Bizi Takip Edin

Avrupa

İtalyan enerji devi Eni, 2024’te Türkiye’ye 6,2 milyar metreküp Rus gazı tedarik etmiş

Yayınlanma

İtalyan enerji şirketi Eni, 2024 yılında Rusya’dan aldığı 6,2 milyar metreküp doğalgazı Mavi Akım boru hattı üzerinden Türkiye’ye sevk etti. Bu durum, AB’nin Rus gazına bağımlılığı azaltma çabalarına ve Eni’nin Gazprom’a karşı başlattığı tahkim sürecine rağmen gerçekleşti.

İtalyan enerji şirketi Eni’nin, 2024 yılında Rusya’dan doğalgaz alımına devam ederek bu gazı Türkiye’ye yönlendirdiği bildirildi.

Reuters‘ın şirketin resmi internet sitesinde yayımlanan kurumsal belgelere dayandırdığı haberine göre, Eni, Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yönelik sevkiyatların durmasına rağmen Rus ihracatçı ile ticari bağlarını sürdürdü.

Eni, bir hissedarın sorusuna verdiği yazılı yanıtta, 2024 yılında şirketin en büyük doğalgaz tedarikçisinin Cezayir olduğunu, onu Norveç ve Rusya’nın izlediğini belirtti.

Sağlanan verilere göre, Rus gazı toplam tedarik hacminin yüzde 12’sini oluşturdu; bu da 6,2 milyar metreküpe denk geliyor. Bu hacmin tamamının Mavi Akım boru hattı üzerinden Türkiye’ye yönlendirildiği kaydedildi.

Eni, bir ay önce yayımladığı yıllık raporunda Rus gazı alımından bahsetmiş ancak nihai tüketiciyi belirtmemişti.

Şirket, Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesinin başlamasının ardından Avrupa’da Rus gazı satışını durdurmuş ve Gazprom’a karşı tahkim süreci başlatmıştı.

Bu arada Avrupa Komisyonu, AB’nin 2027 yılına kadar sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) dahil olmak üzere Rusya’dan gaz ithalatını tamamen durdurmasını öngören yasa tasarısı üzerinde çalışıyor.

AB, hâlihazırda Rus kömürünü ve petrolünün büyük kısmını yaptırım kapsamına almış durumda, ancak Slovakya ve Macaristan’ın enerji bağımlılıkları ve keskin fiyat artışı endişeleri nedeniyle yasağa karşı çıkmaları sebebiyle gaz tedariki devam ediyor.

Yaptırımların kabulü için hâlâ 27 üye ülkenin tamamının oybirliği gerekiyor.

2024 yılında AB ülkelerine Rus boru hattı gazı sevkiyatı sadece Macaristan ve Slovakya’ya devam etti.

Ancak, en az üç ülke –Fransa, İspanya ve Belçika– LNG ithalatını sürdürdü. Sonuç olarak, analiz merkezi CREA’nın değerlendirmesine göre, Rus gazının Avrupa pazarındaki toplam payı yüzde 19 seviyesinde bulunuyor ve ihracatından elde edilen gelir aylık yaklaşık 1 milyar avroya ulaşıyor.

Daha önce Reuters‘ın sekiz kaynağa dayandırarak aktardığına göre, Rusya ve ABD temsilcileri, Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne ilişkin gizli müzakerelerde Rus gazının Avrupa’ya sevkiyatının yeniden başlatılması senaryolarını ele aldı.

Önerilen seçeneklerden biri, Amerikan şirketlerinin aracı olarak Gazprom’dan gaz alıp Avrupalı tüketicilere yeniden satmasını içeriyor.

Alternatif seçenek ise Amerikan yatırımcıların Kuzey Akım veya Ukrayna transit güzergâhları gibi gaz boru hatlarının yanı sıra Gazprom’un kendisine de sermaye katılımını öngörüyor.

Bazı kaynaklara göre, bu tür adımlar Moskova ile barış anlaşmalarına varılmasını hızlandırabilir.

Ayrıca, ABD bu durumda AB pazarına giren Rus gazı hacmi üzerinde kontrol mekanizması elde etmiş olacak.

2022’de savaş başlamadan önce Gazprom, Avrupa’nın doğalgaz talebinin yüzde 40’ını karşılıyor ve yıllık sevkiyat hacmi 200 milyar metreküpe ulaşıyordu.

Fakat o zamandan bu yana ihracat yaklaşık yedi kat azaldı: 2023’te 28 milyar metreküp, 2024’te ise 32 milyar metreküp olarak gerçekleşti. Bu, 1970’li yılların ikinci yarısından bu yana en düşük seviye anlamına geliyor.

Avrupalı şirketler Rus gazına kısmi dönüşü değerlendiriyor

Avrupa

Radev: Bulgaristan Ukrayna koalisyonunda yer almayacak

Yayınlanma

Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, ülkesinin Ukrayna için kurulan “gönüllüler koalisyonuna” katılmayacağını açıkladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan şahsen davet aldığını belirten Radev, Ukrayna’ya mali ve askeri yardımın sürdürülmesini savunan bir yapıda yer almayacaklarını ifade etti.

Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, ülkesinin Ukrayna’ya yönelik destek kapsamında oluşturulan “gönüllüler koalisyonunda” yer almayacağını duyurdu.

Fransa’nın milli günü vesilesiyle Paris’te düzenlenen askeri geçit töreni öncesinde Bulgaristan Ulusal Radyosuna (BNR) açıklamalarda bulunan Radev, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan bu yapıya katılmaları için şahsi davet aldığını aktardı.

Radev, “Ukrayna’ya yönelik mali ve askeri yardımın devam etmesi konusunda ısrarcı olan bir koalisyonda yer almıyoruz” dedi.

Ukrayna’daki çatışmanın askeri araçlarla uzatılmasını doğru bulmadığını ifade eden Radev, çözümün askeri yöntemlerle süreci uzatmak değil, tansiyonun yükselmesini nihayet nihayete erdirecek “güçlü bir diplomatik misyon” yürütmek olduğunu kaydetti.

Bulgaristan, Paris’te düzenlenen “gönüllüler koalisyonu” toplantısına katılım göstermedi.

Kararların alınacağı yerler AB ve NATO

Paris’te gündeme gelen “anti-balistik koalisyon” oluşturulması yönündeki kararı da değerlendiren Radev, “Kolektif güvenliğimizi ilgilendiren tüm kararlar farklı bir formatta ve başka yerlerde alınıyor. Çok sayıda öneri ve fikirle karşılaştık. Bulgaristan karar alma süreçlerinde aktif olarak rol alıyor. Bu kararlar, Bulgaristan’ın da ağırlığa sahip olduğu ve aktif temsil edildiği AB ve NATO çerçevesinde alınıyor” ifadelerini kullandı.

Bulgaristan Başbakanı, geçen hafta yaptığı açıklamada ise Sofya’nın Kiev’e yardımlarını kendi imkanları sınırında tutacağını belirtmişti.

Radev bu sınırın, vatandaşlara yönelik sosyal yükümlülükler ve önceki hükümetlerin geride bıraktığı yüksek bütçe açığı gözetilerek belirleneceğini vurgulamıştı. Bulgaristan Başbakanı haziran ayında da Ukrayna’ya silah sevkıyatını durduracaklarını açıklamıştı.

Dolaylı mühimmat tedariki sürüyor

Bloomberg’in verilerine göre Bulgaristan, Avrupa Birliği bünyesinde Sovyet dönemi standartlarındaki mühimmatın en büyük üreticileri arasında yer alıyor.

Ukrayna ordusunun çatışmaların ilk aşamasında bu mühimmatlara önemli ölçüde bağımlı olduğu biliniyor. Sofya yönetiminin doğrudan sevkıyat yapmayı reddetmesine rağmen, Bulgar üretimi askeri malzemelerin üçüncü ülkeler üzerinden Ukrayna’ya ulaştığı belirtiliyor.

Bulgaristan, 2022 yılından bu yana Kiev’e 13 askeri yardım paketi gönderdi ancak bu yardımların hacmi ve mali değeri hakkında resmi bir açıklama yapmadı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Paris’teki “gönüllüler koalisyonu” toplantısına tepki gösterdi.

Bu oluşumu “savaş kışkırtıcıları koalisyonu” olarak nitelendiren Peskov, “Bu yapı, barış istemeyen, savaşın sürmesini arzulayan ve ülkemizi stratejik bir yenilgiye uğratabilecekleri yönündeki derin bir yanılgıya kapılan ülkeler grubudur” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

İngiliz savunma şirketlerine AB fonundan pay yolu açıldı

Yayınlanma

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İngiliz savunma şirketlerinin Avrupa Birliği’nin Ukrayna’yı desteklemek amacıyla oluşturduğu 90 milyar euroluk program kapsamındaki ihalelere katılabileceğini duyurdu. İngiltere hükümetinin basın servisinden yapılan açıklamaya göre bu anlaşma, Londra ile Brüksel arasında savunma ve güvenlik alanındaki işbirliğini geliştirmek adına önemli bir adım niteliği taşıyor.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkesindeki savunma sanayisi şirketlerinin Avrupa Birliği (AB) tarafından Ukrayna’ya destek amacıyla yürütülen 90 milyar euro (yaklaşık 102,6 milyar dolar) hacimli program kapsamındaki sözleşme ihalelerine katılabileceğini açıkladı.

İngiltere hükümetinin resmi internet sitesinde yayımlanan basın açıklamasında, bu uzlaşmanın mayıs ayında düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi’nin ardından Londra ile Brüksel arasında başlatılan müzakerelerin bir sonucu olduğu belirtildi.

İngiliz hükümeti, varılan anlaşmayı Londra ve Brüksel’in savunma ile güvenlik alanlarındaki işbirliğinde ileriye dönük önemli bir adım olarak nitelendirdi.

Başbakan Starmer, sağlanan mutabakatın İngiliz savunma işletmelerine yeni siparişler garanti edeceğini, istihdam olanakları yaratacağını ve ülkenin savunma sanayi kompleksini tahkim edeceğini kaydetti. İngiltere’nin bu programa yapacağı mali katkının boyutu, İngiliz şirketlerinin kazanacağı sözleşmelerin toplam değerine göre belirlenecek.

Londra yönetimi, bu yıl Ukrayna’ya hali hazırda 3,75 milyar sterlin (yaklaşık 4,8 milyar dolar) tutarında askeri yardım sağladığını hatırlattı.

Yapılan açıklamada ayrıca, Kiev’e her yıl 3 milyar sterlin (yaklaşık 3,8 milyar dolar) değerinde askeri destek sağlama taahhüdünün “gerektiği sürece” yürürlükte kalacağı vurgulandı.

Bloomberg’ün konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı daha önceki haberinde, AB’nin Ukrayna’ya İngiliz şirketlerinden silah satın alabilmesi için 60 milyar euro (yaklaşık 69 milyar dolar) tutarındaki kredi imkanını kullanma izni vermeye hazırlandığı belirtilmişti.

Habere göre anlaşma, Ukrayna tarafının İngiliz savunma üreticileriyle imzalayacağı sözleşmelerin maliyetinin İngiltere tarafından tazmin edilmesini öngörüyor.

Haberde paylaşılan diğer ayrıntılara göre bu mutabakat, tarafların İngiltere’nin Avrupa savunma fonu SAFE programına katılımı konusunda ortak bir paydada buluşamaması üzerine geliştirilen bir uzlaşı formülü niteliği taşıyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Estonya, Rusya sınırına yeni askeri üs kuruyor

Yayınlanma

Estonya, Rusya sınırındaki Narva kentinde 15 milyon euro bütçeyle askeri üs inşa etmeye hazırlanıyor. Kamu yayıncısı ERR’nin aktardığına göre, İvangorod kentinin karşısında yer alacak üssün 2028 yazında tamamlanması planlanıyor. Savunma Bakanı Hanno Pevkur, projenin ulusal güvenlik için stratejik bir karar olduğunu iddia etti.

Estonya, Rusya sınırındaki Narva kentinde askeri altyapı kurma çalışmalarına başlıyor. Rusya’nın İvangorod kentinin karşısında ve St. Petersburg’a en yakın sınır noktalarından birinde yer alacak üs için Estonya Savunma Yatırımları Devlet Merkezi, 15 milyon euro değerinde tasarım ve inşaat ihalesi açtı.

Estonya kamu yayıncısı ERR’nin haberine göre proje, 7 bin 500 metrekareden geniş bir alanda 12 binanın ve mühendislik altyapısının inşasını kapsıyor.

Ana tesislerin 2028 yazında faaliyete geçmesi planlanıyor. İlk etapta 150 askerin 2027 yılının başında yerleştirileceği üs, tamamlandığında Estonya Savunma Kuvvetleri 1. Piyade Tugayı’na bağlı yaklaşık 200 askere ev sahipliği yapacak.

Ancak tesis, ihtiyaç duyulması halinde NATO müttefiklerinin askeri birimlerini de ağırlayacak şekilde 1000 kişi kapasiteli olarak tasarlanıyor.

Estonya Savunma Bakanı Hanno Pevkur, daha önce yaptığı açıklamada Narva’da bir üs kurulmasını ulusal güvenlik alanında “stratejik bir karar” olarak nitelendirmişti.

Geçen yıl onaylanan projenin hayata geçirilmesi, arazi mülkiyeti meseleleri ve yerel halkla yürütülen görüşmeler nedeniyle gecikti. Üs fikri, Estonya’da Rusça konuşan nüfusun en yoğun olduğu Narva kentinde bazı yerel sakinlerin tepkisini çekti.

Sakinlerden bazıları, olası bir çatışma durumunda askeri tesisin hedef haline gelebileceği yönünde endişelerini dile getirdi.

Estonya Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Vahur Karus ise ordunun varlığının yerel halk için bir tehdit değil, aksine güvenlik garantisi olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.

Yeni üssün inşası, Estonya ve NATO’nun doğu kanadını güçlendirme programının bir parçasını oluşturuyor. Rusya sınırı boyunca Baltık Savunma Hattı’nın yapımı devam ederken, 1. Piyade Tugayı Karargahı da Narva yakınlarındaki modernize edilmiş Jõhvi üssüne taşınıyor.

Ayrıca tanksavar hendeklerinin yapımına başlanırken, Estonya’nın sınır hattına yaklaşık 600 sığınak ve diğer mühendislik engelleri inşa etmeyi planladığı belirtiliyor.

Bu önlemler alınırken Tallinn yönetimi askeri harcamalarını artırmayı sürdürüyor. Estonya Savunma Bakanlığı verilerine göre, ülkenin savunma bütçesi 2026 yılında yüzde 42 artışla 1,7 milyar eurodan 2,4 milyar euroya yükselecek ve askeri harcamalar gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 5,4’üne ulaşacak.

Yetkililer, savunma harcamalarını en az 2029 yılına kadar GSYH’nin yüzde 5’inin altında tutmamayı planlıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English