Bizi Takip Edin

Rusya

Lavrov, Ermenistan ile silah tedarik sorununu çözdüklerini açıkladı

Yayınlanma

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ermenistan’a teslim edilmeyen silahlar için yapılan ödemelerin başka amaçlarla mahsup edildiğini belirtti. Lavrov, Moskova’nın Erivan’ın Fransa ve Hindistan gibi ülkelerden silah almasında sakınca görmediğini de sözlerine ekledi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ermenistan’a teslim edilmeyen Rus silahları için yapılan ödemelerin başka amaçlar doğrultusunda mahsup edildiğini ve bu konunun çözüme kavuşturulduğunu açıkladı.

Lavrov ayrıca, Moskova’nın Ermenistan’ın başka ülkelerden silah tedarik etmesinde bir sorun görmediğini belirtti.

Dün Erivan’da gerçekleştirilen görüşmelerin ardından düzenlenen basın toplantısında Lavrov, “Ödeme yapılan ancak teslimatı gerçekleşmeyen sevkiyatlarla ilgili konuları bugün ele aldık ve çözüme kavuşturduk. Bu ödemeler başka amaçlar için mahsup edildi. Bu konuda herhangi bir çelişki bulunmuyor,” dedi.

Lavrov, Ermeni bir gazetecinin Azerbaycan’ın 2022’de Cermuk şehrine “Rus silahlarıyla” saldırdığını, buna karşılık parasını ödeyen Ermenistan’ın ise tüm teslimatları alamadığını belirtmesi üzerine bu açıklamayı yaptı.

Dışişleri Bakanı, cevabında Rus silah ve askeri teçhizatının Ermeni tarafınca Dağlık Karabağ’da, 1992-1994 yıllarında işgal edilen yedi Azerbaycan rayonu da dahil olmak üzere, mevkilerini güçlendirmek ve Bakü’nün aidiyetinin “hiçbir zaman tartışılmadığı” toprakları “çok uzun süre” elinde tutmak amacıyla kullanıldığını hatırlattı.

Ermenistan’a yönelik mevcut silah sevkiyatı durumuna değinen Lavrov, Rusya’nın Ukrayna’daki çatışma nedeniyle “tüm Avrupa’ya karşı savaştığı bir durumda” kendi silahlarını kullanmak zorunda olduğunu ifade etti.

Avrupa’nın Kiev’e çok miktarda silah gönderdiğini ve bunun da “Rusya’nın karşılık vermesini gerektirdiğini” vurgulayan Lavrov, “Bu durumda tüm yükümlülüklerimizi zamanında yerine getiremiyoruz. Ancak bu koşullarda bile Ermeni dostlarımızla sözleşmesi yapılmış bir dizi sistemi teslim ediyoruz. Ve bu uygulamayı sürdüreceğiz,” diye konuştu.

Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi (RIAC) düşünce kuruluşu tarafından hazırlanan yakın tarihli bir raporda, Ermenistan ve Rusya’nın 2021 yılında 400 milyon dolar değerinde son silah tedarik sözleşmeleri paketini imzaladığı belirtilmişti. Bu sözleşmeler hâlâ tam olarak yerine getirilmedi.

Öte yandan Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, Rusya’nın Ermenistan’ın silah ithalatındaki payı 2011–2020 yılları arasında yüzde 94’e ulaşırken, 2024 yılına gelindiğinde bu oran yüzde 10’a düştü.

Ermenistan, Fransa ve Hindistan’dan silah tedariki için anlaşmalar imzaladı.

RIAC verilerine göre, Ermenistan 2022-2023 döneminde Hindistan ile 1,5 milyar doların üzerinde silah alım sözleşmesi yaptı. Fransa ile ise 2023-2024 yıllarında yaklaşık 250 milyon dolar tutarında silah alım sözleşmeleri imzaladı.

Lavrov, Erivan’ın başka ülkelerden silah almasında “hiçbir sorun olmadığını” söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanı, “Bu, Ermeni dostlarımızın seçimi. Eğer ek tedarikler için bir Fransız alternatifine sahip olmak istiyorlarsa, buyursunlar; başka bir ülkeyse, buyursunlar. Biz hiçbir şeyi dayatmayacağız,” ifadelerini kullandı.

Lavrov sözlerini şöyle tamamladı: “Elbette, silahlar Fransa gibi düşman kampının başında yer alan bir ülkeden tedarik ediliyor. Bizzat Devlet Başkanı Emmanuel Macron ve tüm bakanları Rusya’ya karşı nefret kusuyor. Ancak müttefiklerimizin silahları nereden alacaklarına kendilerinin karar vermesi daha iyi olur.”

Ermenistan: Rus üssünün çekilmesi gündemde değil

Rusya

Rusya akaryakıt piyasasını ithalatla dengeleyecek

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ülkedeki akaryakıt piyasasının ithalat yoluyla dengeleneceğini açıkladı. Novak, iç piyasada dizel veya uçak yakıtı sıkıntısı bulunmadığını, sorunların yalnızca benzinle sınırlı olduğunu bildirdi.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Birleşik Rusya Partisinin kongresinin ikinci aşamasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya akaryakıt piyasasının ithalat yoluyla dengelenmesi gerektiğini ve ithalat hacminin piyasadaki açığa bağlı olarak değişiklik göstereceğini söyledi.

İthalat adımlarının geçici nitelik taşıdığını belirten Novak, “İthalat konusunda, piyasanın tam olarak ithalatla dengelenmesi gerektiği kanaatindeyim. Buradaki hacimler de geçici bir karakter taşıyor; ithalat hacmi açık durumuna göre dalgalanacaktır” dedi.

İç piyasada dizel yakıt sıkıntısı yaşanmadığını vurgulayan Novak, “Dizel yakıt yeterli seviyede. Tarım üreticilerinin ihtiyacı karşılandı, kuzey ikmali güvence altına alındı. Uçak yakıtı da yeterli miktarda bulunuyor. Sorunlar yalnızca benzinle bağlantılı” diye konuştu.

Birkaç Rus petrol rafinerisinin kısa süre önce bakım ve onarım çalışmalarını tamamlayarak piyasaya ek akaryakıt sevk etmeye başladığını kaydeden Novak, “Şu anda birkaç tesis yeniden işletmeye alındı” bilgisini paylaştı.

Novak, Euro-5 çevre sınıfının (Rusya’daki K-5 standardı) altındaki akaryakıtın Rusya pazarındaki payının yüzde 10’un altında kalarak önemsiz bir düzeyde olacağını ifade etti. Dikey entegre petrol şirketlerinin K-2, K-3 veya K-4 standartlarında yakıt üretmeyi planlamadığını ve K-5 standardında üretime devam edeceğini kaydetti.

Türkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı

Rusya hükümeti, ağustos ayı başında K2, K3 ve K4 sınıfı benzinlerin üretimini, ithalatını ve satışını 1 Temmuz 2027 tarihine kadar serbest bırakmıştı.

Novak başkanlığında 21 Ağustos’ta düzenlenen hükümet toplantısında Enerji Bakanlığı, petrol şirketlerinin iç pazara yönelik benzin ve dizel tedarikini artırma tavsiyelerini yerine getirdiğini bildirmişti.

Bu tedarik artışının, ithalatın yükseltilmesi ile K2, K3 ve K4 çevre sınıflarındaki yakıtların üretimi sayesinde sağlandığı aktarılmıştı.

O dönemden bu yana Rusya’nın 80’den fazla federe biriminde benzin ve dizel dağıtımına yönelik tam veya kısmi kontrol tedbirleri uygulandı.

Temmuz ayına doğru bazı bölgelerde bu kısıtlamalar kademeli olarak gevşetilmeye başlandı.

Enerji Bakanı Sergey Tsivilev, 18 Ağustos’ta yaptığı açıklamada bazı akaryakıt istasyonlarında kuyrukların sürdüğünü kabul etmiş ve bakanlığın bu sorunun çözümü üzerinde çalıştığını duyurmuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise akaryakıt piyasasındaki güçlükleri geçici olarak nitelemiş ve bu durumun genel ekonomik gidişatı etkileyemeyeceğini vurgulamıştı.

Rusya akaryakıt krizine karşı Asya’dan yakıt ithalatını artırıyor

Okumaya Devam Et

Rusya

Türkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı

Yayınlanma

S&P Global verilerine göre Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yüklenen Wendrix adlı tanker Rusya’ya doğru yola çıktı. Sevkiyat gerçekleştiğinde Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla yapılan ilk benzin ihracatı ve denizden beşinci yabancı yakıt ithalatı kayıtlara geçecek.

S&P Global bünyesindeki Commodities at Sea (CAS) biriminin verilerine göre, Rusya Türkiye’den ilk parti benzin sevkiyatını almaya hazırlanıyor.

Kommersant gazetesinin haberine göre analistler, Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yükleme yapan Wendrix adlı tankerin önümüzdeki hafta Rusya’ya ulaşmasının beklendiğini aktardı.

CAS, Mersin Limanı’nın Ukrayna’nın yaptırım listesinde yer aldığını, Wendrix tankerinin ise Avrupa Birliği, İngiltere, Ukrayna ve İsviçre tarafından yaptırım uygulanan gemiler arasında bulunduğunu kaydetti.

S&P Global, söz konusu sevkiyatın Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla gerçekleştirilen ilk kayıtlı benzin sevkiyatı ve Rusya’nın deniz yoluyla yurt dışından ithal ettiği beşinci parti yakıt olacağını bildirdi.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 19 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Rusya’nın yakıt ithalatına başladığını ifade etmişti.

Rusya’nın çeşitli bölgelerinde mayıs ayı sonundan itibaren yakıt tedarikinde aksamalar yaşanmaya başladı. Tam ya da kısmi kısıtlamalar 80’i aşkın bölgeyi etkilerken yetkililer temmuz ayından itibaren bazı bölgelerde bu tedbirleri gevşetmeye başladı.

Başbakan Yardımcısı Novak, haziran ayında ilgili bakanlık ve kurumlara iç yakıt piyasasını istikrara kavuşturacak tedbirler hazırlama talimatı verdi. Aynı dönemde havacılık yakıtı (kerosen) ihracatına yasak getirildi.

Temmuz ayı başında ise yakıt tedarikinin güvenilirliğini artırmak amacıyla Rus rafinerilerine Euro-3 standartlarına uygun benzin satma izni yıl sonuna kadar tanındı. Bu karardan birkaç gün sonra dizel ihracatı da yasaklandı.

Alınan bu tedbirlerin yanı sıra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iç yakıt pazarının güvenceye alınmasına yönelik bir yasayı imzaladı.

İlgili yasa, diğer düzenlemelerin yanında ham benzinin (nafta/düz koşum benzin) farklı bileşenlerle harmanlanmasına da imkan tanıyor.

Novak, hükümetin aldığı önlemlerin sonuç verdiğini belirterek birçok bölgede kısıtlamaların kaldırıldığını, faaliyet gösteren akaryakıt istasyonu sayısının arttığını ve kuyrukların azaldığını dile getirdi. Putin de ülkedeki yakıt sorunlarının geçici olduğunu vurguladı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Hindistan, Rusya’dan petrol ithalatını tarihi zirveye taşıdı

Yayınlanma

Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatlardaki aksamalar nedeniyle Hindistan’ın Rusya’dan petrol ithalatı tarihi zirveye çıktı. Kpler verilerine göre ülkenin toplam ham petrol ithalatı günlük yaklaşık 5 milyon varile ulaşırken Rus petrolü bu hacmin yarısından fazlasını oluşturdu.

Basra Körfezi’nden yapılan petrol sevkiyatlarında yaşanan aksamaların ardından Hindistan’ın Rusya’dan gerçekleştirdiği ham petrol alımları tarihi zirveye ulaştı.

Financial Times’ın analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Hindistan’ın toplam petrol ithalatı çatışmaların başlamasından bu yana en yüksek seviyeye çıkarak günlük yaklaşık 5 milyon varil oldu.

Alımlardaki bu artış, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlaması ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların daralmasının ardından kaydedildi.

Analiz verilerine göre, şubat ayında Rusya’dan Hindistan’a yapılan petrol sevkiyatı günlük yaklaşık 1 milyon varil düzeyindeydi.

Yeni Delhi yönetimi, haziran ve temmuz aylarında ise Rusya’dan günlük 2,6 milyon varilin üzerinde ham petrol ithal etti. Bu miktar, ülkenin toplam ham petrol ithalatının yarısından fazlasına karşılık geliyor.

Hindistan daha önce, Rusya ekonomisine destek vermekle suçlayan ABD Başkanı Donald Trump’ın eleştirilerinin ardından Rus petrolü alımlarını azaltmıştı.

Fakat alternatif tedarik kanallarındaki açık nedeniyle Washington, Hindistan’ın Rus ham petrolünü almaya devam etmesine olanak tanıyan muafiyetler sağladı.

İhtiyaç duyduğu petrol ve doğalgazın yüzde 90’ından fazlasını ithal eden Hindistan için Ortadoğu’daki aksamalar enerji güvenliği risklerini tırmandırdı.

Başbakan Narendra Modi, enerji güvenliğinin sağlanmasını temel önceliklerden biri olarak nitelendirerek alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesine hız verilmesi çağrısında bulundu.

Ülke enerjisinin omurgasını fosil yakıtlar oluşturmaya devam ediyor. Enerji tüketiminde kömürün payı yaklaşık yüzde 60, petrolün payı yüzde 28 seviyesindeyken nükleer enerjinin payı yüzde 1,6 düzeyinde kalıyor.

Reuters’ın hafta başında aktardığına göre, Hindistan’a sevk edilen Rus Urals petrolü mayıs ayından bu yana ilk kez gösterge Brent petrole kıyasla primli satılmaya başladı.

Üç işlemciye dayandırılan bilgilere göre, eylül teslimatlarında 1 ila 2 dolarlık indirimle işlem gören kargolar, bu hafta ekim teslimatları için varil başına 1 dolara varan primle teklif edildi.

Hint rafinerileri, İran’la yaşanan gerilimin tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı aksamaları sebebiyle Ortadoğu tedarikinin güvenliğine yönelik artan endişeler üzerine Rus petrolü alımlarını yükseltti.

Aynı etkenler, Uzak Doğu menşeli ESPO Blend türü dahil olmak üzere Çin’in Rus petrolüne yönelik talebini de destekledi.

İşlemciler, Çinli alıcıların Ortadoğu’dan gelebilecek olası aksamalara karşı alternatif aramasıyla ESPO primlerinin yükseldiğini belirtti.

Rus petrolü fiyat avantajı sayesinde Asyalı rafineriler için cazibesini korurken, güçlü talep doğrultusunda uygulanan indirimler yıl boyunca daralma kaydetti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English