Bizi Takip Edin

Amerika

Hegseth Pentagon harcamalarında büyük kesintiler yapılmasını emretti

Yayınlanma

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Başkan Donald Trump’ın sınırı korumak ve nükleer gücü modernize etmek gibi önceliklerini ele almak için savunma harcamalarının dramatik bir şekilde yeniden düzenlenmesinin bir parçası olarak Pentagon kurumlarını ve orduyu bütçelerini yüzde 8 oranında azaltmaya yönlendiriyor.

POLITICO tarafından elde edilen bir nota göre Pentagon, Avrupa ve Orta Doğu’daki askeri komutanlıkların yanı sıra uzun süredir kritik kabul edilen bazı programları keserken, sınır güvenliği de dahil olmak üzere 17 öncelikli alanda harcamaları koruyacak veya artıracak.

Toplamda 50 milyar doları bulan kesintilerin ölçeği ve hızı, ABD savunma politikasında dramatik bir değişime işaret ediyor ve Cumhuriyetçilerin Trump’ın daha geniş gündemini hayata geçirmeyi amaçlayan bir paketin parçası olarak Pentagon harcamalarını artırmayı planladığı Kongre ile muhtemelen bir savaşa yol açacak.

Hegseth notunda, Savunma Bakanlığına yönelik son büyük kesinti olan 2013’teki ihtiyati bütçe kesintilerinden iki kat daha şiddetli ve kongre Cumhuriyetçilerinin Pentagon bütçesine eklemeyi planladıkları miktarın iki katına eşdeğer kesintilerin ana hatlarını çiziyor.

Talimat, Pentagon’un daha önce en kritik silah sistemleri arasında saydığı ve önümüzdeki on yıl içinde hizmete girecek olan Columbia sınıfı denizaltılar, uzay tabanlı sistemler, bir dizi insanlı uçak ve Avrupa ve Orta Doğu da dahil olmak üzere bir dizi bölgeye asker konuşlandırılması gibi sistemleri korumuyor.

Hegseth, Biden yönetimi altında hazırlanan gelecekteki savunma bütçelerindeki kesintilerin, Trump yönetiminde Pentagon’un yeni öncelik alanlarına yeniden yatırılması gerektiğini belirtti.

Kesintilerden muaf tutulan önceliklerin tam listesi Virginia sınıfı denizaltılar, mürettebatsız sistemler ve Hava Kuvvetlerinin gelişmekte olan mürettebatsız savaş uçağı programı, su üstü gemileri, siber güvenlik, mühimmat ve enerji ve muhtemelen Trump’ın İsrail’in “Demir Kubbe” füze savunma sisteminin ülke çapında bir Amerikan eşdeğeri için bastırması beklentisiyle anavatan füze savunmasını içeriyor.

Bu yeniden düzenleme, harcama önceliklerinde büyük bir değişime işaret ediyor ve Kongrede kesinlikle dirençle karşılaşacak. Hegseth notu, Senato Savunma Ödenekleri Alt Komitesinin en kıdemli üyesi Senatör Chris Coons’tan hızlı bir kınama aldı.

Delaware Demokratı yaptığı açıklamada, “Bakan Hegseth boyundan büyük işlere kalkışıyor ve bunun sonucunda Amerikan halkı daha az güvende olacak,” dedi.

Hegseth’in diğer direktiflerini bilen bir kişi, Pentagon liderliğinin askeri liderlerden kesmek istedikleri programların listesini sunmalarını istediğini, fakat Kongrenin finanse etmeleri konusunda ısrar ettiğini söyledi.

Savunma Bakan Vekili Robert Salesses çarşamba günü yaptığı açıklamada, Pentagon’un yeni önceliklerini finanse etmek için kesinti listesinin Biden yönetiminin 2026 mali yılı bütçe taslağından alındığını söyledi.

Salesses, “Başkan Trump’tan aldığımız görevi yerine getirmek için, sınırlarımızı güvence altına almak, Amerika için Demir Kubbe inşa etmek ve radikal ve savurgan hükümet DEI programlarını ve tercihlerini sona erdirmek gibi öncelikleri bize rehberlik ediyor,” dedi.

Salesses açıklamasında sınır güvenliği, Trump’ın Demir Kubbe projesi ve çeşitlilik programlarının sonlandırılmasını kurumun temel öncelikleri olarak tanımladı. Salesses ayrıca Pentagon’un “sözde ‘iklim değişikliği’ ve diğer uyandırma programlarının yanı sıra aşırı bürokrasi” ile ilgili programlarına yapılan harcamaların da kesilmesi çağrısında bulundu.

Hegseth’in notunun ordunun altı birimindeki personel sayısında kesinti yapılmasını engellememesi dikkat çekici.

Notta yer alan muafiyetler listesi genellikle muğlak görünürken, bu başlık altına girebilecek çok çeşitli olası sistemlere sahip “mühimmatlar” ve donanmanın boru hattındaki tüm gemi sınıfları olduğunu iddia ettiği “Yürütülebilir Suüstü Gemileri” gibi şeyleri listeliyor.

Önümüzdeki on yıldan itibaren ülkenin denizde konuşlu nükleer silahlarını taşıyacak olan ve donanmanın bir numaralı önceliği olarak adlandırdığı Columbia sınıfı denizaltı ise büyük bir eksiklik olarak görülüyor.

Senatodan Demokrat bir yardımcının belirttiğine göre, not özel sektör sağlık hizmetlerini kesintilerden koruyarak, milyonlarca hizmet mensubu ve gaziye temel sağlık hizmetleri sağlayan askeri hastaneler ve tıp merkezlerinde potansiyel olarak kesintilere yol açıyor.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English