Asya
Kazakistan anayasasını baştan yazıyor: Tokayev’in yedi yılda üçüncü reformu

Kazakistan’da dün sandığa giden seçmen, anayasa metninin yüzde 84’ünü değiştiren kapsamlı bir reform paketini oyladı. Değişiklikler Cumhurbaşkanlığı yetkilerinin genişletilmesinden cumhurbaşkanı yardımcılığı makamının ihyasına, iki kamaralı parlamentonun tek kamaralı kurultaya dönüştürülmesinden Rusçanın anayasal statüsündeki ince ayara uzanıyor.
Kazakistan’da 15 Mart’ta anayasa değişikliklerine ilişkin referandum yapıldı. Önerilen değişiklikler, anayasa metninin yüzde 84’üne dokunuyor; bu nedenle fiilen yeni bir belgeden söz edildiğini belirtmek gerekiyor.
Buna karşın seçmene tek bir soru yöneltilecek: “Kazakistan Cumhuriyeti’nin medyada 12 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan yeni anayasa taslağını kabul ediyor musunuz?” Başka bir deyişle, oylama tek tek maddeler üzerinden değil, belgenin tamamı üzerinden yapılacak.
Yeni anayasa onaylanması durumunda 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek. Bu tarih, Kazakistan’da resmi tatil ilan edilerek Anayasa Günü olarak kutlanacak.
Bağımsızlık döneminde cumhuriyetin temel yasasında yapılan yedinci değişiklik olma özelliğini taşıyan bu referandum, ülkenin siyasi mimarisini köklü biçimde yeniden şekillendirmeyi hedefliyor.
Cumhurbaşkanı yetki havuzunu genişletiyor
Anayasa taslağının tam metni 12 Şubat’ta Kazahstanskaya Pravda gazetesinde yayımlandı. Belge, Kazakistan’daki devlet iktidarı sistemini yapısal olarak dönüştürüyor.
Değişiklikler her şeyden önce cumhurbaşkanlığı yetkilerini ve bu makama aday olma koşullarını etkiliyor. Mevcut düzende cumhurbaşkanlığına aday olabilmek için doğuştan Kazakistan vatandaşı olmak, 40 yaşını aşmış olmak, Kazakça konuşabilmek, son 15 yılı ülkede geçirmiş olmak ve yükseköğretim diplomasına sahip olmak gerekiyor.
Yeni düzenlemeler bu koşullara en az beş yıl kamu hizmetinde veya seçimle gelinen görevlerde bulunmuş olma şartını ekliyor. Cumhurbaşkanının yedi yıllık tek dönem için seçilmesine ilişkin kural ise korunuyor.
Cumhurbaşkanının hükümetle ilişkisindeki yetkileri de genişletiliyor. Mevcut sistemde olduğu gibi devlet başkanı başbakan adayını öneriyor, dışişleri, savunma ve içişleri bakanlarını doğrudan atıyor; ancak yeni düzenlemeyle parlamento başbakan adayını iki kez onaylamaması halinde cumhurbaşkanı parlamentoyu feshedebilecek.
Cumhurbaşkanı tarafından yapılan atama yetkisinin kapsamı da genişletildi. Artık Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Mahkeme başkanları, Merkez Bankası başkanı, başsavcı, Ulusal Güvenlik Komitesi başkanı, Merkezi Seçim Komisyonu başkanı, Yüksek Denetim Kurulu ve Yüksek Yargı Konseyi başkanları, Devlet Koruma Servisi başkanı ile insan hakları ombudsmanı doğrudan cumhurbaşkanı tarafından atanacak.
Eklenen bir diğer kritik madde, cumhurbaşkanlığı cezai ve idari dokunulmazlığına ilişkin.
Yeni düzenlemeye göre cumhurbaşkanı, görevdeyken gerçekleştirdiği eylemlerden dolayı vatana ihanet dışında cezai ve idari sorumluluk taşımayacak. Mevcut anayasada yalnızca cumhurbaşkanının “onur ve itibarının dokunulmazlığı”na dair bir hüküm yer alıyordu.
Cumhurbaşkanı yardımcılığı 30 yıl sonra geri dönüyor
Yeni anayasa, devlet danışmanlığı pozisyonunu kaldırarak cumhurbaşkanı yardımcılığı makamını yeniden ihdas ediyor. Devlet danışmanlığı görevini şu anda Yerlan Karin yürütüyor.
Cumhurbaşkanı yardımcılığı makamı Kazakistan’da 1991 ile 1996 yılları arasında var olmuştu. Yeni anayasaya göre cumhurbaşkanı yardımcısının temel görevi, devlet başkanına parlamentoyla ve hükümetle ilişkilerinde yardımcı olmak; diğer yetkileri ise cumhurbaşkanı belirleyecek.
Bu düzenleme, ülkedeki iktidar devir mekanizmasını doğrudan değiştiriyor. Yeni yapıda cumhurbaşkanının erken istifa etmesi halinde yetkileri önce cumhurbaşkanı yardımcısına, yardımcının da görevi yerine getirememesi durumunda parlamento başkanına, ardından başbakana geçecek.
Tek kamaralı kurultay eski parlamentoyu tasfiye ediyor
Anayasa, yasama organının yapısını da köklü biçimde değiştiriyor. Meclis (alt kanat) ve Senatodan (üst kanat) oluşan iki kamaralı parlamento kaldırılarak yerine tek kamaralı kurultay kuruluyor.
Kurultay 145 milletvekilinden oluşacak ve görev süresi beş yıl olarak belirlendi. Milletvekili adayı olabilmek için 25 yaşını doldurmuş olmak, Kazakistan vatandaşı olmak ve son on yılı ülkede ikamet etmiş olmak gerekiyor. Kurultay’ın onayı olmadan milletvekillerinin gözaltına alınması, tutuklanması veya cezai kovuşturmaya tabi tutulması mümkün olmayacak.
Bunun yanı sıra Kazakistan Halk Konseyi adıyla yeni bir organ oluşturuluyor.
Konsey’in görevleri arasında iç siyasi gündemdeki önemli konularda danışmanlık yapmak, ulusal birliği güçlendirmeye katkı sağlamak, kurultaya yasa tasarıları sunmak ve ülke çapında referandum önermek bulunuyor.
Anayasaya eklenen ilkesel düzenlemeler arasında çifte ve çoklu vatandaşlık yasağı öne çıkıyor. Mevcut anayasada çifte vatandaşlığın “tanınmadığı” belirtiliyorken, yeni düzenlemede bu durum Kazakistan pasaportunun iptal gerekçesi haline getiriliyor.
Rusçanın statüsündeki ince ayar tartışma yaratıyor
Rusçanın anayasal statüsü de değişikliğe uğrayan hassas maddelerden biri. Mevcut düzende olduğu gibi yeni anayasada da Kazakçanın devlet dili olduğu vurgulanıyor.
Değişiklik, Rusçanın resmi kurumlarda kullanımına ilişkin ifadede. Eski metinde Rusçanın Kazakcayla “eşit düzeyde” (naravne) kullanıldığı belirtiliyorken, yeni metinde “birlikte” (naryadu) ifadesine yer veriliyor.
Tengrinews bu farkı şöyle açıklıyor: Birincisi kullanımda eşit statüyü öngörürken, ikincisi birlikte kullanımı ima etmekle beraber eşit koşulları zorunlu kılmıyor.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev, referandum öncesinde yeni anayasanın Rusçanın statüsünü düşürdüğü iddiasını kesinlikle reddetti.
Tokayev, “Yeni anayasa metninin eşit hukuki güce sahip resmi belge olarak hem Kazakça hem Rusça yayımlanmış olması başlı başına çok şey anlatıyor; bunu ne yoruma ne de meşrulaştırmaya ihtiyaç var” dedi.
Gösteri hakkı “barışçıl toplanma”ya daraltılıyor
Vatandaşların gösteri hakkına ilişkin madde de revize ediliyor. Mevcut anayasada vatandaşların “toplantı, miting, gösteri, yürüyüş ve grev” düzenleme hakkına sahip olduğu belirtilirken, yeni metinde bu hak yalnızca “barışçıl toplanma” olarak tanımlanıyor.
Kısıtlama gerekçeleri de genişletildi; artık toplanmalar, “anayasal düzenin temellerinin, insan hak ve özgürlüklerinin, ulusal güvenliğin, kamu düzeninin, vatandaşların sağlığının ve toplumsal ahlakın korunması amacıyla” iptal edilebilecek.
Yeni anayasa, evliliği “kadın ile erkeğin gönüllü ve eşit haklara dayalı birliği” olarak tanımlıyor.
Belirli bölgeler ve şehirler için özel hukuki rejimler uygulanmasına da kapı açılıyor.
Mevcut düzende yalnızca başkent Astana’ya tanınan bu olanak, yeni anayasayla finans alanında veya “hızlandırılmış kalkınma kenti” çerçevesinde diğer bölgelere de genişletiliyor. Bu rejimler, özel devlet yönetimi ve yargı sistemi işleyişini kapsıyor.
Yabancı finansman kuralları da sertleştiriliyor. Mevcut anayasada yabancı devletlerden, kuruluşlardan ve bireylerden para alan siyasi partilerin faaliyeti yasakken, yeni düzenlemede yasaklı finansman kaynakları listesine yabancı şirketler, yabancı sermaye katılımlı işletmeler ve vatansız kişiler de ekleniyor.
Sivil toplum kuruluşları (STK’lar) için ise yurt dışından aldıkları mali kaynak ve varlıklara ilişkin bilgileri kamuoyuyla paylaşma zorunluluğu getiriliyor.
Tokayev reformları neden hızlandırdı?
Tokayev’in 2019’da cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasından bu yana anayasaya ilişkin ikinci referandum düzenleniyor. İlk referandum 5 Haziran 2022’de, cumhuriyette kitlesel protestoların yağma ve şiddete dönüştüğü ve sonradan Kandı Kantar (“kanlı ocak”) olarak anılan olaylardan beş ay sonra gerçekleştirilmişti.
O referandumda anayasanın 33. maddesine 56 değişiklik yapıldı; cumhurbaşkanlığı tek bir yedi yıllık dönemle sınırlandırıldı, cumhurbaşkanı yakınlarının kamu görevi üstlenmesi yasaklandı ve parlamento güçlendirildi (karma seçim sistemi getirildi, parti barajı düşürüldü). Kazakistan böylece süper-başkanlık cumhuriyetinden başkanlık cumhuriyetine evrildi.
Eylül 2022’de yıllık mesajında Tokayev, “güçlü cumhurbaşkanı – etkin parlamento – hesap verebilir hükümet” formülüne dayanan “adil Kazakistan” inşası rotasını ilan etti.
2025 yılı mesajında ise parlamento reformunu, yani tek kamaralı kurultayın oluşturulmasını gündeme getirdi.
Tokayev, “Bu son derece ciddi bir mesele; çözümünde acelecilik kesinlikle yersiz. Reform, sivil toplumda, uzman çevrelerde ve elbette mevcut parlamentoda kapsamlı tartışmanın konusu olmalı” dedi.
Tokayev’in öngörüsüne göre tartışmalar en az bir yıl sürecek, ardından 2027’de anayasa değişikliğine ilişkin referandum düzenlenecekti.
Ancak birkaç ay sonra, Ocak 2026’da Tokayev meseleyi yeniden çerçeveledi. Parlamento reformunu yürüten çalışma grubunun anayasal yapılanmaya ilişkin yaklaşık 1500 öneri aldığını açıkladı.
Tokayev, “Fiilen yeni bir anayasanın kabulüne eşdeğer bir adım atmayı planlıyoruz” dedi. Referandum için hedef yine 2027 iken, Şubat ortasında cumhurbaşkanı halk oylamasının Mart 2026’da yapılmasına ilişkin kararnameyi imzaladı.
Referandumdan birkaç gün önce, 12 Mart’ta Astana’da düzenlenen 3. Cumhuriyet Milletvekilleri Forumu’nda konuşan Tokayev, tartışmaların “parlamento reformunun çok ötesine” taştığını hatırlattı.
Tokayev’in Tengrinews tarafından aktarılan ifadesine göre vatandaşlardan yaklaşık 4 bin öneri geldi. Bunların yalnızca yüzde 15 kadarı parlamentonun faaliyetlerine ilişkinken, geri kalanı kapsamlı anayasal reformun farklı boyutlarına dokunuyordu. Anayasa komisyonu çalışmaları sürecinde başvuru sayısı 12 bine ulaştı.
Asya
Japon elektrik üreticisi JERA, ABD’deki veri merkezi için 3 milyar dolarlık büyük gaz yakıtlı santral kuracak

Nikkei Asia’nın pazartesi günü edindiği bilgiye göre Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, ABD’de aynı sahada yer alacak bir veri merkezi için yaklaşık 500 milyar yen, yani 3 milyar dolar değerinde büyük bir gaz yakıtlı elektrik santrali inşa edecek.
Bu adım, Japon şirketinin ABD’li teknoloji devlerinin yapay zekâya yönelik benzeri görülmemiş yatırımları karşısında hızla büyüyen enerji altyapısı talebinden pay alma hedefiyle birlikte geldi.
Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, büyük dil modellerinin eğitimi için bitişikteki veri merkezlerine elektrik sağlamak üzere ABD’de doğal gaz santrali inşa etmek amacıyla büyük Amerikan teknoloji şirketleriyle ortaklık kuruyor. 3 milyar dolarlık yatırım kapsamında kurulacak santralin 2028’de faaliyete geçmesi planlanıyor.
Bu proje, yapay zekâ eğitimi için istikrarlı elektrik arzına duyulan acil ihtiyacı yansıtıyor. Doğal gaz santralleri, veri merkezlerinin yüksek yük taleplerini karşılamak için geçiş dönemi çözümü işlevi görüyor.
Piyasa mekanizmaları açısından bakıldığında, yapay zekâ sermaye harcamaları elektrik üretimi ile veri merkezlerinin birlikte gelişimini tetikliyor. Finansman doğal gaz altyapısına ve hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerine yönelirken, elektrik ekipmanı tedarikçileri ve bulut hizmet sağlayıcıları bu süreçten fayda sağlıyor.
JERA daha önce yurt dışı enerji varlıklarına yönelik yatırımlarını aktif biçimde geliştirmişti. ABD’li teknoloji devleriyle bu santral işbirliği, Japon şirketlerinin küresel yapay zekâ tedarik zincirine katılma stratejisinin devamı niteliğinde. Bu eğilim, Microsoft gibi şirketlerin kendi veri merkezi enerji kaynaklarını inşa etmesine benzer bir yönelimi yansıtıyor.
Sermaye akışları bakımından proje, altyapı fonlarını ve enerji dönüşümü sermayesini kendine çekecek. Bu da doğal gazın yapay zekâ veri merkezleri için güvenilir bir baz yük enerji kaynağı rolünü güçlendirirken, yenilenebilir enerji ve depolama yatırımlarını da teşvik edecek.
Google ve Amazon’un veri merkezleri için uzun vadeli elektrik alım anlaşmaları imzalamasına benzer şekilde, Japon şirketleri de doğrudan yatırımlar yoluyla yapay zekâ büyümesinden doğan kazançları güvence altına alıyor. Bu süreç, küresel enerji ve bilişim altyapısının entegrasyonunu hızlandırıyor.
Özünde bu gelişme, teknolojik ikame ve sanayi zincirinin yeniden yapılandırılması anlamına geliyor. Yapay zekâ eğitiminde kullanılan hesaplama gücündeki patlayıcı büyüme, yerel elektrik tedarikini zorunlu kılıyor. Bu durum, fiyatlama gücünü geleneksel kamu hizmeti şirketlerinden veri merkezleri ile elektrik üretiminin birleşimine doğru kaydırıyor ve küresel enerji sermayesinin tahsisini yeniden şekillendiriyor.
Japon sanayiciler ve yöneticiler, ABD’ye ‘sonu gelmez’ yatırımlar konusunda uyardı
Asya
Güney Kore, Orta Doğu’da savaş sonrası yeniden imar için görev gücü kurdu

Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun pazartesi günü yaptığı açıklamada, Güney Kore hükümetinin, Güney Koreli şirketlerin çatışma sonrası yeniden imar çalışmalarına katılımını desteklemek amacıyla Orta Doğu genelinde ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını belirlemek üzere bir görev gücü kurduğunu söyledi.
Cho, düzenlediği basın toplantısında, “Güney Koreli şirketlerin Orta Doğu’daki yeniden imar çalışmalarına katılımını kolaylaştırmak ve bölgeyle daha geniş ekonomik işbirliği geliştirmek amacıyla bakanlık özel bir görev gücü kurdu ve yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını aktif biçimde tespit etti” dedi.
Cho, “Krizlere verdiğimiz yanıtlar, Orta Doğu ülkeleri nezdinde Güney Kore’nin zor zamanlarda yanlarında duran güvenilir bir ortak olduğu algısını güçlendirdi” diye ekledi.
Geçen hafta ABD ve İran, aylar süren savaşı sona erdirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Söz konusu mutabakat, iki ülke arasındaki ateşkesi 60 gün uzatacak; bu süre içinde nükleer meseleler ve diğer başlıkların ele alınarak nihai bir barış anlaşmasına varılması için müzakereler yürütülecek.
Cho, anlaşmanın yalnızca kısa vadeli bir gerilimi azaltma tedbiri olarak kalmaması, aynı zamanda bölgede kalıcı barış ve istikrarın temeli haline gelmesi için ABD ve daha geniş uluslararası toplumla birlikte çalışacaklarını taahhüt etti.
Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan Güney Kore bağlantılı gemilere ilişkin olarak Cho, hükümetin ilgili koşulları ve Kore gemileri ile mürettebatının güvenliğini yakından izlemeyi sürdürdüğünü söyledi.
Cho, “Bizim gemilerimiz de dahil olmak üzere tüm gemiler için serbest ve güvenli geçişin hızla yeniden tesis edilmesini sağlamak amacıyla ilgili ülkelerle işbirliğimizi sürdüreceğiz” dedi. “Yakın gelecekte İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi yapılması için Tahran ile koordinasyon halindeyiz” diye ekledi.
Okyanuslar Bakanlığı’na göre, Güney Kore tarafından işletilen iki gemi pazartesi günü Hürmüz Boğazı’ndan çıktı. Bu gemiler, geçen haftaki ABD-İran anlaşmasıyla stratejik deniz yolunun yeniden açılmasının ardından su yolundan geçen ilk Güney Kore bağlantılı gemiler oldu.
Bu çıkışla birlikte bölgede kalan Güney Kore bağlantılı gemi sayısı 22’ye düştü.
Daha sonra bakanlıktan üst düzey bir yetkili, Güney Kore ile ABD’nin bu yıl içinde, Seul’ün nükleer denizaltı arayışı ile uranyum zenginleştirme ve kullanılmış yakıtı yeniden işleme kabiliyetleri dahil olmak üzere temel nükleer işbirliği konularında anlaşmaya varmasının beklendiğini söyledi.
Kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkili, “Son görüşmeler Güney Kore’de yapıldı ve yakın gelecekte ABD’de yeni bir turun gerçekleştirilmesi bekleniyor” dedi.
Güney Kore’nin zenginleştirme ve yeniden işleme haklarını elde edebilmesi için ABD ile ikili nükleer işbirliği anlaşmasında, 123 Anlaşması olarak bilinen düzenlemede, kısmi ya da kapsamlı değişiklikler yapılmasını veya bir ek protokol kabul edilmesini sağlaması gerekecek.
Yetkili, “Bir anlaşmanın biçiminden çok içeriği önemlidir” dedi ve aynı ilkenin nükleer denizaltılara ilişkin görüşmeler için de geçerli olduğunu belirtti. “Mümkün olan en kısa sürede bir anlaşmaya varmak gibi net bir hedef belirledik” dedi.
Kuzey Kore konusunda ise yetkili, Çin’in Pyongyang’ın nükleer silah programına fiilen göz yumduğu yönündeki spekülasyonları reddederek, Pekin’in “bu konuyu kamuoyu önünde tartışmaktan kaçınmış göründüğünü” söyledi.
Bu açıklamalar, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in kısa süre önce Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile görüşmek üzere Pyongyang’a yaptığı ziyaretin ardından geldi. Önceki görüşmelerinin aksine, bu ziyarette Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması konusu kamuoyu önünde dile getirilmedi.
Bakanlık yetkilisi, “Çin’in bu konuyu kamuoyu önünde ele alma konusundaki isteksizliği, Kuzey Kore ile ilişkileri ve Pyongyang ile Moskova arasındaki büyüyen ilişki bağlamında daha geniş bir çerçevede değerlendirilmelidir” dedi.
Yetkili ayrıca Kuzey Kore, Çin ve Rusya arasında derinleşen hizalanmanın arzu edilmeyen bir durum olacağı uyarısında bulundu ve Güney Kore, Çin ve Japonya arasındaki üçlü işbirliğinin önemini vurguladı.
Başkan Lee Jae Myung’un kısa süre önce G7 zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump’a Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılmasının aşamalı olarak yürütülmesi yönünde yaptığı öneriye ilişkin olarak yetkili, Seul ile Washington’ın büyük ölçüde aynı çizgide kalmaya devam ettiğini söyledi.
“Çalışma düzeyindeki istişareler yoluyla ABD ile koordinasyonu sürdürdük; bu nedenle pozisyonlarımız arasında temel bir fark olduğunu düşünmüyorum” dedi.
Asya
Çin, Rusya’nın yaptırımlı LNG’si için ikinci terminali hazırlıyor

ABD yaptırımı altındaki Arktik LNG-2 projesinden geçen yıl sevkiyat almaya başlayan Çin, Rus sıvılaştırılmış doğalgazını kabul etmek için ikinci bir ithalat terminali hazırlıyor. Reuters’a konuşan kaynaklar, Şandong eyaletindeki yeni terminalin ekim ayına kadar hazır hale getirilmesinin planlandığını belirtiyor.
ABD yaptırımları altında bulunan ve geçen yıl Çin’deki bir limana sevkiyat gerçekleştiren Arktik LNG-2 projesinin yeni bir kabul noktasına sahip olabileceği belirtildi.
Reuters haber ajansına konuşan ve konu hakkında bilgi sahibi olan üç kaynak, Çin’in yaptırımlı Rus sıvılaştırılmış doğalgazını (LNG) işlemek üzere ikinci bir ithalat terminali hazırladığını aktardı.
Söz konusu kaynaklar, bu amaçla doğu eyaleti Şandong’da yer alan ve inşası yeni tamamlanan Lungkou LNG terminalinin kullanılacağını bildirdi.
Enerji sektöründen üst düzey bir yönetici, mekanik ekipman montajı tamamlanan terminalin kış sezonu başlangıcı olan ekim ayından önce hazır hale getirilmesinin planlandığını ifade etti.
Yeni terminali, Ağustos 2025’ten bu yana Rus LNG’sini kabul eden Beyhay terminalini de işleten boru hattı şirketi PipeChina yönetecek.
Arktik LNG-2 projesini yürüten Novatek şirketi, Çin’in tek alıcı olarak kalması nedeniyle ürünlerini yüzde 35 ila yüzde 40 indirimle satmak zorunda kalıyor.
Projeden gaz ihracatının normal şartlarda 2024 yılının başında başlaması öngörülüyordu, ancak ABD 2023 yılının sonbaharında projeye yönelik yaptırımlar uygulamaya koydu.
Novatek, bu gelişmenin ardından LNG’yi yüzer depolama tesislerine taşımaya başladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in gerçekleştirdiği ziyaret döneminde, Kamçatka açıklarında bulunan bu depolama tesislerinin birinden Çin’e yönelik ilk sevkiyatlar gerçekleştirildi.
Kpler verilerine göre, 10 aydan kısa bir sürede Çin, Arktik LNG-2 projesinden toplamda 2,6 milyon ton ağırlığında 41 parti LNG teslim aldı. Projenin geliştirme planı ise yıllık 18,9 milyon ton üretim yapılmasını öngörüyordu.
Buna göre Novatek, yaptırımlar sebebiyle projenin tam kapasiteyle çalışması durumunda hedeflenen miktarın yaklaşık 6 kat daha azını satabildi. Şirket, iki üretim hattını inşa etmesine rağmen üçüncü hattın inşasını ertelemek zorunda kaldı.
Reuters, Beyhay terminalinin yaptırım listesinde yer alan bir diğer tesis olan “Gazprom LNG Portovaya” fabrikasından da üç parti gaz kabul ettiğini kaydetti.
Beyhay’daki Çin terminalinin yıllık kapasitesi 6 milyon ton düzeyinde bulunurken, Lungkou’daki yeni terminalin yılda 5 milyon ton gaz kabul etme kapasitesine sahip olacağı belirtildi.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya7 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Asya2 hafta önceKuzey Kore, yaptırımlara rağmen özel tüketim, inşaat ve teknoloji hamlesi yapıyor
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe












