Avrupa
Fransa’da vergi dairesini soyan korsanlar verileri sattığını duyurdu

Fransa Vergi Genel Müdürlüğünden yüz binlerce mükellefe ait bilgileri çalan ZeroBytes adlı hacker grubu, verileri sattığını iddia etti. Dark web üzerinden faaliyet gösteren grup, aynı veri tabanını başka alıcılara da satmayı sürdüreceğini bildirdi. Fransız makamları siber saldırıyla ilgili soruşturma başlatırken hükümet kriz toplantısı düzenledi.
Fransa Vergi Genel Müdürlüğüne (DGFiP) yönelik kitlesel veri hırsızlığının arkasında yer alan ve kendilerini Fransız bir ikili olarak tanıtan siber korsan grubu ZeroBytes, çaldıkları verileri sattıklarını iddia etti.
Daha önce düzenledikleri siber saldırılarla da bilinen grup, pazartesi günü AFP’ye yaptığı açıklamada, çalınan dosyaları “birkaç bin avro” karşılığında “iki kişiye” sattıklarını öne sürdü.
Alıcıların kimliği hakkında ayrıntı vermeyi reddeden grup, aynı veri tabanının kopyalanarak birden fazla müşteriye devredilebileceğini belirterek “Veriler halen satılık” dedi.
ZeroBytes, kendilerini Fransız olarak niteleyen iki korsandan oluştuklarını savunuyor.
AFP, çalınan verilerin satışına ayrılmış bir karanlık ağ (dark web) forumunda paylaşılan irtibat bilgileri üzerinden grupla Telegram aracılığıyla temas kurdu. Hedeflerine ilişkin soru üzerine grup, “Sanırım para dışında” belirli bir saiklerinin bulunmadığını belirtti.
Dolandırıcılar için zengin bir veri kaynağı
Fransa Vergi Genel Müdürlüğü, haziran sonu ve temmuz sonunda gerçekleşen iki ayrı yetkisiz erişimi ve en az 678 bin bireysel ve kurumsal mükellef ile kadastro kayıtlarındaki yaklaşık 200 bin hesaba ait bilgilerin çalındığını 14 Ağustos’ta teyit etti.
Bireysel mükelleflerden çalınan vergi bilgileri arasında ad ve soyadlar, referans vergi geliri, aile katsayısı ile kaynakta kesinti oranı yer alıyor.
DGFiP’ye göre kurumsal mükelleflere ait veriler “daha az hassas” nitelik taşıyor. AFP’nin incelediği bir örneklemde, aralarında büyük bir Fransız otomotiv yan sanayi şirketinin bir bağlı ortaklığının da bulunduğu küçük ve orta ölçekli işletmelere ait bilgilerin ağırlıkta olduğu görüldü.
Söz konusu kayıtların içerdiği ayrıntılar, hedef odaklı dolandırıcılık endişelerini artırıyor.
Siber suç ekonomisinde bir sisteme sızan korsan genellikle bu bilgileri doğrudan kullanan kişi olmuyor; çalınan veri tabanları çoğunlukla dolandırıcılık uzmanlarına satılıyor.
Uzaktan erişim bağlantısı istismar edildi
ZeroBytes, ilk saldırıyı gerçekleştirmek için vergi dairesi personelinin kullandığı bir Sanal Özel Ağa (VPN) erişim sağladığını iddia etti.
Bu sanal özel ağ, kurum çalışanlarının idarenin dahili araçlarına uzaktan ve güvenli bir şekilde bağlanmasına imkan tanıyor.
Grubun aktardığına göre korsanlar, maliye yönetimi bağlantıyı kesmeden önce bu erişim sayesinde yaklaşık 680 bin satır veriyi çekmeyi başardı.
Temmuz sonunda düzenlenen ikinci siber saldırı ise gayrimenkul mülkiyetine ilişkin bilgilere erişim sağlayan Profesyonel Kadastro Verileri Sunucusu’nu (SPDC) hedef aldı.
DGFiP, cuma günü yaptığı açıklamada, öncekilere kıyasla “daha karmaşık” bir saldırıya maruz kaldığını kabul etti.
Olaya ilişkin ilk teknik tespitleri yayımlayan FrenchBreaches adlı uzman internet sitesinden Sébastien, AFP’ye yaptığı değerlendirmede grubun profilini tamamen inandırıcı bulduğunu ifade etti.
Sébastien’e göre sisteme sızılması teknik bir başarıdan ziyade “DGFiP’nin olası bir zafiyetine” işaret ediyor. Sébastien, yüz binlerce satır verinin çekilmesi karşısında herhangi bir sistem uyarısının verilmemiş görünmesini de sorguladı.
DGFiP Genel Müdürü Amélie Verdier, cuma günü basına yaptığı açıklamada, “Karşımızda bilgileri parça parça vererek açıkça oyun oynayan biri var” diyerek tepkisini dile getirdi.
Korsanların geçmiş saldırı sicili
ZeroBytes, vergi idaresini hedef almadan önce de karanlık ağ forumlarında süpermarket zinciri Intermarché ve Fransa Hentbol Federasyonuna yönelik siber saldırıları üstlenmişti.
Grup ayrıca yaz döneminde büyük bir Fransız telefon operatörü ile bir otelcilik grubundan veri çaldığını öne sürdü; ancak bu iki saldırı ilgili şirketler tarafından doğrulanmadı.
Çalınan verilerin satıldığı forumlarda Fransız kuruluşları sıklıkla hedef listelerinde yer alıyor. ZeroBytes, Fransa’ya yönelme nedenlerini bu kurumların “hacklenmesi kolay” olmasıyla açıkladı.
Paris Savcılığı, olayla ilgili olarak “yetkisiz veri çekme” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlamaları başta olmak üzere adli soruşturma başlattı.
Başbakan Sébastien Lecornu ise bakanlıklar arası bir kriz toplantısı düzenledi. Soruşturma kapsamında korsanlar “yetkisiz veri çekme” suçundan yedi yıla kadar hapis cezası istemiyle karşı karşıya bulunuyor.
Siber saldırıdan etkilenen 678 bin mükellefle, olası hedefli dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarılmaları amacıyla pazartesi gününden itibaren tek tek iletişime geçilmesi planlandı.
Avrupa
BSW’de Thüringen kavgası: Katja Wolf yeni parti kurdu

Sahra Wagenknecht İttifakı’ndan (BSW) ayrılmalarının üzerinden iki gün geçtikten sonra, Thüringen’deki eski üyeler güçlerini birleştirerek Katja Wolf liderliğinde yeni bir parti kurdular.
Kurucu üyeler, Erfurt’ta yaptıkları açıklamada, eski BSW eyalet başkanı ve eski Maliye Bakanı Katja Wolf’un başkan seçildiğini duyurdular.
Pazar günü gerçekleşen parti kuruluşu, önceki liderlik ekibinin üyeleri için bile sürpriz oldu. Üyeler, “Bu, spontane bir parti kuruluşuydu,” dediler. Partinin adı Thüringen.Gerecht (Adil Thüringen).
Haberlere göre, Thüringen’deki eski üst düzey BSW temsilcileri Steffen Schütz ve Steffi Eschrich de yeni partide öncü roller üstleniyor.
Schütz, Wolf ile birlikte BSW eyalet başkanı olarak görev yapmıştı ve kabinede Altyapı ve Dijital İşler Bakanı olarak yer alıyor. Eschrich ise BSW’nin eyalet genel sekreteriydi.
Geçtiğimiz hafta boyunca, partinin eyalet hükümetine katılımı konusunda Wagenknecht liderliğindeki BSW federal yönetimi ile Thüringen BSW arasında ilkeler üzerine yaşanan açık bir anlaşmazlık nihayete erdi.
Federal parti yönetimi ve partinin kurucu lideri Sahra Wagenknecht, CDU’lu başbakanın yönetme ehliyetini yitirdiği gerekçesiyle BSW eyalet şubesinin hükümet koalisyonundan çekilmesini istiyordu.
İki BSW milletvekili hariç, tüm milletvekilleri partiden ve bazı durumlarda parlamento grup üyeliğinden de istifa etti. Bölünmeden önce eyalet meclisindeki BSW grubu 15 kişiden oluşuyordu.
Wolf hafta sonu şu açıklamayı yapmıştı:
“Mümkün olduğunca çabuk yeni bir parti kurmalıyız. Son başvuru tarihleri göz önüne alındığında, bunu Ekim ayında hâlâ başarabilmeliyiz.”
Yeni partinin pazar günü kurulmuş olması, haberlere göre Thüringen eyalet parlamentosundaki BSW milletvekili grubunun belirsiz yasal statüsüne bir tepki olarak değerlendiriliyor.
AfD milletvekili grubu, eyalet anayasasını gerekçe göstererek BSW milletvekili grubuna sağlanan finansmanın kesilmesini talep etmişti.
Ayrıca, çarşamba gününden cuma gününe kadar eyalet meclisinde olağan bir oturum planlanıyor ve bu oturum sırasında BSW milletvekili grubunun statüsü konusu da gündeme gelecek.
Wolf, bir basın açıklamasında, “Thüringen’de istikrar ve güvenilirliği sağlayacağımıza söz verdik. Şimdi herkesi bu sözü gerçeğe dönüştürmek için bize katılmaya davet ediyoruz,” dedi.
Yeni partinin yeni seçilen başkanı, kurucu yönetim kurulunun en kısa sürede bir kurucu parti kongresi toplayacağını da ekledi.
Kurucu üyeler ayrıca, Thüringen.Gerecht’in gelecekte odaklanmayı planladığı altı temel konuyu içeren bir kurucu programı kabul ettiler.
Basın açıklamasına göre, yeni parti “adil ücretli iş, Doğu Almanların yaşam boyu başarılarının tanınması, endüstriyel değer yaratma ve inovasyon, sağlıklı bir çevre, uygun fiyatlı enerji, sürdürülebilir yatırımlar ve gerçek vatandaş katılımı”nı savunuyor.
BSW, CDU’lu Başbakan Mario Voigt (CDU) liderliğindeki üç partili koalisyonun (CDU-SPD-BSW) bir parçası.
Bu nedenle, BSW’nin ve eski eyalet meclis grubunun dağılması koalisyon üzerinde baskı yaratıyor.
Koalisyon, eyalet meclisinde zaten mutlak çoğunluğa sahip değil. Eyalet bütçesi gibi kararlar söz konusu olduğunda koalisyon, Sol Parti ile işbirliği yapıyor.
En güçlü meclis grubu ise, Eyalet Anayasa Koruma Dairesi tarafından “aşırı sağ” olarak sınıflandırılan AfD.
Wolf ve grup başkanı Hupach’ın cuma günü vurguladığına göre, üyelerinin büyük çoğunluğu partiden ayrılmış olsa da, eski BSW eyalet meclis grubu yasal olarak hâlâ varlığını sürdürüyor.
BSW grubu çarşamba günü görüşmeler yapmak üzere toplanacak ve bu toplantıda kararlar da alabilir.
Avrupa
AfD depremi: Söder’den uyarı, Musk’tan tebrik

Almanya için Alternatif’in (AfD) Saksonta-Anhalt’taki zaferinin ardından CSU lideri Markus Söder uyarılarda bulunurken, Elon Musk partiyi tebrik etti.
Bavyera Başbakanı ve CDU’nun kardeş partisi CSU’nun lideri, ilk etapta CDU’nun eyalette hükümet kurma yetkisine sahip olmadığını düşünüyor.
Söder, “Yetki AfD’ye verildi,” dedi ve “bunu nasıl değerlendireceklerini” bekleyip görmek gerektiğini ekledi.
Ona göre şu anda önemli olan, “ne pahasına olursa olsun yarı oy çoğunluğunu sağlamak” değil. Aksine, AfD’nin herhangi bir siyasi program olmadan neler başarabileceğini göstermesi gerekiyor.
Söder, “Sonuç hoşunuza gitmese bile demokrasi ciddiye alınmalıdır,” diye vurguladı ve bu nedenle öncelikle seçim sonucunun kabul edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
CSU liderine göre seçim sonuçlarına yanıt olarak, AfD nihayet politikalarının içeriği konusunda sorgulanmalı.
“Güvenlik duvarına” (Brandmauer) ilişkin resmi tartışmaların bir faydası olmayacağı gibi, Birlik ile AfD arasında işbirliği çağrılarının da uygun olmadığını savunan Söder, Bavyera’daki duruma ilişkin olarak da CSU’yu AfD’ye karşı mücadele etmeye çağırdı.
Başbakan, “hiçbir koşulda” Bavyera’yı AfD’ye bırakmayacağını söyledi.
Söder, CDU’nun “azınlık hükümeti” peşinde koşmaması gerektiğini söyledi
Söder, ayrıca AfD’nin açık seçim zaferini tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.
CSU lideri, Bayern 2 radyo istasyonuna verdiği demeçte, “Öncelikle derin bir nefes almamız gerekiyor. Bu gerçek bir dönüm noktası ve bir bakıma tarihteki bir dönüm noktası,” dedi.
Öte yandan Söder, kardeş parti olan CDU’ya, “her ne pahasına olursa olsun”, dar çoğunluklarla bile olsa tek başına iktidara gelmeye ve eyalet başbakanını atamaya çalışmaması konusunda uyarıda bulundu.
Söder şöyle konuştu:
“Bunun umut verici bir yaklaşım olacağını sanmıyorum. Seçim sonuçlarını yeniden yorumlamak zor bir iş olur.”
Bunun “vatandaşlar için anlaşılması zor” olacağını savunan CSU lideri, “Yetki açıkça AfD’ye ait. Bu demokrasidir, bu yüzden her şeyden önce bunu kabul etmeliyiz,” dedi.
Musk’tan AfD’ye “aferin”
Uzun süredir AfD’ye sempati duyan Elon Musk, Saksonya-Anhalt’taki seçim zaferi nedeniyle sağcı partiyi tebrik etti ve karşılığında hemen bir işbirliği teklifi aldı.
Musk, AfD Eş Genel Başkanı Alice Weidel’in baş aday Ulrich Siegmund’u Saksonya-Anhalt’taki zaferinden dolayı tebrik ettiği bir gönderiye, kendi çevrimiçi platformu X’te “Aferin!” yazarak yorum yaptı.
Siegmund, dünyanın en zengin adamına hemen yanıt verdi ve “desteği” için teşekkür etti.
AfD lideri İngilizce olarak şöyle yazdı:
“Burada sorumluluk üstlenirsek, güçlü ve yapıcı bir işbirliği fırsatını büyük bir memnuniyetle karşılayacağım. Almanya o zaman yeniden yatırım yapmaya değer bir yer haline gelir. Saksonya-Anhalt’tan en içten selamlar!”
Avrupa
BSW, AfD ile işbirliği yapacak mı?

Saksonya-Anhalt’ta yüzde 5,3 oy alarak eyalet meclisine girmeye hak kazanan BSW, AfD ile işbirliği meselesine açıklık getirmeye çalışıyor.
Başta CDU olmak üzere ana akım partilerin AfD’ye karşı “güvenlik duvarı” (Brandmauer) politikasına katılmayacağını daha önce ilan eden Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW), tüm partilerle görüşmeye açık olduğunu söylüyor.
BSW’nin Saksonya-Anhalt baş adayı Thomas Schulze, Deutschlandfunk’ta yaptığı açıklamada, AfD’nin baş adayı Ulrich Siegmund’un adaylığını koyması halinde, BSW’nin eyalet meclisindeki üçüncü tur oylamada çekimser kalma tutumunu sürdüreceğini belirtti.
Schulze, BSW’nin “basamak” olmakla suçlanmaması gerektiğini, asıl diğer partilerin böyle olduğunu söyledi.
BSW adayı, “Ben AfD’yi buradaki halkın yüzde 44’ü tarafından seçilmiş bir parti olarak görüyorum. Ve bunu hesaba katmak zorundayım. Benim için bu demokrasidir,” dedi.
Schulze, örneğin, Rusya’ya yönelik yaptırımların kaldırılması talebinde AfD ile ortak bir zemin bulunduğuna işaret etti.
BSW’li diğer baş aday Claudia Wittig de seçim gecesi Saksonya-Anhalt’ta bir tür ortaklık olasılığını dışlamadı.
Öte yandan partinin kurucu lideri Sahra Wagenknecht, geçen hafta partisinin Saksonya-Anhalt’ta AfD ile koalisyon kurmasına karşı çıkmıştı.
“{ungeskriptet} by Ben” adlı podcast’te verdiği kapsamlı röportajda, bu reddi hem BSW’nin hükümet deneyiminin olmamasına hem de AfD ile arasındaki siyasi farklılıklara bağladı.
Neden AfD ile koalisyon kurmayı reddettiği sorulduğunda, Wagenknecht öncelikle kendi partisinin durumuna değindi.
BSW, ilk kez Saksonya-Anhalt Eyalet Meclisi’ne gireceğini ve bugüne kadar profesyonel siyasetçi olarak çalışmamış çok sayıda adaya sahip olduğunu kaydeden Wagenknecht, nu nedenle, siyasi açıdan çok daha deneyimli bir parti ile hemen koalisyon kurmayı ilke olarak sorunlu buluyor.
Onun sözlerine göre bu durum sadece AfD için değil, aynı zamanda CDU için de geçerli. BSW, genç bir parti olarak böyle bir koalisyon hükümetinde siyasi olarak mağdur edilme riskiyle karşı karşıya.
Wagenknecht, bu konuda BSW’nin Thüringen’deki deneyimlerinden açıkça dersler çıkarıyor.
Oradaki koalisyon hükümetine katılımını artık bir hata olarak değerlendirdi ve eyalet teşkilatının bazı kesimlerini, BSW’nin temel ilkelerini yeterince savunmamakla suçladı.
Fakat Wagenknecht, koalisyonu reddetme kararını yalnızca stratejik kaygılarla gerekçelendirmedi. AfD ile aradaki önemli siyasi farklılıklara da işaret etti.
Özellikle, kendi değerlendirmesine göre parti içindeki otoriter eğilimleri eleştirdi. Ortak bir koalisyonda BSW’nin, AfD tarafından yönetilen bir bakanlığın kararlarını yeterince engelleyemeyebileceğini fakat yine de bunun siyasi sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalacağını belirtti.
Wagenknecht, örnek olarak AfD’nin liderliğindeki olası bir İçişleri Bakanlığı’nı gösterdi.
Aynı zamanda, AfD’nin şu anda bir eyalet hükümetini yönetmek için yeterli sayıda uygun personele sahip olduğu konusunda şüphelerini dile getirdi.
Wagenknecht bu bağlamda, bir koalisyon ile münferit siyasi projelerde işbirliği arasında net bir ayrım yaptı.
Ona göre, içerik açısından ortak noktalar varsa ve gerekli parlamento çoğunluğu sağlanabiliyorsa, AfD ile birlikte önergeler veya yasalar lehinde oy vermek mantıklı.
Böylece BSW’nin izlediği yolu, klasik bir “güvenlik duvarı” stratejisinden de ayırdı.
Wagenknecht, uzun süredir AfD’yi parlamento içindeki gücüne uygun olarak siyasi karar alma süreçlerine dahil etmeyi fakat bununla birlikte kalıcı bir hükümet işbirliğine girilmemesini savunuyor.
Wagenknecht, Saksonya-Anhalt için bunun yerine farklı bir hükümet modeli önerdi. Seçimlerden sonra, mümkünse partiler üstü bir şahsiyetin başbakan olarak seçilmesi gerektiğini savundu.
Bu kişinin daha sonra bir kabine kurması gerekiyor: Wagenknecht’in görüşüne göre, kabine kadrosunun oluşturulmasında öncelikle mesleki yetkinlik belirleyici olmalı.
Böyle bir hükümetin sabit bir koalisyon çoğunluğu olmayacak. Bunun yerine, hükümetin her bir tasarısı için eyalet meclisinde çoğunluk sağlaması gerekecek. Konuya bağlı olarak farklı partiler bu süreçte yer alabilir; AfD ve BSW de dahil.
Wagenknecht, bu şekilde hem AfD’ye karşı yeniden bir “yangın duvarı koalisyonu” kurulmasını hem de AfD’nin tek başına hakimiyet kurmasını engellemeyi umuyor.
Aynı zamanda, AfD’nin mutlak çoğunluk elde etmesinin arzu edilmez olduğunu da açıkça belirtiyor.
Yine de Wagenknecht, AfD’nin siyasi olarak dışlanmasını reddetti. Eyalet meclisi seçimlerinden sonra BSW’nin parlamentoda temsil edilen tüm partilere görüşme teklifinde bulunmak istediğini belirtti ve AfD ile de görüşmelerin gerçekleşeceğini öngördü.
Böylece Saksonya-Anhalt için tutum net bir şekilde ortaya kanuyor: BSW, AfD ile resmi bir koalisyonu dışlıyor ama görüşmeleri ya da belirli konularda ortak parlamento çoğunluklarını dışlamıyor.
Wagenknecht’in tercih ettiği model, değişen çoğunluklara sahip, partiler üstü bir eyalet hükümeti olacak.
Ne var ki, başta AfD olmak üzere diğer partilerin böyle bir modele hazır olup olmayacağı su götürür.
Dünya Basını2 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Amerika2 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Ortadoğu2 hafta önceMekke Anlaşması için İran iddiası: Tahran teklifi inceliyor
Rusya2 hafta önceTürkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Avrupa2 hafta önceAlman tarihçi Kittel, savaştan Hitler’i değil Stalin’i sorumlu tuttu
Ortadoğu2 hafta önceSDG’nin feshi için yapılan anlaşmanın ayrıntıları
Görüş1 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını1 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”












