Ortadoğu
İsrail, büyük çaplı saldırılarının ardından Lübnan’a bugün de yeni saldırılar düzenledi

İsrail, büyük çaplı saldırılarının ateşkesi tehlikeye atmasının ardından Lübnan’a yeni saldırılar düzenledi.
İsrail, perşembe günü Lübnan’daki daha fazla hedefi bombaladı. Önceki gün Lübnan’a yönelik en büyük İsrail saldırılarında 250’den fazla kişinin hayatını kaybetmesinin ardından Netanyahu yönetiminin saldırılara devam etmesi Ortadoğu’daki ateşkes daha da tehlikeye girdi.
İranlı müzakerecilerin perşembe günü geç saatlerde savaşın ilk barış görüşmeleri için Pakistan’a hareket etmeleri ve cumartesi günü ABD heyetiyle bir araya gelmeleri bekleniyordu.
Ancak Tahran, İsrail’in Lübnan’a saldırdığı sürece herhangi bir anlaşma olmayacağını söyledi.
ABD-İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırılarıyla başlayan Hürmüz krizi, Avrupa ve Asya’daki rafinerilerin petrol için ödediği fiyatı varil başına 150 dolara yakın rekor seviyelere çıkardı; jet yakıtı gibi bazı ürünlerin fiyatları ise daha da yüksek seviyelere ulaştı.
İran’a karşı savaşla paralel olarak geçen ay Lübnan’ı işgal eden İsrail, buradaki eylemlerinin salı günü geç saatlerde Trump tarafından ilan edilen ateşkesin kapsamına girmediğini savundu.
Washington da Lübnan’ın ateşkesin kapsamına girmediğini belirtti, ancak arabulucu rolünü üstlenen Pakistan ve İran, bunun anlaşmanın açıkça bir parçası olduğunu söylüyor.
İngiltere ve Fransa da dahil olmak üzere birçok ülke, ateşkesin Lübnan’ı da kapsaması gerektiğini söyledi.
Görüşmelerden haberdar olan bir Pakistanlı kaynak, Reuters’a yaptığı açıklamada, Pakistan’ın Lübnan ve Yemen için ateşkes üzerinde çalıştığını söyledi: “Bu, (yaklaşan) görüşmelerde tartışılacak ve biz bunu halledeceğiz.”
Hizbullah Lübnan’da ateşi kesti, İsrail saldırıları sürdürdü
İSRAİL, HİZBULLAH LİDERİNİN
YEĞENİNİ ÖLDÜRDÜĞÜNÜ AÇIKLADI
İsrail ordusu perşembe günü, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ın kişisel sekreteri olarak görev yapan yeğenini öldürdüğünü ve gece boyunca Lübnan’daki nehir geçişlerine saldırı düzenlediğini açıkladı.
Lübnan devlet medyası, İsrail’in gece yarısından hemen önce ve şafak vakti Beyrut’un güney banliyölerini vurduğunu, perşembe sabahı ise güneydeki kasabaları vurduğunu bildirdi.
Başlangıçta ateşkes kapsamında İsrail’e yönelik saldırıları askıya alacağını açıklayan Hizbullah ise perşembe sabahı saldırıları yeniden başlattığını ve sınırın ötesine bir kez, Lübnan’ın güneyindeki İsrail güçlerine ise iki kez ateş açtığını duyurdu.
Perşembe günü aileler, öldürülen yakınlarının kimliklerini tespit etmek için Beyrut’taki hastanelerde toplandı; kurtarma ekipleri ise sivillere olağan uyarı yapılmadan nüfuslu bölgelere düzenlenen saldırılar sonucu enkaz altında kalanları kurtarmak için gece boyu çalıştı.
Lübnan ulusal yas günü ilan etti ve devlet dairelerini kapattı. Beyrut’un merkezinde aileler cenazeleri için sessizce toplandı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatipzade, BBC Radyosu’na verdiği demeçte, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının ateşkesin “ciddi bir ihlali” olduğunu söyledi.
“Bu bir felaketti, aslında daha büyük bir felaketle sonuçlanabilirdi ve bu, tüm Orta Doğu’da İsrail’den gördüğümüz bu haydut davranışın doğasıdır” dedi.
ABD ve İran’ın altı haftadır süren hava saldırılarının durdurulması, İran’da bir zafer olarak görüldü. Savaşın ilk gününde öldürülen Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney’in 40. yaş gününü anmak için büyük kalabalıklar toplandı.
İran: ABD ve İsrail 40 günlük savaşın sonunda yenilgiyi kabul etti
FİZİKSEL PETROL FİYATLARINDA ARTIŞ
Altı haftalık savaşın ardından Trump’ın, ekonomik sonuçların başkanlığını tehlikeye atacağı düşüncesiyle bir çıkış yolu aradığı düşünülüyor. Ateşkes açıklaması, bir ay sonra petrol teslimatı öngören finansal sözleşmelere dayalı referans petrol fiyatlarındaki artışın önünü kesti. Ancak küresel arzın beşte biri hâlâ sıkışık durumda olduğundan, fiziksel petrol ve yakıtların güncel fiyatları hâlâ yükseliyor.
Şu ana kadar Avrupa ve Asya en kötü etkilenen bölgeler olsa da, ABD’de perakende dizel fiyatı perşembe günü galon başına 5,69 dolara yükseldi; bu, tüm zamanların en yüksek seviyesinin sadece 13 sent altında.
İran’ın boğazı açmaması halinde “tüm medeniyetini” yok etmek için belirlediği son tarihten hemen önce salı gecesi ateşkesi ilan eden Trump, çarşamba günü geç saatlerde daha fazla saldırı tehdidinde bulundu.
İran’ın buna uymaması halinde, “Şimdi ‘ateş başlıyor’, daha büyük, daha iyi ve daha güçlü, kimsenin daha önce görmediği kadar,” diye sosyal medyada paylaştı.
Trump zafer ilan etmiş olsa da, Washington savaşın başlangıcında savaşı meşrulaştırmak için açıkladığı hedefleri gerçekleştiremedi: İran’ın komşularına saldırma kabiliyetini ortadan kaldırmak, nükleer programını yok etmek ve İranlıların hükümetlerini devirmelerini kolaylaştıracak koşulları yaratmak.
İran ise, on yıllar boyunca bölgede oluşturulan devasa ABD askeri varlığına rağmen, Hürmüz Boğazını kontrol etme yeteneklerini kanıtlamış olarak ortaya çıktı.
İran, nihai bir anlaşmada ABD’den daha fazla taviz talep ediyor. Bunlar arasında, ekonomisini felce uğratan ABD ve uluslararası finansal yaptırımların tamamen kaldırılması ve daha önce tüm ticarete serbestçe açık olan uluslararası bir su yolu olan boğaz üzerindeki kontrolünün tanınması yer alıyor.
İranlı yetkililer, kendi topraklarında yapay kanalları işleten ülkelerin uyguladığına benzer şekilde, boğazdan geçiş için potansiyel bir ücret de dahil olmak üzere kurallar getirmeyi planladıklarını söylüyorlar.
İran Devrim Muhafızları perşembe günü boğazın bir haritasını yayınladı ve merkezinden geçen ana denizyolu kanallarını güvenli olmayan olarak işaretleyerek, gemilere bunun yerine İran kıyılarına daha yakın adaların etrafından seyretmelerini söyledi.
Ortadoğu
Kuveyt iki İranlı diplomatı istenmeyen kişi ilan etti

Kuveyt, gece saatlerinde ülke topraklarını hedef alan İran İHA ve balistik füze saldırılarının ardından iki İranlı büyükelçilik personelini “istenmeyen kişi” ilan etti ve ülkeyi terk etmeleri için 24 saat süre verdi. İran ise ABD’nin son saldırılarında Kuveyt ve Bahreyn topraklarının kullanıldığını belirterek iki ülkenin siyasi liderliğini doğrudan sorumlu tuttu.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, gece saatlerinde ülke topraklarını hedef alan İran İHA ve balistik füze saldırılarına tepki olarak iki İranlı büyükelçilik personelini “istenmeyen kişi” (persona non grata) ilan etti. Diplomatlara ülkeyi terk etmeleri için 24 saat süre verildi.
Bakanlık, iki İranlı diplomatik personelin görevine son verildiğini ve sınır dışı edilmelerine karar verildiğini açıkladı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamad Süleyman el-Maşan, İran’ın Kuveyt Maslahatgüzarı Hamid Yakubi Far’ı bakanlığa çağırdı ve saldırıları kınayan resmi protesto notasını kendisine iletti.
Kuveyt yönetimi, füze saldırılarının ülkenin egemenlik haklarını ihlal ettiğini belirtti. Yetkililer, Kuveyt’in kendisini savunma konusunda “tam ve doğal bir hakka” sahip olduğunu vurguladı.
İran tarafı ise operasyonun, kendisine yönelik düşmanca eylemlerde kullanılan yabancı askeri unsurlara ev sahipliği yapan Kuveyt’e karşı “meşru bir yanıt” olduğunu ifade etti.
Saldırılar havalimanı ve askeri tesislerin yakınlarını vurdu
İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından düzenlenen saldırıların, batılı güçlerin lojistik merkezi olarak değerlendirilen Kuveyt Uluslararası Havalimanı çevresi dahil kritik stratejik tesisleri hedef aldığı bildirildi.
Kuveytli yetkililer, havalimanındaki Terminal 1’in füze saldırıları nedeniyle ağır hasar gördüğünü açıkladı. Yetkililer, saldırılarda 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 63 kişinin yaralandığını bildirdi.
İran füzelerinin asıl hedefinin ise İran’a yönelik hava saldırılarında kullanıldığı belirtilen Ali el-Salem ve Arifcan hava üsleri olduğu kaydedildi.
Bu nedenle, sivil havalimanında meydana gelen ağır hasarın, İran füzelerini önlemeye çalışırken başarısız olan Kuveyt hava savunma sistemine ait bir önleme füzesinden kaynaklanmış olabileceği ihtimali gündeme geldi.
Aynı gece İran Devrim Muhafızları’nın Kuveyt ile eş zamanlı olarak Bahreyn’deki hedeflere de füze fırlattığı aktarıldı.
İran Kuveyt ve Bahreyn’i sorumlu tuttu
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ordusunun Keşm Adası’ndaki bir telekomünikasyon kulesi ile Hürmüz Boğazı’ndaki bir petrol tankerini hedef alan son bombardımanlarına tepki gösterdi.
Bakanlık, ABD uçakları ile füzelerinin Bahreyn ve Kuveyt topraklarından çıkış yaptığını tespit ettiklerini açıkladı. İran, her iki ülkenin siyasi liderliğini bu saldırılardan doğrudan sorumlu tuttuğunu bildirdi.
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin söz konusu eylemlerinin 8 Nisan’da sağlanan ateşkesi açık biçimde ihlal ettiğini belirtti. Bakanlık ayrıca bu saldırıların Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın ulusal egemenliği güvence altına alan 2. Maddesinin 4. Fıkrasına aykırı olduğunu ifade etti.
Tahran yönetimi, gelecekte yaşanabilecek herhangi bir saldırganlığa karşı, saldırının çıkış noktası olan ülkeleri doğrudan hedef alacak şekilde tüm savunma kapasitesini seferber edeceği uyarısında bulundu.
Şubat ayı sonlarında İran’a karşı başlayan ABD-İsrail savaşı bölgedeki gerilimi yüksek seviyede tutmayı sürdürüyor.
Ortadoğu
İsrail’in Lübnan saldırılarında can kayıpları artıyor

ABD’nin tek taraflı ateşkes ilan etmesinin üçüncü gününde, İsrail ordusu Lübnan genelindeki hava saldırılarını ve zorunlu tahliye emirlerini artırdı. Ülkenin güneyindeki bombardımanlarda aralarında bir ilkyardım görevlisinin de bulunduğu çok sayıda sivil hayatını kaybederken, Washington’da yürütülen diplomatik görüşmelerde askeri hareket özgürlüğü dayatması pürüz yaratmaya devam ediyor.
İsrail ordusu, Washington’ın tek taraflı ateşkes ilanının ardından Lübnan genelindeki hava saldırılarını ve zorunlu tahliye emirlerini artırdı.
Son olarak başkent Beyrut’un hemen güneyindeki Halde otoyolunda seyir halindeki bir araç insansız hava aracı (İHA) tarafından vurulurken, ülkenin güneyindeki bombardımanlarda en az yedi kişi öldü, onlarca kişi de yaralandı.
İsrail’in Lübnan’a yönelik askeri tırmanışı, ABD’nin tek taraflı ateşkes açıklamasına rağmen 3 Haziran’da da hız kesmeden devam etti. Tel Aviv yönetimi, ülkenin güneyi başta olmak üzere birçok bölgede düzenlediği bombardımanları ve yoğun hava saldırılarını artırdı.
Çarşamba günü öğle saatlerinde, başkent Beyrut’un hemen güneyinde yer alan Halde otoyolundaki bir araç, İsrail İHA’sı tarafından hedef alındı. Saldırıda bir kişinin yaralandığı bildirildi.
Ülkenin güneyindeki el-Huş kasabasına düzenlenen İsrail saldırısında ise en az altı sivil hayatını kaybetti. Ayrıca, Arabsalim köyüne yönelik bir başka İHA saldırısında, er-Risale İzciler Derneği’ne bağlı ilkyardım görevlisi Ali Selman Nasr öldü.
Bu son kayıpla birlikte, 2 Mart’tan bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Lübnanlı ilkyardım ve arama kurtarma görevlisi sayısının en az 134’e yükseldiği belirtildi.
Güneydeki Kevseriyet el-Riz ve Zirariye kasabaları da gün içinde düzenlenen iki ayrı hava saldırısının hedefi oldu. Halde otoyolundaki saldırı öncesinde, güney bölgelerinde en az beş aracın daha İsrail İHA’ları tarafından vurulduğu aktarıldı. Sur, Nebatiye ve güneyin diğer bölgelerinde yıkıcı hava saldırıları ile yoğun topçu atışları gün boyu kesintisiz sürdü.
Tel Aviv yönetimi, çarşamba sabahından itibaren Lübnan’ın güneyindeki Arzi, Kevseriyet el-Riz, Zirariye, Cbaa, Humin el-Fevka, İrkay ve Harayeb’in bir kısmını kapsayan üç yeni zorunlu tahliye emri yayımladı.
Bölge sakinlerine, planlanan hava saldırıları öncesinde evlerini derhal terk etmeleri yönünde uyarılarda bulunuldu.
İsrail’in bu aralıksız saldırıları, Lübnan ile İsrail arasında Washington’da yürütülen doğrudan görüşmelerin ikinci gününde meydana geldi.
Söz konusu doğrudan müzakerelerin yürütülmesi, Lübnan yasalarına aykırı olması gerekçesiyle iç kamuoyunda tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Diğer taraftan Hizbullah, Lübnan’ın güneyindeki İsrail askeri birliklerine karşı eylemlerini sürdürüyor.
Bununla birlikte direniş güçlerinin sınır ötesi operasyonlarını büyük ölçüde azalttığı, son iki günde ise yalnızca Kiryat Şimona bölgesine yönelik birkaç şüpheli İHA sızması gerçekleştirdiği bildiriliyor.
Diplomatik temaslar ve hareket özgürlüğü şartı
ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi geç saatlerde Lübnan’da tek taraflı bir ateşkes ilan etmişti. Bu ilan, İsrail’in Beyrut’un güney banliyölerinin tamamı için tahliye emri çıkararak başkente yönelik büyük bir bombardıman dalgası tehdidinde bulunmasından birkaç saat sonra gelmişti.
Ancak Tel Aviv’in, İran’ın Washington ile görüşmeleri sonlandırma ve İsrail’i yeniden vurma tehditleri üzerine ABD’den gelen baskıyla bu planlanan büyük saldırıdan geri adım atmak durumunda kaldığı ifade ediliyor.
Washington yönetimi ve Lübnan’ın ABD Büyükelçiliği, Hizbullah’ın karşılıklı saldırıların durdurulmasını öngören ABD teklifini kabul ettiğini öne sürdü.
Bu teklife göre İsrail sadece başkent Beyrut’a saldırmaktan kaçınacak, buna karşılık Hizbullah da İsrail topraklarına yönelik eylemlerine son verecekti.
Ancak Hizbullah yönetimi ve Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri bu kısmi teklifi reddederek, tüm Lübnan topraklarını kapsayacak eksiksiz ve topyekûn bir ateşkes talebini yineledi.
İsrail ise Hizbullah’ın operasyonları tamamen durmadığı takdirde Beyrut’a yönelik askeri harekat planını devreye sokacağını belirtiyor.
Tel Aviv ayrıca, varılacak herhangi bir ateşkes anlaşmasında Lübnan topraklarında askeri açıdan “hareket özgürlüğü” talep ediyor. Bu şart, egemenlik ihlali oluşturduğu gerekçesiyle Lübnan tarafınca tamamen reddediliyor.
Ortadoğu
ABD, Hürmüz’de gizli taktiğe geçti

ABD ordusunun, Hürmüz Boğazı’nda gemilere refakat etmeyi öngören “Özgürlük Projesi” askıya alınmasına rağmen bölgedeki ticari gemilere yardım etmeyi sürdürdüğü ancak bu faaliyetleri artık gizli tuttuğu bildirildi. Bloomberg’in askeri kaynaklara dayandırdığı habere göre, ABD güçleri doğrudan eşlik etmek yerine bölgede uzaktan koordinasyon, gözetleme ve anlık müdahale taktiklerini devreye soktu.
ABD Deniz Kuvvetleri, Washington’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere eşlik etmeyi öngören “Özgürlük Projesi” adlı girişimi durdurma kararının ardından, bölgeden geçen gemilere yardım etmeye devam ediyor.
Bloomberg’ün kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Amerikan ordusu bu faaliyetlerini artık kamuoyuna duyurmaktan kaçınıyor.
Bloomberg’in verileri ve ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) açıklamalarından derlenen bilgilere göre, boğazdan geçen ticari gemiler İran mayınlarından kaçınmak için transponder cihazlarını kapatıyor ve güneye, Umman kıyılarına daha yakın rotalar izliyor. Amerikan askeri unsurları ise bu süreçte gemilere destek sağlıyor.
CENTCOM Halkla İlişkiler Direktörü Deniz Albay Tim Hawkins pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Amerikan kuvvetleri gemilere doğrudan refakat etmese de bölgesel ve küresel ekonomi için hayati bir uluslararası koridor olan Hürmüz Boğazı’ndan engelsiz ve güvenli bir şekilde geçmek isteyen ticari gemilerle iletişim kurmaya ve koordinasyon sağlamaya devam ediyoruz” dedi.
Bloomberg, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in cumartesi günü yaptığı açıklamada, ABD’nin bölgedeki adımları sayesinde Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin eninde sonunda normale döneceğini belirttiğine dikkat çekti.
Hudson Enstitüsü Kıdemli Uzmanı Bryan Clark, Amerikan kuvvetlerinin bölgedeki güncel taktiğini şu sözlerle açıkladı:
“Eğer ticari gemiler İran’ın karşı kıyısı boyunca ilerler ve transponderlarını kapatırlarsa, İran güçlerinin bu hareketliliği tespit etmek ve insansız hava araçları veya füzelerle saldırı düzenlemek için radarlar ya da gözlemciler kullanması gerekir. ABD Deniz Kuvvetleri ise bu faaliyetleri tespit edebilir ve İran ünitelerine misilleme saldırısı düzenleyebilir.”
Nitekim iki taşımacılık şirketi, boğazdan geçiş yaptıkları sırada gemilerinden birine İran’a ait hızlı hücum botlarının yaklaştığını, bu sırada helikopterlerin ortaya çıkarak botları bölgeden uzaklaştırdığını bildirdi.
Şirket yetkilileri, geçiş sürecinde ABD ordusuyla iletişim halinde olduklarını teyit etti.
CENTCOM’un salı akşamı yaptığı açıklama da ABD’nin bölgedeki aktif varlığının sürdüğüne işaret ediyor. Komutanlık, bölge sularında yasal olarak seyreden sivil denizcileri hedef alan İran insansız hava araçlarının imha edildiğini duyurdu.
Denizcilik Ligi Deniz Stratejileri Merkezi uzmanı Steve Wills, ABD ordusunun hava ve füze savunmasını entegre eden modern AEGIS komuta kontrol sistemiyle donatılmış savaş gemilerini ve E-2D erken uyarı uçaklarını kullanarak gemi koruma faaliyetlerini koordine edebileceğini ekledi.
Wills, bu sistemlerin bölgede kapsamlı bir görüş sağladığını ve Hürmüz Boğazı üzerinde bir tür uzaktan fakat doğrudan gözetleme imkanı sunduğunu ifade etti.
Bloomberg, ABD Deniz Kuvvetlerinin mevcut aşamadaki adımlarının, Tahran’ın sert direnişiyle karşılaşan “Özgürlük Projesi”ne kıyasla taktiksel bir değişiklik gösterdiğini belirtiyor.
“Özgürlük Projesi” askıya alınmıştı
ABD Başkanı Donald Trump, 4 Mayıs gecesi yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının ardından Basra Körfezi’nde mahsur kalan ticari gemilerin geçiş özgürlüğünü güvence altına alacaklarını duyurmuştu.
Trump, Ortadoğu’daki çatışmalara doğrudan dahil olmayan birçok ülkenin ABD’den bu yönde talepte bulunduğunu belirtmişti. “Özgürlük Projesi” adı verilen operasyon, bu açıklamanın ertesi sabahı başlatılmıştı.
Ancak Trump, 6 Mayıs’ta operasyonu askıya aldı. Kararını Pakistan ve diğer ülkelerden gelen taleplere bağlayan Trump, İran’a karşı yürütülen kampanyadaki “büyük askeri başarıları” ve Tahran ile nihai bir anlaşmaya varılması konusundaki “önemli ilerlemeyi” gerekçe gösterdi.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi ise 18 Mayıs’ta Hürmüz Boğazı’nı yönetmek üzere devlet düzeyinde yeni bir kurum kurulduğunu açıkladı.
Bu kurumun, boğazdaki operasyonlara ilişkin gerçek zamanlı güncel bilgiler paylaşacağı belirtildi. İran parlamentosundan yapılan açıklamada ise Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer trafiğini yönetmek için profesyonel bir mekanizma hazırlandığı ve bu rotanın “Özgürlük Projesi”ne katılan ülkelere kapatılacağı vurgulandı.
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Görüş2 gün önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor
Asya2 hafta önceJaponya hükümeti, enerji fiyat artışlarına karşı bütçe ayırıyor
Ortadoğu1 hafta önceİddia: İran, zenginleştirilmiş uranyumu Çin’e göndermeye razı oldu










