Bizi Takip Edin

Rusya

Lukoil, yurtdışı varlıklarının satışı için Carlyle ile anlaşma imzaladı

Yayınlanma

Rus enerji şirketi Lukoil, yurtdışı varlıklarını yöneten iştiraki LUKOIL International GmbH’nin satışı konusunda ABD merkezli yatırım şirketi Carlyle ile mutabakata vardı. Şirket, Kazakistan’daki varlıkların anlaşma kapsamı dışında tutulduğunu ve sürecin tamamlanmasının ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nin (OFAC) onayına bağlı olduğunu bildirdi.

Rus enerji şirketi Lukoil, grubun yurtdışı varlıklarını bünyesinde bulunduran yüzde 100 iştiraki LUKOIL International GmbH’nin satışı için ABD’li yatırım şirketi Carlyle ile anlaşma imzaladığını duyurdu.

Şirketten yapılan açıklamada, satış sürecinin belirli düzenleyici onaylara tabi olduğu vurgulandı.

“Kazakistan’daki varlıklar grubun mülkiyetinde kalacak”

İnterfaks ajansının aktardığına göre Lukoil tarafından yapılan açıklamada, şirketin Orta Asya’daki stratejik varlıklarının satış sürecine dahil edilmediği belirtildi.

Açıklamada, “Bu işlemin kapsamına, Lukoil grubu mülkiyetinde kalacak ve ilgili lisans çerçevesinde faaliyetlerini sürdürecek olan Kazakistan Cumhuriyeti’ndeki varlıklar dahil değildir” ifadesine yer verildi.

Şirket, imzalanan anlaşmanın Carlyle için münhasır nitelik taşımadığını ve sürecin tamamlanmasının çeşitli ön koşulların yerine getirilmesine bağlı olduğunu kaydetti.

Bu koşullar arasında, ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nden (OFAC) Carlyle ile yapılacak işlem için gerekli iznin alınması da bulunuyor. Lukoil, diğer potansiyel alıcılarla görüşmelerin sürdüğünü bildirdi.

LUKOIL International GmbH’nin satış kararı, bazı devletlerin Lukoil ve iştiraklerine yönelik uyguladığı yaptırımlar nedeniyle alındı.

ABD Hazine Bakanlığı, Lukoil’i 22 Ekim 2025 tarihinde yaptırım listesine aldı.

Bakanlığa bağlı OFAC birimi, şirketin yurtdışı varlıklarını yaptırım uygulanmayan tüzel kişilere satma potansiyelini dikkate alarak, 13 Aralık’a kadar geçerli bir lisans yayımladı. Söz konusu lisans önce 17 Ocak’a, ardından 28 Ocak 2026’ya kadar uzatıldı.

Bu izin; nihai anlaşma şartlarının müzakere edilmesi, finansal ve hukuki incelemelerin yapılması ile üçüncü taraf danışmanların sürece dahil edilmesini kapsıyor.

ABD’deki Lukoil bayileri yaptırım kıskacında

“Çatışma devam ettiği sürece onay yok”

Lukoil, ABD ve İngiltere’nin (15 Ekim) yaptırım kararlarının ardından yurtdışı varlıklarını elden çıkarma niyetini açıklamıştı.

Bu süreçte uluslararası emtia ticaret şirketi Gunvor, Lukoil’in yurtdışı varlıklarını satın almak için teklif verdi ve taraflar temel şartlarda uzlaştı.

Fakat ABD Hazine Bakanlığı’nın, Ukrayna’daki çatışma devam ettiği sürece Gunvor’a ticari faaliyet lisansı vermeyeceğini açıklaması üzerine işlem gerçekleştirilemedi. Bu gelişmenin ardından alıcı taraf teklifini geri çekti.

Gunvor’un süreçten çekilmesinin ardından LUKOIL International için çok sayıda alıcı devreye girdi.

Basına yansıyan bilgilere göre, ABD merkezli enerji devleri Chevron Corp. ve ExxonMobil, Abu Dabi devlet şirketi ADNOC, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli International Holding Company (IHC), Suudi Arabistan merkezli Midad Energy ve Avusturyalı iş insanı Bernd Bergmair şirkete ilgi gösteren taraflar arasında yer alıyor.

Ayrıca ABD’li iş insanı Todd Boehly’nin de BAE’li bir yatırımcı grubuyla süreci takip ettiği belirtiliyor.

ABD devi Chevron, Irak’ta Rus Lukoil’in yerini almaya hazırlanıyor

Üretim ve rezerv verileri

Lukoil; Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Irak, Mısır, Kamerun, Nijerya, Gana, Meksika, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kongo Cumhuriyeti’ndeki projelerde faaliyet gösteriyor.

Şirketin portföyünde Bulgaristan, Romanya ve Hollanda’da rafineriler ile 19 ülkede yaklaşık 2 bin 500 istasyondan oluşan bir akaryakıt dağıtım ağı bulunuyor.

Şirket verilerine göre, Lukoil’in uluslararası projelerdeki kanıtlanmış petrol ve gaz rezervleri 2024 sonu itibarıyla 1 milyar 345 milyon varil petrol eşdeğeri seviyesinde gerçekleşti.

Batı Kurna-2 projesi hariç tutulduğunda, uluslararası projelerden elde edilen gaz kondensatı dahil petrol üretimi 2024 yılında 3,9 milyon ton, doğalgaz üretimi ise 16,2 milyar metreküp oldu.

Grubun Avrupa rafinerilerindeki işleme hacmi, Mayıs 2023’te İtalya’daki ISAB rafinerisinin satılması nedeniyle yıllık bazda yüzde 18 düşüşle 13,5 milyon tona geriledi.

Yurtdışı perakende petrol ürünleri satışları ise 2024 yılında 4,2 milyon ton olarak kaydedildi.

Batılı ülkelerden belirli projelere muafiyet

Londra yönetimi, Lukoil’in uluslararası varlıklarıyla ilgili işlemlere 26 Şubat’a kadar izin verdi. OFAC ise Rus şirketin yurtdışı akaryakıt istasyonlarının faaliyetlerine ilişkin izni 29 Nisan 2026’ya kadar uzattı.

Şirketin bazı yurtdışı projeleri hem İngiltere hem de ABD yaptırımlarından muaf tutuldu. Bu projeler arasında Tengiz ve Karaçaganak sahalarını geliştirme projeleri ile Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) yer alıyor.

Analistlerin tahminlerine göre, Lukoil’in yurtdışı iş hacminin değeri 14 milyar euro ile 21 milyar euro arasında değişiyor.

Ancak yaptırımlardan muaf tutulan projelerdeki payların bu değerlemeye dahil olup olmadığı belirsizliğini koruyor.

Öte yandan Kazakistan hükümeti, Lukoil’in ortak projelerdeki payının geri satın alınması konusunda OFAC’a resmi başvuruda bulundu.

Lukoil, 22 milyar dolarlık varlıklarını satmak için zamanla yarışıyor

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English