Bizi Takip Edin

Diplomasi

Hollanda’daki ABD mezarlığından siyah askerleri anan panolar kaldırıldı

Yayınlanma

Hollanda’nın güneyindeki bir Amerikan askeri mezarlığında, İkinci Dünya Savaşı’nda görev yapan siyah ABD askerlerini onurlandıran iki pano kaldırıldı.

Hollanda’nın güneyindeki bir Amerikan askeri mezarlığında, İkinci Dünya Savaşı’nda savaşan siyah ABD askerlerini onurlandıran iki panonun kaldırılması; ziyaretçiler, yetkililer ve ölenlerin aileleri arasında öfkeye yol açtı.

Margraten’deki Amerikan Mezarlığı ziyaretçi merkezinden sergilerin kaldırılmasının ardından, konuklar merkezin ziyaretçi defterini kararı kınayan mesajlarla doldurdu.

Belçika ve Almanya sınırlarına yakın bir konumda bulunan mezarlık, İkinci Dünya Savaşı sırasında hayatını kaybeden yaklaşık 8 bin 300 ABD askerinin ebedi istirahatgahı olma özelliğini taşıyor.

Panolar, bu bahar aylarında denizaşırı askeri mezarlıklardan sorumlu ABD devlet kurumu olan Amerikan Savaş Anıtları Komisyonu (ABMC) tarafından söküldü.

Trump’ın kararnameleriyle bağlantılı

Söz konusu karar, ABD Başkanı Donald Trump’ın federal kurumlardaki çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) girişimlerini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir dizi başkanlık kararnamesini takip etti.

Trump, mart ayında Kongre’de yaptığı konuşmada, “Ülkemiz artık ‘woke’ (duyarcı) olmayacak” demişti.

Panoların kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmadan kaldırılması; Hollandalı yetkililerin, ABD askerlerinin akrabalarının ve mezarların bakımını uzun süredir üstlenen yerel halkın tepkisini çekti.

ABD Büyükelçisinden destek sinyali

ABD’nin Hollanda Büyükelçisi Joe Popolo, tartışmaların ortasında mezarlığı ziyaret ettikten sonra yaptığı bir sosyal medya paylaşımıyla hamleyi savundu.

Popolo, “Margraten’deki tabelaların amacı Amerika’yı eleştiren bir gündemi teşvik etmek değil” diye yazdı. Büyükelçi, kendisine ulaşıldığında daha fazla yorum yapmaktan kaçındı.

Kaldırılan panolardan biri, 1945 yılında Margraten’de bir silah arkadaşını boğulmaktan kurtarmaya çalışırken hayatını kaybeden ve buraya gömülen 23 yaşındaki siyah asker George H. Pruitt’in hikayesini anlatıyordu.

İkinci pano ise İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD ordusunda uygulanan ırk ayrımı politikasını açıklıyordu.

Savaş sırasında yaklaşık bir milyon siyah Amerikalı, büyük ölçüde ayrıştırılmış birliklerde silahlı kuvvetlerde görev yaptı. Birçoğu ağır işçiliğe verilirken, bazıları muharebe görevlerinde yer aldı. Tamamı siyah askerlerden oluşan bir birlik, Hollanda’nın hâlâ Nazi işgali altında olduğu 1944-45 yıllarındaki yıkıcı “Açlık Kışı” sırasında Margraten’de binlerce mezar kazmaktan sorumluydu.

“Tarihin önemli bir parçası siliniyor”

Babası siyah bir Amerikalı asker, annesi ise Hollandalı olan 79 yaşındaki Cor Linssen, panoların kaldırılmasının tarihin temel bir parçasını sildiğini belirtti.

Mezarlıktan yaklaşık 50 kilometre uzakta büyüyen Linssen, kimliğini öğrenmeden önce bile babasının siyah bir asker olduğunu bildiğini ifade etti.

Linssen, The Associated Press haber ajansına verdiği demeçte, “Doğduğumda hemşire rengim yanlış olduğu için bende bir sorun olduğunu düşünmüş. Okuldaki tek esmer çocuk bendim” dedi.

Linssen, şubat ayında, şu anda çoğunlukla 70’li ve 80’li yaşlarında olan siyah askerlerin diğer çocuklarıyla birlikte mezarlığı ziyaret etti.

Linssen, “Bu tarihin önemli bir parçası. Panoları geri koymalılar” diye konuştu.

Siyasi motivasyon belgelerle doğrulandı

Aylarca süren belirsizliğin ardından, Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası (FOIA) kapsamında elde edilen ve bu ay Jewish Telegraphic Agency ile Dutch News tarafından yayımlanan e-postalar, Trump’ın DEI direktiflerinin ABMC’nin kararını doğrudan etkilediğini ortaya koydu.

E-postaların yayımlanmasının ardından ne Beyaz Saray ne de ABMC, AP’nin sorularına yanıt verdi.

Komisyon daha önce, ırk ayrımcılığını anlatan panonun “anma misyonuna uymadığını” öne sürmüş, Pruitt’i onurlandıran panonun ise sadece “rotasyon” nedeniyle kaldırıldığını iddia etmişti.

Pruitt’in panosunun yerini, 1945’te Almanya’da öldürülen ve Margraten’de gömülü olan beyaz asker Leslie Loveland’ı anlatan bir pano aldı.

Hollandalı yetkililerden tepki

Hollandalı senatör ve panoların 2024’te yerleştirilmesini savunan Siyah Kurtarıcılar Vakfı Başkanı Theo Bovens, panoların kaldırılacağından haberdar edilmediklerini açıkladı.

Aynı ABD komisyonunun panoları sadece bir yıl önce onayladığına dikkat çeken Bovens, kararı şaşırtıcı olarak nitelendirdi.

Bovens, “Amerika Birleşik Devletleri’nde bir şeyler değişti” değerlendirmesinde bulundu.

Bovens, mezarlıktaki kabirlerin bakımını üstlenen binlerce bölge sakini arasında yer alıyor. Hollandalı aileler geleneksel olarak mezarları “evlat ediniyor”, yıl boyunca bakımını yapıyor ve askerleri doğum günleri ile bayramlarda anıyor. Nesilden nesile aktarılan bu uygulama için bir bekleme listesi dahi bulunuyor.

Hem Eijsden-Margraten şehri hem de eyalet yönetimi, panoların iade edilmesi için resmi çağrıda bulundu.

Hafızayı koruma çabaları

Kasım ayında bir Hollanda televizyon programı, kaldırılan panoları yeniden oluşturarak mezarlığın dışına yerleştirdi. Polis bunları kısa sürede kaldırdı ancak program yapımcıları şimdi kalıcı bir yer arayışında.

Siyah Kurtarıcılar Vakfı da Hollanda’yı özgürleştirirken hayatını kaybeden siyah askerleri onurlandırmak için kalıcı bir anıt dikmek üzere çalışmalarını sürdürüyor.

Eijsden-Margraten belediye binasının önündeki America Meydanı adlı küçük bir park, Margraten’deki mezarların çoğunun kazılmasına yardım ettiğinde henüz 19 yaşında olan siyah asker Jefferson Wiggins’i anıyor.

Wiggins, ölümünden sonra 2014 yılında yayımlanan anılarında, hayattayken sosyalleşmesinin yasak olduğu beyaz silah arkadaşlarını nasıl gömdüğünü anlatmıştı.

D-Day çıkarmasındaki siyah askerlerin deneyimlerini ve eve döndüklerinde karşılaştıkları ayrımcılığı belgeleyen Forgotten (Unutulanlar) kitabının yazarı Linda Hervieux, “Siyah askerler İkinci Dünya Savaşı’nda Avrupa’ya geldiklerinde, onları kabul eden, hoş karşılayan ve kahraman muamelesi yapan insanlarla karşılaştılar. Buna Hollanda da dahil” dedi.

Hervieux, panoların kaldırılmasının “ABD’deki siyahi erkek ve kadınların hikayelerini silmeye yönelik tarihsel bir modeli takip ettiğini” vurguladı.

Diplomasi

Almanya, Rusya ile Ukrayna diyaloğu için fırsat görüyor

Yayınlanma

Almanya hükümeti yetkilileri, Rusya ile Avrupa arasında Ukrayna çatışmasına ilişkin müzakerelerin yeniden başlaması için kademeli olarak bir diyalog penceresinin açıldığını belirtiyor. Reuters’a konuşan Berlin kaynakları sürecin haftalar değil aylar alacağını öngörüyor.

Almanya hükümetinden ismi açıklanmayan bir yetkili, Rusya ile Avrupa arasında Ukrayna çatışmasına yönelik müzakerelerin yeniden başlaması için kademeli olarak bir diyalog penceresinin açıldığını gördüklerini belirtti.

Reuters haber ajansının aktardığına göre, Alman hükümet temsilcisi gazetecilere yaptığı açıklamada, bu müzakerelerin muhtemelen haftalar değil, aylar alacak bir mesele haline geleceğini ifade etti.

Hazırlık sürecinin karmaşık olacağını dile getiren yetkili, Avrupa’nın temel görevinin tüm taraflarca kabul edilecek ve tanınacak etkili bir diplomatik mekanizma oluşturmak olduğunu kaydetti.

Şu an için sürece kimin liderlik edeceği sorusunun açıkta kaldığını belirten kaynak, Birleşik Krallık, Almanya ve Fransa’dan oluşan üçlünün bu konuda önemli bir rol oynamaya devam etmesinin muhtemel olduğunu aktardı.

Kaynak ayrıca, Berlin’in Washington ile rekabet etmek yerine koordinasyon içinde hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdiğini belirtti.

Reuters, söz konusu kaynağın açıklamalar yaptığı brifing sırasında potansiyel arabulucular konusunun da ele alındığını yazdı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Aralık 2025’te yaptığı açıklamada, Moskova’nın daha önceki önerileri temelinde çatışmayı barışçıl yollarla sonlandırmaya hazır olduğunu ifade etmişti.

Bu öneriler arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk Halk Cumhuriyeti, Lugansk Halk Cumhuriyeti, Herson ve Zaporojye bölgelerinin idari sınırlarından çekilmesi de yer alıyordu. Putin, çatışmanın ancak temel nedenlerin ortadan kaldırılmasıyla barışçıl yollarla çözülebileceğini söylemişti.

Mayıs ayında Putin, Avrupa tarafında tercih edilen müzakerecinin eski Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder olduğunu ifade etmişti.

Alman hükümet kaynaklarına dayandırılan Der Spiegel, Süddeutsche Zeitung, ARD-aktuell ve Tagesspiegel haberlerine göre Berlin bu fikre şüpheyle yaklaştı.

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin dışişleri bakanları ise Schröder’in müzakerelere katılımı olasılığını reddetti. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, eski şansölyenin böyle bir durumda masanın her iki tarafında da oturmuş olacağını dile getirdi.

Rusya cephesinde ise Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna çatışmasına ilişkin müzakerelerin askıda kalmaya devam ettiğini bildirdi.

Peskov, buna karşın Moskova’nın Washington ile mevcut kanallar üzerinden temaslarını sürdürdüğünü ve tarafların düzenli olarak iletişim kurduğunu açıkladı.

Daha önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de benzer bir duruma işaret ederek, belirli temasların korunduğunu gizlemeyeceğini ancak halihazırda doğrudan müzakerelerin yürütülmediğini ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

“Beş Göz” istihbarat servislerinden Çin ve LinkedIn uyarısı

Yayınlanma

“Beş Göz” uluslararası istihbarat ittifakına üye teşkilatlar, Çinli casusların ABD ve müttefiklerine karşı taktiksel bir avantaj elde etmek amacıyla hükümet ve askeri personeli kendi saflarına çekmeye ve güvenlerini sarsmaya çalıştıkları konusunda uyarıda bulundu.

ABD, Avustralya, Birleşik Krallık, Kanada ve Yeni Zelanda istihbarat teşkilatları, nadir görülen bir ortak bildiride, Çin’in gizli bilgilere erişim sağlamak için LinkedIn ve Indeed gibi profesyonel ağ sitelerini ve iş platformlarını giderek daha fazla kullandığını ileri sürdü.

Bildiride, Beş Göz teşkilatlarının hassas bilgileri teslim eden kişilerin vakalarını ortaya çıkardığı ve bunun cezai kovuşturmalara yol açtığı belirtildi.

Çinli istihbarat görevlileri ve suç ortakları, danışman, insan kaynakları uzmanı veya düşünce kuruluşu personeli gibi davranarak, dış politika ve savunma analisti gibi pozisyonlar için çevrimiçi iş ilanları yayınlıyor.

Ortak açıklamada, Çinli casusların “nihai olarak Çin’e Beş Göz üzerinde stratejik ve taktiksel bir avantaj sağlayabilecek ayrıcalıklı askeri, siyasi ve ekonomik istihbarat elde etmeyi amaçladıkları” belirtildi.

Açıklamaya göre, Batılı istihbarat birimleri, hedef alınanlar arasında en üst düzey güvenlik iznine sahip kişiler ve Hint-Pasifik bölgesinde görevli olanlar da dahil olmak üzere askeri personelin bulunduğunu değerlendirdi.

Buna göre Çin devletinin hedefleme çabaları, akademisyenlere, gazetecilere ve serbest yazarlara da uzanıyor.

Beş Göz ajansları, Çin, savunma ve Hint-Pasifik ile ilgili hassas bilgilere dayalı raporların hazırlatılmasını da içeren, işe alım operasyonları için beş aşamalı bir plan belgeledi.

Çin’in rapor başına birkaç yüz ila birkaç bin dolar arasında ödeme yapmaya hazır olduğu belirtildi.

Açıklama, “Bazı veri türleri, cephedeki askeri veya diğer personelin hayatını tehlikeye atabilir, iktisadi refahımızı zayıflatabilir ve demokratik süreçlerimize müdahaleye olanak sağlayabilir” dedi ve gizli olmayan bilgilerin bile, istihbarat kurumlarının halihazırda elde ettiği diğer bilgilerle birleştirildiğinde Çin devleti için faydalı olabileceğini ekledi.

Bülten ayrıca, bilgi sızdıran kişilerin casusluk yasaları kapsamında cezai kovuşturmaya maruz kalabileceğini de belirtti.

Bu uyarı, geçen yıl Çinli ajanların LinkedIn’i kullanarak İngiliz milletvekillerini hedef aldığına dair önceki MI5 uyarısının ardından geldi.

Birleşik Krallık Güvenlik Bakanı Dan Jarvis yaptığı açıklamada, Birleşik Krallık’ın “Çin dahil çeşitli devletlerin düşmanca eylemleriyle mücadele etmeye devam edeceğini” söyledi.

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin (KDHC) de büyük şirketlere erişim sağlamak için sahte uzaktan çalışan BT çalışanları kullandığı ileri sürüldü.

Google’ın Tehdit İstihbarat Grubu tarafından kısmen ortaya çıkarılan bu ülkenin metodolojisinin, devlet hedeflerini yerine getirme ve kişisel mali kazanç elde etme gibi “çift motivasyonu” beslediği ve bu durumun onları özellikle tehlikeli kıldığı belirtildi.

Jarvis, yeni uyarıya rağmen Birleşik Krallık’ın Çin ile diplomatik ilişkilerini sürdüreceğini belirtti:

“Çin ile ilişkiler kurmanın ulusal çıkarlarımıza uygun olduğu konusunda netiz; en azından bu, MI5 ve ortaklarımız tarafından ortaya çıkarılan bu faaliyet gibi hoş görmeyeceğimiz davranışlara doğrudan karşı çıkmamızı sağlarken, Birleşik Krallık için açık faydalar sağlayan alanlarda işbirliği yapmamızı mümkün kılıyor.”

Okumaya Devam Et

Diplomasi

AfD’li Frohnmaier, Petersburg’da Gazprom şefi Miller ile görüştü

Yayınlanma

Almanya için Alternatif (AfD) partisinin üst düzey yetkililerinden Markus Frohnmaier, Gazprom’un patronu Aleksey Miller ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir başka yakın danışmanıyla bir araya geldi.

Partinin dış politika sözcüsü Frohnmaier, St. Petersburg ziyareti sırasında Rusya’nın enerji devi Gazprom’un CEO’su Aleksey Miller ile bir araya geldi.

Alman milletvekili, St. Petersburg’da düzenlenen ekonomi forumuna katılmak üzere Rusya’ya gitmişti.

Aynı zamanda AfD’nin Federal Meclis’teki genel başkan yardımcısı olan Frohnmaier, Rusya’nın varlık fonu başkanı Kirill Dmitriev ile de görüştü.

Dmitriev, X’te paylaştığı mesajda, “Almanya’nın en popüler partisi olan AfD ile birlikte harika bir GELECEK inşa etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum,” diye yazdı.

Frohnmaier, görüşmelerinin odak noktasının Kuzey Akım boru hatlarının yeniden açılması ve Avrupa’nın en büyük ekonomisine Rus gazı tedarikinin yeniden başlatılması fikri olduğunu söyledi.

Anketler, AfD’nin bu yılın sonlarında, Kuzey Akım boru hatlarının sonlandığı Mecklenburg-Vorpommern dahil olmak üzere, iki doğu Almanya eyaletindeki seçimlerde birinci olacağını gösteriyor.

Komşu Saksonya-Anhalt’ta ise AfD, mutlak çoğunluğu kazanıp iktidara gelmeye çok yakın görünüyor.

Gazprom, çarşamba günü Telegram kanalında yaptığı bir paylaşımda, Frohnmaier ile Miller arasındaki toplantının Alman tarafı tarafından istendiğini belirtti.

Taraflar, Gazprom’un “Almanya’da son beş yılın en düşük gaz depolama seviyeleri” olarak nitelendirdiği durum da dahil olmak üzere Avrupa’daki enerji durumunu görüştü.

Frohnmaier toplantı sonrasında sosyal medyada şu bilgileri paylaştı:

“Almanya ciddi bir iktisadi düşüş sarmalının içinde sıkışmış durumda ve bunun temel nedenlerinden biri, tüm ekonomimizi pahalı hale getiren, şirketleri taşınmaya zorlayan ve vatandaşlara her gün yük olan yüksek enerji maliyetleri. Rusya, en önemli gaz ve petrol tedarikçisiydi. Bu nedenle, Kuzey Akım’ın yeniden başlatılması ve Rusya ile ticari ilişkilerin yeniden kurulması da dahil olmak üzere tüm seçenekler masaya yatırılmalı. Görevimiz, Alman ulusal çıkarlarını tavizsiz bir şekilde merkeze koymak.”

Almanya, Şubat 2022’de başlayan Ukrayna savaşından önce Avrupa’nın en büyük Rus gazı ithalatçısıydı. 

Yıllık 27,5 milyar metreküp kapasiteye sahip kalan Kuzey Akım 2 boru hattı hiçbir zaman kullanılmadı.

Kuzey Akım boru hatlarının onarımı ve yeniden devreye alınması, geçen yılki federal parlamento seçimleri öncesinde AfD’nin platformunun resmi bir ayağıydı. 

Fakat St. Petersburg forumu, Moskova’ya yönelik yaptırımlara ve Ukrayna’ya askeri yardım gönderilmesine de karşı çıkan AfD’nin bir temsilcisiyle bir Gazprom yetkilisi arasında bilinen ilk toplantıydı.

Dmitriev, X’te yaptığı bir paylaşımda, Frohnmaier ile görüşmelerinin “Rusya-Almanya-ABD iş diyaloğunun yeniden başlatılması” da dahil olmak üzere “iktisadi işbirliği” konusunu da kapsadığını belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump ve onun MAGA hareketine yakın isimlerle yakın ilişkiler kuran Frohnmaier, son yıllarda Rusya’ya kamuoyuna duyurulan bir ziyaret gerçekleştiren en üst düzey AfD milletvekili. St. Petersburg ziyaretinde kendisine üç AfD milletvekili daha eşlik etti.

Bu hafta Dmitriev’in başkanlık edeceği “yumuşak güç” konulu panelde konuşma yapması planlanan Frohnmaier, seyahate çıkmadan önce Merz hükümetinden eleştiri aldı. 

Fakat diyaloğu teşvik etmenin önemli olduğunu belirten Frohnmaier, ekonomi forumuna katılımının “Ukrayna’daki savaşı desteklediği” anlamına gelmediğini de ekledi.

Kuzey Akım üzerinden gaz akışını yeniden başlatmak, Avrupa pazarından elde ettiği gelirlerdeki büyük düşüşü telafi etmekte zorlanan Rusya’nın boru hattı gaz ihracatı tekeli Gazprom için hâlâ hayati önem taşıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English