Diplomasi
Modi, Washington’u petrol ve doğalgazda “bir numaralı tedarikçi” haline getirecek

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin kendisine gümrük vergilerinin hafifletilmesi, daha fazla ABD petrolü, gazı ve savaş uçağı satın alınması ve ticaret konusundaki anlaşmazlığı henüz sona erdirmeyen potansiyel imtiyazlar hakkında konuşmayı teklif ettiğini söyledi.
Bu teklif iki liderin Beyaz Saray’daki görüşmelerinde, Trump’ın Hindistan’daki Amerikan işletmelerinin içinde bulunduğu ortamı eleştirmesinden ve ABD’nin ithalatına vergi koyan her ülkeye karşılıklı gümrük vergisi uygulanmasını öngören bir yol haritası açıklamasından birkaç saat sonra ortaya çıktı.
Trump, “Başbakan Modi kısa bir süre önce Hindistan’ın, Hindistan pazarına erişimimizi kısıtlayan haksız ve çok güçlü gümrük vergilerinde indirime gittiğini açıkladı. Ve bunun gerçekten büyük bir sorun olduğunu söylemeliyim” dedi.
Liderler ticari kaygıları giderecek bir anlaşma için çalışma konusunda mutabık kaldılar. Hindistan Dışişleri Bakanı Vikram Misri toplantı sonrasında yaptığı açıklamada böyle bir anlaşmanın önümüzdeki yedi ay içinde yapılabileceğini söyledi. Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili de bu yıl içinde bir anlaşmaya varılabileceğini söyledi.
Trump, Modi ile düzenlediği ortak basın toplantısında liderlerin anlaşmalarından bazılarının hedefe yönelik olduğunu söyledi: Hindistan, savaş uçakları da dahil olmak üzere ABD savunma teçhizatı alımlarını “milyarlarca dolar” artırmak istiyor ve Washington’u petrol ve doğalgazda “bir numaralı tedarikçi” haline getirebilir.
Modi de Delhi’nin 2030 yılına kadar Washington ile ticaretini iki katına çıkarmak istediğini söyledi. Liderler tarafından da ele alınan nükleer enerji konusunda uzun zamandır planlanan işbirliği, devam eden yasal zorluklarla karşı karşıya .
Trump, “Hindistan’a nihayetinde F-35 hayalet savaş uçakları sağlamanın yolunu da açıyoruz” dedi.
Hintli yetkili Misri daha sonra F-35 anlaşmasının bu noktada bir teklif olduğunu ve resmi bir sürecin devam etmediğini söyledi. Beyaz Saray herhangi bir anlaşmaya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.
Trump’ın ilk döneminde Modi ile sıcak bir ilişkisi olmasına rağmen, prşembe günü yine Hindistan’ın gümrük vergilerinin “çok yüksek” olduğunu söyledi ve daha önce çelik ve alüminyuma uyguladığı vergilerin metal üreticisi Hindistan’ı özellikle sert bir şekilde etkilemesine rağmen bunları karşılama sözü verdi.
Trump basın toplantısında “Hindistan ile karşılıklı olarak hareket ediyoruz” dedi ve ekledi: “Hindistan ne talep ederse biz de onu talep ediyoruz.”
Modi diğer yandan Hindistan’ın çıkarlarını koruma sözü verdi.
Oval Ofis’te Trump’ın yanında oturan Modi, “Çok takdir ettiğim ve Başkan Trump’tan öğrendiğim bir şey var ki o da ulusal çıkarları en üstte tutması,” dedi. “Ben de onun gibi Hindistan’ın ulusal çıkarlarını her şeyin üstünde tutuyorum” diye vurguladı.
Birbirlerini öven iki lider, Çin ile rekabete üstü kapalı bir gönderme yaparak Hint Pasifik bölgesinde güvenlik işbirliğini derinleştirme ve yapay zeka gibi teknolojilerde ortak üretime başlama konusunda anlaştı.
Hediye
Görüşmeden önce Hindistan’ın attığı adımlar sorulduğunda bir kaynak bunu Trump için ticari gerilimi düşürmek üzere tasarlanmış bir “hediye” olarak nitelendirdi. Trump’ın bir yardımcısı Başkan’ın Hindistan’a savunma ve enerji satışlarının ABD’nin ticaret açığını azaltacağını düşündüğünü söyledi.
Kasım ayında ABD Adalet Bakanlığı tarafından rüşvet iddiasıyla suçlanan milyarder Gautam Adani ‘nin durumunun görüşmelerde gündeme gelip gelmediği net değil. Adani, Modi’nin batı eyaleti Gujarat’tan geliyor ve Adani Grubu dünya çapında birçok önemli altyapı projesi yürütüyor.
Muhalifler ve eleştirmenler sık sık Adani’nin limandan enerjiye uzanan imparatorluğunun hızlı yükselişinin kısmen Modi’nin BJP’si ve müttefikleri tarafından yönetilen yönetimlerle yakın ilişkilerinden ve onlardan gördüğü olumlu muameleden kaynaklandığını iddia ediyor. İkili defalarca uygunsuzluğu reddetti.
Perşembe günü bir muhabirin Trump ile Adani konusunu görüşüp görüşmediğine ilişkin sorusuna sinirlenen Modi, ülkelerin bu tür konuları görüşmek üzere bir araya gelmediğini söyledi.
Tarife gündemi baskın
Bir düşünce kuruluşu olan Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin Hindistan programı başkanı Richard Rossow, Reuters’a, tarifelerin iki ülke ilişkilerine hakim olmaya devam edeceğini söyledi.
“Bu bir boks maçı olacak” dedi. “Hindistan birkaç darbe almaya hazır ama bunun da bir sınırı var” diye ekledi.
ABD’nin Hindistan ile 45,6 milyar dolar ticaret açığı var. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre ABD’nin ticaret ağırlıklı ortalama gümrük vergisi oranı yaklaşık %2,2 iken Hindistan’ınki %12.
Trump izinsiz göç konusunda Hindistan’dan daha fazla yardım istiyor. Hindistan, teknoloji endüstrisinde çalışma vizesiyle çalışan çok sayıda kişi ve ABD’de yasadışı olarak bulunan diğerleri de dahil olmak üzere, ABD’ye gelen göçmenlerin önemli bir kaynağı.
Trump, ABD’nin 2008 yılında Hindistan’ın finans başkenti Mumbai’de meydana gelen ve 160’tan fazla kişinin öldüğü aşırılık yanlısı saldırılarla ilgili bir şüphelinin iadesini onayladığını söyledi.
Elon Musk görüşmesi ve Çin gündemi
Modi perşembe günü Elon Musk ile başbakanın Beyaz Saray’ın karşısında kaldığı Blair House’da bir araya geldi. Musk, Trump’ın önemli bir müttefiki ve Starlink şirketinin Güney Asya pazarına girme teklifi gündeme gelebilir.
Hindistan, Trump’ın yönetimindeki pek çok kişinin ABD’nin en büyük rakibi olarak gördüğü Çin’i engelleme stratejisi açısından kritik önem taşıyabilir. Hindistan, komşusu Çin’in askeri yığınağına karşı temkinli ve aynı pazarların çoğu için rekabet ediyor.
ABD-Hindistan Stratejik Ortaklık Forumu lobi grubu başkanı Mukesh Aghi’ye göre Modi, Trump’ın Çin ile Hindistan’ı dışlayan bir anlaşma yapmasından da endişe ediyor.
Trump perşembe günü yaptığı açıklamada Hindistan-Çin sınırındaki çatışmaların çözümüne yardımcı olmayı umduğunu söyledi.
Diplomasi
Ukrayna’da ordu ile savunma bakanı karşı karşıya

Ukrayna Savunma Bakanı Mihaylo Fedorov’un, ordu içindeki tedarik krizinin ardından Genelkurmay Başkanı Oleksandr Sırskiy’yi görevden aldırmaya çalıştığı ancak Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi ikna edemediği belirtildi. The Economist dergisinin Kiev kaynaklarına dayandırdığı habere göre, 35 yaşındaki teknoloji kökenli bakan ile geleneksel askeri liderlik arasındaki gerilim, füze ve mühimmat tedariki konusundaki anlaşmazlıklarla derinleşti.
Ukrayna Savunma Bakanı Mihaylo Fedorov ile Genelkurmay Başkanı Oleksandr Sırskiy arasındaki görüş ayrılıkları ve nüfuz mücadelesi derinleşiyor.
The Economist dergisinin Kiev’deki kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Savunma Bakanı Fedorov, Genelkurmay Başkanı Sırskiy’i görevden aldırmak için girişimlerde bulundu ancak Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’den bu konuda onay almayı başaramadı.
Temmuz ayı başında yapılan savaş konseyi toplantısında taraflar arasındaki gerilim belirgin şekilde dışa vurdu. Askeri liderlerin orta ve uzun menzilli insansız hava aracı (İHA) operasyonlarındaki başarıları aktardığı toplantıda generaller, füze ve mühimmat tedariki konusundaki aksaklıkları gündeme getirerek Savunma Bakanı Fedorov’u hedef aldı.
Fedorov ise sene başında bütçeden maaşlar için ayrılan kaynakları acil İHA alımlarına aktarmamış olması halinde Kırım operasyonlarının yürütülemeyeceğini belirterek kendisini savundu.
Toplantıya tanıklık eden bir kaynak, tarafların ortak bir dil bulamadığını ve iki farklı koordinat sisteminin karşı karşıya geldiğini ifade etti.
“Sırskiy sistemi daha iyi biliyor”
Ocak ayında savunma bakanlığı görevine getirilen 35 yaşındaki Fedorov, teknoloji odaklı reformcu kimliğiyle biliniyor.
Dijital Dönüşüm Bakanlığı döneminde devlet hizmetlerini akıllı telefonlara taşıyan “Diia” uygulamasını hayata geçiren Fedorov, Rusya’nın 2022’deki askeri müdahalesinnin ardından Ukrayna’nın “İHA ordusu” projesine öncülük etti. Ancak askeri tecrübesinin olmaması, ordunun geleneksel kanadı tarafından eleştirilmesine yol açıyor.
Üst düzey bir istihbarat kaynağı, Fedorov’un askeri liderlerle doğrudan bir güç mücadelesinde şansının düşük olduğunu değerlendirerek “Sırskiy deneyimli, sistemi Misha’dan (Mihaylo Fedorov) çok daha iyi biliyor ve onu alt edecektir” dedi.
Göreve geldikten sonra Savunma Bakanlığı ve askeri tugaylarda geniş kapsamlı bir denetim başlatan Fedorov, 300 milyar grivna (yaklaşık 6,6 milyar dolar) tutarında usulsüz harcama saptandığını duyurmuştu.
Bakanlık yetkililerini yalan makinesi testine tabi tutan ve açık ihale sistemine geçerek 155 mm’lik topçu mermilerinin maliyetini yüzde 16 düşürdüğünü savunan Fedorov’un adımları, askeri hiyerarşide dirençle karşılaşıyor.
Haziran ayında yürürlüğe giren yeni reform paketiyle cephedeki piyadelerin aylık maaşlarının artırılması, yabancı asker istihdamının kolaylaştırılması ve firar eden askerlere cezasız dönüş hakkı tanınması gibi adımlar atıldı.
Fedorov’un teknoloji ve dijitalleşme alanındaki katkılarını kabul eden bazı üst düzey generaller ise bakanı askeri tecrübeden yoksun olmakla eleştiriyor. Bir general, Fedorov’u başkalarının fikirlerini sahiplenmekle suçlayarak eski ABD Savunma Bakanı Robert McNamara’ya benzetti.
Generaller, bakanın geliştirdiği “puanlama” sisteminin, lojistik ve gözlem gibi hayati ama arka planda kalan görevler yerine sadece cephedeki doğrudan imhaları teşvik ettiğini savunuyor.
Buna karşın Fedorov’un ordu içinde, özellikle teknoloji yoğunluklu birliklerde ve genç subaylar arasında destekçileri de yer alıyor.
Taarruz birliği komutanlarından Oleksandr Nastenko, Fedorov’un kaynakları askerlerin hayatını kurtaran teknolojilere yönlendirmesini olumlu karşıladıklarını belirterek “Gerçek şu ki, hantallaştık ve değişmek zorundayız” değerlendirmesini yaptı.
Silikon Vadisi’nin Ukrayna’daki ‘altın çocuğu’ savunma koltuğunda: Mihail Fedorov kimdir?
Siyasi geleceği Zelenskiy’nin kararına bağlı
Fedorov, haziran ayında Ukrayna televizyonu TSN’ye verdiği demeçte de Sırskiy ile bütçe ve kaynak dağılımı konusunda görüş ayrılıkları yaşadıklarını kabul etmiş, ancak aynı takımda çalıştıklarını vurgulamıştı.
Ukrayna ordusunun bağımsız tedarik ajansının eski başkanı Maryna Bezrukova, Fedorov’un pozisyonunu koruduğunu ancak Devlet Başkanı Zelenskiy’den tam bir siyasi destek alamadığını belirtti.
Diğer yandan ülkede geniş takipçi kitlesi bulunan bazı sosyal medya mecralarında, bakanın denetimindeki İHA ihalelerinde yolsuzluk yapıldığına dair iddialar içeren ve siyasi yıpratma kampanyası olarak yorumlanan paylaşımlar yapılmaya başlandı. Fedorov ise bu iddiaları kesin bir dille reddetti.
Devlet Başkanı Zelenskiy’nin seçim kampanyalarını da yöneten ve başkana yakınlığıyla bilinen Fedorov’un adı, yakın zamanda boşalan başbakanlık koltuğu için de geçiyor. Siyasi analistler bu adımı, bakanlık makamındaki reform projesinin sonlandırılması ve bir geri çekilme olarak okuyor.
Baskılara rağmen görevinde kalacağını belirten Fedorov, “Başkan bana vicdanıma göre hareket etmemi söyledi. Birçok insan bana saldırıyor, evet bu beni endişelendiriyor ama ne yapabilirim? Birilerine boyun eğerek bu görevden ayrılmak istemiyorum” diye konuştu.
Diplomasi
S-400’lerin devri yetmeyebilir

Türkiye’nin F-35 programına geri dönebilmek için Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sistemlerini Körfez ülkelerinden birine satma seçeneğini değerlendirmesi bölge istihbaratında güvenlik endişelerine yol açtı. Ankara’nın sistemleri Katar veya Birleşik Arap Emirlikleri’ne devretmeyi planladığı belirtilirken, Euractiv sitesine konuşan uzmanlar bu formülün de ABD askeri teknolojilerine dair veri sızıntısı riskini ortadan kaldırmayacağını savunuyor.
Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerini, ABD yapımı F-35 savaş uçağı programına yeniden katılabilmek amacıyla Körfez ülkelerinden birine satma olasılığı bölgesel istihbarat birimlerinde endişelere neden oluyor.
Euractiv internet sitesinin istihbarat kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Ankara, S-400 sistemlerini Katar veya Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) satma seçeneğini değerlendiriyor.
Bölgedeki bir istihbarat servisinin temsilcisi, böyle bir anlaşmanın ABD askeri teknolojilerine ait hassas verilerin Rusya’ya sızması riskini tamamen ortadan kaldıracağına şüpheyle yaklaştığını ifade etti.
İstihbarat yetkilisi değerlendirmesinde, “Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan, ABD askeri üslerine ev sahipliği yapıyor ve Amerikan silah sistemlerini kullanıyor. Bu durum, gizli bilgilerin Moskova’nın eline geçmesi riskini aynı şekilde taşımıyor mu?” sorusunu yöneltti.
Rus diplomatik kaynaklar da Euractiv’e yaptıkları açıklamada, S-400’lerin üçüncü bir ülkeye satılması ihtimalinin analiz edildiğini doğruladı ancak henüz çözülmemiş güvenlik sorunlarının yer aldığını kaydetti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı ise konunun kendi yetki alanlarında yer almadığını belirterek nihai kararın Kremlin tarafından verileceğine işaret etti.
Bir diğer bölgesel kaynak, Moskova’nın bu satışa onay vermek karşılığında Ankara’dan tavizler talep edebileceğini aktardı.
Bu tavizler arasında, Türkiye’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlar konusundaki mevcut tarafsız tutumunu korumasının da yer alabileceği belirtiliyor.
Euractiv’in haberinde ayrıca, Yunanistan ve İsrail’in, Türkiye’nin F-35 programına geri dönmesine karşı çıktığı da hatırlatıldı.
Kremlin Sözcüsü Dmitri yPeskov, Ankara’nın S-400 sistemlerini bir Körfez ülkesine satma olasılığına ilişkin daha önce yaptığı açıklamada konuyu “son derece hassas” olarak nitelendirmişti.
Peskov, Moskova’nın bu hususta Türk tarafıyla temas halinde olduğunu ve bu görüşmeleri sürdüreceklerini beyan etmişti.
Kremlin: Türkiye’nin S-400’leri satma konusu son derece hassas
ABD Başkanı Donald Trump, daha önce gerçekleştirilen NATO zirvesinde, S-400 alımı nedeniyle Türkiye’ye uygulanan yaptırımları kaldırmaya ve ülkeyi F-35 programına geri kabul etmeye hazır olduğunu ifade etmişti.
Türkiye, 2017 yılında Rusya ile yaklaşık 2,5 milyar dolar değerinde dört adet S-400 bataryası satın almak üzere anlaşma imzalamıştı.
ABD, bu alıma karşı çıkarak Türkiye’den Rus sistemleri yerine Amerikan Patriot sistemlerini tercih etmesini talep etmiş, Ankara’nın bunu reddetmesi üzerine Türkiye F-35 savaş uçağı ortak üretim ve teslimat programından ihraç edilmişti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, S-400 alımının Suriye kaynaklı tehditlere karşı ülkenin hava savunma ihtiyacını karşılamak amacıyla gerçekleştirildiğini açıklamıştı.
Diplomasi
Ukrayna Başbakanı Sviridenko istifa dilekçesini verdi

Ukrayna Başbakanı Yuliya Sviridenko, parlamentoya istifa dilekçesini sundu. Parlamentonun istifa talebini en kısa sürede resmi prosedürlere uygun olarak ele alması bekleniyor. Daha önce Zelenskiy, dış politika ve kışa hazırlık öncelikleri doğrultusunda kabinede kapsamlı değişiklikler yapılacağını açıklamıştı. Zelenskiy, Sviridenko’ya çalışmalarından dolayı teşekkür ederek kendisine yeni bir görev teklif ettiğini açıkladı.
Ukrayna Başbakanı Yuliya Sviridenko, parlamentoya istifa dilekçesini sundu. Gelişmeyi Ukrayna Parlamentosu (Verhovna Rada) Başkanı Ruslan Stefançuk, Facebook hesabı üzerinden yaptığı açıklamayla duyurdu.
Stefançuk, parlamentonun Sviridenko’nun istifa talebini belirlenen yasal usullere uygun olarak yakın zamanda değerlendireceğini bildirdi.
Sviridenko’ya “devlet için son derece zor bir zamanda” hükümete liderlik ettiği için teşekkür eden Stefançuk, kendisinin ekonominin güçlendirilmesi, vatandaşlara destek sağlanması ve Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyeliği yolundaki ilerlemesine sunduğu katkıları vurguladı.
Kabinede yapısal değişiklikler bekleniyor
Başbakanın istifa kararı, Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin hükümette kadro değişikliklerine gidileceğini açıklamasının ertesi günü geldi. Zelenskiy, ülkenin güncellenmiş bir siyasi stratejiye geçiş yaptığını ifade etmişti.
Yeni dönemde her bir stratejik dış politika yöneliminden geniş deneyime sahip ayrı bir yöneticinin sorumlu olacağını kaydeden Zelenskiy, öncelikli alanları sıraladı.
Devlet Başkanı; ABD ile ilişkileri, Avrupa füze savunma projesinin geliştirilmesini, Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyeliği sürecini, Polonya ve Macaristan dahil komşu ülkelerle ilişkileri, Ortadoğu ülkeleri, Çin ve uluslararası kuruluşlarla yürütülen işbirliklerini bu öncelikler arasında gösterdi.
Zelenskiy ayrıca cephe hattındaki ve sınırdaki bölgelerde çalışmaların yoğunlaştırılması, kış hazırlıklarının hızlandırılması ve devlet şirketlerinin reforme edilmesi gerektiğini de dile getirdi.
Görevinden ayrılan Sviridenko’ya yürüttüğü çalışmalar vesilesiyle teşekkür eden Zelenskiy, kendisine “kilit bir ortakla ilişkilerde yeni ve önemli bir alanın” yönetimini üstlenmeyi teklif ettiğini açıkladı.
Zelenskiy ayrıca kolluk kuvvetlerinin yönetim kademelerinde de değişiklikler yapılacağını duyurdu.
Sviridenko’nun kariyeri
Yuliya Sviridenko, Ukrayna hükümetinin liderliğini 17 Temmuz 2025 tarihinde üstlenmişti.
Başbakanlık görevine getirilmeden önce Sviridenko, Kasım 2021 tarihinden itibaren Ukrayna Birinci Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı olarak görev yapıyordu. Sviridenko, bu görevlerinden önce ise Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkan Yardımcılığı görevini yürütmüştü.
Ukrayna hükümetinde revizyon: Başbakan Sviridenko istifa etti
Görüş1 hafta önceZirve Salonunda Konuşulmayacak Hikâye: NATO Üyeliğinin Gerçek Bedeli
Diplomasi6 gün önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Ann Pettifor: Faiz sistemi ekolojiyi tahrip ediyor
Dünya Basını2 hafta önceFransız iktisatçı Sapir: Avrupa ekonomilerinde kimyasal şok etkisini gösterecek
Dünya Basını2 hafta önceABD’nin Japonya’daki füze hamleleri Çin’e net mesaj veriyor
Amerika6 gün önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Görüş6 gün önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Dünya Basını2 hafta önceİran Ali Hamaney’e veda ediyor: Yas, hafıza ve sessizlik










