Asya
Hindistan, Bangladeş-Çin liman anlaşmasından endişeli

Pekin’in Bangladeş’le Mongla Liman projesine dahil olması, Yeni Delhi’de güvenlik kaygılarına yol açtı. Hint güvenlik analistleri bu liman anlaşmasının Pekin’e Hindistan donanması ve kara kuvvetlerinin hareketlerini izleme imkânı sağlayabileceğinden endişe ediyor.
Bangladeş’in, Hindistan’ın doğu kıyısının kuzey ucuna yakın stratejik Mongla Limanı civarında bir ekonomik bölge geliştirmek üzere Çin’le kısa süre önce önemli bir anlaşma imzalaması Hint güvenlik analistleri arasında kaygı yarattı.
Yeni Delhi merkezli Çin Analiz ve Strateji Merkezi’nde (CCAS) araştırma görevlisi olan Namrata Hasija, Nikkei Asia’ya yaptığı açıklamada, “Mongla Limanı, Hindistan sınırına yalnızca 80 kilometre mesafede bulunuyor ve son derece hassas Sundarbans bölgesine yakın konumda” dedi. Sundarbans, yüzde 60’ı Bangladeş’te, geri kalanı ise Hindistan’da bulunan dünyanın en büyük mangrov ormanıdır.
Hasija, Çinli kamu şirketlerinin yeni tesise gelişmiş deniz gözetleme ve elektronik istihbarat sistemleri kurabileceğini söyledi.
Mongla Limanı Ekonomik Bölgesi’ne ilişkin mutabakat zaptı, Bangladeş Başbakanı Tarique Rahman’ın geçen ayın sonlarında Pekin’e yaptığı ziyaret sırasında imzalandı. Bangladeş Yatırım Geliştirme Kurumu tarafından 25 Haziran’da yayımlanan basın açıklamasında, mutabakat zaptının China Civil Engineering Construction Corp. (CCECC) ile teati edildiği ve projenin “Mongla Limanı’na bitişik bölgenin geliştirilmesini ilerleteceği” belirtildi.
Bengal Körfezi’nin iç kesimlerinde yer alan Mongla, Chittagong’un ardından Bangladeş’in ikinci büyük ve ikinci en işlek limanıdır.
Limanın bitişiğindeki 110 dönümlük arazi parseli, başlangıçta Yeni Delhi ile Dakka arasında 2015 yılında yapılan anlaşma uyarınca Hindistan tarafından geliştirilecek bir ekonomik bölge olarak belirlenmişti. Ancak Muhammed Yunus’un geçici hükümeti, gecikmeler ve Ağustos 2024’te Hindistan’a kaçan Başbakan Şeyh Hasina’nın Hindistan yanlısı hükümetinin devrilmesinin ardından ikili ilişkilerin kötüleşmesi nedeniyle projeyi iptal etti.
Emekli tuğgeneral ve Yeni Delhi merkezli danışmanlık şirketi Security Risks Asia’nın direktörü Rahul K. Bhonsle, Nikkei Asia’ya yaptığı açıklamada, Hindistan’a daha önce ekonomik bölgeyi geliştirme fırsatı sunulduğunu ancak Hindistan’ın bundan yararlanmadığını söyledi.
Bhonsle, “Dolayısıyla bunların tamamı elbette stratejik bölgeler” dedi. “Bizim yavaş ilerleyişimiz, Çin’in fırsatı değerlendirmesine yol açtı… Çin’in attığı her adım — ister ekonomik, ister askeri, ister siyasi olsun — Hindistan için kesinlikle bir endişe konusudur” diye savundu.
Ancak Çin’in liman projesine müdahil olmasına ilişkin temel hassasiyet, ekonomik bölgenin ne kadar hızlı geliştirileceği olmayabilir. Hasija’ya göre altyapının, Çin Halk Kurtuluş Ordusu’na Hindistan’ın Batı Bengal eyaletindeki Kalküta ve Haldia limanlarından yapılan Hint deniz hareketlerini “hayati önemdeki Siliguri Koridoru yakınlarındaki kara kuvvetleri sinyalleriyle birlikte” izleme imkânı sağlaması bekleniyor.
Siliguri Koridoru, Hindistan’ın kuzeydoğu eyaletlerini ülkenin geri kalanına bağlayan, stratejik açıdan kritik dar bir kara şerididir.
Yunus döneminde dibe vuran Yeni Delhi-Dakka ilişkileri, Rahman liderliğindeki Bangladeş Milliyetçi Partisi’nin şubat ayında göreve gelmesinin ardından iyileşme belirtileri gösterdi. Ancak yeni Bangladeşli liderlerin genellikle ilk olarak Hindistan’ı ziyaret etmesine rağmen Rahman, ilk dış gezisinde Malezya ve Çin’i tercih etti.
Hindistan’ın, kayıtsız Bangladeşli göçmen olduklarından şüphelenilen kişileri resmi bir geri kabul süreci olmadan geri göndermeye yönelik stratejisi ve devrik lider Şeyh Hasina’nın Hindistan’daki varlığını sürdürmesi, ikili ilişkilerde gerilim kaynakları olmaya devam ediyor. Bangladeş’in aynı zamanda Dakka’nın önemli bir savunma tedarikçisi olan Çin’le yakınlığı da bu bağlamda gelişti.
Himalaya Asya Çalışmaları ve Etkileşim Merkezi Başkanı Vijay Kranti, Çin’in hamleleri nedeniyle Bangladeş’in Hindistan açısından “çok ciddi bir sorun kaynağı” haline geldiğini söyledi.
Kranti, Nikkei Asia’ya yaptığı açıklamada, “Çin’in Pakistan’la el ele vermesi çok eski bir hikâye” dedi. “Ancak Çin’in bir anda Bangladeş’e bu kadar yaklaşması çok yeni bir sorun ve Hindistan için büyük bir kaygı nedeni olacak” diye ekledi.
Asya
Pakistan Yüksek Mahkemesi, İmran Han’ın cezaevinden hastaneye sevk edilmesine karar verdi

Pakistan Yüksek Mahkemesi, eski Başbakan İmran Han’ın cezaevinden hastaneye sevk edilmesine karar verdi.
Pakistan Adalet Hareketi (PTI), Pakistan Yüksek Mahkemesi’nin salı günü eski Başbakan İmran Han’ın cezaevinden hastaneye sevk edilmesine karar verdiğini açıkladı. Karar, İmran Han’ın sağlık durumuna ilişkin endişelerini dile getiren partisi ve ailesinin uzun süredir devam eden talebini karşılamış oldu.
Kriketçiyken siyasete atılan 73 yaşındaki Han, 2022’de görevden uzaklaştırılmasının ardından siyasi saiklerle açıldığını söylediği bir dizi davada mahkûm edilerek Ağustos 2023’ten bu yana cezaevinde bulunuyor.
Oğulları geçen yıl İmran Han’ın kötüleşen sağlık durumuyla ilgili defalarca endişelerini dile getirirken, avukatları da cezaevinde bulunduğu süre içinde sağ gözündeki görme yetisini önemli ölçüde kaybettiğini söylemişti.
PTI Sözcüsü Zülfikar Buhari, “Bu son derece memnuniyet verici bir karar. Keşke daha önce alınsaydı da gözü ve genel sağlık durumu bu kadar kötüleşmeseydi,” dedi.
Buhari, “Tüm doktorlar tatmin olana kadar hastanede kalmalı,” diye ekledi.
Han’ın sözcüsü Naeem Haider Panjutha, X üzerinden yaptığı açıklamada, mahkemenin Han’ın 48 saat içinde Shifa International Hospital’a nakledilmesine ve 16 Eylül’e kadar burada kalmasına karar verdiğini bildirdi.
Han, güvensizlik oylamasıyla iktidardan uzaklaştırılmasından bu yana, devlet hediyeleri ve hukuka aykırı evlilik de dahil olmak üzere çok sayıda davayla karşı karşıya kaldı. Bazı mahkûmiyet kararları askıya alınırken veya bozulurken, bazılarına ilişkin temyiz süreçleri devam ediyor. Han, hakkındaki suçlamaları reddediyor.
Aralarında sınırın diğer tarafındaki Hindistan’dan isimlerin de bulunduğu dünyanın dört bir yanından kriketin önde gelen isimleri, şubat ayında Han’ın cezaevi koşullarına ilişkin “derin endişelerini” dile getirerek kendisine daha iyi muamele edilmesini talep etmişti.
PTI, 2018’de iktidara geldi ve kilit eyaletlerde geniş bir destek tabanını koruyor. Ancak parti, 2024 seçimleri öncesinde seçim sembolünden mahrum bırakılmış, bu nedenle adayları bağımsız olarak seçime girmek zorunda kalmıştı.
Asya
Güney Kore: Trump’ın itirazlarına rağmen ortak tatbikatlar devam ediyor

ABD Başkanı Trump’ın Güney Kore ile tatbikatların kapsamını daraltma kararı, Seul’e ticaret konusunda baskı olarak yorumlanıyor.
Güney Kore, ABD Başkanı Donald Trump’ın ortak askeri tatbikatların kapsamını daraltma kararına temkinli bir yanıt verdi. Analistler bu adımı, Lee Jae Myung hükümetine ilave ticari tavizler vermesi için baskıyı artırma girişimi olarak değerlendiriyor.
Trump, pazar günü sosyal medyada yaptığı paylaşımda, yıllık tatbikatların “maliyetli” olduğunu belirterek kararı buna bağladı ve tatbikatların Kuzey Kore’ye “tamamen uygunsuz ve düşmanca” bir mesaj gönderdiğini söyledi. Trump ayrıca Güney Kore’nin, “İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer silahlardan arındırılması” konusunda ABD’ye katılmayı reddetmesini de gerekçe gösterdi.
Ulchi Freedom Shield tatbikatları pazartesi günü başladı. Güney Kore Savunma Bakanlığı, tatbikatların planlandığı şekilde sürdüğünü ve 27 Ağustos’a kadar devam edeceğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı yorum talebine yanıt vermezken, Devlet Başkanlığı Sarayı da Trump’ın mesajına ilişkin henüz herhangi bir açıklama yayımlamadı. Pazartesi günü Güney Kore’de resmi tatil.
Asan Politika Çalışmaları Enstitüsü Başkan Yardımcısı Cha Du-hyeogn, ABD Başkanı’nın paylaşımının “Güney Kore’ye karşı bir baskı aracı işlevi gördüğünü, aynı zamanda Kuzey Kore üzerinde baskı kurmanın da bir yolu olduğunu” söyledi.
Nikkei Asia’ya konuşan Cha, “Mesaj şu: Aşırı saldırgan adımlar atmaktan kaçınır ve beklerseniz, önünüze bir fırsat çıkabilir” dedi.
“Gerçekte Trump’ın mesajı Lee Jae Myung yönetimine baskı yapmayı amaçlıyor. Bu güvenlik garantileri olmadan gerçekten dayanabilir misiniz? Sonuçta bu, ‘İster ticarette ister başka alanlarda olsun, bize daha fazlasını verin’ demenin başka bir yolu.”
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, cumartesi günü yaptığı Kurtuluş Günü konuşmasında Kuzey Kore konusunda çok taraflı görüşmeler önerdi. Konuşma, İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda Kore Yarımadası’nın Japon sömürge yönetiminden kurtuluşunun 81. yıldönümü dolayısıyla yapıldı.
Lee, “çok eski bir savaşı” sona erdirmek ve Kuzey Kore’nin nükleer silah kapasitesini geliştirmesini durdurmak için “ilgili taraflar” arasında görüşmeler başlatmayı teklif etti. Kore Savaşı’ndaki aktif çatışmalar 1953’te bir barış anlaşmasıyla değil, ateşkesle sona ermişti. Bu nedenle iki Kore teknik olarak hâlâ savaş halinde bulunuyor.
Kuzey Kore, Trump’ın mesajına henüz yorum yapmadı. Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı cuma günü ABD-Güney Kore ortak tatbikatını “saldırgan bir savaşın provası” olarak nitelendirmişti.
Seul’deki Ewha Üniversitesi’nden Profesör Leif-Eric Easley, “ABD-Güney Kore ortak savunma tatbikatları, askeri güçlerin görevlerini yerine getirmeye hazır ve yetkin olması açısından hayati öneme sahip” dedi.
“Tatbikatların kapsamını daraltmak, ittifak içi koordinasyona zarar verebilir, Güney Kore’nin kendi savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi sürecini yavaşlatabilir ve Asya’daki olası çatışmalara karşı caydırıcılığı zayıflatabilir” diye ekledi.
Ticaret cephesinde Seul ve Washington, ABD’nin Güney Kore’den ithal edilen ürünlere uyguladığı yüzde 12,5’lik gümrük tarifeleri ve Güney Kore’nin ABD’de gerçekleştireceği 350 milyar dolarlık yatırımın nasıl tahsis edileceği konusunda görüşmeler yürütüyor.
Trump pazar günü yaptığı paylaşımda, tatbikatları iptal etmek için “çok geç” olduğu gerekçesiyle ABD ordusunun ortak tatbikatların kapsamını “önemli ölçüde azaltacağını” yazdı. Trump ayrıca Kim Jong Un ile “çok iyi bir ilişkisi” olduğunu ve Kuzey Kore’nin “tehditkâr olmayan ve saygılı” bir tutum sergilediğini ifade etti.
Trump ile Kim’in son görüşmesi 2019 yılında Panmunjom’da gerçekleşmişti. Trump cumartesi günü sosyal medyada iki liderin birlikte çekilmiş bir fotoğrafını paylaşarak, “Kim Jong Un ile ÇOK İYİ anlaşıyoruz!” diye yazdı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise bu ay yaptığı açıklamada, 50 bine kadar Kuzey Kore askerinin ülkesine karşı konuşlandırıldığını söyledi ve Güney Kore’den Ukrayna’nın hava savunmasına destek vermesini istedi.
Asya
Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi 30 yılın zirvesine çıktı

Japonya’nın 10 yıllık devlet tahvil faizi, zayıf yenin enflasyon kaygılarını artırması ve yatırımcıların gelecek ay faiz artırımı yapılacağına yönelik beklentilerini güçlendirmesiyle son 30 yılın en yüksek seviyesine çıktı ve yakından izlenen yüzde 3 seviyesine yaklaştı.
Gösterge niteliğindeki 10 yıllık devlet tahvil faizi pazartesi günü yüzde 2,93’e kadar yükselerek 1996’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tahvil faizleri fiyatlarla ters yönde hareket ediyor.
Traderlar ve analistler, faizdeki yükselişin, zayıf yen ve İran’daki savaş nedeniyle yüksek seyreden petrol fiyatlarının enflasyonu hızlandıracağı yönündeki yatırımcı beklentilerini yansıttığını söyledi. Yatırımcılar ayrıca Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) eylül ayında faiz artıracağı varsayımını da fiyatlıyor.
Deutsche Bank analisti Shoki Omori, yüzde 3 seviyesinin “mali güvenilirlik açısından kritik bir savunma hattı” olduğunu söyledi. Bunun nedeni, hükümet bütçesinde varsayılan faiz oranının bu seviyede bulunması.
Financial Times’a kobuşan Omori, yüzde 3 seviyesine ulaşılmasının “hükümetin öngörmediği bir faiz artışına işaret edeceğini” belirtti.
SMBC Nikko Başekonomisti Junichi Makino ise, “Enflasyon beklentilerindeki [yüzde 2’ye yakın seviyeye] yükseliş, yenin son dönemdeki zayıflığını yansıtıyor gibi görünüyor” dedi.
Makino, enflasyon beklentilerinin BoJ’un yaklaşık yüzde 1,2 olarak tahmin ettiği temel enflasyon seviyesine doğru gerilemesi halinde tahvil faizinin yeniden yüzde 2 bandına düşebileceğini ekledi.
Yen, geçen ayın sonunda ABD ve Japonya tarafından gerçekleştirilen eşgüdümlü müdahalelere rağmen değer kaybetmeye devam etti ve bu müdahaleler sonrasında elde ettiği kazanımların yarısını geri verdi.
Dolar karşısında 40 yılın en düşük seviyesi olan 164 yenden yaklaşık 155 yene kadar hızla değer kazanan Japon para birimi, yeniden zayıflayarak yaklaşık 159 yen seviyesinden işlem görmeye başladı.
10 yıllık tahvil faizi yükselişi, Japonya ekonomisinin haziran sonuna kadarki üç aylık dönemde beklenmedik şekilde yavaşlamasıyla aynı zamana denk geldi. Bu durum, BoJ’un yaklaşan faiz kararını daha da karmaşık hale getirebilir.
Pazartesi günü açıklanan verilere göre reel GSYH, ikinci çeyrekte yıllıklandırılmış bazda yüzde 1,1 büyüdü. Bu oran, ekonomistlerin beklediği yüzde 2’lik büyümenin oldukça altında kaldı.
Goldman Sachs analistleri, “Özel tüketim ve sermaye harcamaları geriledi; bu da özel sektör kaynaklı iç talebin zayıflığını ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.
LSEG verilerine göre yatırımcıların çoğunluğu hâlâ BoJ’un eylül ayında politika faizini yüzde 1,25’e yükseltmesini bekliyor. Ayrıca yatırımcılar, merkez bankasının faiz artışlarının hızını artıracağı ihtimaline giderek daha fazla oynuyor.
Nikkei Asia: ABD-Japonya yen müdahalesi Tokyo için bir başka yenilgi
Ortadoğu1 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını1 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Görüş1 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceYen müdahalesinin asıl mesajı: Doların rezerv para statüsü artık eskisi kadar güçlü değil
Asya2 hafta önceAlibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı
Rusya2 hafta önceRusya’nın buğday ihracatı temmuzda yüzde 17,7 geriledi
Dünya Basını2 hafta önceForeign Affairs: Amerika Ortadoğu’dan Vazgeçmeli
Rusya2 hafta önceRusya, yolları insansız hava aracı saldırılarına karşı koruyacak












