Ortadoğu
İsrail’den “Barış Kurulu” tepkileri

İsrail, Gazze’yi denetlemek için oluşturulan ve Türkiye ve Katar gibi İsrail’in istemediği ülkelerin de dahil olduğu “Barış Kurulu”nun yapısına açıkça karşı çıkıyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu cumartesi günü yaptığı açıklamada, Gazze ateşkesinin sonraki aşamalarını ilerletmek için Beyaz Saray tarafından kurulan komitenin “İsrail ile koordineli olmadığı ve İsrail’in politikasına aykırı” olduğunu söyledi.
Beyaz Saray cuma günü, Trump’ın barış planına uygun olarak Gazze Şeridinin yeniden inşası ve silahsızlandırılması ile ilgilenecek olan “Gazze Yürütme Kurulu”nun kurulduğunu duyurdu.
Netanyahu’nun açıklamasının ardından, Axios ismi açıklanmayan üst düzey bir Amerikan yetkilinin “Bu bizim gösterimiz, onun gösterisi değil. Gazze ile ilgilenmemizi istiyorsa, bizim yöntemimizle ilgilenmek zorunda,” dediğini aktardı.
Kurulun üyeleri arasında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Katar’ın üst düzey yetkilisi Ali Thawadi yer alıyor. Diğer üyeler arasında Mısırlı ve Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileri, eski Britanya Başbakanı Tony Blair ve İsrailli-Kıbrıslı bir iş adamı bulunuyor ama Filistinliler yer almıyor.
Netanyahu’nun koalisyon ortakları Katar ve Türkiye’nin engellenmesini istiyor
Netanyahu’nun sağcı Likud partisinin üst düzey bakanlarından Miri Regev, pazar günü Ordu Radyosuna verdiği röportajda, İsrail’in Türkiye ve Katar’ın kurulda yer almasına karşı olduğunu açıkça belirtti ve “Bunu Trump ve çevresindekilere açıkça söyledik,” dedi. Regev, İsrail’in yürütme kurulunun yapısını değiştirmek için çalıştığını söyledi.
Bu yıl yeniden seçime girecek olan Netanyahu, Gazze’de Türkiye ve Katar’ın etkisini engelleyemediği için müttefikleri ve muhalifleri tarafından yurt içinde eleştirildi.
İsrail Maliye Bakanı ve Netanyahu’nun aşırı sağcı müttefiki Bezalel Smotrich, cumartesi günü X’te yaptığı bir paylaşımda, “Hamas’a hayat veren ülkeler, onun yerini alacak ülkeler olamaz. Başbakan, büyük müttefikimiz ve Başkan Trump’ın elçileriyle bir anlaşmazlığı yönetmek zorunda kalsa bile bu konuda kararlı durmalı,” dedi.
Gazze Yürütme Kurulu, geçen hafta üyeleri açıklanan Filistin teknokrat hükümeti ile Trump’ın liderliğindeki 12 üyeli bir komite olan Barış Kurulu arasında aracılık görevi görecek.
Barış Kurulu üyeleri henüz açıklanmadı, fakat Trump kurulda devlet başkanlarının da yer alacağını söyledi. Türkiye, Mısır, Ürdün, Kanada ve Arjantin liderleri kurula katılmak için davet aldıklarını doğruladılar.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü pazar günü yaptığı açıklamada, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in ABD Başkanı Donald Trump’ın “Gazze Barış Kurulu”na katılma davetini kabul ettiğini söyledi.
Açıklamada, “Pakistan, Gazze’de barış ve güvenlik için uluslararası çabalara katılmaya devam edecek ve Birleşmiş Milletler kararlarına uygun olarak Filistin sorununa kalıcı bir çözüm bulunmasını sağlayacaktır,” denildi.
Ynet haber ajansına göre, İsrail başbakanı ayrıca dünya liderlerinden oluşan “Barış Kurulu”na katılmak üzere bir davet aldı.
İsrail, Erdoğan’ın üyeliğine “agresif biçimde” karşı çıkmadı
Times of Israel’e konuşan bir kaynak, İsrail’in, panelin yürütme kurulunun daha önemli olduğunu kabul ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Barış Kurulu”na dahil edilmesine karşı agresif bir şekilde karşı çıkmadığını söyledi.
Times’a göre Tel Aviv, Hakan Fidan’ın bu son kurula dahil edilmesini engellemeye çalışmış, fakat Ankara’nın “Trump’ın gözünde yararlı olduğu” izlenimini veren bir gösteride bu mücadelede yenik düşmüş görünüyor.
Konuya yakın bir kaynağa göre, “Barış Kurulu”nun Hamas’ın silahsızlandırılması sürecini denetleyeceği tahmin ediliyor fakat Trump’ın planında bunun nasıl olacağı net olarak belirtilmiyor. Hamas, roket cephanesi ve tanksavar füzeleri gibi büyük silahlarını teslim etmeyi kabul etti, fakat İsrail’den gelen küçük silahlarını teslim etme talebini şu ana kadar reddetti.
Netanyahu, Hamas’ın yaklaşık 60.000 otomatik silahı olduğunu ve grubun herhangi bir silahsızlandırma sürecinin parçası olarak bunları teslim etmesi gerektiğini söyledi.
Ülkelerden talep edilen mali taahhütlerle ilgili olarak, Trump yönetimi, Times of Israel tarafından elde edilen ve doğrulanan kurul tüzüğünün tam metnine göre, ülkelerin “Gazze Barış Kurulu”nda üç yıldan fazla kalmak için 1 milyar dolar ödemesini istiyor.
Tüzükte, “Her üye devlet, bu tüzüğün yürürlüğe girmesinden itibaren en fazla üç yıl süreyle görev yapacak ve bu süre başkanın onayıyla uzatılabilir. Üç yıllık üyelik süresi, tüzüğün yürürlüğe girdiği ilk yıl içinde Barış Kuruluna 1 milyar dolardan fazla nakit fon katkısı yapan üye devletler için geçerli olmayacaktır,” deniyor.
İsrail’e göre ABD planı nedeniyle Hamas toparlanıyor
İsrail savunma yetkilileri, Hamas’ın son iki yıllık savaşta uğradığı ağır kayıplardan kurtulmak ve yeniden yapılanmak için giderek daha fazla motive olduğunu düşünüyor.
Times of Israel’in İbranice basında yayınlanan haberlerden aktardığına göre, isimsiz güvenlik kaynakları, bu durumun kısmen ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Şeridi için hazırladığı planın etkisiyle olduğunu savunuyor.
Haberlere göre, Filistinli örgüt yeniden yapılanma sürecinde, İsrail’in kontrolündeki Sarı Hat’ın İsrail tarafında bulunan İsrail Savunma Kuvvetleri askerlerine saldırı düzenlemeye çalışacak.
İsrail’in siyasi kadrosuna kapalı kapılar ardında yapılan brifinglerde aktarılan bu değerlendirme, Trump yönetiminin Gazze savaşını sona erdirmek için hazırladığı planın ikinci aşamasının başladığını duyurmasından birkaç gün sonra geldi. Bu plan, Hamas’ın yerine Gazze Şeridini yönetmekle görevli bir dizi oluşumun kurulmasını öngörüyor.
Güvenlik kaynakları, Hamas’ın Washington’un planlarını geleceği için bir tehdit olarak görmek yerine “memnuniyetle karşıladığını” belirtti. Onlara göre Hamas, Hizbullah’ın önemli bir güce sahip olduğu ve hükümetin zayıf ve onu kontrol altına alamadığı Lübnan’ı örnek alarak Gazze’yi şekillendirmeyi umuyor.
İsrail’deki mevcut değerlendirmeye göre Hamas, Hizbullah gibi zaman kazanmaya devam edecek ve silahlarını teslim etmeyi geciktirecek. Silahsızlanma, ABD’nin arabuluculuğunda sağlanan ateşkesin temel şartlarından biri olmasına rağmen, bu gecikme savaşın tahrip ettiği Gazze Şeridinin yeniden inşasının ilerlemesini engellemeyecek.
Kanal 12’nin aktardığı yetkililere göre Hamas, “süreci uzatmak ve tüm tarafları yormak için elinden geleni yapacak, ancak sahada yeniden inşa çalışmaları fiilen başlayacak.”
Güvenlik kaynakları, Filistinli örgütün düşüncesinin, Washington’un Gazze Şeridinin savaş sonrası yönetimine hem Türkiye’yi hem de Katar’ı dahil etme kararından büyük ölçüde etkilendiğini belirtti.
Yetkililer, “Türkiye ve Katar’ın Yürütme Kuruluna dahil edilmesi [Hamas’a] uzun vadeli umut ve kısa vadeli cesaret aşılıyor,” dediler.
Ortadoğu
BAE, veri merkezi planlarını revize ediyor

Birleşik Arap Emirlikleri, ABD dışında gerçekleştirilecek en büyük projelerden biri olan 5 gigawatt’lık yapay zeka veri merkezi projesinin planlarını sessizce revize ediyor.
BAE, İran savaşı sonrasında kritik altyapının nasıl ve nerede inşa edilmesi gerektiğine dair yeniden değerlendirme sürecine girdi.
Konuya yakın altı kaynağın Reuters’a verdiği bilgiye göre, başlangıçta Abu Dabi’de 26 kilometre kare büyüklüğünde bir kampüs olarak tasarlanan projenin, artık BAE genelinde yayılmış bir veri merkezi ağından oluşması muhtemel.
Kaynaklara göre, proje bu bakımdan yeniden şekillenecek.
Yetkililer, hava savunma sistemleri ve bazı tesislerin yer altına inşa edilmesi dahil olmak üzere, tesisleri insansız hava araçları ve füze saldırılarından daha iyi korumanın yollarını da değerlendirdiklerini belirttiler.
Amerikalı teknoloji şirketleriyle ortaklaşa inşa edilen BAE-ABD Yapay Zeka Kampüsü’ne ilişkin planlar, geçen yıl Başkan Donald Trump’ın zengin Körfez ülkesine yaptığı ziyaret sırasında duyurulmuştu.
Proje, ekonomisini petrolden uzaklaştırmaya çalışan BAE’nin küresel bir yapay zeka gücü olma hedeflerinin merkezinde yer alıyor.
Proje, BAE ulusal güvenlik danışmanı ve cumhurbaşkanının kardeşi Şeyh Tahnun bin Zayed el Nahyan’ın kontrolündeki yapay zeka şirketi G42 tarafından yürütülüyor.
Nvidia yapay zeka çiplerine ve diğer gelişmiş ABD teknolojilerine erişim karşılığında BAE, Çin ile yapay zeka alanındaki bağlarını kesmeyi ve Stargate girişiminin ABD’deki veri merkezlerine yatırım yapmayı kabul etmişti.
Stargate, OpenAI, Oracle ve SoftBank arasında yapay zeka altyapısı kurmak amacıyla kurulan bir ortak girişim.
Reuters, BAE yetkililerinin yeni bir ana planı sonuçlandırmaya ne kadar yaklaştığını veya önerilen değişikliklerin inşaat maliyetlerini ve zaman çizelgelerini ne ölçüde etkileyebileceğini belirleyemedi.
Stargate UAE olarak bilinen, 30 milyar dolarlık ve 1 gigawatt kapasiteli bir hesaplama kümesinden oluşan projenin ilk aşamasının inşaatı geçen yıl başladı.
İlk 200 megawattlık kapasitenin bu yıl devreye girmesi planlanıyor.
Projede G42 ile ortaklık yapan Oracle’ın Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Direktörü Larry Ellison’a göre, proje tamamlandığında BAE’deki tüm devlet kurumlarını ve ticari kuruluşları dünyanın en gelişmiş yapay zeka modellerine bağlayacak yeterli kapasiteye sahip olacak.
Projede olası revizyonlara ilişkin Reuters’ın sorularına yanıt veren G42, yapay zeka kampüsü çalışmalarının planlandığı gibi ilerlediğini belirtti.
Şirket, ayrıntılara girmeden, “Projenin ayrıntıları, bu ölçekteki kritik altyapılardan beklenen güvenlik, dayanıklılık ve operasyonel standartlar doğrultusunda sürekli olarak gözden geçiriliyor,” dedi.
OpenAI, yapay zeka vizyonunu gerçekleştirmek için BAE ile birlikte çalıştığını ve “bunu hayata geçirmek için gerekli altyapı ve benimseme öncelikleri konusunda iyi ilerleme kaydettiğini” belirtti.
Kaynaklar Reuters’a, Tahran’ın İran’a yönelik ABD ve İsrail hava saldırılarına misilleme olarak, Amerikan kuvvetlerini barındıran Körfez komşularına füze ve insansız hava araçları fırlatmaya başlamasının hemen ardından Birleşik Arap Emirlikleri yetkililerinin yapay zeka altyapı planlarını gözden geçirmeye başladığını bildirdi.
Mart ayında gerçekleşen saldırılarda Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki iki Amazon Web Services (AWS) veri merkezi ile Bahreyn’deki bir veri merkezi hasar gördü.
Şirketin web sitesindeki son güncellemelere göre, bölgedeki bulut bilişim hizmetleri hâlâ kesintiye uğramış durumda.
Nisan ayında İran silahlı kuvvetleri, Stargate UAE’nin de potansiyel bir hedef olduğu yönünde bir uyarı videosu yayınladı.
Videoda, kompleksin inşa edildiği yeri gösterdiği iddia edilen bir harita yer alıyordu ve altında “Hiçbir şey gözümüzden kaçmaz” yazıyordu.
Konuya aşina iki kaynak, daha önce kamuoyuna açıklanmamış olan Al Dhafra Hava Üssü yakınlarındaki bir şantiyenin konumunu doğruladı.
Abu Dabi’nin dış mahallelerinde bulunan üs, ABD askerlerine ev sahipliği yapıyor ve Şubat ayında başlayan savaş sırasında hedef alınmıştı.
Başkan Joe Biden döneminde ABD Dışişleri Bakanlığı Arap Yarımadası İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı olarak görev yapan Daniel Benaim, uzun süredir kendilerini güvenli liman olarak pazarlayan Körfez ülkeleri için bu çatışmanın bir “iktisadi deprem” olduğunu söyledi.
Washington merkezli bir düşünce kuruluşu olan Orta Doğu Enstitüsü’nde araştırmacı olan Benaim, “Kritik altyapıyı güçlendirmek için değişiklikler hayati önem taşıyor. Bölgedeki her ülke, riski azaltmak ve uluslararası ortakları ile yatırımcıları güvence altına almak için neler yapabileceğini değerlendirecek,” dedi.
Sektörden bir yönetici ve konuyla ilgili bilgilendirilen bir başka kişiye göre, BAE’deki yapay zeka kampüsünün inşaatının ilk aşamasının, tesisi hava saldırılarından korumak için bazı değişiklikler yapılsa da planlandığı gibi devam etmesi bekleniyor.
Projenin geri kalan kısmının muhtemelen birden fazla lokasyona yayılacağını belirttiler.
İki kaynağa göre, yetkililer yeraltında inşaat yapmanın yanı sıra, ordunun kullandığı veriler gibi en hassas verileri barındıran tesisleri dağların içine yerleştirmeyi de değerlendiriyor.
ABD, Çin ve Avrupa’da veri merkezleri, kullanılmayan madenlerin, Soğuk Savaş döneminden kalma sığınakların veya mağaraların içine inşa ediliyor.
BAE, çoğunlukla düz, çöl arazisinden oluşuyor. Fakat Res’ül Hayme ve Fuceyre emirliklerinin kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde uzanan dağ sıraları bulunuyor.
Üç kaynağın belirttiğine göre, yeniden tasarım sürecine hava savunma sistemleri dahil ediliyor.
Bunlara insansız hava aracı ve füze önleyiciler ile elektronik sinyal bozma ekipmanları da dahil.
Bir başka kaynak ise, diğer olası önlemler arasında patlamaya dayanıklı beton kullanımı ile yedek güç ve soğutma sistemlerinin eklenmesinin yer aldığını belirtti.
Ortadoğu
İran depoladığı parçalarla balistik füze montajını canlandırıyor

İran, İsrail ve ABD’nin aksi yöndeki açıklamalarına karşın yer altı tesislerinde depoladığı parçalarla balistik füze üretimine yeniden geçti. Wall Street Journal gazetesinin eriştiğini iddia ettiği istihbarat raporları, nisan ayındaki ateşkes sürecinde tünel girişleri açılan Hocir gibi merkezlerde hareketliliğin sürdüğünü belgeliyor.
İran, İsrail ve ABD makamlarının bu kapasitenin tamamen ortadan kaldırıldığı yönündeki açıklamalarına karşın yer altı tesislerinde balistik füze üretimine yeniden başladı.
The Wall Street Journal gazetesinin ABD’li ve Ortadoğulu yetkililere dayandırdığı haberine göre Tahran yönetimi, üretim sürecinde önceden depoladığı parçalardan yararlanıyor.
Yetkililer, savaşın başlangıcında füze sahalarına ve sanayi tesislerine düzenlenen saldırılara rağmen İran’ın hem katı hem de sıvı yakıtlı füzelerin montajına devam ettiğini aktarıyor.
İstihbarat verileri, ülkenin güneydoğusundaki Hocir kompleksi de dahil çok sayıda yer altı merkezinde hareketlilik olduğunu ve yeni hava saldırılarından korunmak amacıyla ilave yer altı montaj noktaları oluşturulmaya çalışıldığını gösteriyor.
ABD ve İsrail operasyonlarının bazı tesisleri tahrip etmesi ve deniz ablukasının katı yakıt bileşenleri ile parça ithalatını zorlaştırması nedeniyle, mevcut montaj işlemleri savaş öncesine kıyasla daha düşük hacimlerle sürdürülüyor.
ABD merkezli Füze Savunma İttifakı kıdemli analisti Tal Inbar, sürece ilişkin değerlendirmesinde tesislerin hedef alınmadığı anlarda hasarlı altyapının onarılabileceğini, diğer ülkelerden parça temin edilerek buralarda saklanabileceğini vurguladı.
Inbar, İran’ın füze üretim kapasitesini yeniden inşa etmediğini düşünmenin saflık olacağını kaydetti.
Tesislerin imha edildiğini ve Tahran’ın ciddi biçimde güç kaybettiğini savunan yetkili, İran’ın şu anda hiç olmadığı kadar zayıf bir durumda kaldığını, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu ülkenin nükleer silaha ulaşmasına asla müsaade etmeyeceğini söyledi.
Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, ABD’nin İran’a ait insansız hava aracı, balistik füze ve donanma sanayi altyapısının yüzde 90’a varan kısmını yok ettiğini, Tahran’ın füze ve İHA fırlatma kabiliyetini büyük ölçüde zayıflattığını dile getirdi.
Bir diğer ABD hükümet yetkilisi, Tahran yönetiminin haziran ortasında Hürmüz Boğazı’nın açılması ve savaşın sonlandırılmasına dair Trump yönetimiyle yürüttüğü ön müzakerelerin ardından üretimi düşük ölçekte de olsa yeniden canlandırmış olabileceğine işaret etti. Yetkili, mevcut stoklarla en az iki yüz füzenin monte edilebilecek durumda olduğunu belirtti.
CNN televizyonunun mayıs sonundaki haberinde, ABD ve İsrail’in maliyetli mühimmatlarla vurduğu yer altı füze sığınaklarının Tahran yönetimi tarafından buldozer ve damperli kamyonlar kullanılarak yeniden açılmaya çalışıldığı aktarılmıştı.
Nisan ayındaki ateşkes kararının ardından kazı faaliyetleri hız kazandı; 18 farklı noktada isabet alan 69 tünel girişinden 50’si yeniden ulaşıma hazır hale getirildi.
Uzmanlar, sadece tünel girişlerini bombalayarak füze gücünü yok etmenin imkansız olduğunu, bunun bombardımanların sınırını ortaya koyduğunu vurguladı.
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth nisan ayında İran’ın füze programını fiilen bitirdiklerini iddia etmişti. Ancak NBC News’ün haberinde, Tahran’ın ateşkes sürecini askeri gücünü toparlamak amacıyla değerlendirdiğine dikkat çekilmişti.
Ortadoğu
Pakistan: Husilere yönelik misillemeyi henüz görüşmedik

Pakistan, Yemen direnişinin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarına yanıt olarak Mekke Anlaşması kapsamında İslamabad’dan gelecek bir askeri tepki konusunda herhangi bir görüşme yapılmadığını belirtti.
Öte yandan Pakistan Dışişleri, “zamanı geldiğinde” Pakistan’ın harekete geçeceğini de ekledi.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Saccad Haydar Han, haftalık basın toplantısında, İslamabad’ın Türkiye ve Suudi Arabistan ile imzalanan ortak savunma anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini nasıl yerine getirmeyi planladığına dair bir soruya yanıtladı.
Han, “Şu anda bu konuda herhangi bir görüşme yok… Zamanı geldiğinde anlaşma kapsamında harekete geçeceğiz,” dedi.
Geçen ay imzalanan ortak savunma anlaşması, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı bir saldırının, üçüne de yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.
Bu soru, Yemen’deki Husilerin (Ensarullah) bu hafta Suudi şehirlerine ve enerji altyapısına saldırması üzerine gündeme geldi.
Reuters, İslamabad’ın Tahran’ı, “Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını yoğunlaştıran Yemenli Husi müttefiklerini dizginlemesi konusunda uyardığını” bildirdi.
Yine Reuters‘ta yer alan habere göre, Suudi yetkililer ile Pakistan ve Türk ordularından üst düzey temsilciler, Husi saldırılarına verilecek yanıtı koordine etmek üzere Riyad’da bir araya geldi.
Taraflar, birliklerinin Yemen’e girmemesi ve verilecek herhangi bir yanıtın Suudi Arabistan topraklarından başlatılması konusunda anlaştı.
ABD ile İran arasındaki çatışmada arabuluculuk da yapan Pakistan, bu saldırıları kınadı fakat savunma anlaşmasının hükümleri uyarınca nasıl tepki verebileceğine dair ayrıntı vermedi.
Han ayrıca, Washington’un küresel enerji arzını da aksatan bölgesel kargaşayı kontrol altına almakta zorlanırken, Mekke İttifakı’nı genişletmeye yönelik herhangi bir planın bulunmadığını belirtti.
Bu arada Ensarullah, Yemen’in güney batısında, Bab el-Mendeb boğazına yakın sahil kenti Muha’yı ele geçirdi.
Avrupa4 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek











