Bizi Takip Edin

Rusya

Hindistan ve Rusya ortak silah üretimi için görüşmelere başladı

Yayınlanma

Hindistan, savunma sanayii stratejisinde değişikliğe giderek Rusya’dan doğrudan silah alımı yerine ortak üretim modeline geçmeye hazırlanıyor. Ukrayna savaşının başlamasından bu yana ilk kez Moskova’yı ziyaret eden Hint heyeti, Batı’nın yaptırım riskine rağmen askeri işbirliğini derinleştirmenin yollarını ele aldı.

Hindistan, Rusya ile savunma alanındaki ilişkilerini yeniden yapılandırarak doğrudan silah alımlarını kısmen ortak geliştirme ve üretim projeleriyle değiştirmeyi hedefliyor.

Reuters haber ajansının aktardığına göre bu hamle, Başbakan Narendra Modi’nin ülkeyi Batılı savunma şirketlerinin katılımıyla büyük bir üretim merkezine dönüştürme planlarını etkileyebilir.

Donald Trump’ın izlediği çatışmacı politikaların, Modi’yi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yakınlaşmaya ittiği belirtiliyor.

Hint savunma sanayii temsilcilerinden oluşan bir heyet, Putin’in Ukrayna’da başlattığı savaşın ardından ilk kez 29-30 Ekim tarihlerinde Rusya’yı ziyaret etti.

Konuya aşina üç kaynağın Reuters’a verdiği bilgiye göre heyette, önde gelen silah üreticilerinden en az yarım düzine üst düzey yönetici yer aldı.

Görüşmelere özel ve kamu savunma şirketlerinin yanı sıra askeri amaçlı dron ve yapay zeka geliştiren girişimler de katıldı.

Rusya ve Hindistan 70 maddelik ortak bildiri yayımladı

Ortak üretim tesisleri gündemde

Ziyaretin temel amacını ortak girişimlerin tartışılması oluşturdu. Masadaki başlıklar arasında MiG-29 savaş uçakları ve Rus hava savunma sistemleri için yedek parça üretimi öne çıktı.

Rusya tarafı ayrıca, gelecekte kendisine ihraç edilebilecek askeri teçhizatın geliştirilmesi için Hindistan’da kapasite oluşturulmasını teklif etti.

Putin’in bu temasların ardından gerçekleşen Hindistan ziyareti sırasında taraflar, ortaklığın yönünü değiştirdiklerini duyurdu.

İki ülke, Hindistan’ın kendine yeterliliğini artırmak amacıyla “gelişmiş savunma teknolojileri ve sistemlerinin ortak geliştirilmesi ve üretimine” odaklanma konusunda anlaştı.

Dev şirketler masaya oturdu

Moskova’daki görüşmelere katılanlar arasında, Kalyani Group bünyesinde füze ve topçu mühimmatı bileşenleri üreten Bharat Forge şirketinden bir üst düzey yönetici yer aldı.

Söz konusu yönetici tank, uçak ve helikopter parçalarının olası ortak geliştirilme süreçlerini ele aldı.

Adani Group’a bağlı Adani Defence and Aerospace ise Genel Müdür Ashish Rajvanshi tarafından temsil edildi. Toplantılarda Hindistan Savunma Üreticileri Birliği’nden bir yönetici de hazır bulundu.

Adani Group temsilcisi, grup bünyesindeki herhangi bir şirketin yöneticilerinin bu toplantılara katıldığı bilgisini yalanladı.

Reuters’ın askeri üretimden sorumlu Sanjeev Kumar tarafından temsil edildiğini bildirdiği Hindistan Savunma Bakanlığı ve diğer şirketler ise yorum taleplerine yanıt vermedi.

Hintli bir üst düzey yöneticiye göre şirketler, ikincil yaptırım riskleri nedeniyle Rusya ile savunma sektöründeki anlaşma ihtimallerini temkinli bir şekilde değerlendirecek.

Moskova ile işbirliğinin derinleşmesi, Batılı şirketlerle yürütülen projelerin gelişimini de sekteye uğratabilir.

Batılı diplomatlar daha önce, Hindistan’a askeri teknoloji transferinin önündeki temel engelin Rusya ile olan bağlar ve devasa Rus silah stoğu olduğunu ifade etmişti.

İthalat verilerinde düşüş

Hindistan fabrikalarında halihazırda füzelerin ve Kalaşnikof piyade tüfeklerinin ortak üretimi sürüyor.

Fakat Rusya’dan AK-203 montaj kitlerinin tedarikinde yaşanan gecikmeler nedeniyle Yeni Delhi yönetimi daha önce ABD’den 73 bin adet tüfek satın almak zorunda kalmıştı.

Hindistan son yıllarda silah alımlarını azalttı. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre Rusya, 2009-2013 döneminde Hindistan’ın silah ithalatının yüzde 76’sını karşılarken, bu oran 2019-2023 döneminde yüzde 36’ya geriledi.

Hindistan ile Rusya’dan 2 milyar dolarlık nükleer denizaltı anlaşması

Rusya

Eski Aeroflot Genel Müdürü Poluboyarinov tutuklandı

Yayınlanma

Rus havayolu şirketi Aeroflot’un eski genel müdürü ve devlet kuruluşu Rosteh’in başkan danışmanı Mihail Poluboyarinov, görevini kötüye kullanma suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Moskova’daki Tverskoy Mahkemesi, Poluboyarinov’un gözaltına alınmasının ardından tutuklanmasına karar verdi.

Rusya’nın ulusal havayolu şirketi Aeroflot’un eski genel müdürü ve devlet kuruluşu Rosteh’in genel müdür danışmanı Mihail Poluboyarinov, hakkında açılan ceza davası kapsamında gözaltına alınmasının ardından tutuklandı.

Mediazona ve Vedomosti gazetelerinin kaynaklarına dayandırdığı haberlere göre, Moskova’daki Tverskoy Mahkemesi, 19 Haziran’da Poluboyarinov’un görevini kötüye kullanma suçlamasıyla tutuklu yargılanmasına karar verdi.

Vedomosti’nin kaynağı, tutuklama kararının Poluboyarinov’un VEB.RF bünyesinde çalıştığı döneme ve 2016 yılındaki banka kurtarma (sanasyon) süreçlerine ilişkin gelişmelerle bağlantılı olabileceğini belirtti.

Poluboyarinov, 2020 yılında devlet kuruluşu VEB.RF’nin yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyordu.

Aynı mahkeme, Nisan 2026’da VEB.RF’nin mevcut başkan yardımcısı Artem Dovlatov hakkında da ev hapsi kararı vermişti. Dovlatov’a da görevini kötüye kullanma suçlaması yöneltilmişti.

Kasım 2020’den Nisan 2022’ye kadar Aeroflot’u yöneten Poluboyarinov, Avrupa Birliği’nin kendisine yönelik kişisel yaptırımlar uygulamasının ardından görevinden ayrılmıştı.

Dönemin Ulaştırma Bakanı Vitaliy Saveliyev, söz konusu istifayı “stresli koşulların hızlı kararlar gerektirmesi ve herkesin bu koşullarda çalışmaya hazır olmaması” gerekçesiyle açıklamıştı.

Poluboyarinov, Ocak 2023’te devlet kuruluşu Rosteh’e geçerek Genel Müdür Sergey Çemezov’un danışmanı olmuş ve burada grubun finansal destek süreçlerinden sorumlu olarak görev yapmaya başlamıştı.

Rusya Anayasa Mahkemesi Başkanı: Yolsuzluk Nazizm ve terörden daha tehlikeli bir düşman

Okumaya Devam Et

Rusya

Novak: Rusya akaryakıt piyasasında durum kontrol altında

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ülkedeki akaryakıt piyasasında durumun kolay olmasa da kontrol altında olduğunu, hükümetin Kırım, Sivastopol, Kaliningrad ve Uzak Doğu bölgelerine özel önem verdiğini açıkladı. Novak, dizel yakıt ihracatına tamamen yasak getirilmesi seçeneğinin değerlendirildiğini belirtti.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile salı günü gerçekleştirdiği toplantıda, ülkedeki akaryakıt piyasasında durumun kolay olmadığını ancak kontrol altında tutulduğunu söyledi.

Novak, yetkililerin Kırım, Sivastopol, Kaliningrad ve Uzak Doğu bölgelerine özel önem verdiğini belirtti.

Başbakan Yardımcısı Novak, hükümetin dizel yakıt ihracatının tamamen yasaklanması olasılığını da değerlendirdiğini kaydetti.

Rusya’nın merkez kesimindeki bazı büyük petrol rafinerilerinin bir dizi insansız hava aracı (İHA) saldırısı nedeniyle faaliyetlerini durdurması, haziran ayının ikinci on günlük döneminin sonuna doğru benzin üretiminin geçen yılın haziran ayına kıyasla yüzde 25 oranında düşmesine yol açarak açık yaşanması riskini doğurdu.

Rusya hükümeti, akaryakıt sıkıntısıyla mücadele kapsamında rafinerilerin iç piyasaya yönelik daha düşük kalite standartlarında benzin ve dizel üretmesine izin verdi. Ayrıca Rusya’nın bu ay içinde deniz yoluyla benzin ithal etmeyi planladığı bildirildi.

Gelişmeler, 2026 yılında Rusya iç piyasasındaki akaryakıt arzında yaşanan kesintiler bağlamında gerçekleşiyor.

Rusya’da toptan akaryakıt fiyatları rekor seviyeye ulaştı

Novak salı günü yaptığı açıklamada, lojistik sorunları çözdüklerini ve akaryakıt istasyonlarına yapılan tedariki kontrol ettiklerini, bölgelerin akaryakıt ihtiyacını karşılamak için gerekli tüm araçları operasyonel düzeyde devreye soktuklarını aktardı.

Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi (Rosstat) verilerine göre, 9-15 Haziran tarihleri arasında Rusya’da perakende benzin fiyatlarının artış hızı yüzde 1,0’e yükselirken, dizel fiyatları aynı dönemde yüzde 0,8 arttı.

Geçen yılın sonundan bu yana kaydedilen fiyat artışı ise benzinde yüzde 6,6, dizel yakıtta ise yüzde 5,7 olarak ölçüldü.

Tüm petrol rafinerilerinin işleme kapasitelerini artırdığını ve planlı bakım çalışmalarını ertelediğini belirten Novak, sürece ilişkin şu bilgileri verdi:

“Daha önce kullanılmayan rezervleri devreye alıyoruz, ayrıca iç piyasaya ek hacimlerde akaryakıt tedarik edilmesini teşvik ediyoruz. Bu doğrultuda hükümetle birlikte vergi mevzuatında yapılacak değişiklikler de hazırlandı.”

Novak, söz konusu yasal değişikliklerin yakın zamanda değerlendirilerek kabul edileceğini de sözlerine ekledi.

Salı günü Vedomosti gazetesinde yer alan haberde ise Rusya hükümetinin, bütçe ödemelerinin ithal petrol ürünlerini de kapsayacak şekilde sönümleyici (damping) mekanizmanın ayarlanması dahil olmak üzere akaryakıt piyasasını istikrara kavuşturacak bir plan hazırladığı yazıldı.

Rusya’da yakıt krizi derinleşiyor: Altı bölgede satış sınırlaması

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’nın petrol ihracatı yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Yayınlanma

Rusya’nın petrol ihracatı, kilit alıcı konumundaki Hindistan pazarında artan rekabete rağmen haziran ayında günlük 4,11 milyon varili aşarak yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bloomberg’in gemi takip verilerine dayandırdığı habere göre, denizdeki Rus petrolü miktarı da nisan ayındaki dip seviyesine kıyasla yüzde 26 artarak 125 milyon varile yükseldi.

Rusya’nın petrol ihracatı, kilit alıcısı olan Hindistan pazarındaki rekabetin kızışmasına rağmen yılın başından bu yana kaydedilen en yüksek hacme ulaştı.

Bloomberg’in gemi takip verileri ve liman acentesi raporlarına dayandırdığı haberine göre, ABD yaptırımlarının askıya alınmasının ardından İran’ın sevkiyatlarını artırmasıyla birlikte Hindistan pazarındaki rekabet güçlendi.

Haftalık verilere göre, 21 Haziran ile biten haftada Rusya’nın günlük ortalama petrol sevkiyatı 4,11 milyon varile yükselerek yılın zirvesine ulaştı.

Bir önceki hafta bu miktar günlük 3,9 milyon varil seviyesindeydi. Söz konusu haftada 38 tanker toplam 28,79 milyon varil Rus petrolü yüklerken, önceki haftalık dönemde 37 gemiyle 27,29 milyon varil petrol taşınmıştı.

Denizdeki Rus petrolü hacmi de nisan ayında kaydedilen yaklaşık 100 milyon varillik dip seviyenin yüzde 26 üzerine çıkarak 125 milyon varile ulaştı. Haberde, bu hacmin neredeyse tamamının transit halindeki gemilerde bulunduğu kaydedildi.

Küresel fiyatlardaki düşüş gelirleri etkiledi

Analistlerin değerlendirmelerine göre, Rusya’nın petrol ihracatının brüt değeri, Brent, WTI ve Dubai ham petrolü gibi küresel göstergelerdeki düşüşe paralel olarak Urals petrolü fiyatlarının gerilemesi nedeniyle azaldı.

21 Haziran ile biten dört haftalık süreçte haftalık ihracat geliri, 14 Haziran öncesindeki dönemde kaydedilen 2,02 milyar dolardan 1,72 milyar dolara geriledi.

Fiyatlardaki bu düşüşte ABD-İran görüşmelerindeki ilerlemenin etkili olduğu belirtildi.

Urals petrolünün varil fiyatı Baltık limanlarında 8,10 dolar düşüşle 69,98 dolara, Karadeniz’de ise 7,90 dolar kayıpla 69,37 dolara indi.

Rusya’nın ESPO türü petrolünün fiyatı 7,40 dolar azalarak 79,87 dolar olurken, Argus Media verilerine göre Hindistan teslimatlı petrol fiyatları üst üste dokuzuncu haftada da gerileyerek varil başına 8,80 dolar düşüşle 90,36 dolara indi.

Rusya’nın Asyalı müşterilerine yaptığı petrol sevkiyatı günlük 3,73 milyon varille 2022 yılından bu yana en yüksek seviyeye çıktı.

Bununla birlikte, varış noktası doğrudan Çin ve Hindistan olarak belirtilen tankerlerin hacminde düşüş görülürken, nihai varış noktası belirtilmeyen gemilerin taşıdığı petrol miktarı günlük yaklaşık 1,95 milyon varile yükseldi. Bu miktarın 1,56 milyon varillik kısmını Batı limanlarından kalkarak Port Said veya Süveyş Kanalı gibi ara noktalara giden gemiler ile net teslimat noktası bulunmayan Pasifik tankerleri oluşturdu.

Bloomberg, ABD ve İran arasında Hürmüz Boğazı’nın açılmasını öngören mutabakatın ardından Ortadoğu’dan yapılacak sevkiyatların artması durumunda, Rusya’nın küresel pazardaki petrol ihracatının azalabileceğine işaret etti.

Savaş öncesi dönemde dünyada tüketilen petrolün yaklaşık yüzde 20’si bu güzergahtan taşınıyordu.

Reuters’ın uluslararası analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı haberinde ise haziran ayında Rusya’dan Hindistan’a yapılan petrol ve kömür sevkiyatının, mayıs ayındaki günlük 2,13 milyon varil seviyesinden günlük 2,55 milyon varillik rekor seviyeye ulaşacağı belirtildi.

Hindistan’ın Rus petrolüne yönelimi, İran’daki savaş nedeniyle yaşanan enerji krizi ortamında ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Rus petrolü alımına yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasının ardından gerçekleşmişti. Trump, haziran ayında yaptığı açıklamada küresel petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle Rus petrolüne yönelik yaptırım muafiyetlerinin yakında kaldırılabileceğini ifade etmişti.

Hürmüz Boğazı’nın açılması, ABD’nin yaptırımları gevşeterek satışına izin verme taahhüdünde bulunduğu İran petrolünün piyasaya dönüşünü hızlandırdı.

Bloomberg, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı açık petrol sevkiyatını savaşın başlangıcından bu yana en yüksek seviyeye çıkardığını bildirdi.

ABD ve İran, 18 Haziran gecesi çatışmaların durdurulmasını, 60 gün içinde nihai anlaşma müzakerelerinin yapılmasını, yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını, Hürmüz Boğazı’nın açılmasını ve nükleer programın ele alınmasını öngören bir mutabakat zaptı imzaladı.

Anlaşmanın duyurulmasının ardından Brent petrolü üç ay sonra ilk kez varil başına 83 doların altına geriledi.

Ancak Tahran, iki gün sonra ABD’yi anlaşmayı ihlal etmekle suçlayarak ve İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını gerekçe göstererek boğazı yeniden kapattığını duyurdu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English