Asya
Japonya Başbakanı Kishida’nın ‘sefalet ayı’

Japonya’da Yokosuka Asya-Pasifik Çalışmaları Konseyi’nde hükümet ilişkileri özel danışmanı olan Michael MacArthur Bosack, The Japan Times’ta bu ayın Başbakan Fumio Kishida için “berbat bir ay” olduğunu yazdı.
Makaleye göre, Kishida, ekim ayına girerken, zaten düşüş eğiliminde olan kamuoyu onayı ve kendisine herhangi bir siyasi sermaye geri kazandıramayan bir Kabine değişikliği ile karşı karşıyaydı. İktidardaki Liberal Demokrat Parti’nin ara seçimlerde zayıf bir performans göstermesinden vergi planına yönelik eleştirilere, skandala yol açan bir istifaya ve parlamento zeminine taşan parti içi hoşnutsuzluğa kadar uzanan darbeler bu ay da gelmeye devam etti.
Tüm bunların birleşince Kishida yönetimini aşağı çekmeye devam ettiği kaydedilen yazıda, bu gelişmelerin yönetimin karar alma mekanizmasını etkileyeceği ve siyasi manzarada dalgalanma etkileri yaratacağı öngörülüyor.
Yerel seçimler
Bu ay Nagasaki ve Kochi vilayetlerindeki Japon seçmenler boş parlamento koltuklarını doldurmak için sandık başına gitti. LDP yöneticileri her iki yarışın da çekişmeli geçeceğinden şüpheleniyordu ve haklı çıktılar. LDP Nagasaki’de zafer kazanırken Kochi’de kaybetti.
Toplam 465 parlamento koltuğundan iki tanesinin kaybedilmesi genel seçimlerin habercisi sayılmasa da, bu durum Kishida’nın LDP’yi tüm koltuklar söz konusu olduğunda zafere taşıyabileceğine dair parti içi güveni sarstı. Erken seçim konusunda zaten temkinli davrananlar, LDP’nin Eylül 2024’te yapılacak bir sonraki parti başkanlığı seçimine kadar seçimin ertelenmesi gerektiği yönündeki görüşlerinde daha da sertleştiler.
Ekonomik sıralamada düşüş
Bu ayın başlarında Uluslararası Para Fonu, Japon ekonomisinin dünyada 4. sıraya gerileyeceğini öngören “Dünya Ekonomik Görünümü” raporunu yayınladı. Çin 2010 yılında Japonya’nın yerini 2. ekonomi olarak aldı ve tahminler doğru çıkarsa 1968’den bu yana ilk kez Almanya gayri safi yurtiçi hasılada Japonya’yı geride bırakmış olacak.
Bosack’a göre, Japonya’nın on yıllardır süren ekonomik durgunluğu bir sır olmasa da, bu projeksiyon bunun yüzleştirici kanıtlarını sunuyor ve bu durum “hem parti içi rakiplere hem de muhalefet partilerine LDP’nin uzun süredir devam eden ekonomik platformunu ve Kishida yönetiminin yakın vadeli mali önceliklerini hedef almaları için cephane sunuyor.”
Eleştirmenlerin muhtemelen bu verileri kullanarak Japonya’nın LDP’nin eskimiş politikaları ve Kishida’nın etkisizliği nedeniyle geri kaldığını iddia edeceklerini söyleyen Bosack, halkın yönetime olan güveni zaten azalmışken bunun karşı konulması zor bir söylem olduğunu vurguluyor.
Hararetli vergi tartışmaları
Mevcut parlamento oturumunda Kishida, ekonomiyi canlandırmak ve halktan biraz onay almak umuduyla bazı basit ekonomik teşvik paketlerini yürürlüğe koyma niyetinde olduğunun sinyallerini vermişti. Hatta bir erken seçime gitmek ve hükümetin tepesinde kendisine yeniden bir temel oluşturmak için kamuoyundaki sarsıntıdan yararlanabileceğine dair spekülasyonlar bile vardı.
Ancak bu teşvik paketini hayata geçirmek hiç de kolay olmadı. Kishida bu ay LDP’ye düşük gelirli hanelere mali yardımlarla eşleştirilmiş gelir vergisi indirimlerini takip etmesi için rehberlik etti, ancak bu politika aktörlerinin çoğunu tatmin etmedi. İktidardaki LDP-Komeito koalisyonu içindeki en güçlü eleştirmenler, artan tüketici fiyat endeksini ele almak için acil bir önlem sunmak üzere tüketim vergisinde bir indirimin gerekli olduğunu savunuyor. Diğer muhalifler ise iktidar koalisyonunun Japon ekonomisini yönetme konusundaki işlevsizliğine dikkat çekiyor.
Bu tartışmalar henüz sona ermiş değil. LDP’nin uygun ekonomik tedbirler üzerinde parti içi müzakerelerini tamamlaması ve daha sonra parlamentoya ulaşmadan önce Komeito ile koordine edilmesi gerekiyor. Bu arada yönetimin de devam eden parlamento oturumu sırasında tartışmalarla ilgili soruları yanıtlaması gerekiyor.
Ağır toplar konuşuyor
Bosack, yakın geçmişte ilk kez LDP’nin önde gelen bir üyesinin parlamentoda başbakanı eleştirdiğini yazdı: “Shinzo Abe’nin eski fraksiyonunu yöneten beş üyeli konseyden biri olan Hiroshige Seko, parlamentonun genel kurul oturumundaki zamanını Kishida’yı etkisiz liderlikten dolayı sorgulamak için kullandı. Başbakanın ekonomi politikalarına karşı çıktı ve söz ve eylemlerindeki zayıflığa işaret etti.”
LDP’nin o zamandan bu yana Seko’ya sözleri için özür dilemesi yönünde baskı yaptığı ancak kamuoyuna yansıyan bu hoşnutsuzluk gösterisinin asıl sorunun sadece bir belirtisi olduğu söyleniyor. Bosack’a göre, LDP içinde liderlik değişimine hazır olanlar var ve “Kishida’nın kararlılık yerine uzlaşma yoluyla parti birliğini koruma çabası onu kimseyi tatmin etmeyen çözümlerle baş başa bıraktı.”
Meclis Başkanı’nın dramı
Makalede, Meclis Başkanı ile ilgili sorunlar ise ‘dram’ diye nitelendiriliyor:
“Japonya’da meclis başkanlığı makamı yüksek profilli ancak büyük ölçüde törensel bir makamdır; dolayısıyla bu makama yeni birinin atanması basit ve dramatik olmamalıydı. Sorun şu ki, görevdeki Hiroyuki Hosoda’nın LDP için yararlı olmayan kendi bagajı vardı ve yerine gelen Fukushiro Nukaga bu ay eleştirileri gidermek için çok az şey yaptı.
Hosoda, kısa bir süre önce dağılan Birleşme Kilisesi ile olan ve ele alınmamış etkileşimleri nedeniyle zaten endişe konusuydu ve ayrıca yaşa bağlı sağlık endişeleri nedeniyle istifa etti. Ancak siyasetten tamamen çekilmek yerine yeniden seçilmek istediğini açıkladı. Bu durum Kishida için başka bir baş ağrısı yarattı çünkü yüksek profilli bir siyasi sorumluluğu yönetmeye devam etmesi gerekiyor.
Bu arada Nukaga, çok yaşlı bir meclis başkanına sahip olma konusundaki endişeleri gidermek için çok az şey yaptı; sonuçta Hosoda ile aynı yaşta. Dahası, meclis başkanı olarak ilk resmi icraatlarından birinde, parlamentonun toplanması sırasında konuşmasını içeren parşömeni geleneksel olarak açılış törenine başkanlık eden İmparator’a uzatarak benzeri görülmemiş bir usul hatası yaptı. Her ne kadar İmparator Naruhito bunu önemsememiş olsa da, olay medyada geniş yer buldu ve özellikle Hosoda’nın pek de nazik olmayan çıkışının ardından Nukaga’nın bu iş için yeterliliğine dair soruları davet eden uğursuz bir başlangıç oldu.”
Kabine değişikliği daha da kötüleşiyor
Geçtiğimiz ay gerçekleşen kabine değişikliği Kishida’ya anketlerde herhangi bir destek sağlamadı, bunun yerine LDP’nin parti içi siyasetinin bir başka ürünü olduğu yönünde eleştirilere davetiye çıkardı. Kabine düzeyinde yapılan atamalar, kadın atama sayısında rekor kırdığı için ilk etapta övgü toplasa da, alt kabine düzeyindeki onlarca pozisyonda hiç kadın bulunmaması hem yerel hem de uluslararası kaynaklardan eleştiri aldı.
Bosack, kabineye ilişkin algıların, yönetimin kabine değişikliği sonrası ilk istifasının ardından daha da kötüleşmesinin muhtemel olduğu görüşünde. Parlamentoda eğitim bakan yardımcısı olarak görev yapan Taro Yamada, kendisinden otuz yaş küçük bir kadınla evlilik dışı ilişki yaşadığının ortaya çıkmasının ardından istifa etmişti. Basında yeni atanan yetkili hakkında “skandal niteliğinde ifşaatlar” yayınlanmasının ardından Yamada bakan yardımcılığından istifa etmişti.
Bundan sonra ne olacak?
Kishida’nın bu noktada yasama ile ilgili ana görevi ekonomik teşvik paketini hayata geçirmek. Bosack’a göre, son dönemde yaşanan sıkıntılar göz önüne alındığında, Kishida’nın ya da iktidar koalisyonunun bu noktada başka bir şeyle uğraşmak istemesi pek olası değil:
“O halde hedef kasım sonu ya da aralık başında parlamento oturumunu tamamlamak. Bu sayede Kishida, Japonya ile bölgesel örgüt arasındaki ilişkilerin 50. yıldönümünü anmak üzere ASEAN liderlerini ağırlayacağı 16-19 Aralık tarihleri arasındaki üç günlük etkinlikle odağını yeniden küresel diplomasiye kaydırma şansı bulacak. Zaten plan da bu gibi görünüyor. Kishida’nın daha fazla darbe almadan o noktaya varıp varamayacağı ise bambaşka bir konu.”
Asya
“Hamam böceği” protestolarının başarısı Modi hükümetine yönelik eleştirileri güçlendirdi

Hindistan’da Modi hükümeti yeni meydan okumalarla karşı karşıya. İktidardaki BJP’nin etanol katkılı yakıtı zorunlu tutmasına karşı çıkanlar, öğrencilerin öncülük ettiği hareketten esinlenerek yeni bir kampanya başlattı.
Hindistan’da gençlerin öncülük ettiği ve büyük yankı uyandıran protestoların yankısı devam ediyor.
Yeni kurulan Cockroach Janta Party (CJP-Hamam Böceği Halk Partisi), yalnızca 36 gün içinde sınav sistemindeki aksaklıklara karşı yüz binlerce öğrenciyi harekete geçirdi. Hareket, Başbakan Narendra Modi’yi nadir görülen bir geri adım atmaya zorladı ve Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan’ın istifasını sağladı.
Hindistan’da protestoların yıllarca büyük ölçüde görmezden gelindiği veya bastırıldığı, Modi’nin ise siyasi söyleme hâkim olduğu bir dönemin ardından CJP’nin hükümeti geri adım atmaya zorlaması, şimdiden benzer bir protesto hareketine ilham verdi. Analistler, başka hareketlerin de ortaya çıkmasını bekliyor.
Modi hükümeti benzine etanol karıştırılması nedeniyle tepkiyle karşı karşıya
Adını yüzde 20 etanol içeren yeni yakıt karışımından alan E20 Janta Party, pazar günü sosyal medya platformu X’te ortaya çıkmasının ardından 24 saat içinde 34 bin takipçiye ulaştı. Hareket, daha fazla yakıt tüketimine yol açacağı ve eski motorlara zarar vereceği yönündeki endişelere rağmen hükümetin bu yakıtı ülke genelinde zorunlu tutmasına yönelik kamuoyu tepkisinden yararlanmayı hedefliyor.
CJP gibi E20 Janta Party de hükümet politikasının değiştirilmesini istiyor. Hareket, tüm akaryakıt istasyonlarında uygun fiyatla yüzde 100 benzin seçeneği sunulmasını ve ilgili bakanın istifa etmesini talep ediyor.
E20 Janta Party, X’teki profilinde kendisini “Halkın Sesi” olarak tanımlıyor ve adalet, şeffaflık, hesap verebilirlik ile “halkın hakları” çağrısında bulunuyor.
Hint siyaset bilimci ve Princeton Üniversitesi öğretim görevlisi Pratap Bhanu Mehta, gençlerin yürüttüğü “hamam böceği” kampanyasının, “devletten taleplerde bulunmanın yeni bir yoluna ilişkin model” sunduğunu ve başkalarına da ilham vereceğini söyledi.
Mehta, “Bu E20 Janta Party’nin ne kadar ivme kazanacağını bilmiyorum ancak bu, tam da bu tür hareketlere bir örnek. İnsanlar taleplerini resmî kurumsal kanallar üzerinden dile getirebileceklerine şüpheyle yaklaşıyor. Bu nedenle ne zaman önemli bir talep ortaya çıksa, bir kamuoyu protesto hareketi oluşturma girişimi de olacaktır” dedi.
E20 kampanyası, oğulları etanol üreten bir aile şirketi işleten Modi hükümetinin Ulaştırma Bakanı Nitin Gadkari’yi hedef alıyor. Gadkari herhangi bir çıkar çatışması bulunduğunu reddetti ve oğullarının Hindistan’daki etanol pazarının yüzde 0,5’inden daha azına sahip olduğunu söyledi.
Yeni etanol karışımına açıkça karşı çıkan siyasi analist Tehseen Poonawalla, cuma günü Gadkari’nin evine yönelik bir “otomobilli yürüyüş” çağrısında bulundu. Delhi’deki taksi şoförleri de geçen hafta yakıt meselesi nedeniyle 4 Ağustos’ta parlamentoya yürüyeceklerini duyurdu.
CJP liderleri, hükümeti taviz vermeye zorlayan başarılarının ardından hareketi yeniden yapılandırırken yakıt protestolarını destekleyip desteklemeyeceklerini henüz değerlendirmedi. Hükümetin verdiği tavizler arasında sınav sisteminin yeniden düzenlenmesi ve Hindistan’ın ulusal tıp fakültesi giriş sınavının iptal edilmesinin ardından intihar eden öğrencilerin ailelerine tazminat ödenmesi sözü de bulunuyor.
Ancak CJP’nin başsözcüsü ve hükümetle yürütülen görüşmelerde yer alan isimlerden Saurav Das, “Hükümet artık uyanmalı ve gerçeği görmeli” dedi.
Das, “İnsanlar artık hiçbir tartışma, görüşme veya müzakere yapılmadan politika ve yasaların kendilerine dayatılmasını kabul etmeyecek” ifadelerini kullandı.
Etanol katkılı yakıt politikasına yönelik öfke, CJP’nin hükümetle anlaşmaya varmasından bir gün sonra, pazar günü Mumbai’de de ortaya çıktı. Hindistan’ın finans merkezinde binlerce kişi Pradhan’ın istifasını kutlamak için bir araya geldi.
Mitinge katılan Hindistan Öğrenciler Federasyonu Mumbai Başkanı Aamir Kazi, protestocular arasında etanol katkılı yakıtın zorunlu tutulmasına karşı bir muhalefet bulunduğunu ve hükümetin eğitim politikasına karşı “mücadelenin devam ettiğini” söyledi.
Kazi, başka gösteriler planlanıp planlanmadığı sorusuna, “Bunun üzerinde çalışıyoruz” yanıtını verdi.
BJP, 2024’te parlamentodaki çoğunluğunu kaybetmesini fazla önemsememiş, art arda eyalet seçimlerini kazanmış ve muhalefet milletvekillerini saf değiştirmeye ikna etmişti.
Eleştirmenler, iktidar partisinin son on yılda gücünü artırmasıyla birlikte mahkemeler, seçim kurumu ve ana akım medya gibi kurumların giderek BJP’nin iradesine boyun eğdiğini ve muhalefet alanını daralttığını savunuyor.
Hindistan’daki gençlik hareketleri üzerine çalışan London School of Economics Profesörü Shakuntala Banaji, “Yalnızca Delhi’de değil, farklı yerlerde benzer meseleler etrafında başka hareketler de yükseliyor” dedi.
Banaji, E20 yakıt protestolarının da yayılabileceğini belirterek, “Çünkü insanlar, özellikle orta sınıf BJP seçmenlerini ve onların çocuklarını doğrudan etkileyen meselelerin kamuoyunda gerçekten karşılık bulduğunu fark etti” ifadelerini kullandı.
Öğrenci protestoları, özellikle kendi çocukları da gösterilere katılan BJP üyeleri arasında huzursuzluğa yol açtı.
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir olayda, ülkenin kuzeydoğusundaki Assam eyaletinde BJP öncülüğündeki hükümette görev yapan bir bakanın kızı, sosyal medyada yayımlanan videolarda bir CJP protestosu sırasında Modi’ye öfkesini dile getirirken görüldü.
Bazı BJP üyeleri, çoğunlukla barışçıl geçen gösterilerde öğrenci protestocuların polis tarafından dövülmesi ve göz yaşartıcı gaza maruz bırakılması karşısında yaşadıkları şaşkınlığı özel görüşmelerde dile getirdi.
Muhalefetteki Aam Aadmi Party’nin öğrenci kanadından Eeshna Gupta, CJP kampanyasının Hindistan’da “kültürü değiştirdiğini” söyledi.
Gupta, “Bu hareket, Z kuşağının siyasi olamayacağı veya sesini yükseltemeyeceği yönündeki klişeyi ortadan kaldırdı” dedi.
“Hareket başladığında bile insanlar bizi ciddi biçimde küçümsüyordu” diyen Gupta, “Benim kişisel görüşüm, bu hareketin burada sona ermeyeceği yönünde” ifadelerini kullandı.
CJP sözcüsü Das ise durumu şöyle özetledi:
“Bir sonraki genel seçime kadar önümüzdeki üç yıl boyunca Modi hükümetinin insanları dinlemeye başlaması kendi açısından daha iyi olur.”
Asya
Çin, ileri düzey çip üretimi açısından kritik önemedeki yerli litografi makinelerinin seri üretimine başladı

Çin, tamamen yerli immersion DUV çip üretim makinelerinin seri üretimine başladı.
Konu hakkında bilgi sahibi bir kaynağın Reuters’a aktardığına göre Çin, ileri düzey çip üretimi açısından kritik öneme sahip, tamamen yerli imkânlarla geliştirilen immersion derin ultraviyole (DUV) litografi makinelerinin seri üretimine başladı. Bu gelişme, Pekin’in yabancı teknolojilere bağımlılığını azaltma çabalarında önemli bir ilerlemeye işaret ediyor.
Kaynak, konunun hassasiyeti nedeniyle adının açıklanmaması koşuluyla, üretim çalışmalarına kamuoyunda pek tanınmayan Çinli devlet şirketi Shanghai Aishengna Electronic Technology Group’un öncülük ettiğini söyledi. Şirketin, Çin’in önde gelen litografi girişimlerinin ekiplerini bünyesine kattığı belirtildi.
Bu gelişme, Devlet Başkanı Xi Jinping’in en önemli önceliklerinden biri olan Çin’in ülke çapındaki yarı iletkenlerde kendi kendine yeterlilik girişimi açısından bir başarı niteliği taşıyor.
DUV litografi sistemleri, uzun süredir ASML’nin hakim olduğu, çip üretiminin temel teknolojilerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak bunun Hollandalı tedarikçi ASML açısından kısa vadede ticari bir tehdit oluşturması beklenmiyor.
Teknoloji sektörüne odaklanan haber kuruluşu The Information, Çin’in bu teknolojiyi geliştirdiğini ilk kez pazartesi günü duyurmuştu. Haberde, Şanghay merkezli ve adı açıklanmayan devlet destekli bir şirketin makinelerin üretimine başladığı, bu yıl yaklaşık beş, 2027’de ise yaklaşık 20 makine üretmeyi planladığı belirtilmişti.
Kaynağa göre Aishengna’nın DUV makinesinin daha fazla teste tabi tutulması gerekiyor ve sistem, Hollandalı şirketin rakip modellerinin performansına ulaşmaktan hâlâ oldukça uzak.
Bununla birlikte makinelerin başarıyla devreye alınması, Batılı hükümetlerin yabancı litografi ekipmanlarının ihracatına veya bakım hizmetlerine yönelik kısıtlamaları daha da artırması halinde Çinli çip üreticilerine alternatif bir ekipman kaynağı sağlayacak.
The Information’ın konu hakkında bilgi sahibi iki kişiye dayandırdığı haberine göre Çin yapımı DUV makinelerinin bu yıl ülkenin önde gelen çip üreticileri Semiconductor Manufacturing International Corp (SMIC), Hua Hong Semiconductor ve bellek çipi üreticisi ChangXin Memory Technologies’e (CXMT) teslim edilmesi bekleniyor.
Immersion DUV makinelerinde, projeksiyon merceği ile silikon plaka arasına bir su tabakası yerleştiriliyor. Böylece geleneksel kuru sistemlere kıyasla daha küçük devre desenleri basılabiliyor.
Bu makineler geniş bir çip yelpazesinin üretiminde kullanılıyor. Aynı katmanın tekrar tekrar pozlanmasını gerektiren çoklu desenleme yöntemi sayesinde daha ileri düzey yarı iletkenlerin üretiminde de kullanılabiliyor.
The Information’ın pazartesi günü yayımladığı haberin ardından yüzde 8 düşen ASML hisseleri, salı günü TSİ 12.06 itibarıyla yüzde 1,6 geriledi. Hisselerin performansı Avrupa’daki diğer çip sektörü şirketleriyle paralel seyrederken, Avrupa genelindeki STOXX 600 endeksinin gerisinde kaldı.
Aishengna, Şanghay sermayesi ve teknolojisiyle destekleniyor
Kurumsal kayıtlara göre Aishengna, Ağustos 2023’te 7 milyar yuan, yani yaklaşık 1 milyar dolar kayıtlı sermayeyle kuruldu. Şirketin yalnızca iki devlet kuruluşuna ait hissedarı bulunuyor: Shanghai Electric Holding ve Shanghai International Trust’ın bir iştiraki.
İnternet sitesi bulunmayan ve faaliyetleri hakkında kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmayan şirketle ilgili çok az şey biliniyor. Kaynak, Aishengna’nın geçen yıl bir DUV prototipini test etmeye başlayan litografi girişimi Yuliangsheng ile Shanghai Micro Electronics Equipment’ın (SMEE) ekiplerini bünyesine kattığını söyledi.
Huawei destekli ekipman üreticisi SiCarrier’ın iştiraki olan Yuliangsheng ile SMEE, Pekin’in yarı iletkenlerde kendi kendine yeterlilik çalışmalarında önemli roller üstleniyor.
ASML’ye yetişme arayışı
ABD, Çin’in ASML’nin en gelişmiş aşırı ultraviyole (EUV) litografi sistemlerini satın almasını engelliyor. Hollanda’nın uyguladığı ihracat kontrolleri de Çin’in bazı gelişmiş DUV makinelerine erişimini kısıtlıyor.
Pekin kendi kendine yeterlilik politikasını ilerletmeye çalışsa da Çin, ASML açısından önemli bir gelir kaynağı olmayı sürdürüyor. Çin, yılın ilk yarısında Hollandalı şirketin net satışlarının yaklaşık yüzde 16’sını oluşturdu. Çinli çip üreticileri, gelişmiş EUV sistemlerini satın alamamalarına rağmen daha düşük teknolojili DUV makinelerini yoğun biçimde tedarik etmeye devam ediyor.
Reuters, aralık ayında kaynaklara dayandırdığı haberinde Çin’in dünyanın en gelişmiş çiplerinin üretiminde kilit rol oynayan bir EUV sisteminin prototipini geliştirmeyi başardığını bildirmişti. Ancak sistemin seri üretime geçmesine hâlâ yıllar olduğu belirtilmişti.
Asya
Tayvan çip kaçakçılığı soruşturmasında Nvidia çalışanını tutukladı

Tayvan’da savcılar, ABD’li teknoloji devi Nvidia’nın ürettiği yapay zeka çiplerinin Çin’e kaçırılmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bir şirket çalışanını tutukladı. Keelung Bölge Savcılığı, zanlının evine ve iş yerine yapılan baskınların ardından Ceza Kanunu uyarınca ticari belgede sahtecilik suçlamasıyla tutuklandığını bildirdi. Soruşturmada tutuklu sayısı, Super Micro Computer ve Albatron Technology çalışanlarının da aralarında bulunduğu yedi kişiye ulaştı.
Tayvan’daki savcılar, ABD’li teknoloji devi Nvidia’ya ait yapay zeka çiplerinin Çin’e kaçırılmasına yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde bir Nvidia çalışanını tutukladı.
Konuya vakıf bir kaynak salı günü AFP’ye yaptığı açıklamada, söz konusu çalışanın soruşturmanın parçası olarak gözaltına alındığını aktardı.
Keelung Bölge Savcılığı tarafından yapılan açıklamada, ismi belirtilmeyen zanlının, müfettişlerin 24 Temmuz’da evine ve iş yerine gerçekleştirdiği baskınların ardından tutuklandığı bildirildi.
Açıklamada Nvidia şirketinin adına yer verilmezken, şüphelinin “Ceza Kanunu kapsamında ticari belgelerde sahtecilik” suçlamasıyla soruşturulduğu kaydedildi.
ABD, sektör lideri Nvidia tarafından tasarlanan ve yapay zeka sistemlerini çalıştırmak için kullanılan en gelişmiş silikon çiplerin Çin’e ihracatını kısıtlıyor.
Resmi yetkililer mayıs ayında yaptıkları açıklamada, Nasdaq’ta işlem gören Super Micro Computer tarafından üretilen ve gelişmiş Nvidia çipleri içeren “üst düzey” yapay zeka sunucularının ABD ihracat kontrollerini ihlal ederek Çin, Makao ve Hong Kong’a gönderilmesini incelediklerini duyurmuştu.
AFP’ye konuşan kaynak, “Bu Nvidia çalışanı, müfettişlerin Super Micro’yu hedef alan önceki arama dalgasının ardından ilgili kanıtları analiz etmesiyle olaya karışan bir kişi olarak tespit edildi” dedi.
Ajansa bir Nvidia sözcüsü de “kaçakçılığın kabul edilemez bir durum olduğunu” söyledi. Sözcü şöyle konuştu:
“Ürünlerimizi öncelikle, tüm satışların ABD ihracat kontrol kurallarına uygunluğunu sağlamamıza yardımcı olan orijinal ekipman üreticileri (OEM) de dahil olmak üzere tanınmış ortaklara satıyoruz. Nispeten küçük ihracatçılar ve sevkiyatlar bile kürenin her iki tarafında kapsamlı inceleme ve denetime tabidir; yönü değiştirilen hiçbir ürün hizmet, destek veya güncelleme alamaz.”
Çin, teknoloji şirketlerinin Nvidia’nın yapay zeka çiplerini satın almasını yasakladı
Savcılar, tutuklanan kişinin “suçları işlediğine dair güçlü şüphe bulunduğunu, kaçma, delilleri karartma, suç ortakları veya tanıklarla işbirliği yapma riski taşıdığını” belirtti.
Yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada, Nvidia çalışanıyla birlikte Super Micro Computer şirketinden iki kişi ve Tayvan borsa listesindeki Albatron Technology şirketinden bir kişi dahil olmak üzere toplam yedi kişi tutuklu bulunuyor.
Zanlılar, Super Micro tarafından üretilen yaklaşık 50 sunucuyu Çin’e sevk etmek amacıyla belgelerde sahtecilik yapmakla suçlanıyor.
Daha önce AFP’ye isminin açıklanmaması kaydıyla konuşan bir yetkili, sunucuların bir kısmının Tayvan gümrüğünden geçtiğini ve Japonya üzerinden Çin’e gönderildiğini bildirdi.
Tayvanlı savcılar, mevcut dosyanın ABD ve Singapur’daki Super Micro Computer çalışanlarını içeren başka bir Nvidia çip kaçakçılığı vakasıyla bağlantılı olup olmadığını söylemek için henüz erken olduğunu ifade etti.
Soruşturmaların uluslararası ayağında Singapur polisi, yapay zeka çiplerinin yasa dışı transferi iddiasıyla bağlantılı dolandırıcılık soruşturmaları kapsamında bu ay 40 milyon dolardan fazla değere sahip lüks bir malikaneye el koydu.
Mart ayında gizliliği kaldırılan bir ABD iddianamesi ise şirket çalışanlarının, ihracat kontrollerini ihlal ederek Nvidia yapay zeka çiplerini Çin’e yönlendirmek suretiyle milyarlarca dolar haksız kazanç elde ettiklerini ortaya koymuştu.
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi4 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını7 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü












