Bizi Takip Edin

Amerika

Eski Pentagon yetkilisi Baker, Anthropic’e katıldı

Yayınlanma

Eski Pentagon üst düzey yetkilisi James Baker, Anthropic’e “konuk stratejist” olarak katıldı.

Defense One’daki habere göre Baker, ABD’nin yapay zekanın “medeniyet düzeyinde” oluşturduğu zorluğa uyum sağlamak için “çok dar bir zaman aralığı” olduğuna inanıyor.

James Baker, 2015’ten 2025’e kadar, Trump yönetimi tarafından geçici olarak kapatılana kadar, genellikle “Pentagon’un Düşünce Kuruluşu” olarak anılan Savunma Bakanlığı’nın Net Değerlendirme Ofisini (ONA) yönetti.

Şirketin geçen cuma günü yaptığı açıklamaya göre, Başkan Trump’ın emriyle federal hizmetten altı aylık bir süre için çekilme sürecinde olan yapay zeka şirketi Anthropic’te Baker, yapay zekanın ABD kurumlarını nasıl etkilediği ve Çin ile rekabetin nasıl şekillendiği konusundaki analizleri yönetecek.

ONA direktörü olarak Baker, savunma bakanlarına ve ulusal güvenlik danışmanlarına, yeni teknolojilerin ulusal güvenlik üzerindeki uzun vadeli etkileri konusunda danışmanlık yaptı.

Baker daha önce Genelkurmay Başkanlığında ve diğer danışmanlık görevlerinde bulunmuştu.

On yıllar boyunca ONA, ABD ordusunun toplumsal, iktisadi, çevresel ve teknolojik eğilimlere uyum sağlamasına yardımcı oldu.

Ofis, 1973 yılında Nixon yönetiminin politika stratejisti Andrew Marshall tarafından kuruldu. 

Veriye dayalı, “sistemler sistemi” yaklaşımını kullanarak, teknoloji geliştirmeden askeri meselelere ve işgücüne kadar çeşitli eğilimlerin karşılıklı ilişkilerini ve etkilerini tahmin etmeye çalıştı.

Ofis, bilgi teknolojisinin savaşın hızını ve siber ve elektromanyetik etkiler dahil olmak üzere yeni silahların kullanılabilirliğini ve isabetini nasıl büyük ölçüde artıracağını tahmin etmişti.

Bu fikirler, kuvvet yapısının yeniden düşünülmesini tetiklemiş ve tedarik reformunun hızlandırılması gerektiğini vurgulamıştı.

Son on yılında ONA, özellikle Kongrenin değiştirme konusunda yavaş davrandığı Soğuk Savaş kurumları tarafından hızlanan yapay zekanın etkilerini anlamaya çalıştı.

2017 Belfer Center incelemesinin temelini oluşturan 2016 tarihli bir özet çalışma, robotik ve yapay zeka alanında savaşı daha ucuz ve daha hızlı hale getirecek ve 90 milyon dolarlık jetler gibi “mükemmel platformlara” yapılan pahalı yatırımların avantajını azaltacak bir “Kambriyen patlaması” tespit etti.

Bu eğilim bugün Ukrayna’da yaşanıyor: Ukrayna, pahalı Rus deniz ve hava savunma varlıklarını yok etmek için insansız hava araçları kullanıyor.

Ne var ki bir röportajda Baker, yapay zekanın ulusal güvenlik üzerindeki etkilerinin askeri alanın çok ötesine uzandığını söyledi.

Ona göre toplum, ancak Savunma Bakanlığı da dahil olmak üzere tüm kurumların “kırılganlığını” kavrayarak yaklaşan değişikliklere uyum sağlayabilecektir.

Yaratıcılarının öngördüğünden çok daha hızlı bir şekilde kendilerini geliştiren akıllı sistemleri kasteden Baker, “Yinelemeli kendini geliştirmenin sonuçları hakkında yeterince düşünmüyoruz,” dedi ve şöyle devam etti:

“En büyük risk, savaş ve barış zamanlarında mevcut kurumların uzun vadeli sürdürülebilirliğidir. Bu, Anthropic’e çalışmak için geldiğim sorulardan biridir. Bu, onlarca yıllık yapısal, hatta medeniyetle ilgili bir sorun.”

Savunma Bakanlığı, geçen mart ayında ONA’yı kapatmıştı. Bir sözcü, bunun silahlarla hemen uygulanamayan temel araştırmalara yönelik bir dizi kesintinin parçası olduğunu söyledi.

Sözcü, yeniden yapılanmanın Pentagon’un “acil ulusal güvenlik sorunlarını” ele almasına yardımcı olacağını belirtti. Ekim ayında, bakanlık ONA’nın daha küçük bir versiyonunu yeniden faaliyete geçirdi.

Mart ayında, şirket yöneticilerinin araçlarını ABD vatandaşlarının kitlesel gözetimi veya tam otonom silahların yönlendirilmesi için kullanıma sunmayı reddetmesi üzerine Beyaz Saray, Anthropic’i bir tedarik zinciri riski olarak belirledi.

Nisan ayında Anthropic, siber güvenlik açıklarının bulunmasına yardımcı olmak amacıyla Mythos adlı yeni bir yapay zeka aracının piyasaya sürülmesini birkaç federal kurum ve şirketle sınırlayacağını duyurdu.

Ulusal Güvenlik Açığı Veritabanına kaydedilen yeni güvenlik açıklarının sayısı bu ay neredeyse iki katına çıktı.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English