Avrupa
Muhafazakârlar Le Pen ile işbirliğine gitgide daha sıcak bakıyor

Fransa’da muhafazakârlar için, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, Ulusal Birlik (RN) dahil olmak üzere Fransız siyasi sağının tamamını kapsayan bir birlik artık imkansız görünmüyor.
POLITICO’ya göre bu fikir, yaygın olarak tartışılan bir isme bile sahip: l’union des droites, yani sağın birliği.
Geçen yıl Fransa’nın muhafazakâr partisi Les Républicains (LR), Marine Le Pen’in partisi RN ile ittifak kurma fikrini hiç çekici bulmuyorlardı. O dönemin parti lideri Eric Ciotti bu fikri önerdiğinde, öfkeli tepkilerle karşılaşmış; Ciotti ve müttefikleri, sonunda Charles de Gaulle ve Jacques Chirac’ın tarihi partisi Les Républicains’tan ayrılmak zorunda kalmıştı.
Eski muhafazakâr Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, bu ay, sağın Élysée Sarayını ele geçirmek için seçimler öncesinde güçlerini birleştirmesi gerektiğini söyleyerek siyasi tartışmayı ateşledi.
2007 seçim kampanyasının finansmanı ile ilgili bir davada mahkum edildikten sonra hapishane anılarını yazan Sarkozy, sağda “mümkün olan en geniş birlik ruhu” çağrısında bulundu. Ardından kitap imza gününde bu yorumla ilgili soru sorulduğunda, çok daha net bir cevap verdi: “Birlik olmazsa başaramayız.”
Sarkozy’nin açıklamaları muhafazakâr ağır topları tedirgin etti. De Gaulle’ün siyasi mirasçıları, geleneksel olarak “aşırı sağ” ile işbirliğine her zaman “hayır” demişti.
2017’de Le Pen ve Emmanuel Macron arasında yapılan tarihi cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna kalamayan LR’nin adayı François Fillon, Fransızlara “şiddet ve hoşgörüsüzlükle tanımlanan bir partiye karşı oy kullanmalarını” söylemişti.
Fakat kapalı kapılar ardında ve giderek artan bir şekilde kamuoyunda, muhafazakâr büyük isimler bu olasılığın gerçek olduğunu kabul ediyor. Prensip olarak bu hamleye karşı çıkanların sayısı giderek azalıyor.
Birçok muhafazakâr, Fransa’da merkezin çökmesiyle partilerinin de çökmesinden daha çok endişe duyuyor. Tek başına ayakta kalamayacak kadar zayıf olan partinin üst düzey yetkilileri, 2027 başkanlık seçimleri için yapılan anketlerde başı çeken aşırı sağ ile kaderlerini birleştirirlerse, bir sonraki kabinede güçlü pozisyonlar kazanabileceklerini giderek daha fazla hissediyorlar.
Hauts-de-France bölgesinin muhafazakâr lideri Xavier Bertrand, Sarkozy’nin bu önerisiyle “Les Républicains’ın tabutuna son çiviyi çaktığını” savundu.
Les Républicains’ın eski liderlerinden biri POLITICO’ya yaptığı açıklamada daha da açık sözlü davranarak partisinin “bittiğini” söyledi.
Eski Fransız liderin en sadık destekçilerinden birine göre, Sarkozy, RN Başkanı Bardella ile “ping-pong kulübünün başkanlığını bile yapmamış” kadar deneyimsiz olduğu için özel konuşmalarında alay ediyordu.
Değişim, POLITICO’ya konuşan muhafazakar figürlerin çoğuna göre, Sarkozy’nin kendi inançlarından kaynaklanmıyor. Bazıları ise Sarkozy’nin Macron’dan intikam almak istediğini düşünüyor.
Diğerleri ise Sarkozy’nin af için çabaladığını ve Le Pen’in zimmete para geçirme suçundan mahkûm edilmesini siyasi bir komplo olarak göstermeye devam ettiği için, Ulusal Birlik başkanının ona af vermesine oynadığını düşünüyor.
Burada bile, Bardella’nın muhtemel cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkması, Ulusal Birlik’i Les Républicains için daha kabul edilebilir bir ortak haline getiriyor.
Ana akım muhafazakâr iş dünyası liderleri, aşırı sağı uzun süredir kaba ve ekonomi konusunda cahil olarak görmüşlerdi, fakat Bardella, endüstri liderlerine aktif bir şekilde ulaşmaya çalışıyor.
Fakat kimi şüpheciler, RN’nin ekonomi platformu söz konusu olduğunda Bardella’yı hâlâ bir istisna olarak görüyorlar.
Belki de en önemlisi, anketler, siyasi yelpazenin sağında yer alan Fransız seçmenlerin çoğunluğunun artık sağ partilerin birleşmesini desteklediğini gösteriyor. Fransız radyo istasyonu RTL için yapılan ve 10 Aralık’ta yayınlanan bir ankette, sağ eğilimli katılımcıların üçte ikisinin Ulusal Birlik ve Les Républicains arasında bir seçim anlaşması yapılmasını desteklediği ortaya çıktı.
Mart ayında yapılacak belediye seçimleri, bu tür sağcı birliğin hoşgörü düzeyini test edecek önemli bir sınav olacak gibi görünüyor.
Dijon şehrinde, belediye başkanlığı için yarışan merkez sağ aday, Eric Zemmour’un göçmen karşıtı partisi Reconquest’in kendisini desteklemesinin ardından, bu partiyi yeterince kınamadığı için eleştirilere maruz kalıyor.
Marsilya’da bir ittifak kurulacağına dair söylentiler de giderek artıyor, zira anketler, RN ve LR adaylarının sağ kanattaki oyları bölerek Sosyalist Belediye Başkanı Benoît Payan’ın yeniden seçilmesinin önünü açacağını gösteriyor.
Avrupa
Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.
Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.
Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.
Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.
Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.
Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.
Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.
Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.
Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.
Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.
Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.
Avrupa
Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.
Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.
Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”
İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.
Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.
Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.
Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.
Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.
Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.
Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.
Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.
Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.
Avrupa
Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.
Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.
Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.
Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.
Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.
Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.
Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.
Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor











