Rusya
Lukoil, 22 milyar dolarlık varlıklarını satmak için zamanla yarışıyor

ABD’nin uyguladığı yaptırımlar nedeniyle uluslararası operasyonları kısıtlanan Rus enerji şirketi Lukoil, 13 Aralık tarihine kadar milyarlarca dolarlık varlığını elden çıkarmaya çalışıyor. Şirketin satış listesinde Irak’taki petrol sahalarından Avrupa’daki rafinerilere kadar geniş bir portföy bulunurken, potansiyel alıcılar arasında Batılı enerji devleri öne çıkıyor.
Rusya’nın petrol üretiminde ikinci büyük şirketi olan Lukoil, ABD’nin ekim ayında uygulamaya koyduğu yaptırımların ardından uluslararası varlıklarının büyük bölümünü elden çıkarmak için görüşmelerini sürdürüyor.
Şirket, İsviçreli emtia ticaret şirketi Gunvor’un satın alma teklifini reddetmesinin ardından, satış sürecini 13 Aralık tarihine kadar tamamlamayı hedefliyor.
Yaklaşık 22 milyar dolar değerindeki uluslararası portföy; petrol ve doğalgaz üretim projelerini, rafinerileri ve Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ile Amerika kıtasına yayılmış 2 binden fazla akaryakıt istasyonunu kapsıyor.
Söz konusu varlıklarla ilgili yapılacak herhangi bir satış işlemi için ABD Hazine Bakanlığı’nın onayı gerekiyor.
Batılı devler ve yatırımcılar satış masasında
Lukoil’in satışa çıkardığı varlıklarla ilgilenen şirketler arasında ABD merkezli enerji devleri Exxon Mobil ve Chevron Corp ile Birleşik Arap Emirlikleri’nden Abu Dhabi International Holding Company yer alıyor.
Bununla birlikte, potansiyel alıcı listesinde dikkat çekici isimler de bulunuyor. Pornhub sitesini de içeren yetişkin eğlence endüstrisi grubunun eski sahibi Avusturyalı yatırımcı Bernd Bergmair, Macaristan merkezli MOL ve ABD’li özel sermaye şirketi Carlyle da süreçle ilgilenen taraflar arasında gösteriliyor.
Irak sahaları için Exxon Mobil devreye girdi
Şirketin yurt dışındaki en değerli varlığı, dünyanın en büyük petrol rezervlerinden biri olan Irak’taki Batı Kurna-2 sahasındaki yüzde 75’lik hissesi olarak öne çıkıyor.
Lukoil, Irak tarafından yapılması gereken ödemelerin durması üzerine bu sahada mücbir sebep ilan etmişti. Iraklı yetkililer, söz konusu hisselerle en az iki Batılı ve bir Çinli şirketin ilgilendiğini belirtti.
Reuters ajansının 2 Aralık tarihli haberine göre Exxon Mobil, projedeki hisselerin satın alımı konusunda Irak Petrol Bakanlığı ile temasa geçti. Rus şirketi ayrıca Basra’nın batısındaki Eridu sahasını içeren 10 numaralı blokta yüzde 60 hisseye sahip bulunuyor.
Orta Doğu’daki diğer yatırımlar kapsamında şirket, Mısır’da Savra Petroleum ile ortak olduğu West Esh El Mallaha (WEEM) ve WEEM Extension sahalarında yüzde 50, İtalyan Eni’nin çoğunluk hissesine sahip olduğu Meleiha imtiyazında ise yüzde 24 payı elinde tutuyor.
Birleşik Arap Emirlikleri’nde ise devlet şirketi ADNOC tarafından işletilen Gaşa doğalgaz imtiyazında yüzde 10’luk bir paya sahip.
Lukoil, yaptırımlar nedeniyle Irak’taki dev petrol sahasında mücbir sebep ilan etti
Hazar havzasındaki projelere ABD muafiyeti
Orta Asya’daki operasyonlar, Batılı şirketlerin yönetimindeki büyük projelerle şekilleniyor. Lukoil, Kazakistan’daki Kaşagan sahasında yüzde 13,5, Tengiz sahasında yüzde 5 ve Kazak petrolünü Karadeniz’e taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu’nda (CPC) yüzde 12,5 hisseye sahip bulunuyor.
ABD Hazine Bakanlığı, şirketin bu üç projedeki operasyonlarını sürdürmesine izin verdi.
Bölgedeki diğer varlıklar arasında, İngiliz BP tarafından işletilen Azerbaycan’ın Şah Deniz doğalgaz sahasındaki yaklaşık yüzde 20’lik hisse yer alıyor.
Şirket ayrıca Özbekistan’da Güneybatı Gissar doğalgaz sahasını işletiyor ve Türkmenistan sınırına yakın Kandım-Havzak-Şadı projesinde yüzde 90 pay sahibi.
Afrika ve Latin Amerika’da ise Lukoil, Gana açıklarındaki Pecan petrol sahasını içeren Deepwater Tano Cape Three Points bloğunda yüzde 38, Kongo açıklarında Eni tarafından işletilen Marine XII bloğunda yüzde 25 ve Nijerya açıklarında Chevron yönetimindeki OML 140 bloğunda yüzde 18 hisseye sahip.
Meksika’da ise Eni ile deniz bloklarında işbirliği yapan şirket, Amatitlan bloğunun yüzde 50’sini elinde bulunduruyor.
Avrupa’daki tesislerin geleceği belirsizliğini koruyor
Rafineri operasyonları kapsamında şirket, Bulgaristan’ın Burgaz kentinde bulunan ve günde yaklaşık 190 bin varil işleme kapasitesine sahip Balkanlar’ın en büyük rafinerisini işletiyor.
Bulgaristan hükümeti, bu varlıklara el konulmasına ve satışına imkan tanıyan yasal değişiklikleri onayladı.
ABD Hazine Bakanlığı ise Bulgaristan’daki rafineri ve bazı varlıklarla ilgili işlemlere 29 Nisan 2026 tarihine kadar izin verdi.
Romanya’da ise günde 48 bin 600 varil kapasiteli Petrotel rafinerisi ve yaklaşık 300 istasyondan oluşan bir ağ şirketin kontrolünde bulunuyor.
Romanya Enerji Bakanı, 25 Kasım itibarıyla üç şirketin bu varlıkları satın almak için doğrudan görüşmeler yürüttüğünü açıkladı ancak isim vermedi.
ABD yaptırımları ayrıca şirketin Romanya açıklarında planladığı sondaj çalışmalarını da engelledi. Hollanda’da ise TotalEnergies ile ortak işletilen ve günde 180 bin varil kapasiteli Zeeland rafinerisinde yüzde 45 hisse bulunuyor.
Avrupa ülkeleri, yaptırım altındaki Lukoil’in varlıklarını kapışmaya başladı
Perakende ağında süre uzatıldı
ABD Hazine Bakanlığı, 4 Aralık’ta aldığı kararla Lukoil’in Rusya dışındaki akaryakıt istasyonlarının satışına ilişkin süreyi 13 Aralık’tan 29 Nisan 2026’ya kadar uzattı.
Bu gelişmeye rağmen, Finlandiya’daki istasyon ağını işleten Teboil, 21 Kasım’da yeniden yapılandırma başvurusunda bulundu.
Şirket, Finlandiya’daki toplam istasyon sayısının beşte birini oluşturan yaklaşık 430 istasyonun Lukoil tarafından satılmasını bekliyor.
Romanya hükümeti 2 Aralık’ta yaptığı yasal düzenlemeyle şirketin yerel varlıklarını kontrol etmesine olanak tanıdı. Moldova’da ise hükümet, Kişinev Uluslararası Havalimanı’ndaki yakıt ikmal kompleksini satın almak için görüşmeler yürütüyor.
ABD’de ise Lukoil markası altında faaliyet gösteren yaklaşık 200 istasyon bulunuyor; bunlardan birini Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 2003 yılındaki New York ziyareti sırasında ziyaret etmişti.
İsviçre merkezli ticaret kolu küçülüyor
Yaptırımlar, şirketin İsviçre merkezli ticaret kolu Litasco’nun faaliyetlerini durma noktasına getirdi.
Daha önce küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 4’ünü yöneten birim, Cenevre merkez ofisindeki ve Houston’daki çalışanlarının büyük bölümüyle yollarını ayırdı.
Reuters’a konuşan kaynaklara göre, Dubai’deki personele de işten çıkarma bildirimleri yapıldı, ancak bu çalışanların Şubat ayına kadar görevde kalması planlanıyor.
Yaptırım altındaki Lukoil, beklentilerin üzerinde temettü açıkladı
Rusya
Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.
Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.
Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.
Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.
Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.
İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.
Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.
Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.
Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.
Rusya
Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.
Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.
İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.
Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.
“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.
Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.
Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.
Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.
Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.
Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.
Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.
Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.
Rusya
Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.
Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.
RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.
Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.
Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.
Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.
RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.
Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.
Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.
Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.
Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”
Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.
Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.
Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.
Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Dünya Basını4 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Rusya5 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı












