Bizi Takip Edin

Amerika

Demokratlar Nebraska’daki kritik sandalye için yarışıyor

Yayınlanma

ABD’de Nebraska ve Batı Virginia’da seçmenler salı günü ön seçimler için sandığa giderken, dikkatler özellikle Nebraska’nın “mavi nokta” olarak bilinen 2. Kongre Bölgesi’ne çevrildi. Emekliye ayrılan Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Don Bacon’ın koltuğu, Demokratların kasım seçimleri öncesindeki en önemli hedeflerinden biri olarak görülüyor.

ABD’nin Nebraska eyaletinde bugün yapılacak ön seçimler, kasım ayında Temsilciler Meclisi’nin kontrolü için yürütülecek mücadelede kritik eşiklerden biri olarak görülüyor.

Özellikle eyaletin “mavi nokta” olarak anılan kongre bölgesi, iki parti açısından da dikkatle izleniyor.

Nebraska ve Batı Virginia’daki seçmenler salı günü Kongre ve eyalet meclisi ön seçimleri için oy kullanacak.

Nebraska’daki seçmenler ayrıca valilik dahil olmak üzere eyalet çapındaki yürütme makamları için parti adaylarını belirleyecek.

Nebraska’daki en yakından izlenen yarış, emekliye ayrılan Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Don Bacon’ın yerine aday olacak Demokrat ismin belirlenmesi olarak öne çıkıyor.

Demokrat Parti ön seçiminde eyalet senatörü John Cavanaugh ile siyasi danışman Denise Powell yarışıyor.

Cumhuriyetçi ön seçimde rakipsiz olan Omaha Kent Konseyi üyesi Brinker Harding ise kasım ayında Demokrat adayın karşısına çıkacak.

Bacon, 2024 seçimlerinde eski Başkan Yardımcısı Kamala Harris tarafından kazanılan bölgelerde seçilmeyi başaran yalnızca üç Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesinden biriydi.

Bu nedenle koltuk, Demokratların sonbahar seçimlerindeki başlıca hedeflerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Decision Desk HQ baş seçim analisti Geoffrey Skelley, The Hill’e yaptığı açıklamada, “Bu, yeniden seçim bölgelerine ayrılmamış koltuklar arasında muhtemelen Demokratların kazanma ihtimalinin en yüksek olduğu yer” dedi.

Skelley, “2024’te Harris’in yaklaşık 4 ya da 5 puan farkla kazandığı bir bölgeden söz ediyoruz. Bu nedenle burası Demokratlar için öncelikli hedeflerden biri ve Don Bacon’ın emekliye ayrılması yarışı onlar açısından daha da avantajlı hale getirdi” ifadelerini kullandı.

Skelley ayrıca, “Şu aşamada genel kanaat, genel seçimde Demokratların bu koltuğu kazanma ihtimalinin Cumhuriyetçilerden daha yüksek olduğu yönünde. Ancak bu, Cumhuriyetçilerin şansını tamamen göz ardı etmek anlamına gelmiyor” diye konuştu.

Nebraska’daki Senato ön seçimlerinde ise Demokratların bağımsız aday Dan Osborn için alan açma çabası nedeniyle sert bir vekalet mücadelesi ortaya çıktı.

Demokratlar, Osborn’un kasım ayında görevdeki Cumhuriyetçi Senatör Pete Ricketts’a karşı rekabetçi bir yarış yürütebilmesi için genel seçim pusulasında mümkün olduğunca az aday görmek istiyor.

Skelley, “Ricketts Cumhuriyetçi ön seçimi kazanacak. Ardından soru şu olacak: Genel seçimde bağımsız Dan Osborn ile baş başa mı yarışacak, yoksa pusulada başka adaylar da olacak mı?” değerlendirmesinde bulundu.

Nebraska’nın 2. Kongre Bölgesi’nde eyalet siyasetindeki aile bağları ve yüksek tanınırlığıyla öne çıkan Cavanaugh ile pazarlama danışmanı Powell, altı adaylı Demokrat ön seçiminin en güçlü isimleri olarak görülüyor.

Ön seçim süreci oldukça sert geçti. İki adayın birbirine yönelik olumsuz reklamları eyalette yoğun biçimde yayımlandı.

Ancak stratejistler, bu sert rekabetin “mavi nokta” bölgesinin taşıdığı siyasi ağırlığı gösterdiğini belirtiyor.

Nebraska’da yaşayan Demokrat stratejist Vince Powers, “Birbirlerine sert biçimde yükleniyorlar çünkü kazananın Kongre’ye gideceğini biliyorlar. Bu koltuk mücadele etmeye değer. Kasım ayında ikinci olmak için yarışmıyorlar” dedi.

Cumhuriyetçi stratejist Ryan Horn da Demokratların genel seçime avantajlı başlayacağını kabul etti.

Horn, Harris’in “kötü bir aday” ve “bu bölge için kötü bir eşleşme” olduğunu söyledi ancak buna rağmen Harris’in 2024’te bölgeyi 5 puan farkla kazandığını hatırlattı.

Horn, The Hill’e verdiği demeçte, “Burası Cumhuriyetçi bir bölge değil. Aslında salıncak bölge bile sayılmaz. Tarafsız bir yılda Demokratlara 5 ya da 6 puan avantaj sağlayan bir bölge” dedi.

Horn, “İnsanların hâlâ burayı rekabetçi görmesinin tek nedeni Don Bacon’ın koltuğu korumakta ve her seçimde yeniden kazanmakta başarılı olması” ifadelerini kullandı.

Douglas County Bölge Mahkemesi katibi Crystal Rhoades da yarışta yer alıyor. Ancak Powers, Rhoades’un kazanma ihtimalinin düşük görüldüğünü söyledi.

Powers, “Çok fazla parası yok ama etkili bir kampanya yürütüyor. Umudu, Cavanaugh ve Powell birbirleriyle mücadele ederken ortadan sıyrılabilmek” dedi.

Ön seçimlerde yaşanan sert rekabete rağmen Powers, Demokratların kasım ayı öncesinde birleşeceğini düşündüğünü belirtti.

Powers, “Sonuçta Nebraska ılımlı bir eyalet ve Omaha ile Lincoln dışındaki bölgeler muhafazakar çizgide” dedi.

Powers, “Bu nedenle yarışan Demokrat adayların her biri Cumhuriyetçiler açısından gerçek bir meydan okuma oluşturuyor” değerlendirmesinde bulundu.

Powers ayrıca, “4 Temmuz’a gelindiğinde herkes aynı çizgide olacak. O çizgi de Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kazanması gerekliliği” diye konuştu.

Öte yandan Senato yarışındaki karmaşık Demokrat ön seçimi, partinin Osborn’u destekleme planlarını zora sokabilir.

Ön seçimde emekli eczane teknisyeni Cindy Burbank ile papaz William Forbes yarışıyor. Burbank, salı günü kazanması halinde yarıştan çekileceğini söyledi.

Forbes ise Ricketts kampanyasının “yerleştirdiği aday” olduğu suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı.

Ricketts karşıtlarının önemli bölümü Osborn etrafında toplandı. Bu kesim, genel seçim pusulasında yer alacak ek bir adayın bağımsız adayın şansını azaltabileceğinden endişe ediyor. Osborn, 2024’te Cumhuriyetçi Senatör Deb Fischer’a karşı beklenenden daha yakın geçen yarış sonrası ülke çapında dikkat çekmişti.

Skelley, “Osborn açısından Demokrat adaya gidecek her oy, normalde muhtemelen ona gidecek oyların eksilmesi anlamına geliyor” dedi.

Skelley, “Dolayısıyla Osborn’un kazanma şansı olacaksa Demokratların pusulada aday bulundurmaması gerekebilir. Çünkü günün sonunda her küçük yüzde puanı önem taşıyacak” ifadelerini kullandı.

Nebraska Demokrat Partisi de Forbes’un geçmişte Cumhuriyetçi Parti’yi desteklediğini vurgulayan broşürler dağıttı.

Forbes, mart ayında CNN’e yaptığı açıklamada Başkan Trump’a birden fazla kez oy verdiğini ve ocak ayında Cumhuriyetçi aday eğitim programına katıldığını söyledi.

Nebraska Legal Marijuana NOW Party adaylığı için yarışan bir başka isim de Demokratlardan bağış aldığı suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı.

Her iki kampanya da “atanmış aday” suçlamalarını reddetti.

Skelley, “Her iki ön seçim de bir anlamda Ricketts ile Osborn arasındaki vekalet mücadelesi gibi işliyor” dedi.

Skelley, “Bu girişimlerle doğrudan bağlantılı olup olmadıkları bir yana, ortaya çıkan etki bu yönde” değerlendirmesinde bulundu.

Demokrat stratejist Powers ise seçmenlerin Forbes’a yanlışlıkla oy vereceği yönündeki kaygıları fazla önemsemediğini söyledi.

Powers, “Burbank’ın Forbes’u yenmesinden eminim” dedi.

Powers ayrıca, “Bu bir ön seçim olduğu için ciddi bir kafa karışıklığı yaşanacağını düşünmüyorum. Benim kanaatim, ön seçim seçmenlerinin genel seçmen kitlesine kıyasla daha bilgili olduğu yönünde” ifadelerini kullandı.

Eyalet düzeyinde ise Cumhuriyetçi Nebraska Valisi Jim Pillen salı günkü ön seçimlerde çok sayıda rakiple karşı karşıya bulunuyor. Ancak rakiplerinin ciddi ivme kazandığına dair güçlü işaret bulunmuyor.

Demokrat cephede ise eski eyalet senatörü Lynne Walz’ın, emekli hırdavat mağazası sahibi Larry Marvin karşısında favori olduğu değerlendiriliyor.

Bununla birlikte Horn, Pillen Cumhuriyetçi seçmenler arasında çok popüler görülmese bile Walz’ın kasım ayı öncesinde ciddi ivme yakalamasının “son derece düşük ihtimal” olduğunu söyledi.

Horn, “Bir Demokratın gelip yarışı kazanabilmesi için kusursuz bir fırtınanın oluşması gerekir” dedi.

Horn, “Şu anda bunun olacağına dair işaret yok. Böyle bir değişime yönelik güçlü bir eğilim görünmüyor” ifadelerini kullandı.

Nebraska’nın 2. Kongre Bölgesi’ndeki Cumhuriyetçi ön seçimden çekilen ve bağımsız olan Brett Lindstrom’un da kasım ayı öncesinde valilik yarışına girebileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Lindstrom’un adaylık başvurusu için ağustos ayına kadar süresi bulunuyor. Kararı salı günkü ön seçimleri etkilemeyecek olsa da Skelley, “Bu durum valilik yarışında beklenmedik bir unsur yaratabilir” dedi.

Skelley, “Çünkü aksi durumda Pillen’ın Demokrat adayla baş başa yarışta Nebraska’da yeniden seçilmekte ciddi sorun yaşamaması beklenir” diye konuştu.

Batı Virginia da salı günü ön seçimlere gidiyor. Görevdeki isimlerin büyük bölümünün kasım seçimlerine rahat biçimde ilerlemesi bekleniyor.

Cumhuriyetçi Senatör Shelley Moore Capito ile Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyeleri Riley Moore ve Carol Miller’ın genel seçimlere kolaylıkla çıkacağı öngörülüyor.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English