Bizi Takip Edin

DİPLOMASİ

Fransa ile İsrail arasında “Le Pen” gerginliği

Yayınlanma

Fransa’da erken Ulusal Meclis seçimlerinin ikinci turundan önce, Paris ile Tel Aviv arasında Marine Le Pen geriliminin çıktığı ileri sürülüyor.

Haaretz’de yer alan habere göre, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron seçimlerden günler önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu, Diaspora Bakanı Amichai Chikli’nin Le Pen’in Ulusal Birlik (RN) partisine verdiği sesli desteğin Fransa’nın içişlerine uygunsuz bir müdahale teşkil ettiği konusunda uyardı.

Habere göre seçimlerden birkaç gün önce yapılan bir görüşmede Macron, Netanyahu’yu Chikli’nin “açıkça ve pervasızca” RN’ye yardım etmeyi amaçlayan eylemlerinin Fransa’nın iç işlerine “kabul edilemez” bir müdahale teşkil ettiğini söyledi.

Macron ve Netanyahu arasında geçen ve ilk olarak İsrailli gazeteci Barak Ravid tarafından Walla gazetesinde yayınlanan görüşme, Netanyahu’nun bakanlarının Fransa’nın iç meseleleriyle ilgili daha fazla açıklama yapmayacağı taahhüdüyle sona erdi.

Bunun ardından Dışişleri Bakanı Israel Katz, İsrail’in başka ülkelerin seçimlerine müdahale etmediğini belirten bir tweet attı. Fakat Chikli, Netanyahu ve Katz’ın açıklamalarına rağmen, Le Pen’in partisi seçimleri kaybettikten sonra bile son günlerde konuyla ilgili yorum yapmaya devam etti.

İki ülke arasındaki temaslarda yer alan İsrailli bir yetkili Chikli’nin davranışını “diplomatik bir bomba” olarak nitelendirirken Haaretz’e konuşan diğer bazı diplomatlar da Chikli’nin Fransa ile ilişkilere zarar verdiğini söyledi.

İsrailli diplomatik bir kaynak, Chikli’nin Avrupa’daki aşırı sağcı partilerle olan ilişkilerinde tamamen bağımsız hareket ettiğini ve Dışişleri Bakanlığı profesyonellerinin onun düzenlediği toplantılardan ya da konuyla ilgili yaptığı açıklamalardan haberdar bile olmadıkları zamanlar olduğunu söyledi.

Chikli, pazartesi sabahı ordu radyosuna verdiği bir mülakatta Le Pen’e verdiği destekle ilgili olarak, “Macron Yahudi toplumunu otobüsün altına attı ve ben bu ifadenin arkasındayım,” dedi.

Chikli, bu ayın başlarında Kan radyosuna verdiği demeçte de, “[Marine Le Pen] Fransa’nın cumhurbaşkanı olsaydı İsrail için mükemmel olurdu, on ünlem işareti ile. Bana göre bu İsrail Devleti için iyi olur,” demişti.

İsrail başbakanının da kendi görüşünü paylaşıp paylaşmadığı sorulduğunda Chikli, “[Netanyahu ve ben] aynı görüşteyiz gibi görünüyor. Bu kişisel bir mesele değil,” cevabını vererek Le Pen’e desteğinin Hamas, UCM ve “Yahudi toplumunun antisemitizme karşı mücadelesi” konusundaki tutumuna dayandığını eklemişti.

Chikli, Le Pen ile mayıs ayında Madrid’de İspanya’nın sağcı Vox partisi için düzenlenen kitlesel bir mitingde tanıştığını anlattı. Chikli, “çok İsrail yanlısı” olarak nitelendirdiği konferans sırasında Le Pen ile konuştuğunu ve “yaptığı bazı şeylerden çok etkilendiğini” söyledi.

Geçtiğimiz ay Diaspora Bakanı, RN Başkanı Jordan Bardella’yı desteklediğini açıklayarak İsrail’in RN’ye ve onun selefi Ulusal Cephe’ye yönelik uzun süredir devam eden boykotunda önemli bir kırılma yaratmıştı.

DİPLOMASİ

Fransa, ‘yabancı acenta’ yasası nedeniyle Gürcistan’a mali yardımı durdurdu

Yayınlanma

Fransa’nın Tiflis Büyükelçisi Sheraz Gasri, ‘Yabancı Etkinin Şeffaflığı’ yasasının kabul edilmesinin ardından ülkesinin Gürcistan hükümetine mali yardım sağlamayı durduracağını bildirdi.

Eho Kavkaza portalına demeç veren Gasri, “Gürcistan’ın Avrupa Birliği’ne katılım yolu fiilen askıya alınmıştır. Bu durum Gürcistan hükümeti tarafından alınan ve herkesin bildiği kararların bir sonucudur. Bu nedenle, Gürcistan bütçesine yönelik doğrudan yardımlarımızı geçici olarak askıya almaya ve sivil toplum ve medyaya yönelik yardımlarımızı güçlendirmeye karar verdik,” diye konuştu.

Gürcistan hükümetinin ‘her alanda desteği’ geri kazanmak için siyasi rotasını değiştirmesi gerektiğini savunan Gasri, “Gürcü yetkilileri ve tüm Gürcistan halkını bir arada durmaya, güçlerini birleştirmeye ve yol sizin için hazır olduğuna göre harekete devam etmeye çağırıyoruz,” ifadelerini kullandı.

Bundan önce Almanya, Gürcistan’a mali yardımı kesme kararı almıştı. ABD de Tiflis ile tüm işbirliği programlarını gözden geçirmeye başladı.

Washington, ayrıca ‘yabancı acenta’ yasası lehinde oy kullanan 30 kadar Gürcü parlamentere yaptırım uyguladı ve temmuz ayında gerçekleştirilecek olan ‘Worthy Partner’ adlı ortak askeri tatbikatı iptal etti.

Bunun yanı sıra Avrıpa Birliği (AB), geçen ayın sonunda Gürcistan’ın birliğe entegrasyon sürecini askıya aldı. AB’nin ülkedeki Büyükelçisi Pawel Herczynski, söz konusu yasa ile Batı ve Avrupa karşıtı söylemlerin ülkenin AB’ye katılım hedefiyle ‘tamamen uyumsuz’ olduğunu iddia etmişti.

Herczynski, ekim ayında yapılacak parlamento seçimlerinin ardından yeni hükümetin, ‘her ne olursa olsun AB entegrasyonuna yönelik ciddi çalışmalara yeniden başlamasını’ umduğunu ifade etmişti.

Brüksel, ayrıca Gürcistan’ın savunma kapasitesinin güçlendirilmesi için tahsis edilen 30 milyon avroyu dondurdu ve Gürcistan hükümetine doğrudan yardımı kesme niyetini açıkladı.

Gürcistan’ın AB entegrasyon süreci askıya alındı

Okumaya Devam Et

DİPLOMASİ

Kremlin: Türkiye’nin ŞİÖ’ye katılımı için henüz net bir tarih yok

Yayınlanma

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİÖ) katılımı için henüz net bir tarihin olmadığını ve ülkenin NATO üyesi olarak konumuyla alakalı bazı çelişkilerin olduğunu belirtti.

TASS haber ajansının aktardığına göre Peskov, bugün düzenlediği basın toplantısında “Burada Türkiye’nin NATO’nun, Kuzey Atlantik İttifakı’nın bir üyesi olarak yükümlülükleri ve konumu ile ŞİÖ’nün temel belgelerinde yer alan dünya görüşü arasında bazı çelişkiler söz konusu,” dedi.

Peskov, Kremlin’in Ankara’nın örgüte katılma arzusundan haberdar olduğunu da sözlerine ekledi.

Bu bağlamda tartışılması gereken bazı konuların olduğuna dikkat çeken Peskov, pek çok ülkenin birliğe ilgi gösterdiği için ŞİÖ’nün genişlemesi daima gündemde olduğuna işaret etti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 12 Temmuz’da Washington’da düzenlediği basın toplantısında Ankara’nın ŞİÖ’ye daimi üye olarak katılması gerektiğini ifade etmişti.

Örgütün tüm üye ülkelerinden bu konuda destek talep eden Erdoğan, Ankara’nın NATO, ŞİÖ ve BRICS ile işbirliğinin aynı zamanda ‘dünya barışına’ katkıda bulunduğunu öne sürmüştü.

Okumaya Devam Et

DİPLOMASİ

Dört Avrupa ülkesi ortak füze geliştirecek

Yayınlanma

Almanya, Fransa, İtalya ve Polonya perşembe günü Washington’daki NATO Zirvesi çerçevesinde bir araya gelerek 500 kilometreden fazla menzile sahip karadan fırlatılan seyir füzeleri geliştirmek üzere bir mutabakat zaptı imzaladı.

Dört ülkenin Ukrayna’da devam eden savaşın Avrupa savunmasında yarattığı boşluğu doldurmayı amaçladığını teyit ettiği anlaşma Polonya Savunma Bakanı Władysław Kosiniak-Kamysz ile Alman, Fransız ve İtalyan mevkidaşları Boris Pistorius, Sebastien Lecornu ve Guido Crosetto tarafından imzalandı.

Polonya Milli Savunma Bakanlığı’nın X’te yer alan açıklamasına göre, “Anlaşmanın amacı, gelecekte ortak (savunma) projelerini mümkün kılacak ve bunların uygulanmasını kısaltacak bir işbirliği oluşturmak.”

Lecornu ise basına verdiği demeçte “amacın bunu mümkün olduğunca geniş bir alana yaymak olduğunu” belirterek anlaşmanın “bütçe düzeyinde de bir değeri olduğunu, çünkü farklı maliyetlerin amortismana tabi tutulmasına da olanak sağladığını” sözlerine ekledi.

Lecornu ayrıca Keir Starmer liderliğindeki Birleşik Krallık’ın yeni İşçi Partisi hükümetinin de dört ülkeli anlaşmaya katılabileceğini öne sürdü.

2026’da Amerikan füzeleri Almanya’ya konuşlandırılacak

Lecornu, uzun menzilli füzeye ilişkin ilk taslak belgenin 2024 yılı sonuna kadar yayınlanmasının beklendiğini, teknik özellikler gibi ayrıntıların ise daha sonra belirleneceğini sözlerine ekledi.

Washington ve Berlin önceki gün ABD’nin uzun menzilli füzelerini 2026 yılında Alman topraklarına konuşlandırmaya başlayacaklarını açıklamıştı.

Rusya ise NATO Zirvesinde alınan kararların “ülkenin ulusal güvenliğine yönelik ciddi bir tehdit” olduğunu ve ittifakın “bir güvenlik aracı değil, bir çatışma aracı” olduğunun kanıtı olduğunu söyledi.

TASS’ın Kremlin’den aktardığına göre Rus yetkili, “Avrupa ve ABD’deki hasımlarımızın diyalogdan yana olmadıklarını görüyoruz. NATO zirvesinde kabul edilen belgelere bakılırsa, barışın destekçisi değiller,” dedi.

12 ülke Ukrayna’ya İHA tedarik edecek

NATO zirvesinde Polonya da Ukrayna’ya çeşitli tipte insansız hava araçları sağlamak üzere 12 ülkeden oluşan koalisyona katıldı. Kosiniak-Kamysz, “Bu Ukrayna’nın şu anda ihtiyaç duyduğu en önemli yeteneklerden biri,” dedi.

Polonya bakanlığından yapılan açıklamaya göre, bağışların yanı sıra koalisyonun bir parçası da ülkelerin savunma sanayilerinin Ukrayna için insansız hava aracı üretimine katılması olacak.

Koalisyonda Avustralya, Danimarka, Estonya, Almanya, İtalya, Letonya, Hollanda, Yeni Zelanda, Polonya, İsveç, İngiltere ve Ukrayna yer alacak.

Fakat Kosiniak-Kamysz, Ukrayna’nın uzun zamandır istediği bu olsa bile Polonya’nın NATO kararı olmadan Ukrayna toprakları üzerindeki Rus füzelerinin vurulmasında yer almayacağını söyledi.

Polonyalı bakan, “Ukrayna’nın her zaman alabileceklerinden çok daha fazlasını bekleyeceği açıktır ve bu durumda da öyle olabilir. [Yine de] bu ittifakın kararı olmalı, asla tek taraflı bir karar olmamalı (…) ve Polonya kesinlikle böyle bir kararı kendi başına almayacaktır,” diye ekledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English