaşı paketini ilerletmeye çalışıp çalışmayacağına dair sorular giderek artıyor.

Senatör John Kennedy, “Birileri üçüncü bir uzlaşı tasarısı olacağına dair bu söylentiyi başlattı ve benim buna yanıtım şu: Dreamweaver. Hangi yıldan bahsettiklerini bilmiyorum ama bu ara seçimlerden önce olmayacak” dedi.

Senatör Kevin Cramer, Trump’ın önceliklerinden daha fazlasını hayata geçirmek için üçüncü bir uzlaşı paketini geçirmeyi çok istediğini, ancak bunun nasıl gerçekleşeceğini “görmenin zor” olduğunu söyledi.

Cramer, “Bunu gerçekten istiyorum ve üstlenmeyi çok isterim. Şu anda bunu görmek zor” diye konuştu.

Tahsisat Komisyonu üyelerinin bir başka uzlaşı paketinin ilerletilmesine yönelik muhalefeti sorulduğunda ise Cramer, “Eminim bu doğrudur” yanıtını verdi.

Senato Bütçe Komisyonu Başkanı Lindsey Graham, The Hill’e verdiği demeçte, savunma harcamalarına odaklı üçüncü bir bütçe uzlaşısı paketini ilerletmeye açık olduğunu belirtti ancak başka neleri dahil etmek istediğini söylemekten kaçındı.

Graham, “Bunu daha sonra konuşuruz” dedi.

Bununla birlikte, anketlerin Amerikan kamuoyunda çok az destek bulduğunu gösterdiği, İran’la sürmekte olan askeri çatışmayı finanse etmek için yeterli Cumhuriyetçi oyunu bir araya getirmek zorlu bir görev olabilir.

Trump’ın 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası uyarınca askerleri İran’la savaştan çekmeye yönlendiren karar tasarılarına defalarca oy veren Senatör Rand Paul, “Eğer 200 milyar dolar daha fazlası ve savaş ek fonlaması için tüm bu şeyler olacaksa, ben bunu desteklemeyeceğim” dedi.

Amerika

Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

Yayınlanma

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.

ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.

Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.

Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.

Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.

Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.

Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.

Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.

ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.

Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.

The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.

Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.

Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

Yayınlanma

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.

ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.

ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.

Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.

Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.

Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.

Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.

Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.

Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.

Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.

Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.

Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.

Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.

Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.

Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.

Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.

Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.

Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.

Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.

Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

Yayınlanma

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.

Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.

Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.

NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.

Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.

Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.

Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.

NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”

Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.

Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.

ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.

ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.

Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.

Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English