Rusya
İran ve Rusya, nükleer enerji işbirliğini genişletiyor

İran, elektrik üretimini artırma ve enerjide kendine yetme hedefi doğrultusunda Rusya ile nükleer işbirliğini derinleştiriyor. Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvandi, Sirik bölgesinde dört yeni santral inşası ve küçük modüler reaktörler konusunda Moskova ile anlaşmalar yapıldığını duyurdu.
İran yönetimi, elektrik üretim kapasitesini artırmayı ve enerjide tam bağımsızlığa ulaşmayı hedefleyen uzun vadeli programı çerçevesinde Rusya ile nükleer işbirliğini genişletiyor.
Tahran, mevcut projelere ek olarak yeni nükleer santrallerin inşası için Moskova ile ortak çalışmalar yürütüldüğünü bildirdi.
İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvandi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile yürütülen süreçlere dair bilgi verdi.
Kemalvandi, son aylarda yapılan tüm denetimlerin İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nin onayıyla gerçekleştiğini belirtti.
Sözcü Kemalvandi, denetimlerin kapsamına ilişkin “Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile teknik işbirliğimiz devam ediyor. Son aylarda yapılan tüm denetimler, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nin onayıyla, nükleer sanayimizin herhangi bir saldırıya maruz kalmamış sektörlerindeki faaliyetleri kapsayacak şekilde gerçekleştirildi” diye konuştu.
Moskova ile yeni sözleşmeler imzalandı
Rusya ile aktif nükleer işbirliğinin sürdüğünü vurgulayan Kemalvandi, halihazırda bir nükleer santralin faaliyette olduğunu, iki santralin ise inşa aşamasında bulunduğunu kaydetti.
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı’nın Moskova’ya yaptığı son ziyaret sırasında taraflar arasında ek sözleşmeler imzalandı.
Sirik bölgesine dört santral kurulacak
İran’ın güneyindeki Sirik bölgesinde her biri 1200 megavat kapasiteli dört nükleer santral inşa edilmesi planlanıyor.
Söz konusu projeler, Tahran’ın Rusya ile yürüttüğü ve toplamda yaklaşık 20 bin megavat nükleer elektrik üretmeyi hedefleyen uzun vadeli işbirliği stratejisinin bir parçasını oluşturuyor.
Kemalvandi, İran’ın ulusal stratejisinin nihai olarak yabancı ortaklara bağımlı kalmadan nükleer enerji santrallerini yerli imkanlarla tasarlama ve inşa etme kapasitesine ulaşmak olduğunu vurguladı.
Bununla birlikte yakın zamanda bir Rus heyetinin Tahran’ı ziyaret ettiği ve iki tarafın küçük modüler nükleer reaktörlerle ilgili bir işbirliği protokolü üzerinde çalıştığı bildirildi.
Kemalvandi, hızla büyüyen küresel bir trend olarak nitelendirdiği bu reaktörlerin, enerji güvenliği ve şebeke istikrarını desteklemede kritik rol oynayacağının altını çizdi.
Batı yaptırımlarına karşı enerji ittifakı
İran’ın Rusya ile genişleyen nükleer ortaklığı, her iki ülkenin de Batı yaptırımlarıyla karşı karşıya kaldığı bir dönemde, Batı egemenliğindeki sistemlerin dışında işbirliğini güçlendirme arayışıyla derinleşen stratejik enerji ittifakına dayanıyor.
Rusya, on yıllardır İran’ın sivil nükleer programında merkezi bir rol üstleniyor. İran’ın faaliyette olan tek ticari reaktörü Buşehr Nükleer Santrali, 2011 yılında ulusal şebekeye elektrik sağlamaya başladı.
Mevcut anlaşmalar uyarınca Rusya, tesis için nükleer yakıt sağlıyor ve kullanılan yakıtı UAEA gözetiminde geri alıyor.
Moskova ayrıca Buşehr’deki ikinci ve üçüncü ünitelerin finansmanını ve inşasını yürütüyor; projede yüzlerce Rus uzman görev yapıyor.
Buşehr’in ötesinde, İran ile Rusya bu yıl içinde nükleer kapasiteyi artırmak adına Sirik bölgesindeki dört büyük reaktör ve küçük modüler reaktörler konusundaki işbirliği çerçevelerini içeren kapsamlı anlaşmalara imza attı.
Fosil yakıtlar ihracata ayrılacak
Tahran yönetimi, uzun vadeli hedef olarak yaklaşık 20 gigavat nükleer elektrik üretmeyi planlıyor.
Yetkililer, bu hedefin kronikleşen enerji kıtlığını gidermek, iç tüketimde fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmak ve petrol ile doğalgaz kaynaklarını ihracata yönlendirmek açısından hayati önem taşıdığını belirtiyor.
Lavrov’dan öncelikli ortaklık vurgusu
Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, pazartesi günü yaptığı açıklamada İran ile ilişkilerin Moskova’nın dış politikasında öncelikli olmaya devam ettiğini bildirdi.
Rusya’nın İran’ı ve meşru haklarını destekleme taahhüdünü yineleyen Lavrov, bölgesel ve uluslararası krizlerin çözümünde diyaloğun önemine dikkati çekti.
Rusya ile İran arasındaki 20 yıllık stratejik ortaklık anlaşması yürürlüğe girdi
Rusya
Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.
Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.
Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.
Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.
Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.
İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.
Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.
Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.
Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.
Rusya
Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.
Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.
İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.
Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.
“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.
Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.
Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.
Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.
Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.
Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.
Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.
Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.
Rusya
Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.
Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.
RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.
Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.
Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.
Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.
RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.
Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.
Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.
Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.
Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”
Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.
Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.
Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.
Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Dünya Basını4 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Rusya5 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı











