Bizi Takip Edin

Amerika

Musk, Trump ve Cumhuriyetçilere 15 milyon dolar bağışladı

Yayınlanma

Yeni belgelere göre, Elon Musk, başkanla yaşadığı kavganın ardından Donald Trump’ın süper PAC’ına 5 milyon dolar bağışladı.

MAGA Inc.’e yapılan bağış, Musk’ın “yeterince” siyasi harcama yaptığını söylemesinden bir ay sonra yapıldı ve aynı gün Cumhuriyetçilerin Kongredeki kontrolünü korumasına yardımcı olmak için 10 milyon dolar daha bağışladı.

Bağışlar, Musk’ın Trump ile kamuoyuna yansıyan kavgasının birkaç hafta sonra geldi. Teknoloji milyarderi, Cumhuriyetçileri, bütçe açığını patlatacağını savunduğu devasa yasa tasarısına oy verdikleri için eleştiriyordu.

Yine de, SpaceX CEO’su 27 Haziran’da Kongre Liderlik Fonu (CLF), Senato Liderlik Fonu (SLF) ve MAGA Inc.’e 5’er milyon dolar bağışladı. Bu bilgiler, grupların perşembe günü Federal Seçim Komisyonuna sunduğu belgelerden anlaşıldı.

Bu gruplar, Temsilciler Meclisi ve Senatodaki Cumhuriyetçileri ve Trump’ın siyasi faaliyetlerini destekleyen en büyük süper PAC’ler.

Musk, Trump ile kavgasının ardından kendi siyasi partisini kuracağını açıklamıştı.

Geçen yıl Trump ve diğer Cumhuriyetçileri desteklemek için 290 milyon dolar harcayan Musk, Trump yönetiminin ilk aylarında Devlet Verimliliği Departmanının (DOGE) maliyet kesinti faaliyetlerine öncülük etmişti.

Mayıs ayında bu görevden ayrıldığında, şimdilik siyasi bağışlara son verdiğini de ima eden Musk, “Gelecekte siyasi harcamalar yapmak için bir neden görürsem, yaparım. Şu anda bir neden görmüyorum,” demişti.

Trump ile bağlantılı süper PAC MAGA Inc.’e yapılan 5 milyon dolarlık bağış, Musk’ın sosyal medyada Trump’ı önce başkanın devasa yasa tasarısı ile ilgili politika farklılıkları, ardından da giderek şiddetlenen kişisel saldırılarla hedef almasından birkaç hafta sonra geldi.

Musk daha sonra bazı gönderilerini sildi, fakat temmuz ayında Trump’a yönelik eleştirilerine, yönetiminin Jeffrey Epstein dosyalarını ele alışını da dahil ederek yeniden başladı.

Musk’ın CLF ve SLF’ye verdiği para, onu bu yılın şu ana kadar Temsilciler Meclisi ve Senatonun ana Cumhuriyetçi süper PAC’lerine yapılan en büyük bireysel bağışçı yaptı ama bu bağışlar her iki kuruluşun topladığı paranın sadece bir kısmını yansıtıyor.

Kongre Liderlik Fonu yılın ilk yarısında 32,7 milyon dolar toplarken, Senato Liderlik Fonu 26,4 milyon dolar topladı.

Trump yanlısı süper PAC Maga Inc. ise yılın ilk yarısında 176 milyon dolar topladı.

Kongre Liderlik Fonu sözcüsü, bağışçılar hakkında yorum yapmayacağını söyledi.

Musk, bu bahar kendi süper PAC’ı America PAC’a kendi cebinden 45 milyon dolar daha aktardı. Bu grup, nisan ayında Wisconsin Yüksek Mahkemesi seçimlerine büyük ölçüde kamuoyu önünde dahil olan Musk’ın kampanyasına harcadı.

Harcamaları arasında 27 milyon dolarlık imza kampanyası teşvikleri, Wisconsin seçimleriyle ilgili kampanyalar için 12,7 milyon dolar ve “aktivist yargıçlara” karşı Musk’ın imzaladığı dilekçeyi imzalamak üzere seçilen sözcülere yapılan üç tartışmalı 1 milyon dolarlık ödeme yer aldı.

Musk’ın Wisconsin seçimlerinde desteklediği muhafazakar Brad Schimel, onun Cumhuriyetçiler üzerindeki seçim etkisinin bir işareti olarak görülen seçimlerde 10 puan farkla kaybetti.

Temmuz ayında Musk, kendi siyasi partisi olan Amerika Partisi’ni kuracağını açıklamıştı. 

Fakat sadece haziran sonuna kadar olan dönemi kapsayan perşembe günkü FEC belgeleri, bu girişimin nasıl olacağına dair herhangi bir ipucu vermiyor.

Amerika

Elon Musk’ın DOGE’u tasarruf yerine maliyet getirdi

Yayınlanma

ABD’de Donald Trump ve Elon Musk öncülüğünde kurulan Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE), 8 Temmuz itibarıyla resmi olarak faaliyetlerine son verdi. Kamu Çalışanları Ulusal Federasyonu Başkanı Randy Erwin, hiçbir tasarruf sağlamayan yapının arkasında 317 bin işsiz federal çalışan bıraktığını açıkladı.

ABD’de Donald Trump yönetimi döneminde kurulan ve kamuoyunda tartışmalara neden olan Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE), 8 Temmuz itibarıyla resmi olarak kapatıldı.

Kamu Çalışanları Ulusal Federasyonu (NFFE) Başkanı Randy Erwin, sürecin sona ermesini memnuniyetle karşıladıklarını belirterek yapının geride hiçbir tasarruf bırakmadığını ve kamu hizmetlerine büyük zarar verdiğini ifade etti.

Erwin, Donald Trump ve Elon Musk’ın bütçe tasarrufu sağlama iddiasıyla kamu programlarında büyük kesintilere gittiğini ancak günün sonunda hiçbir tasarruf elde edilemediğini kaydetti.

NFFE Başkanı, bu süreçte en zengin kesimlere ise trilyonlarca dolarlık vergi ayrıcalıkları sağlandığını belirtti.

DOGE’nin kapatılmasının ardından nihai bir faaliyet raporu yayımlanmamasının başarısızlığın kabulü anlamına geldiğini vurgulayan Erwin, şu değerlendirmede bulundu:

“Son yüzyılın en büyük yıkıma yol açan hükümet reformu girişimi olan DOGE’nin sona ermesini memnuniyetle karşılıyoruz. DOGE, federal iş gücü üzerinde derin bir iz bıraktı. Kurumların görevlerini yerine getirmesi için gerekli yetenek ve tecrübeye sahip personeli istihdam etmek artık çok daha zor hale geldi. Amerikan halkı bu hataların ve tedbirsizliğin bedelini onlarca yıl boyunca ödemek zorunda kalacak.”

New York Times analizi iddiaları çürüttü

New York Times tarafından 2025 yılının sonlarında yayımlanan ve Trump’ın ikinci döneminin ilk dokuz ayındaki federal tedarik ile sözleşme kayıtlarını inceleyen analiz, DOGE’nin bütçe iddialarını çürüttü.

Analiz, Musk ve Trump’ın iddia ettiği bütçe kesintilerinin herhangi bir tasarruf sağlamadığını, aksine kamuya ek maliyetler getirmiş olabileceğini ortaya koydu.

DOGE bünyesinde görev yapan Musk ve Trump’ın Yönetim ve Bütçe Ofisi (OMB) Direktörü Russell Vought’un gerçekleştirdiği kesintiler sonucunda 317 bin federal çalışanın işine son verildi.

Tarım Bakanlığında benzer kesinti ve yapılandırma girişimlerinin sürdüğü, sendikaların ise bu sürece karşı direnmeye devam ettiği bildirildi.

Musk ve Trump, 2025 yılının başlarında bütçedeki usulsüzlük, israf ve suistimallerle mücadele ederek 2 trilyon dolar tasarruf sağlayacaklarını vadetmişti. Ancak süreç sonunda resmi olarak iddia edilen tasarruf miktarı, öngörülen hedefin yalnızca onda biri oranında, yani 215 milyar dolar seviyesinde kaldı.

Analistler, bu miktarın ne kadarının gerçek israf kalemlerinden kesildiğinin belirsiz olduğunu, kesintilerin büyük çoğunluğunun işten çıkarılan ve kritik kamu hizmetlerini yürüten personelin maaş bütçelerinden kaynaklandığını saptadı.

New York Times ekibi, DOGE’nin 2025 yılının ekim ayından önce federal harcamaları 1 trilyon dolar azaltma hedefine ulaşamadığını, bu süreçte federal harcamaların azalmak yerine artış gösterdiğini yazdı.

Analize göre DOGE tarafından iddia edilen en büyük 40 kesintiden, aralarında en yüksek bütçeli iki kalemin de yer aldığı 28 kesinti kararı tamamen yanlış çıktı.

Uçak bakımı ve bilgi teknolojileri alanlarındaki bu iki sözleşmenin toplam tutarının 7,9 milyar dolar olduğu ve sözleşmelerin yürürlükte kalmaya devam ettiği belirlendi.

Bu iki kalemin, DOGE’nin iddia ettiği diğer 29 bin kesintinin toplamından daha büyük bir bütçeyi kapsadığı kaydedildi.

İşten çıkarılan çalışanlar çadır kent kurdu

İşten çıkarmaların ardından mağdur olan federal çalışanlar, Washington’daki Union Station önünde bir çadır kent kurdu.

Federal Sendikacılar (FUN) Ağı adı verilen oluşum çatısı altında bir araya gelen eski kamu çalışanları, burada barınma, dayanışma ve yeni iş arama süreçleri için destek merkezi oluşturdu.

Oluşumun internet sitesinde yayımlanan açıklamada, “Federal iş gücünü birleştirmek, hayati öneme sahip hizmetleri korumak ve hizmet ettiğimiz halkı savunmak için buradayız” ifadesine yer verildi.

GAO zaten israfla mücadele ediyor

Randy Erwin, federal hükümet bünyesinde israf ve suistimallerle mücadele etmekle görevli resmi ve tarafsız bir kurum olan Hükümet Sorumluluk Ofisinin (GAO) zaten uzun yıllardır faaliyet gösterdiğine dikkati çekti.

Bu nedenle DOGE gibi paralel bir yapıya hiçbir zaman ihtiyaç duyulmadığını vurguladı.

GAO’nun yayımladığı son raporlardan birine göre, 30 Eylül’de sona eren 2025 mali yılında federal bütçede “hatalı ödemeler”, usulsüzlükler ve israf kapsamında 186 milyar dolar boşluk çıktı.

Bu tutarın yüzde 73’ünden fazlası Medicare, Medicaid, SNAP (gıda yardımı), kazanılmış gelir vergisi indirimi ve salgın döneminden kalan küçük işletme destek programı olmak üzere beş temel alanda gerçekleşti.

GAO raporunda, donanmanın gemi inşa süreçlerinin etkinleştirilmesinden sosyal güvenlik sistemindeki mükerrer ödemelerin önlenmesine kadar 132 milyar ile 251 milyar dolar arasında ek tasarruf sağlanabileceği, ancak bunun için Kongre onayı gerektiği belirtildi.

DOGE’nin faaliyet gösterdiği süre boyunca binlerce federal çalışanı işten çıkardığı veya ücretli izne ayırdığı, ancak bu personelin yürüttüğü hizmetlerin kritik öneme sahip olması nedeniyle daha sonra tekrar işe alınmak zorunda kalındığı bildirildi.

Bu durumun, kamu bütçesinde tasarruf yerine büyük bir vergi israfına yol açtığı tespit edildi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Apple davası OpenAI’ın cihaz planlarını ve halka arzını zorlayabilir

Yayınlanma

Apple’ın eski çalışanları üzerinden ticari sırlarını çalmakla suçladığı OpenAI, iddiaları ciddiyetle ele aldığını ancak ellerinde herhangi bir ihlale dair kanıt bulunmadığını açıkladı. Şirketin donanım şefi Tang Yew Tan’ı odağına alan davanın, teknoloji devleri arasındaki rekabeti yazılımdan akıllı telefon ve robotik gibi fiziki yapay zeka cihazlarına taşıdığı belirtiliyor.

Yapay zeka şirketi OpenAI, Apple’ın ticari sırlarını sistematik olarak çaldığı yönündeki suçlamaları ciddiyetle ele aldığını ancak söz konusu iddiaları destekleyen herhangi bir kanıt bulunmadığını bildirdi.

Taraflar arasındaki gerilim, Silikon Vadisi’nde yapay zeka rekabetinin veri merkezlerinden çıkarak doğrudan tüketiciye yönelik fiziki cihazlara kaydığı bir dönemde tırmanıyor.

Apple, 10 Temmuz’da mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde, eski çalışanlarının OpenAI bünyesine katılırken şirkete ait gizli bilgileri ve ticari sırları beraberinde götürdüğünü öne sürdü.

Cupertino merkezli teknoloji devi, uğradığı zararın tazmin edilmesinin yanı sıra mahkemeden OpenAI ve diğer davalıların bu ticari sırları saklamasını veya kullanmasını engelleyecek ihtiyati tedbir kararı talep ediyor.

“İddiaları ciddiye alıyoruz ancak kanıt yok”

Bloomberg ve The Hill‘in aktardığına göre, dava konusu suçlamalara ilişkin açıklama yapan bir OpenAI sözcüsü, şirketin başka firmaların ticari sırlarına ilgi duymadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Bu iddiaları ciddi bir şekilde ele alıyor olsak da şikayetin haklı bir gerekçeye dayandığını gösteren herhangi bir kanıttan haberdar değiliz. Adil rekabete ve insanların diledikleri yerde çalışma özgürlüğüne inanıyoruz. Tüm dünyadaki insanları güçlendiren yenilikçi teknolojiler geliştirmeye odaklanmaya devam ediyoruz.”

Dava dosyasındaki iddialara göre OpenAI, iş görüşmelerine çağırdığı Apple çalışanlarına tasarım prototipleri, araçlar veya tedarikçilerle yapılan yazışmalar gibi tescilli bilgileri yanlarında getirmeleri yönünde talimat verdi.

Ayrıca OpenAI’ın kendi çalışanlarının Apple’ın güvenlik prosedürlerini aşabilmesi için özel bir süreç geliştirdiği öne sürülüyor.

Merkezdeki isim: Eski iPhone Tasarım Şefi Tang Yew Tan

Davanın odağında, Apple’da 24 yıl görev yaptıktan sonra OpenAI’a baş donanım yöneticisi olarak katılan ve en son iPhone ile Apple Watch ürün tasarımından sorumlu başkan yardımcılığı koltuğunda oturan Tang Yew Tan yer alıyor.

Apple, Tan’ı henüz şirketten ayrılmadan önce OpenAI ve iş ortaklarıyla gizli toplantılar yapmakla, tedarikçi bilgilerini kendi kişisel e-posta adresine göndermekle ve OpenAI bünyesindeyken işe alım mülakatlarında Apple çalışanlarından içeriden bilgi sızdırmaya çalışmakla suçluyor.

Hukuk uzmanları ve sektör analistleri, davanın sadece ticari sırların korunmasıyla ilgili olmadığını, teknoloji devleri arasındaki cihaz savaşına işaret ettiğini belirtiyor.

PP Foresight kurucusu ve teknoloji analisti Paolo Pescatore, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Bu dava, yapay zeka savaşının bir sonraki aşamasının artık sadece veri merkezlerinde değil, fabrikalarda ve oturma odalarında verileceğini gösteriyor” dedi.

Pescatore, yapay zeka fiziki hale geldikçe endüstriyel tasarımın, bileşenlerin, üretim uzmanlığının ve tedarik zinciri ilişkilerinin en az algoritmalar kadar değerli hale geldiğini ekledi.

Yapay zekalı akıllı telefon iddiası

Davanın, OpenAI’ın Apple’ın amiral gemisi iPhone’a doğrudan rakip olabilecek yapay zeka tabanlı bir akıllı telefon üzerinde çalıştığı dönemde açılması dikkati çekiyor.

OpenAI Üst Yöneticisi (CEO) Sam Altman, kasım ayında yaptığı bir açıklamada geliştirecekleri cihazın bir iPhone’dan daha “huzurlu ve sakin” olacağını söylemişti.

Mahkeme kayıtları, şirketin özel kulaklık projelerini de incelediğini ortaya koyuyor.

OpenAI, geçen yıl Tang Yew Tan ve Apple’ın efsanevi eski tasarım şefi Jony Ive tarafından kurulan yapay zeka donanım girişimi “io”yu satın alarak donanım alanındaki iddialarını güçlendirmişti.

Davada Jony Ive’ın isminin sanıklar arasında yer almaması ise dikkat çeken bir diğer ayrıntı oldu. Analist Dan Ives, bu satın almanın OpenAI’ı Apple karşısında çok daha rekabetçi hale getirdiğini saptayarak, “Apple’ın sahaya bir sınır çizgisi koyması ve OpenAI’a durduğu yeri göstermesi akıllıca bir hamle” yorumunu yaptı.

Dava dilekçesinde ayrıca, şu anda 400’den fazla eski Apple çalışanının OpenAI bünyesinde görev yaptığı bilgisi yer aldı.

Ortaklıktan mahkeme eşiğine

Apple ve OpenAI, 2024 yılında ChatGPT’nin Siri gibi Apple ürünlerine entegre edilmesi amacıyla ortaklık kurmuştu. Ancak mayıs ayında basına yansıyan iddialara göre OpenAI, Apple’ın entegrasyon biçiminden hoşnut kalmadı ve işbirliğinden beklenen faydayı sağlayamadığı gerekçesiyle yasal yollara başvurmayı değerlendirdi. Apple ise ocak ayında yapay zeka alanında Google ile de işbirliğine gittiğini duyurmuştu.

Sam Altman, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Apple’dan korkmadığını ancak şirkete büyük bir saygı duyduğunu belirterek Apple’ı “en üst sınıf” (S-tier) olarak nitelendirdi.

Piyasaya çıkış takvimi ve halka arz tehlikede

Davanın hızlı bir şekilde uzlaşmayla sonuçlanmaması halinde, OpenAI’ın ticari planlarına ciddi zarar verebileceği öngörülüyor. Lowenstein Sandler LLP hukuk firması ortaklarından Bryan Sterba, konunun OpenAI’ın piyasaya çıkış planlarını ciddi şekilde yavaşlatabileceğini vurguladı.

Sterba, “Eğer Apple’ın bahsettiği ticari sırlar söz konusu fiziki yapay zeka ürünlerinin tamamını ilgilendiriyorsa, bu durum OpenAI’ın yakın vadede ticarileşme kabiliyetini büyük ölçüde engeller. Araştırma-geliştirme çalışmalarını ve yatırım almalarını doğrudan etkiler” değerlendirmesinde bulundu.

Bu süreç aynı zamanda OpenAI’ın halka arz hedefleri üzerinde de bir belirsizlik bulutu yaratma riski taşıyor.

Apple’ın açtığı dava, Altman’ın eski iş ortaklarıyla yaşadığı tek yasal mücadele değil. Kaliforniya’daki bir federal mahkeme jürisi, SpaceX CEO’su Elon Musk’ın OpenAI’ın kuruluş misyonundan saptığı gerekçesiyle açtığı davayı zaman aşımı gerekçesiyle reddetmiş ve Altman lehine karar vermişti.

Analistler, sektörde trilyonlarca dolarlık bir pazar payının söz konusu olduğunu belirterek, Silikon Vadisi’ndeki çalışan transferlerinin ve şirketlerin kendilerini koruma reflekslerinin artarak devam edeceğini öngörüyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de 1,15 trilyon dolarlık savunma tasarısına Demokratlardan engel

Yayınlanma

ABD Senatosunda Demokrat milletvekilleri, 1,15 trilyon dolarlık yıllık savunma yetkilendirme tasarısının görüşülmeye başlanması yönündeki önergeyi oylamada bloke etti. Genel olarak partiler üstü güçlü destek alan yıllık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası tasarısı, bu yıl savunma harcamalarının seviyesine ilişkin hararetli bir bütçe tartışmasına takıldı.

ABD Senatosunda Demokratlar, genel olarak partiler üstü güçlü destekle yasalaşan ancak bu yıl savunma harcamalarının seviyesine ilişkin parti içi mücadeleye takılan 1,15 trilyon dolarlık yıllık savunma yetkilendirme yasa tasarısının oylamaya sunulması önergesini reddetti.

Yıllık savunma tasarısının ilerletilmesini amaçlayan önerge, Senato genel kurulunda yapılan oylamada 46 “evet” oyuna karşı 50 “hayır” oyuyla başarısız oldu. Önergenin kabul edilmesi için 60 oy gerekiyordu.

Senatörler oylamada tamamen parti hatlarına göre hareket etti. Bunun tek istisnası, daha sonraki süreçte önergeyi yeniden genel kurula getirebilmek amacıyla oyunu “evet” yönünden “hayır” yönüne çeviren Senato Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi John Thune oldu.

Demokrat John Fetterman ve Alex Padilla ile Cumhuriyetçi Jim Justice ve Mitch McConnell olmak üzere dört senatör oylamaya katılmadı.

Söz konusu yasa tasarısı, 11 Haziran Salı günü Senato Silahlı Hizmetler Komisyonundan 9 ret oyuna karşı 18 kabul oyuyla partiler üstü bir destek alarak geçmişti.

Ancak o tarihten bu yana Cumhuriyetçi ve Demokrat müzakerecilerin savunma ve savunma dışı ana harcama seviyelerinde uzlaşmaya varamaması üzerine partiler arasındaki ayrışma daha da derinleşti.

Demokratlar, Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) tasarısına karşı çıkmalarının en büyük gerekçelerinden biri olarak, İran ile 28 Şubat Salı günü başlayan savaşın yeniden tırmanmasını ve ABD Başkanı Donald Trump’ın bu savaş için Kongreden yetki talep etmemesini gösterdi.

ABD Temsilciler Meclisi İsrail’i silah ambargolarından koruyan tasarıyı onayladı

Senato Demokrat Çoğunluk Lideri Chuck Schumer, oylama öncesinde genel kurulda yaptığı konuşmada, “Şu anda Beyaz Saray, askeri çatışmaların yeniden başladığını, Amerikan saldırılarının sürdüğünü ve güçlerimizin daha fazlası için konuşlandırıldığını Kongreye resmen bildirdi. Buna rağmen Cumhuriyetçiler, Senatonun tüm bunlar yaşanmıyormuş gibi savunma yetkilendirme yasasını ele almasını istiyor” dedi.

Yasa tasarısı, ABD Savunma Bakanlığına 1,1 trilyon dolar, ülkenin nükleer cephaneliğini yönetmesi için ABD Enerji Bakanlığına 41 milyar dolar ve savunmayla ilgili diğer faaliyetlere 11 milyar dolar kaynak aktarılmasını öngörüyor.

Tasarı ayrıca askeri personel maaşlarında yüzde 3,6 oranında artış yapılmasını; askeri ailelerin eğitimi, barınması, sağlık hizmetleri ve çocuk bakımı gibi alanlara yatırım yapılmasını kapsıyor.

Ancak Senatoda savunma ve savunma dışı harcama seviyelerinin eş zamanlı olarak artırılması konusunda uzlaşmaya varılamaması, olağan bütçe tasarılarının ardından şimdi de savunma yetkilendirme tasarısının kilitlenmesine yol açtı.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Roger Wicker, Demokratların savunma tasarısının müzakereye açılmasını engelleme yönündeki oylarını “görülmemiş bir durum” olarak nitelendirdi.

Wicker konuya ilişkin değerlendirmesinde, “NDAA tasarısının görüşülmeye başlanması önergesinin kabul edilmemesi daha önce görülmemiş bir durumdur. Bu durum, Senatör Schumer’in hiçbir şekilde işbirliği yapmama kararını ve zihniyetini yansıtıyor; oysa bu sürecin çok büyük bir kısmı partiler üstü bir temelde yürütülmüştü. Bu gerçekten yeni bir dip noktasıdır” ifadelerini kullandı.

Schumer ise pazartesi günü senatörlere gönderdiği mektupta, Cumhuriyetçileri, savunma dışı programları göz ardı ederken savunma harcamalarını önemli ölçüde artıran “tek taraflı” tasarıları dayatmakla eleştirdi.

Schumer mektubunda, “Partiler üstü katkıyı engelleyen, aileleri mağdur eden, bir savaşı uzatan ve yolsuzluğu perdeleyen tek taraflı tasarıları dayatmanın normal hiçbir yanı yoktur” yazdı.

Demokrat Senatör Chris Murphy de salı günü yaptığı açıklamada, savunma yetkilendirme tasarısını, Amerikan halkının çoğunluğunun karşı çıktığı İran ile savaşı destekleyen bir yasa olarak nitelendirerek sert bir dille eleştirdi.

Murphy, “Bu bir savaş finansmanı yetkilendirme tasarısıdır. Bu tasarı, bu ülkede hiç kimsenin istemediği bir İran savaşı için verilmiş bir yetkidir” dedi.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonunun kıdemli Demokrat üyesi Jack Reed dahil olmak üzere bazı Demokratların, tasarının tartışılmaya başlanması yönünde oy verip vermeme konusunda kararsız kaldığı görüldü. Reed, oylamadan önce yaptığı açıklamada, “Bunu değerlendiriyorum” demişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English