Bizi Takip Edin

ORTADOĞU

“Gazze’ye Acil İnsani Müdahale Konferansı” düzenlendi

Yayınlanma

Ürdün’de Gazze’ye insani yardım için fon toplamak amacıyla uluslararası konferans düzenlendi.

Ürdün ve Mısır’ın, BM işbirliğiyle “Gazze’ye Acil İnsani Müdahale Konferansı” adıyla düzenlediği konferansa, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah es-Sisi ve Ürdün Kralı Abdullah’ın yanı sıra uluslararası insani yardım kuruluşlarının liderleri de katıldı.

Konferansta, uluslararası toplumun Gazze Şeridi’ndeki insani felakete tepkisini güçlendirmenin yollarının belirlenmesi amaçlanıyor.

Ürdün Kralı 2. Abdullah, yaptığı konuşmada, insanlığın kritik bir dönemeçte olduğunu belirterek “ortak vicdanın Gazze’deki felaketle sınandığını” dile getirdi.

Kral 2. Abdullah, “Gazze’ye açılan kara sınırlarının açılmasının alternatifi yok. Gazze’ye yardım tırlarının ulaşmasını kolaylaştırmaya devam edeceğiz. Bugün insanlık tarihinde kritik bir dönemeçteyiz ve ortak vicdanımız Gazze’deki felaketle sınanıyor” ifadesini kullandı.

“Acil, etkili ve somut adım” çağrısı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Gazze’de ateşkesin sağlanması ve esir takası için acil, etkili ve somut adımlar atılması gerektiğini söyledi. Sisi, “Gazze Şeridi’nde kapsamlı bir ateşkesin sağlanmasını ve saldırıların bir an evvel durdurulmasını talep ediyoruz” dedi.

Guterres’ten “UNRWA için tek saf olma” çağrısı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel SekreteriAntonio Guterres, dünyaya “iğrenç ve amansız saldırılar” karşısında BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nı (UNRWA) korumak için “tek saf olma” çağrısında bulundu. Guterres, “Gazze’ye saldırıların sonucu olarak sağlık, eğitim ve diğer alanlarda devasa zorluklarla karşı karşıya kalan Filistinlileri desteklemek için gerekli yetenek, beceri ve ağlara yalnızca UNRWA sahiptir” diye konuştu.

“Kara sınırları açılmalı ve Filistin hükümetine devredilmeli”

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Gazze’ye açılan tüm kara sınırlarının açılması ve denetiminin Filistin hükümetine devredilmesi için İsrail’e baskı yapılmasını istedi.

Abbas, uluslararası meşruiyet kararlarına ve Arap Barış Girişimi’ne uygun siyasi çözümün Filistin’in BM’ye tam üye olmasını gerektirdiğini vurguladı.

“Gazze’de olanlar insanlık tarihi için utanç”

BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths de Gazze Şeridi’ndeki insani yardım çalışmalarının temelini oluşturması hasebiyle UNRWA ve çalışanlarının önemini vurguladı. Griffiths, sınır kapılarının açılması ve Gazze Şeridi’ne yardımların gönderilmesinin garanti altına alınması gerektiğini söyledi. Gazze’ye saldırıların başlangıcından bu yana tanık olunan durumları “insanlık tarihi için bir utanç lekesi” şeklinde nitelendiren Griffiths, Gazze’nin ek desteğe, tüm sınır kapılarının sürdürülebilir ve güvenli bir şekilde açılmasına ihtiyacı olduğunu dile getirdi.

İsrail nasıl zorlanacak?

Konferansın Gazze’deki insani durumu önemli ölçüde değiştirmesi beklenmiyor ve Haaretz’e konuşan Filistinli yetkililer, konferansı önemli kılan şeyin konferansın düzenlenmesi olduğunu söyledi. Haaretz’e konuşan bir finans uzmanı, Gazze’deki mali zararın 40-50 milyon dolar arasında olduğunun tahmin edildiğini belirterek, konferansa yüksek profilli kişiler katılsa da durumu önemli ölçüde iyileştirebilecek bir sonuç çıkmasının beklenmediği söyledi. “Somut bir eylem planı ve diplomatik bir vizyon olmadan nasıl rehabilitasyondan bahsedebilirsiniz? Savaşın ne zaman biteceğine ya da İsraillilerin güçlerini ne zaman çekeceğine dair bir tahmini olan var mı?” diye sordu.

Uzman “Eğer bir başarı ölçütü varsa, o da acil yardım için toplanacak fonlardır, ancak İsrail’in yardımın Gazze’ye girmesine nasıl izin vermeye zorlanacağı belli değil” diye devam etti.

ORTADOĞU

ABD’nin Gazze’ye kurduğu geçici liman başarısız oldu

Yayınlanma

Washington yönetiminin Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için İsrail’e baskı yaparak kara sınırından geçirmek yerine tüm dünyadan yönelen eleştirilere rağmen Gazze’ye kurduğu geçici liman başarısız oldu.

ABD yönetimi tarafından Gazze’ye “insani yardım ulaştırma” vaadiyle kurulan ve “olumsuz hava koşulları” gerekçe gösterilerek sökülen yüzer liman, tamamen kaldırılacak. ABD yönetimi Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için İsrail’e baskı yapmak yerine geçici limanı inşa etmeyi tercih etmişti. Planlanandan geç kurulan, iki kez olumsuz hava koşulları nedeniyle devre dışı kalan ve üzerinden taşınan yardım malzemeleri Gazzelilere ulaştırılamayan geçici limanla ilgili ABD Başkanı Joe Biden “Hayal kırıklığına uğradım” dedi.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ise Gazze’ye yardım ulaştırmak için yüzer limana “artık ihtiyaç duyulmadığı için” tamamen kaldırılacağını söyledi.

Kesin kararın ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından açıklanacağını belirten Sullivan, “Ancak kısa süre içerisinde iskele operasyonlarını tamamen durduracağımızı bekliyorum” ifadesini kullandı.

Sullivan, Gazze’deki sorunun “artık yardım sokmak değil, yardımın insanlara güvenli ulaşılmasını sağlamak” olduğunu savunarak “Şu an bizi meşgul eden şey, Gazze’ye dışarıdan yardım ulaştırmak değil, (bu yardımları) içeride dağıtmaktır. Bu durum, iskelenin kalan süresi hakkındaki düşüncemizde etkili oldu” diye konuştu.

Pentagon Basın Sekreteri Tümgeneral Patrick S. Ryder yaptığı açıklamada, iskeleyi yeniden demirlemeye yönelik son çabanın “teknik ve hava ile ilgili sorunlar” nedeniyle başarısız olduğunu, iskelenin, destek gemilerinin ve diğer ekipmanların İsrail’in Aşdod kentindeki limana geri döneceğini ve “bir sonraki duyuruya kadar burada kalacaklarını” duyurmuştu.

Geçici liman Gazzeliler için hayal kırıklığına dönüştü

ABD Başkanı Joe Biden, 7 Mart’ta yaptığı son Birliğin Durumu konuşmasında, Gazze halkına insani yardımların ulaştırılması için bölgeye geçici liman gönderileceğini duyurmuştu.

Biden yönetimi bu yöntemle kara sınırından Gazze’ye insani yardım girmesini yavaşlatan İsrail yönetiminin koyduğu engeli aşmayı hedefliyordu. Bunun üzerine Pentagon, ABD istihkam birliklerinin kullandığı yüzer iskele sistemi JLOTS’u Gazze kıyılarına doğru yola çıkardı.

İki aydan fazla süren intikalin ardından yüzer iskele ilk kez mayıs ortasında faaliyete geçti. 25 Mayıs’ta çıkan fırtına sonucu hasar gören liman, İsrail’de onarıldıktan sonra yeniden Gazze sahiline kurulmuştu.

ABD’nın insani yardımları indirdiği Gazze kıyısındaki alan dolma noktasına gelirken bugüne kadar deniz yoluyla gelen yardımların ne kadarının Gazzelilere ulaştığı hakkında bilgi verilmedi. Bu durum, Gazzeliler için hayal kırıklığına dönüşen yüzer liman projesinin ne kadar işe yaradığını tartışma konusu haline getirdi.

Okumaya Devam Et

ORTADOĞU

“Netanyahu masayı dağıtmak için 24 Temmuz’u bekliyor”

Yayınlanma

İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes müzakerelerine ilişkin Washington’dan iyimser bir hava yayılıyor. Bu iyimser havayı Hamas’ın taleplerinde esneklik göstermesi tetikliyor. Ancak Netanyahu’nun ABD Kongresi’nde yapacağı konuşmadan sonra ateşkes müzakerelerinde olumsuz tutum alacağı bildiriliyor.

Hamas’ın geçen hafta ABD’nin yeni ateşkes teklifine verdiği yanıtta anlaşmaların aşamalarındaki geçiş ve serbest bırakılacak Filistinli mahkumlarla ilgili konu dışındaki taleplerinde esneklik göstermesi anlaşma ihtimalini güçlendirdi. Haaretz’den Amos Harel’e göre Hamas’ın yanıtından sonra İsrail savunma kurumunun liderleri arasında olumlu bir hava hâkim oldu: “Bu kez bir şekilde anlaşmanın en azından ilk aşamasının hayata geçirilebileceğini umuyorlar.”

Hamas’ın olumlu yanıtından sonra bu hafta için Kahire ve Doha’da yeni görüşmeler yapıldı Ancak Harel’e göre “iyimser olmak için henüz bir neden görünmüyor.”

Harel, yazısında şu ihtimali gündeme getirdi: “Biden yönetiminin temsilcileri Netanyahu’nun kabul etmek zorunda kalacağı bir anlaşma yapacaklarını düşünüyor olabilirler ama bu pek olası değil. Başbakanın yanıtını 24 Temmuz’da Kongre’de yapacağı konuşmaya kadar ertelemesi daha muhtemel. Ondan sonra da ne demişler, Tanrı büyüktür ve müzakerelerden geri çekilmek için bir bahane bulmak her zaman mümkündür.”

Hamas’ın olumlu yanıtından sonra Netanyahu’nun Hamas’ın kabul etmesi mümkün olmayan bir dizi yeni şart öne sürdüğünü hatırlatan Harel, bu şartların İsrail’in güvenliği ile ilgiliymiş gibi görünse de aslında Netanyahu’nun asıl derdinin bu olmadığını ifade etti.

Harel şöyle devam etti: “Asıl mesele, en azından bu yılın Ocak ayından bu yana, Netanyahu’nun bir anlaşma yapması halinde koalisyonu dağıtacaklarını açıklayan ortakları aşırı sağcı bakanlar Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich’e olan bağımlılığı. Muhalefet partilerinden bazılarının anlaşma için Netanyahu’ya vermeyi kabul edecekleri güvence, Netanyahu için bir teselli olmayacak. Sınırlı bir süre için işleyecek ve ardından hızlı bir seçim talebi gelecektir. Bu durum İsrail’in şartları şeklinde yeni engellerin ortaya çıkmasının başlıca nedeni olarak görünüyor.”

Okumaya Devam Et

ORTADOĞU

Netanyahu, ateşkes için el yükseltiyor

Yayınlanma

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Tel Aviv ile Hamas arasında Gazze’de yeni bir ateşkes ve esir takası mutabakatının yeniden gündeme geldiği süreçte taleplerini ağırlaştırması dikkati çekiyor.

ABD’li ve İsrailli yetkililer görüşmelerin kısmen Hamas’ın bazı tutumlarını yumuşatması nedeniyle ilerleme kaydettiğini söylüyor. Ancak sık sık siyasi kariyerini korumak için Gazze’deki saldırıları sonlandırmaya yanaşmamakla eleştirilen Netanyahu, taraflar arasında Gazze’de ateşkes ve esir takası mutabakatına varılması için umutların yeniden yeşerdiği bir dönemde anlaşmayı kabul etmek için yeni talepler ortaya attı.

Netanyahu, uzun zamandır “Hamas’ın yok edilmesi, esirlerin tamamın geri getirilmesi” gibi hedeflerine ulaşmadan Gazze’ye saldırıların devam edeceğini dile getiriyor.

Geçen hafta İsrail ile Hamas arasında ateşkes ve esir takası mutabakatı için yeniden müzakerelerin başlaması üzerine Netanyahu yeni taleplerde bulundu.

Bunlardan en dikkat çekicisi, Gazze’nin Mısır sınır ve buraya açılan Refah Sınır Kapısı’na ilişkin oldu.

Netanyahu, “Philadelphia Koridoru” olarak bilinen Gazze’nin Mısır sınırındaki İsrail işgali devam etmesini ve Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafından kalan kısmının İsrail güçlerince kontrol edilmesini istedi.

İsrail Başbakanı ayrıca, ateşkes olsa dahi “Hamas üyelerinin” Gazze’nin kuzeyine dönüşüne de karşı olduğunu kaydetti.

Bunlara ek olarak Netanyahu, Gazze’de varılacak ateşkes ve esir takası mutabakatının “savaşın hedeflerini gerçekleştirene kadar İsrail’in yeniden Gazze’ye saldırabilme hakkını güvence altına alması gerektiğini” savundu.

Netanyahu’nun bu talepleri, “İsrail Başbakanı esir takasını zora sokmaya mı çalışıyor?” sorusunu gündeme getirdi.

Axios’a konuşan müzakerelerde yer alan İsrailli bir yetkili, “Netanyahu bu sert taleplerde bulundu çünkü Hamas’ın zayıflığını kullanarak müzakerelerden alabileceği kadarını almaya çalışıyor. Ancak çok ileri gitmesi ve müzakerelerin çökmesi riski var” dedi.

Üst düzey ABD’li ve İsrailli yetkililere göre ABD ve İsrail istihbaratı, bölgedeki ortakları da dahil ağır askeri ve uluslararası baskının Hamas’ı bir anlaşma için daha istekli hale getirdiğini söylüyor. Bu yetkililere göre, Gazze’deki bazı üst düzey Hamas komutanları Katar’daki üst düzey Hamas yetkililerine Gazze’deki askeri durumun vahim olduğunu ve ateşkes istediklerini ve buna ihtiyaç duyduklarını belirten mesajlar gönderdi.

İki İsrailli yetkiliye göre müzakerelerde “Mısır-Gazze sınırındaki güvenlik düzenlemeleri” konusunda ilerleme kaydedildi. Mısır, tünelleri engellemek için sınırın kendi tarafında bir yeraltı “duvarı” inşa edilmesini kabul etti. Projeyi ABD’nin finanse etmesi kararlaştırıldı.

İsrail ayrıca duvar projesinin bir parçası olarak Gazze sınırının Mısır tarafına yerleştirilecek sensör ve kameralara erişim talep ediyor. Netanyahu’nun sınır boyunca İsrail güvenlik kontrolüne ilişkin diğer taleplerine bağlı kalması halinde bunun mümkün olup olmayacağı net değil.

Axios’a göre Netanyahu’nun yerinden edilmiş Filistinlilerin Gazze’nin kuzeyine geri dönüşüne ilişkin koşulları, taraflar arasında kilit bir anlaşmazlık noktası olmaya devam ediyor. İsrailli yetkililere göre mevcut taslak anlaşma silahsız ve yerinden edilmiş Filistinlilerin engelsiz geri dönüşüne izin veriyor ancak bunu doğrulayacak bir mekanizmadan bahsetmiyor. Yetkililer, İsrailli, Mısırlı, Katarlı ve ABD’li yetkililerin bu konuya metnin dışında bir çözüm bulmaya çalıştıklarını söylüyor.

Bir diğer soru da İsrail’in anlaşma kapsamında serbest bırakılacak bazı Filistinli mahkûmların salıverilmesini veto etmeye çalışıp çalışmayacağı.

Netanyahu’yu eleştirenler gerçekten ateşkes isteyip istemediğini sorguluyor, ancak hem kendisi hem de Beyaz Saray anlaşma yapmaya hazır olduğunda ısrar ediyor. Görüşmelerde yer alan İsrailli bir yetkili, başbakanın bir anlaşma istediğini ancak görüşmeleri uçurumun kenarına kadar zorlamaya istekli olduğunu söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English