Bizi Takip Edin

Rusya

Donbass Cumhuriyetleri Rusya’ya katılmak için referandum tarihi verdi

Yayınlanma

Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetlerinin parlamentolarının Rusya’ya bağlanmak için 23-27 Eylül tarihlerinde referandum yapılması kararı aldığı bildirildi.

Öte yandan Ukrayna’da tamamen Rus güçlerinin denetiminde olan Herson bölgesinde de Rusya’ya bağlanmaya ilişkin referandumun aynı tarihlerde düzenlenmesi kararı alındı. Ayrıca, Zaporijya bölgesinde de, yakın bir zamanda Rusya’ya katılmak için referandum düzenlenebileceği duyuruldu.

Rusya: Halklar kendi karar verecek

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Özel askeri operasyonun en başından itibaren ve ondan önceki dönemde, halkların kaderlerine karar vermeleri gerektiğini söyledik ve mevcut durum, bu halkların, kendi kaderlerinin efendisi olmak istediklerini doğruluyor” diye konuştu.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma Başkanı Vyaçeslav Volodin de, parlamento genel toplantısında yaptığı konuşmada Donbass bölge halklarının referandumlarda oylarını Rusya’ya katılmaktan yana kullanması halinde Moskova’nın bu kararı destekleyeceğini söyledi.

Rusya operasyonlara devam ediyor

Rusya ordusunun özel askeri harekat kapsamındaki taarruzlarını sürdürdüğünü belirten Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov ise, son 24 saatte 300’den fazla Ukrayna askerinin öldürüldüğünü bildirdi.

Kremlin 21 Şubat’ta, Donbass cumhuriyetlerini bağımsız devletler olarak tanıdığını duyurdu. Ardından Rusya, Kiev yönetiminin, Donetsk ve Lugansk bölgelerine Ukrayna devleti içinde özel statü vermek için tasarlanan Minsk anlaşmalarını uygulamadaki başarısızlığını gerekçe göstererek 24 Şubat’ta Ukrayna’ya asker gönderdi. Almanya ve Fransa’nın aracılık ettiği protokoller ilk olarak 2014’te imzalanmıştı. Eski Ukrayna Devlet Başkanı Pyotr Poroshenko o zamandan beri Kiev’in asıl amacının ateşkesi, zaman kazanmak ve “güçlü silahlı kuvvetler oluşturmak” için kullanmak olduğunu ifade etmişti.

Meydan darbesi ve Donbass çatışmaları

Ukrayna’da 2014’deki ABD destekli ‘Meydan darbesi’ni tanımayan pek çok doğu kenti Kiev yönetimine karşı ayaklandı. Yoğun çatışmalar sürerken Donetsk Halk Cumhuriyeti 7 Nisan, Lugansk Halk Cumhuriyeti ise 27 Nisan 2014’te ilan edildi.

Darbenin ardından Eylül 2014’te, Minsk’te, Rusya, Ukrayna, AGİT ve Donetsk-Lugansk’ın katılımıyla yapılan görüşmelerde ateşkes protokolü imzalandı. Katılımcılar doğu Ukrayna’da ateşkes ve hükümetin yeniden işler hale gelmesine yönelik çabalara odaklanan bir plan üzerinde anlaştılar. Ancak Kiev yönetimi Minsk anlaşmalarını uygulamamakta ısrar ederek, Donbass’taki Donetsk ve Lugansk özerk bölgeleri üzerinde baskı kurmaya çalıştı. Çatışmalar arttı, ateşkes defalarca ihlal edildi. Ukrayna ordusu ülkenin doğusundaki operasyonları daha da yoğunlaştırdı ve bölgedeki sivil halkı hedef haline getirdi. Rusya Şubat ayında operasyonları başlatana kadar, Donbass bölgesinde 8 yıldır süren çatışmalarda 14 bin kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor.

Rusya

ABD Kongresinde Rusya’ya yönelik yeni yaptırım tasarısına tarife freni

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisi, Rusya’ya yönelik ağır yaptırımlar içeren yasa tasarısının kabulünü en az kasım ayındaki Kongre seçimlerine kadar erteleyebilir. Senatodan hızla geçen düzenleme, Donald Trump’a verilecek geniş gümrük vergisi yetkilerinin petrol fiyatlarını artıracağı ve ticaret ortaklarına zarar vereceği endişesiyle her iki partide de itirazlarla karşılaşıyor.

ABD Temsilciler Meclisinde, Rusya’ya yönelik “cehennem” yaptırımları içeren yasa tasarısının kabulünün en az kasım ayında yapılacak Kongre seçimlerine kadar ertelenebileceği bildirildi.

Bloomberg’in haberine göre Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, yasa tasarısının yalnızca Demokratlar arasında değil, belirli Cumhuriyetçi gruplar içinde de endişeye yol açtığını ifade etti.

Johnson, “Hepimiz Rusya’ya karşı yaptırımlardan yanayız ancak formül doğru olmalı” değerlendirmesinde bulundu.

Söz konusu tasarı daha önce ABD Senatosu tarafından hızla kabul edilmişti. Buna karşılık Temsilciler Meclisi üyeleri, düzenlemenin Donald Trump’a ek tarife yetkileri vermesinden, bu durumun petrol fiyatlarında artışa yol açmasından ve Washington’ın ticaret ortaklarını vurmasından kaygı duyuyor.

Tasarı; Beyaz Saray liderine Rus petrolü ve doğalgazının en büyük beş alıcısına ve ayrıca Moskova’nın yaptırımları delmesine yardım eden beş ülkeye yüzde 100 oranında gümrük vergisi getirme yetkisi verilmesini öngörüyor.

Bu ülkelerin başında Çin, Hindistan ve Türkiye geliyor.

Akaryakıt piyasası ve seçim öncesi fiyat artışı endişesi

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Brian Mast, yasa tasarısının akaryakıt piyasası üzerindeki etkisinin değerlendirildiğini vurguladı.

Mast, Hindistan’ın ve Rus hammaddesini alan diğer ülkelerin alternatif kaynaklara yönelmeye zorlanmasının, seçimler öncesinde benzin fiyatlarında yükselişi tetikleyebileceğini dile getirdi.

Demokratlar ise yasa tasarısının Trump yönetimine gümrük tarifelerini sınırsız biçimde kullanabileceği yasal bir zemin hazırlayabileceğini savunarak düzenlemeye karşı çıkıyor.

Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Demokrat Gregory Meeks, başkana sahip olmadığı yetkilerin verilmesi girişimini eleştirdi.

Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Brad Schneider de gümrük tarifelerine ilişkin maddeyi “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.

Yasa tasarısına büyük şirketler ve iş dünyası da karşı tutum aldı. ExxonMobil, General Electric, Ford, Pfizer ve ABD Ticaret Odası, itirazlarını içeren ortak bir mektubu Kongreye iletti.

Retail Industry Leaders temsilcisi Ellen Jackson, “Yasa tasarısının bir bölümünün ticaret ortaklarımıza ve müttefiklerimize karşı geniş çaplı yeni tarifelere izin vererek tüketiciler açısından öngörülemeyen sonuçlar doğurabileceğinden kaygı duyuyoruz” açıklamasını yaptı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, 12 petrol şirketiyle akaryakıt anlaşması imzaladı

Yayınlanma

Rusya Federal Rekabet Kurumu, iç pazara yakıt sevkiyatı ve pompa fiyatlarındaki artışın sınırlandırılması konusunda ülkenin en büyük 12 petrol şirketiyle anlaşma imzaladı. Şirketler, akaryakıt istasyonlarındaki fiyat artışını enflasyon oranının altında tutmayı ve yerel piyasaya tedariki en üst düzeye çıkarmayı taahhüt etti.

Rusya Federal Rekabet Kurumu (FAS), iç piyasaya yönelik akaryakıt sevkiyatı konusunda ülkenin en büyük 12 petrol şirketiyle anlaşma sağlandığını duyurdu.

İmzalanan mutabakat kapsamında şirketler, benzin ve motorin tedarikini artırmayı ve akaryakıt istasyonlarındaki fiyat artışlarını resmi enflasyon oranının altında tutmayı taahhüt etti.

Gelişmeyi Vladivostok kentinde düzenlenen Doğu Ekonomik Forumu sırasında gazetecilere açıklayan FAS Başkan Yardımcısı Gennadiy Magazinov, “Anlaşmalar 12 petrol şirketiyle imzalandı. Anlaşmalar çerçevesinde şirketler, iç pazara yakıt sevkiyatı yapma ve akaryakıt istasyonlarındaki fiyat artışını enflasyon seviyesini aşmayacak şekilde sınırlandırma yükümlülüğü üstlendi” dedi.

Rusya hükümeti, nisan ayı sonunda Enerji Bakanlığı ile FAS’ın petrol ürünleri iç pazarını istikrara kavuşturmak amacıyla bağlayıcı anlaşmalar imzalayacağı 12 büyük şirketin yer aldığı bir liste onaylamıştı.

Söz konusu mutabakatlar, 2026 yılı boyunca iç piyasaya yakıt sevkiyatının ve perakende benzin ile dizel fiyatlarının enflasyon dikkate alınarak düzenlenmesini öngörüyor.

Enerji Bakanı Sergey Tsivilev de konuya ilişkin değerlendirmesinde, varılan mutabakatların temel hükümlerinin iç piyasaya ürün tedarikini en üst seviyeye çıkarmayı ve fiyat artışlarını kontrol altında tutmayı kapsadığını belirtti.

Anlaşma kapsamındaki şirketler

Hükümetin belirlediği listede Gazprom, Gazprom Neft, Lukoil, Rosneft, Surgutneftegaz, Tatneft, Bağımsız Petrol ve Gaz Şirketi (NNK), NefteKhimServis, TAIF-NK, ForteInvest, Gazprom Neftekhim Salavat ve RI-Invest yer alıyor.

Rusya’da bu yaz aylarında akaryakıt tedarikinde bölgesel aksaklıklar ve arz sıkıntıları baş göstermişti.

Hükümet, iç piyasadaki baskıyı hafifletmek ve durumu düzeltmek amacıyla yakıt ihracatına yasak getirilmesi, yakıt ithalatına yönelik vergi teşvikleri sağlanması ve ülke içi üretimin artırılması dahil bir dizi tedbiri hayata geçirmişti.

Yetkililer ayrıca ağustos ayı başında petrol üreticilerinin bölgesel operatörler aracılığıyla bağımsız istasyonlara da akaryakıt sağlaması konusunda mutabakata varmıştı.

FAS, iç pazarda ekonomik açıdan gerekçelendirilmiş fiyat yapısının korunması amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü bildiriyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rosatom, Kazakistan’da nükleer santral inşası için sözleşme imzaladı

Yayınlanma

Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom ile Kazakistan Nükleer Enerji Santralleri şirketi, Balkaş Nükleer Güç Santrali’nin inşasını kapsayan EPC sözleşmesini imzaladı. Toplam 2 bin 400 megavat kapasiteli iki güç ünitesinden oluşacak santral, Kazakistan’ın Almatı bölgesindeki Jambıl ilçesine bağlı Ülken köyü yakınlarında kurulacak.

Doğu Ekonomi Forumu kapsamında, Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom ile Kazakistan Nükleer Enerji Santralleri (KAES) şirketi arasında mühendislik, tedarik ve inşaat süreçlerini kapsayan EPC sözleşmesi imzalandı.

Anlaşma, Kazakistan’da kurulması planlanan Balkaş Nükleer Güç Santrali’nin inşasını düzenliyor.

RBK medya kuruluşunun haberine göre toplam 2 bin 400 megavat gücünde iki reaktör ünitesinden meydana gelecek santral, Almatı bölgesinin Jambıl ilçesine bağlı Ülken köyü civarında inşa edilecek.

İmzalanan sözleşme, projedeki tarafların sorumluluk alanlarını netleştiriyor. Uluslararası bir konsorsiyumun liderliğini yürütecek olan Rosatom; tasarımdan satın almaya, inşaattan devreye alma çalışmalarına ve tesisin siparişçiye teslimine kadar iş döngüsünün tamamını karşılayacak.

İmza töreninde sözleşmeye Rosatom Genel Müdür Birinci Yardımcısı ve Atomstroyexport Başkanı Andrey Petrov ile KAES Genel Müdürü Yernat Berdigulov imza koydu.

Tören, Rosatom Başkanı Aleksey Lihaçev ile Kazakistan Cumhuriyeti Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Almasadam Satkaliyev’in katılımıyla yapıldı.

Santralin altyapısını, her biri 1200 megavat kapasiteye sahip III+ nesil VVER-1200 tipi reaktörler oluşturacak. En katı uluslararası güvenlik standartlarıyla uyumlu olan bu teknolojinin, Rusya’nın yanı sıra Bangladeş, Belarus, Macaristan, Mısır, Çin ve Türkiye’deki faal ya da yapımı süren tesislerde güvenilirliğini kanıtladığı kaydedildi. Reaktörün işletme ömrü 60 yıl olarak öngörülürken, bu sürenin 20 yıl daha uzatılma imkanı bulunuyor.

Rosatom Başkanı Aleksey Lihaçev, imzalanan belgenin Kazakistan ile işbirliğinde yeni bir aşama başlattığına işaret etti.

Yakın dönemde tasarım faaliyetlerinin yürütüleceğini ve ekipman tedarikçilerinden oluşacak uluslararası konsorsiyumun kurulacağını aktaran Lihaçev, temel hedefin modern güvenlik ve verimlilik normlarına uygun güç ünitelerinin inşa edilerek işletmeye alınması olduğunu ifade etti.

Lihaçev, “Rus nükleer teknolojilerinin, Kazakistan’ın enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir kalkınması için güvenilir bir temel teşkil edeceğine inanıyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Santral sahasında Ağustos 2025’te başlatılan etüt çalışmaları devam ediyor. Uzmanlar şu ana kadar derinliği 120 metreye ulaşan 60’tan fazla kuyu açarak laboratuvar analizleri için örnekler topladı.

Araştırmaların 2027 yılına kadar tamamlanması, ardından reaktör ünitelerinin inşasına başlanabilmesi için gerekli ruhsat belgelerinin hazırlanması hedefleniyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English