Diplomasi
Mali’de neler oluyor?

Mali’nin başkenti Bamako’ya düzenlenen koordineli saldırılar ve kuzeydeki stratejik bölgelerin isyancıların kontrolüne geçmesi Batı Afrika’da derin bir sarsıntı yarattı. Savunma Bakanı’nın ölümü ve Rus güçlerinin Kidal’den çekilmesiyle sonuçlanan süreç, 2020’de darbeyle göreve gelen askeri hükümetin geleceğine dair belirsizlikleri artırdı.
Mali’de isyancı grupların ve militanların gerçekleştirdiği koordineli saldırıların, başkent Bamako’ya sızarak Savunma Bakanı’nı öldürmesi ve ülkenin kuzey bölgelerinde kontrolü ele geçirmesinin Batı Afrika’yı sarstı.
Mali’nin çeşitli şehirlerinde yaşayanlar cumartesi sabahı silah sesleri ve patlamalarla uyandı. Saldırıların sorumluluğunu, ayrılıkçı Azawad Kurtuluş Cephesi (FLA) ile El Kaide bağlantılı JNIM gruplarının oluşturduğu bir ittifak üstlendi.
Taarruzun kapsamı ve FLA’nın kontrolüne geçen kuzeydeki Kidal şehrinden Mali ve Rus birliklerinin çekilmesi, 2020 yılındaki askeri darbeyle iktidara gelen hükümetin dayanıklılığına dair şüpheleri güçlendirdi.
Mali hükümetine liderlik eden Albay Assimi Goita, saldırıların başlamasının ardından birkaç gün boyunca kamuoyu önüne çıkmadı.
Bu durum, askeri yönetimin geleceğinin yanı sıra güvenlik tehditleriyle mücadele amacıyla Mali ve komşu ülkelerde konuşlandırılan Rus birliklerinin rolü hakkında da soruları beraberinde getirdi.
Gelişmeler ışığında bölge için üç muhtemel senaryo öngörülüyor.
Birinci senaryo: Askeri yönetim iktidarda kalarak karşı saldırıya geçecek
Pek çok analist, ordunun büyük şehirlerin, kasabaların ve devlet kurumlarının çoğunu kontrol etmeye devam etmesi nedeniyle bunun kısa vadede en muhtemel sonuç olduğunu değerlendiriyor.
Ancak uzmanlar, ordunun JNIM ve FLA’ya karşı başlatacağı karşı taarruzun önümüzdeki günlerinin belirleyici olabileceğini ifade ediyor.
Global danışmanlık şirketi Control Risks’in kıdemli analisti Beverly Ochieng, böyle bir operasyonun başarısının veya başarısızlığının askeri yönetimin ömrünü tayin edeceğini belirtti.
Taarruzun başlamasından üç gün sonra ulusa seslenen Albay Goita, durumun kontrol altında olduğunu dile getirerek saldırıların sorumlularını etkisiz hale getirme sözü verdi.
Bu konuşma öncesinde sosyal medyada Goita’nın Rusya’nın Bamako Büyükelçisi İgor Gromyko ile görüştüğü fotoğrafların paylaşılması, askeri yönetimin Moskova ile ittifakı hala önemli gördüğü şeklinde yorumlandı.
Ayrıca askeri liderin, saldırıda yaralananların tedavi gördüğü hastaneyi ziyaretine dair görüntüler de kamuoyuna yansıdı.
Buna karşın analistler, Savunma Bakanı Sadio Camara’nın ölümünün olası bir karşı taarruzda birliklerin koordinasyonunu zayıflatabileceğini kaydediyor.
Konrad Adenauer Vakfı Sahel Programı Başkanı Ulf Laessing, Camara’nın ölümünün Rusya ile ilişkilere de olumsuz yansıyabileceğini ifade etti.
Laessing, Camara’nın güç yapısındaki en etkili isimlerden biri olduğunu, Moskova için ana aracı ve Rus paralı askerlerinin Sahel’e konuşlandırılmasının fikir babası olduğunu ekledi.
Hükümet güçleri, ülkenin kilit bölgelerinde kontrolü sağlamak için mücadele ettiklerini bildiriyor. FLA’nın Kidal’den güneye doğru ilerleme niyetini açıklaması nedeniyle bu görevin zorlu olacağı öngörülüyor.
İsyancıların sözcüsü Mohamed Elmaouloud Ramadane, Gao şehrini kontrol altına almak istediklerini belirterek, şehrin girişlerinin düştüğünü ancak askeri kampların henüz ele geçirilmediğini söyledi.
Ramadane, tarihi Timbuktu şehrinin de hedefleri arasında olduğunu ve Gao ile Kidal’in tam kontrolü sağlandığında burayı ele geçirmenin kolay olacağını ifade etti.
Askeri yönetim, yaklaşık altı yıl önce iktidarı ele aldığında halk desteğine sahipti ve güvenlik sorunlarını çözme vaadinde bulunmuştu.
Fakat son bir yılda, JNIM’in başkente yönelik yakıt ablukası ve yürüttüğü ekonomik savaş nedeniyle savunma pozisyonuna geçmek zorunda kaldı. Silahlı grupların ilerleyişi sürerse Mali, askeri yönetimin geleceğini etkileyecek uzun süreli bir çatışma süreciyle yüzleşebilir.
İkinci senaryo: Askeri yönetim Rusya’dan destek alsa da yeni ortaklar arayacak
Ochieng, hafta sonu gerçekleşen saldırıların Rusya’nın Mali’deki güvenilir güvenlik ortağı imajını zedelediğini vurguladı.
Mali’de on yılın başında yaşanan darbenin ardından orduyu destekleyen Fransız güçlerine çekilme talimatı verilmiş, yerlerine isyanın bastırılmasına yardımcı olmaları için Rus askeri personeli gelmişti.
Laessing, Rusya’nın Afrika Kolordusu’nun büyük şehirleri koruyamaması ve Kidal’in düşmesiyle Rusya’nın itibarının büyük bir darbe aldığını belirtti. Mali’nin Rusya’nın desteğinden vazgeçmeyeceği ancak başka ortaklar aramaya başlayabileceği değerlendiriliyor.
Muhtemel seçeneklerden birinin, Afrika’daki nüfuzunu genişletmek isteyen Türkiye ile bağların güçlendirilmesi olabileceği ifade ediliyor.
Ochieng’e göre, Mali’de başkanlık muhafızlarını eğitmek üzere bir Türk güvenlik temsilcisinin görevlendirildiğine dair raporlar bulunuyor.
Savunma alanında halihazırda bağları bulunan Türkiye’nin tedarik ettiği insansız hava araçlarının, 2024 yılında Kidal’in isyancılardan geri alınmasında kilit rol oynadığı bildirilmişti.
Mali’nin, uzun yıllardır gergin olan ilişkilerine rağmen ABD ile yeniden temas kurduğuna dair işaretler de mevcut. Bu yıl ABD Dışişleri Bakanlığı Afrika İşleri Sorumlusu Nick Cheker, Bamako’yu ziyaret ederek ABD’nin Mali’nin egemenliğine saygı duyduğunu ifade etti ve politikadaki hataları aşmayı hedefleyen yeni bir rota çizdi.
Cheker ayrıca, ABD’nin güvenlik ve ekonomi alanındaki ortak öncelikler konusunda Mali’nin komşuları Burkina Faso ve Nijer ile daha yakın çalışma niyetinde olduğunu söyledi.
Bamako yönetiminin, tamamı askerler tarafından yönetilen Mali, Nijer ve Burkina Faso’dan oluşan Sahel Devletleri İttifakı’na daha fazla dayanabileceği de öngörülüyor. Bu blok Mali’ye destek sözü vermiş olsa da henüz büyük ve birleşik bir askeri güç olarak harekete geçmedi.
Rusya için temel soru, Mali’nin güvenlik bağlarını çeşitlendirmesi durumunda nüfuzunu koruyup koruyamayacağı noktasında toplanıyor.
Bu kriz, askeri ortaklıklar yoluyla Afrika’da etkisini artıran Rusya’nın genel stratejisi için bir dayanıklılık testi niteliği taşıyor. Rus destekli güçlerin kilit müttefikleri koruyamaması halinde bölgedeki diğer hükümetlerin de Moskova’ya ne kadar güvenilebileceği konusundaki yaklaşımlarını gözden geçirebileceği belirtiliyor.
Üçüncü senaryo: Askeri yönetim devrilecek, ancak yerine kimin geçeceği belirsiz
Cumartesi günkü saldırılar, askeri yönetime karşı son yılların en ciddi meydan okumasını oluşturdu. Artan toplumsal hoşnutsuzlukla birlikte yeni saldırıların askeri yönetim üzerindeki baskıyı artırabileceği kaydediliyor.
Olası senaryolardan biri, başka bir subay grubunun yönetime el koyacağı yeni bir askeri darbe olarak görülüyor.
Diğer taraftan, FLA ve JNIM ittifakının mevcut hükümetin yerini alması ihtimali üzerinde durulsa da bu durumda grubun ciddi iç fikir ayrılıklarıyla karşılaşacağı öngörülüyor.
FLA kendisini siyasi ve milliyetçi bir hareket olarak tanımlarken, JNIM silahlı bir İslamcı örgüt yapılanması taşıyor.
Mali’deki ayrılıkçılar ve İslamcı gruplar, Tuareg isyanının İslamcı militanlarca devralındığı 2012 yılından bu yana dönemsel olarak yakınlaşıp uzaklaştılar.
Daha önce bir FLA temsilcisi, JNIM militanlarını kuzenleri olarak nitelendirmiş ve ortak düşmana karşı tek bayrak altında hareket etmeleri gerektiğini söylemişti. Ancak FLA lideri Sayed ben Bella daha sonra yaptığı açıklamada bir birleşmenin söz konusu olmadığını ifade etti.
Ben Bella, göndere çekilen tüm bayrakların El Kaide’ye değil kendilerine ait olduğunu vurgulayarak, JNIM’in kendileriyle birleşmek istemesi durumunda küresel El Kaide organizasyonundan ayrılması gerektiğini belirtti.
Uzmanlar, bu ideolojik farklılıkların gelecekteki olası bir güç paylaşımı anlaşmasını karmaşıklaştırabileceğini düşünüyor.
Ochieng, JNIM’in son yıllarda El Kaide ile ilişkilendirilen radikal söylemlerden büyük ölçüde kaçındığına dikkat çekti. Analist, geçmişte El Kaide ile bağlantısı olan bir grubun iktidara geldiği Suriye modeline benzer bir durumun yaşanabileceğini değerlendiriyor.
Suriye’deki yeni liderliğin bazı radikal gruplarca fazla seküler bulunarak eleştirildiği, JNIM’in de FLA ile ittifakı nedeniyle benzer suçlamalarla karşılaştığı aktarılıyor.
Gelecekte, ayrılıkçıların kuzeyde tam kontrol sağlayamaması ve ülkenin geri kalanındaki olaylardan uzaklaşamaması durumunda, JNIM ve FLA arasındaki ideolojik kopuşun yeni bir gerilim kaynağı olabileceği ifade ediliyor.
Diplomasi
UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.
FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.
Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.
UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.
Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.
Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.
Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.
Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.
Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.
Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.
Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.
En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.
POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.
Diplomasi
ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.
Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.
Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.
Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.
ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.
Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.
Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.
Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.
Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.
Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.
GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.
Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.
Diplomasi
Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.
Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.
The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.
ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.
Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu
Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.
Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.
Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.
Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi3 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını5 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını6 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’










