Bizi Takip Edin

DİPLOMASİ

Soçi’de dört saatlik zirve: ‘Suriye’de eş güdüm’ vurgusu

Yayınlanma

Erdoğan, Soçi’de Putin ile bir araya geldi. 20 gün içindeki bu ikinci görüşme öncesi kısa açıklama yapan liderlerden Erdoğan, “Suriye’yi ele almamız bölgeye ayrıca rahatlama getirecek” dedi. Putin ise, “Avrupa, Türkiye’ye minnettar olmalı” ifadelerini kullandı. Dört saat süren görüşmenin ardından yapılan ortak açıklamada ise “Suriye’de tüm terör örgütlerine karşı mücadelede, dayanışma ve eş güdüm” vurgusu yapıldı.

En son 19 Temmuz’da İran’ın başkenti Tahran’da yapılan Astana Zirvesi’nde görüşen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bugün Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki tatil beldesi Soçi’de bir araya geldi. İki liderin gündeminde Ukrayna’da devam eden Rus harekâtı ve tahıl koridoru anlaşması ile Türkiye’nin olası Suriye operasyonu ve gerilimin yeniden yükseldiği Karabağ var. Akkuyu’da devam eden nükleer santral projesi de dahil iki ülke arasındaki enerji işbirliği de liderlerin gündeminde.

Görüşmenin basına açık bölümünde konuşan Putin, Soçi ziyareti öncesi, bir Rus hükûmet delegasyonunun Türkiye’yi ziyaret ettiği ve ülkeler arasındaki büyük projelerin hepsinin üstünde çalıştığı bilgisini verdi. Tahıl anlaşmasına varılabilmesinde üstlendiği rol için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kişisel olarak teşekkür eden Putin, “Sizin doğrudan katılımınız ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin (Antionio Guterres) ara buluculuğu ile Ukrayna’daki tahılın Karadeniz limanlarından sevkiyatı konusu çözüldü. Sevkıyat başladı bile. Size hem bunun için hem de Rus tarım ürünleri ve gübresinin dünya pazarlarına kesintisiz tedariki hususunda ‘paket karar’ alındığı için teşekkür etmek istiyorum” dedi.

‘Avrupa müteşekkir olmalı’

Türkiye ile ticaret hacmi mayıs ayına kadarki dönemde iki katına çıktığını söyleyen Putin, “TürkAkım doğalgaz boru hattı, Rus gazının Avrupa’ya sevkıyatının ana arterlerinden biri. TürkAkım kesintisiz çalışıyor. Avrupalı partnerlerimiz bunun için Türkiye’ye müteşekkir olmalı” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aylar önce sinyalini vermesine rağmen hala yapılamayan yeni Suriye operasyonu konusunda Putin’in “Erdoğan’ı ilgilendiren tüm meseleleri muhakkak ele alacağız, göz ardı etmeyeceğiz” ifadeleri dikkat çekti.

‘İki ülkenin oynadığı rol…’

Putin’e teşekkür ederek sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan da her iki ülke heyetinin Türkiye’de yaptığı görüşmelerin de verimli geçtiğini söyledi: “Siyasi, ekonomik ve ticari alanlarda birçok konuları ele aldılar ve şimdi de bizim bu konulardan sonra buna bir adeta nokta koymamız inanıyorum ki Türkiye-Rusya ilişkilerinde çok farklı bir sayfayı da açacaktır. Gerek enerjide gerek Karadeniz hattının tarımda, tahılda buradan atılan adımlar, turizmde yapılan görüşmeler, ulaşımla ilgili olarak atılan adımlar ki bütün bunlarla beraber bölgedeki bazı adımların atılması, bunlar gerek heyetlerimizin yaptığı ama bizim de bugün başa baş ikili bu görüşmeyi yapmak suretiyle Türkiye ve Rusya’nın bölgede oynadığı rolü ortaya koyması bakımından çok önemli.”

‘Bölgeye rahatlama getirecek’

Erdoğan, Suriye konusunda şunları kaydetti: “Suriye’deki gelişmeleri bu vesileyle özellikle ele almamız inanıyorum ki bölgeye ayrıca rahatlama getirecektir. Terörle mücadelede dayanışmamız büyük önem arz ediyor ve bu konuyla ilgili olarak da atacağımız adımlar, yapacağımız görüşmelerle inanıyorum ki bir güç kazanacaktır. Yine bugün tabii dünyanın gözü Soçi’de. ‘Acaba Soçi’de ne görüştüler, ne yaptılar?’ Burayı takip ediyorlar. Bizim de yapacağımız bu görüşmelerden sonra da bunlara verilecek olan cevaplar onları belli istikamette yönlendirecektir.”

Erdoğan, Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesi ile ilgili de şöyle konuştu: “Enerji alanında Akkuyu konusunu bugün sizlerle bir noktaya getirmemiz onu belli bir yerde gerçekten değerlendirerek, karara bağlanmamız Akkuyu’daki süreci ertelemeye fırsat vermeyecektir. Çünkü belirlenen takvimin işlemesi ve Akkuyu’nun belirlenen zamanda bitirilmesi çok çok büyük önem arz ediyor. Zira Türkiye’nin enerji temininde yüzde 10 enerji potansiyelini Akkuyu Enerji Santrali halledecek ve bu konuyla ilgili olarak da etraflıca bir görüşme yapmamızın faydalı olacağına inanıyorum. Ben de bugün böyle bir fırsatı bulduğumuz için memnuniyetimi özellikle ifade etmek istiyorum.”

Ortak açıklama yapıldı

Açıklamaların ardından görüşmelere geçildi ve Rus Sanatoryumu’nda yapılan görüşme 4 saat sürdü. Görüşmenin sonunda iki lider, ortak basın açıklaması yayımladı.

İki liderin, Türkiye-Rusya ilişkilerinin, mevcut bölgesel ve küresel tüm sınamalara rağmen, karşılıklı saygı ve mütekabil çıkarların tanınması temelinde ve uluslararası yükümlülüklerle uyumlu olarak ilerletilmesi yönündeki ortak iradelerini teyit ettiklerinin belirtildiği açıklamaya göre, bu anlayış çerçevesinde Türkiye-Rusya ikili ilişkilerinin gündeminde yer alan konular üzerinde kapsamlı istişarelerde bulunan liderler, iki ülke arasındaki ticaret hacminin tespit edilen hedefler doğrultusunda ve dengeli bir temelde artırılması, ekonomi ve enerji alanlarında iki ülkenin birbirlerinden beklentilerinin mütekabiliyet çerçevesinde karşılanması, ulaştırma, ticaret, tarım, sanayi, finans, turizm ve inşaat gibi sektörlerde uzun süredir iki ülke gündeminde bulunan konularda iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde somut adımlar atılması üzerinde mutabık kaldı.

İstanbul Mutabakatı vurgusu

Bölgesel konular bağlamında, liderler, Türkiye ile Rusya arasında var olan samimi, açık sözlü ve güvene dayalı ilişkilerin bölgesel ve uluslararası istikrarın tesisi açısından taşıdığı kilit öneme işaret etti. İki lider bu çerçevede, Ukrayna limanlarından tahıl ve gıda ürünlerinin emniyetli taşınmasına yönelik İstanbul Mutabakatına varılmasında iki ülke arasındaki yapıcı ilişkilerin rol oynadığını teyit etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin, Rusya’nın tahıl, gübre ve gübre üretimi için gerekli ham maddenin kesintisiz ihracı dahil, İstanbul Mutabakatının lafzı ve ruhuna uygun şekilde tam olarak uygulanması lazım geldiğinin önemini vurguladı.

Suriye’nin birliği ve terörle mücadele

Suriye’deki son gelişmeler üzerinde durulan görüşmede Erdoğan ve Putin, ülkede kalıcı çözüme ulaşılması için siyasi sürecin ilerletilmesine atfettikleri önemin altını çizdi. Liderler, Suriye’nin siyasi birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına atfettikleri öneme işaretle, Suriye’de tüm terör örgütlerine karşı mücadelede, dayanışma ve eş güdüm içinde hareket etme kararlılıklarını teyit etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin, Libya’nın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve ulusal birliğine olan güçlü bağlılıklarını vurguladı. Libyalılar arasında mümkün olan en geniş mutabakat temelinde serbest, adil ve muteber seçimlerin düzenlenmesinin önemini vurgulayan iki lider, BM himayesinde yürütülen Libya liderliğindeki ve Libya sahipliğindeki siyasi sürece desteklerini yineledi.

Erdoğan ve Putin, Türkiye-Rusya Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin müteakip toplantısının Türkiye’de gerçekleştirilmesi üzerinde mutabık kaldı.

Erdoğan’a kalabalık heyet eşlik etti

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Hakan Fidan, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir de Soçi ziyaretinde Erdoğan’a eşlik etti.

DİPLOMASİ

Fransa ve Filipinler, ilk tarihi hava kuvvetleri göreviyle savunma bağlarını güçlendiriyor

Yayınlanma

Fransa ilk kez Filipinler’i yıllık Hint-Pasifik hava kuvvetleri misyonuna dahil etti; analistlere göre bu hareket Paris’in bölgeyle ilgili ticaret yolları ve savunma pazarlarındaki stratejik çıkarlarının altını çiziyor.

Fransız Hava ve Uzay Kuvvetleri’nin hava gücü projeksiyonunu göstermek üzere her yıl Hint-Pasifik bölgesine düzenlediği Pegase 24 misyonu kapsamında Filipinler’e yapılan ziyaret, iki ülkenin aralık ayında askeri işbirliğini geliştirmek üzere görüşmelere başlamasından bu yana Paris’in Manila ile daha yakın güvenlik bağları kurmak üzere attığı bir dizi adımın sonuncusu. Son üç yılda Paris’in Filipinler ile savunma işbirliğini genişletmesi dikkat çekiyor.

Yıllık Pegase misyonunun bir parçası olarak bu yıl Fransız uçaklarından oluşan bir birlik Manila’nın 93 km kuzeybatısında yer alan Clark Hava Üssü’nde mola verecek. Clark, 1991 yılına kadar ABD ordusu tarafından işletiliyordu.

Geçtiğimiz hafta Lahey’in Güney Çin Denizi’ndeki toprak haklarıyla ilgili bir tahkimde Filipinler lehine verdiği kararın sekizinci yıldönümünde düzenlenen bir konferansta konuşan Fransa’nın Filipinler Büyükelçisi Marie Fontanel, misyonun Fransa’nın “açık ve kapsayıcı bir Hint-Pasifik bölgesini korumak için gerekli olan seyrüsefer özgürlüğünü koruma konusundaki kararlılığını” göstereceğini söyledi.

Pegase 24 misyonu Filipin ziyareti sırasında iki Rafale çok rollü avcı uçağı, bir A400M taktik kaldırma uçağı ve bir A330 havada yakıt ikmali ve askeri nakliye uçağı içerecek.

Filipinler Milli Savunma Bakanlığı tarafından pazartesi günü yapılan açıklamada, “Mola sırasında, ikili faaliyetlerin iki ülke arasında havadan havaya işbirliğinin temellerini oluşturmaya yardımcı olması bekleniyor” denildi ve bunun “Filipin-Fransa savunma ilişkileri tarihinde bir ilk” olacağı belirtildi.

Haziran ayında, Savunma Bakanı Gilberto Teodoro Jnr ve Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı Sébastien Lecornu’nun bir araya gelerek ikili savunma bağlarını güçlendirme taahhüdünde bulunmalarından sadece aylar sonra Fransa Filipinler’e yerleşik bir savunma ataşesi atadı.

Nisan ayında 16,000’den fazla asker Filipin ve ABD kuvvetleri arasında her yıl düzenlenen ortak deniz tatbikatı Balikatan’a katıldı. Bu yılki tatbikata ilk kez Fransız donanması da katıldı.

Filipinler’in ABD ve Avustralya ile iki ayrı ziyaret kuvvetleri anlaşması bulunuyor. Geçtiğimiz hafta Japonya ile karşılıklı erişim anlaşması (RAA) imzalayan Filipinler, Kanada ile de savunma işbirliğinin geliştirilmesine yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı.

“Fransa, Birleşik Krallık ile birlikte Hint-Pasifik bölgesinde en büyük stratejik çıkarlara sahip Avrupa ülkesidir. Halen bölgede toprakları var ve bu nedenle burada ortaya çıkan gerilimler onlar için bir ulusal güvenlik meselesi” diyen Filipinler Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü öğretim üyesi ve jeopolitik analist Matteo Piasentini, This Week in Asia’ya verdiği demeçte şunları ekledi: “Fransa’nın Hint-Pasifik bölgesindeki varlığını genişletirken göz önünde bulundurduğu temel hususlardan biri de askeri donanımını sergilemek ve savunma ihracatını artırmak. Fransa gibi devletlerin askeri angajmanlarında ticari çıkarlarının da olduğunu unutmamalıyız. Fransa’nın Manila ile bir denizaltı anlaşması ve diğer kârlı askeri satışlar peşinde olduğu bir sır değil.”

Uluslararası Kalkınma ve Güvenlik İşbirliği Başkan Yardımcısı Joshua Espeña, Filipinler gibi ülkelerle ortaklık kurmanın Fransızlara bölgesel erişim olanağı sağladığını söyledi.

“Hint Okyanusu bölgesinde Yeni Delhi ile iyi ilişkiler kurabildiğini iyi hatırlamalıyız. Diğer Güneydoğu Asya ülkeleri böyle bir teklif karşısında isteksiz davranırken, Manila alabileceği her türlü yardımı en üst düzeye çıkarmak için buna açık” dedi.

Espeña, Brexit ve Ukrayna savaşının AB’de yol açtığı istikrarsızlık ortamında Paris’in küresel tedarik zincirini güçlendirmek istediğini belirtti.

“Kendi resmini oluşturarak, Paris’in belirsiz bir dönemi atlatmak için masadaki seçeneklerini çeşitlendirebilir” dedi.

Analistlere göre Filipinler, ekonomisini canlandırmak için Fransız şirketlerinden daha fazla yatırım çekmek de dahil olmak üzere savunma dışındaki alanlarda da Fransa ile daha yakın işbirliğinden faydalanabilir.

Analist Piasentini, “Filipinler, diğer ‘benzer düşünen’ ülkelerle bir dizi RAA oluşturarak, Balikatan ve diğer askeri tatbikatlara katılımı artırmayı, karşılıklı öğrenme ve eğitimi geliştirmeyi, taktikleri paylaşmayı ve benzerlerini hedefliyor: birden fazla ordunun uzmanlığından en iyi şekilde yararlanmayı ve dış savunma yeteneklerini etkili bir şekilde artırmayı amaçlıyor” dedi.

Okumaya Devam Et

DİPLOMASİ

Kim Jong-un’dan barışı korumak için Moskova ile birlik olma sözü

Yayınlanma

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Rusya’nın Ukrayna’da egemenlik haklarını ve güvenliğini korumak için ‘haklı bir savaş’ yürüttüğünü söyledi.

Kore Merkezi Haber Ajansı‘na (KCNA) göre Kim, Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Aleksey Krivoruçko ve beraberindeki heyetle yaptığı görüşmeden sonra açıklamalarda bulundu.

Kim, açıklamasında Moskova’ya ‘sarsılmaz güçlü desteğini’ ve ‘Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti hükümeti ve halkının sağlam dayanışmasını’ ifade etti.

Kuzey Kore Komünist Partisi Merkez Komitesi binasında gerçekleşen görüşmede Kim, iki ülke ordularının ‘daha sıkı bir şekilde birleşmesi, Kore-Rusya ilişkilerini güçlü bir şekilde geliştirmesi’ ve ‘bölgesel ve küresel barış ile uluslararası adaletin savunulmasında önemli bir rol oynaması’ gerektiğini vurguladı.

Habere göre toplantıda, ‘karşılıklı güvenlik çıkarlarını korumak için’ Moskova ile Pyongyang’ın askeri işbirliği ele alındı.

Pygongyang, Şubat 2022’de başlayan Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesinde Rusya’yı destekleyen az sayıdaki ülkeden biri.

İleri Savunma Çalışmaları Analitik Merkezi (C4ADS) tarafından yapılan hesaplamalara göre, geçen yılın ağustos ayından Ocak 2024’e kadar Kuzey Kore, Rusya’ya yaklaşık 1,6 milyon top mermisi tedarik etti.

Ancak Güney Kore istihbaratı bu sayının üç kat daha fazla olabileceğini iddia ediyor. Beyaz Saray, tedarik edilen mühimmat arasında balistik füzelerin de bulunduğunu öne sürdü.

Haziran ayında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 2000 yılından bu yana ilk kez Kuzey Kore’yi ziyaret etti.

Ziyarette, taraflardan birinin saldırıya uğraması ya da savaş durumunda kalması halinde Rusya ile Kuzey Kore’nin birbirlerine derhal yardım etmesini öngören Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalandı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, anlaşmanın ‘Batı çizgisinde bir askeri ittifak kurma amacı gütmediğini ve üçüncü ülkelere yönelik olmadığını’ belirtti.

Putin’in Kuzey Kore Ziyareti: Kıskandıran dostluk mu korkulan müttefikler mi?

Okumaya Devam Et

DİPLOMASİ

Ermenistan ordusuna Amerikalı bir askeri danışman katılacak

Yayınlanma

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Uzra Zeya, Amerikan ordusundan bir temsilcinin Ermenistan Savunma Bakanlığı’nda çalışmaya başlayacağını bildirdi.

News.am‘nin aktardığına göre Zeya, yaptığı açıklamada, “Bu uzun zamandır beklenen bir olay. ABD ile Ermenistan arasındaki savunma ve sivil güvenlik işbirliğinin derinleşmesini memnuniyetle karşılıyoruz,” dedi.

Erivan’ın fiilen Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün (KGAÖ) bir üyesi olmaya devam etmesinin iki ülkenin askeri etkileşimine şimdilik engel olmayacağını kaydeden Zeya, Washington yönetiminin ‘Rusya’nın askeri varlığının Güney Kafkasya’da bölgesel barış ve istikrara katkıda bulunduğuna dair hiçbir gösterge görmediğini’ savundu.

Ermenistan Savunma Bakanlığı’na mukim bir danışman gönderme planları ABD’nin ülkedeki Büyükelçisi Kristina Kvien tarafından nisan ayında duyurulmuştu.

Kvien’e göre ABD temsilcisi, Washington ile Erivan arasındaki ilişkilerde ‘kapasite geliştirme’ faaliyetlerinde bulunacak.

Büyükelçi, “Yardımcı olmak istiyoruz ve hem barışı koruma alanında hem de iç reformlar yönünde, özellikle de Ermenistan Savunma Bakanlığı’nın modern standartlara göre yeniden düzenlenmesi konusunda çalışacağız,” ifadelerini kullanmıştı.

Geçen ayın başında ABD ile Ermenistan, ilişkilerini stratejik ortaklık seviyesine yükseltme kararı aldı. 15-24 Temmuz tarihleri arasında ABD-Ermenistan tatbikatı Eagle Partner 2024 Ermenistan’da başladı.

Tatbikata Ermenistan Barış Gücü Tugayı, Avrupa ve Afrika’daki ABD Ordusu ve Kansas Ulusal Muhafızları katılıyor. Tatbikat, uluslararası barış gücü misyonlarına katılımı konu alıyor.

Aynı tatbikat Eylül 2023’te Erivan’ın KGAÖ ve özellikle Rusya ile ilişkilerinin soğumasının beraberinde gerçekleştirilmişti.

O dönemde Erivan, KGAÖ tatbikatlarını katılmayı reddetmişti. Şubat ayında Ermenistan, örgüte katılımını askıya aldığını ve mayıs ayında da aidatlarını ödemeyi durdurduğunu açıklamıştı.

Paşinyan: ABD ile stratejik ortaklık istiyoruz

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English