Amerika
Cumhuriyetçilerin vergi indirimi stratejisi savaş ve tarifelerin gölgesinde kaldı

ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin geçtiğimiz yıl yasalaştırdığı vergi indirimlerinin siyasi ve ekonomik getirilerini ön plana çıkarma çabaları, İran’daki savaş, gümrük tarifeleri ve beraberinde gelen ekonomik belirsizlik nedeniyle ivme kaybediyor. Vergi düzenlemelerinin kalıcı hale getirilmesi ve seçmen nezdinde karşılık bulması hedeflenirken; yükselen akaryakıt fiyatları, artan ipotek faizleri ve savaş maliyetleri kamuoyunun gündemini vergi iadelerinden uzaklaştırıyor.
ABD’de Cumhuriyetçilerin geçen yıl yasalaştırdığı vergi indirimlerinin ekonomik faydalarını ön plana çıkarma girişimleri, Başkan Donald Trump’ın dış politika müdahaleleri, gümrük tarifeleri ve bunların tetiklediği ekonomik belirsizlik nedeniyle sekteye uğruyor.
Americans for Tax Reform Başkanı Grover Norquist, geçtiğimiz hafta Vergi Günü arifesinde düzenlenen basın toplantısında, İran savaşının halkın vergi indirimlerine dair algısı üzerindeki etkisine ilişkin bir soruyu yanıtlarken süreci değerlendirdi.
Norquist, “Savaş pahalıdır, hükümet pahalıdır ve burada bir zorluk mevcut” ifadelerini kullanarak mevcut konjonktürün yarattığı güçlüğe işaret etti.
Cumhuriyetçiler, Demokratların muhalefetini aşmalarına olanak tanıyan özel uzlaşma sürecini kullanarak, Trump’ın 2017 vergi indirimlerini kalıcı hale getirmeyi uzun süredir planlıyordu.
Bu doğrultuda geçen yıl, seçmenlerin ara seçimlerden önce yasanın ekonomik getirilerini hissetmeleri amacıyla “Büyük, Güzel Yasa Tasarısı” (One Big Beautiful Bill Act) olarak bilinen düzenlemeyi süratle geçirmek için yoğun çaba harcadılar. İş dünyasının, vergi indirimlerinin kalıcı hale gelmesinin sağladığı belirlilik ortamına olumlu yanıt vermesi bekleniyordu.
Vergi düzenlemesi isim değişikliğine rağmen halka ulaştırılamıyor
Cumhuriyetçiler, yasanın geçen yaz kabul edilmesinden bu yana mesajlarını seçmenlere ulaştırmakta zorluk yaşıyor. Düzenleme, seçmen nezdinde satışını kolaylaştırmak amacıyla gayriresmi olarak “Çalışan Aileler Vergi İndirimi” (Working Families Tax Cut) şeklinde yeniden adlandırıldı.
Ancak o tarihten bu yana patlak veren İran savaşı, Trump’ın gümrük tarifeleri ve yüksek akaryakıt fiyatları, ABD ekonomisinde birçok seçmenin vergi iadelerindeki artıştan daha fazla hissettiği sarsıntılara yol açtı.
Akaryakıt fiyatları bu ay ortalama 4 doların üzerine çıkarak 2022’den bu yana ilk kez bu seviyeyi gördü. Benzer şekilde, 2022’den bu yana ilk defa yüzde 6’nın altına inen ipotek faizleri, Trump’ın İran’a yönelik eylemlerinin ardından yeniden yükselişe geçti.
Trump ekonomi yönetiminden gelen uyarıları reddediyor
Başkan Trump, ekonomideki bu sarsıntıları sıklıkla önemsizleştirme veya tamamen reddetme yoluna gidiyor.
Trump, pazartesi günü The Hill’e yaptığı açıklamada, akaryakıt fiyatlarının gelecek yıla kadar galon başına 3 doların altına düşmeyebileceği uyarısında bulunan Enerji Bakanı Chris Wright’ın “tamamen yanıldığını” söyledi.
Cumhuriyetçi kanatta ise huzursuzluk artıyor. Bekleyen uzlaşma paketine vergi ve ödenebilirlik hükümlerinin dahil edilmesi yönündeki baskılar, bu durumun somut bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Norquist, vergi indirimlerinin faydalarını seçmenlere anlatmanın zorluğuna dikkat çekti. Elindeki anket verilerinin, halka vergi indirimleri geçmeseydi oranların yükseleceğinin anlatılması durumunda bunun olumlu karşılandığını gösterdiğini belirten Norquist, “Bir vergi artışından kaçınmış olmamız iyi bir fikir mi? Kesinlikle” dedi.
Cumhuriyetçiler vergi kazanımlarının takdir edilmemesinden şikayetçi
Seçmenlerin kıl payı kurtuldukları tehlikenin farkında olmadıklarını belirten Norquist, durumu şu sözlerle özetledi:
“Neyi kaçırdığınızın takdiri yok. Karşıdan gelen trafiği kıl payı kaçırdınız. Bu muhtemelen kampanya döneminde yapılmalıydı; kafanıza doğru gelen büyük bir kamyon vardı ve durdurulmasaydı sizi vuracak olan tüm vergi artışları buradaydı.”
Norquist, başka bir muhabire verdiği demeçte ise ekonomik açıdan tehlikenin durdurulmasının önemli olduğunu vurgulayarak, “Siyaseten haklısınız, bu durum yeterince takdir edilmedi” dedi.
Cumhuriyetçiler tarafından öne çıkarılan ve Amerikalıların daha büyük vergi avantajları elde ettiğine dair bazı işaretler de mevcut. Başkan Trump, yasada yer alan “bahşişlerden vergi alınmaması” hükmünü tanıtmak amacıyla geçen hafta bir DoorDash kuryesi olan Sharon Simmons’ı Oval Ofis’e davet ederek McDonald’s siparişi verdirdi.
Kamuoyu desteği için milyonlarca dolarlık reklam bütçesi ayrıldı
Temsilciler Meclisi Özgürlük Grubu Başkanı Andy Harris, vergi indirimi yasasının oldukça popüler olduğunu düşündüğünü ifade etti.
Harris, “Tahmin edilenden on milyonlarca daha fazla insanın bu indirimlerden yararlanacağını düşünüyorum, bu yüzden açıkça çok popüler. Amerikalıların, ceplerinden daha az para almamızdan mutlu olduklarını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Buna rağmen, dış gruplar yasanın halk nezdindeki bilinirliğini ve takdirini artırmak için büyük meblağlar harcamaya devam ediyor. Örneğin Americans for Prosperity, bu ay yasanın tanıtımı için reklam ve seçmen erişim faaliyetlerine 5,5 milyon dolar harcayacağını duyurdu.
İran savaşının yakın zamanda sona ermesi durumunda tablonun hızla değişebileceği öngörülüyor. Ancak Cumhuriyetçiler, kapalı kapılar ardında mevcut dinamiklerden duydukları endişeyi dile getiriyor.
Güney Dakota Senatörü Mike Rounds, NOTUS’a yaptığı açıklamada, “Odaklanmak istediğimiz bir konu bu. Ne yazık ki dünya olayları meseleyi bir bakıma ele geçirdi” diyerek durumu teyit etti.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa4 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa4 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek











