Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’tan tüm dünyaya gümrük vergileri

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, dünya genelinden ithal edilen mallara uygulanan ortalama gümrük vergilerini artıran bir dizi yeni gümrük vergisi açıkladı.

Birçok ticaret ortağının temel gümrük vergileri, Trump’ın nisan ayında uyguladığı vergilerle aynı şekilde %10 olarak kaldı. Bu durum, başkanın vergilerin iki katına çıkabileceğini söylemesinin ardından yatırımcıların en kötü korkularını hafifletmiş oldu. 

Fakat bazı Kanada mallarına uygulanan gümrük vergilerini %35’e çıkarma kararı, zaten gergin olan ilişkilere yeni bir gerginlik katma tehdidi oluştururken, İsviçre ve Yeni Zelanda gibi ülkeler de oranlarda artış gördü.

Bloomberg’e göre, oranlar açıklanan şekilde uygulanırsa, ortalama ABD gümrük vergisi oranı %15,2’ye çıkacak. Bu oran, önceki %13,3’ün ve Trump’ın göreve gelmeden önceki 2024 yılındaki %2,3’lük oranın önemli ölçüde üzerinde.

Gümrük ve Sınır Koruma İdaresinin vergileri tahsil etmek için gerekli değişiklikleri yapabilmesi için, tarifelerin çoğu 7 Ağustos gece yarısından sonra yürürlüğe girecek. 

rump, çok sayıda ticaret ortağına daha yüksek gümrük vergileri uygulamaya koymak için belirlediği 1 Ağustos son tarihinden sadece birkaç saat önce yönergeyi imzaladı.

Avrupa Birliği, Japonya ve Güney Kore dahil olmak üzere büyük sanayileşmiş ekonomiler, ürünlerine %15 gümrük vergisi kabul ederken, Meksika, Kanada ve Çin’den gelen ürünlere uygulanan vergiler daha da yüksek.

Avrupa mallarına uygulanması planlanan %15’lik gümrük vergisini 7 Ağustos’a kadar ertelendi ve müzakerecilerin AB-ABD anlaşmasını sonuçlandırmak için çalışırken kısa bir süreli erteleme sağladı.

Brüksel, Washington’a yeni AB-ABD ticaret anlaşmasının uygulanmasına başlanması çağrısında bulunarak, en büyük ticaret ortağı olan ABD’den 1 Ağustos’tan itibaren Avrupa’nın zor durumdaki ihracatçılarına “acil gümrük vergisi indirimi” sağlanmasını istedi. 

Trump’ın önümüzdeki haftalarda ilaç, yarı iletken, kritik mineraller ve diğer önemli sanayi ürünlerinin ithalatına ayrı gümrük vergileri uygulayacağı tahmin ediliyor, bu da şirketler ve yatırımcılar için belirsizliğin devam edeceği anlamına geliyor.

Trump’ın yeni oranları açıklamasının ardından hisse senetleri baskı altında kaldı. MSCI All Country World Endeksi %0,2 geriledi. S&P 500 kontratları %0,2, Avrupa kontratları ise %0,6 değer kaybetti. Asya borsaları %0,7 düşüşle altıncı gün üst üste geriledi ve bu yılın en uzun kayıp serisini kaydetti.

Tayvan doları ve Kore wonu döviz piyasalarında düşüşe öncülük ederken, İsviçre frangı, ülkedeki ürünlere %39’luk bir vergi getirilmesinin ardından hafif düşüş yaşadı. İsviçre, oranların yükseltildiği birkaç ülkeden biri oldu. Kanada doları ise yüksek oranlara rağmen sabit kaldı.

Bu açıklama, Trump’ın ticaret açığını azaltmak ve Amerikan imalat sektörünü canlandırmak için planının merkezinde yer alan ülke bazlı gümrük vergilerini nasıl belirleyeceği konusunda aylarca süren bekleyişi, en azından şimdilik sona erdirdi.

Trump, ilk olarak nisan ayında duyurduğu sözde karşılıklı gümrük vergilerini, önce piyasaların paniğe kapılması, ardından yabancı hükümetlerin daha iyi koşullar elde etmek için pazarlık yapması üzerine, müzakerelere zaman tanımak için iki kez ertelemişti.

Perşembe günkü karar kapalı kapılar ardında imzalandı. Sonuç olarak, yaklaşık 40 ülkeden yapılan ithalat %15’lik yeni gümrük vergisine tabi olacak ve bir düzine kadar ekonominin ürünleri, anlaşmaya varılması veya Trump’ın tek taraflı olarak ithalat vergilerini belirleyen bir mektup göndermesi nedeniyle daha yüksek gümrük vergilerine tabi olacak. İkinci grup, ABD ile en yüksek mal ticareti fazlasına sahip ülkeler.

Bunların bazıları bekleniyordu. Örneğin Trump’ın bu hafta sosyal medyada duyurduğu Hindistan ihracatına %25’lik vergi. Diğerleri arasında Tayvan ürünlerine %20 ve Güney Afrika mallarına %30’luk vergiler yer alıyor.

Son anda anlaşmaya vardığı söylenen Tayland ve Kamboçya, Endonezya ve Filipinler gibi komşu ülkelere uygulanan oranlarla aynı olan %19’luk bir vergi aldı. Vietnam mallarına %20 gümrük vergisi uygulanacak.

Bloomberg’e göre Trump’ın kararının bazı ortakları şaşırttığına dair işaretler vardı. Tayvan kabinesi yaptığı açıklamada, uygulanan oranın geçici olduğunu ve takvim çakışmaları nedeniyle ertelenen görüşmelerin ardından ABD’nin uyguladığı verginin düşürülmesinin beklendiğini belirtti.

ABD’li üst düzey bir yetkili, hangi ürünlerin aktarılacağına veya başka bir ülke üzerinden yönlendirileceğine ve dolayısıyla en az %40 oranında gümrük vergisine tabi tutulacağına karar vermek için “menşe kuralları” da dahil olmak üzere diğer ayrıntıların henüz netleşmediğini söyledi. Yetkiliye göre, karar önümüzdeki haftalarda verilecek.

Eski ABD ticaret müzakerecisi Wendy Cutler, “ABD gümrük yetkilileri, özellikle şu anda dünya çapında uygulanan farklı gümrük tarifeleri nedeniyle, başkanlık kararnamesini uygulamada zorluklarla karşılaşacak. Uygulama öncesindeki yedi günlük süre yardımcı olacak, ancak ithalatçılar en azından başlangıçta sorunlar beklemeli,” dedi.

Trump, ayrı bir kararla, ABD’nin en büyük ticaret ortaklarından biri olan Kanada’nın ihracatına uygulanan gümrük vergilerini %25’ten artırma tehdidini yerine getirdi. Bu değişiklik, ilk döneminde müzakere ettiği Kuzey Amerika ticaret anlaşması kapsamındaki malları hariç tutuyor.

Daha düşük olan %10 ve %15 oranlarının, Trump’ın birebir müzakereye pek ilgi göstermediği çoğunlukla küçük ve orta ölçekli ekonomilere uygulanması bekleniyor. Trump, geçtiğimiz günlerde, tek tek anlaşma yapabilecek kadar çok ülke olduğunu belirtmişti.

Bununla birlikte, bazı küçük ülkeler en yüksek oranlarla vuruldu. Bunlar arasında Suriye %41, Laos ve Myanmar ise %40 ile yer aldı. Nisan ayında Trump’ın %50 gümrük vergisi uygulama tehdidiyle sarsılan küçük Afrika ülkesi Lesotho ise %15 oranla kurtuldu.

Türkiye’den ABD’ye giden tüm ürünlere de %15 oranında gümrük vergisi getirildi.

Üst düzey ABD’li yetkili, revize edilmiş otomobil gümrük vergilerinin ne zaman uygulanacağına dair henüz bir tarih belirlenmediğini söyledi. Trump’ın AB, Japonya ve Güney Kore ile yaptığı anlaşmalar, bu ülkelerin araç ihracatına uygulanan gümrük vergilerini genel oran olan %25’ten %15’e düşürecek.

Bu haftaki son tarihten büyük bir istisna, ABD ile gümrük vergisi ateşkesinin 12 Ağustos’ta sona ermesi nedeniyle Çin. Trump yönetimi, ateşkesin uzatılmasının muhtemel olduğunu işaret etti. Henüz kesin bir karar alınmadı, fakat bir yetkili, Stockholm’de yapılan son ABD-Çin görüşmelerinin olumlu geçtiğini söyledi.

Amerika

Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

Yayınlanma

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.

ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.

Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.

Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.

Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.

Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.

Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.

Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.

ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.

Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.

The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.

Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.

Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

Yayınlanma

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.

ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.

ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.

Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.

Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.

Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.

Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.

Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.

Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.

Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.

Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.

Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.

Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.

Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.

Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.

Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.

Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.

Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.

Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.

Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

Yayınlanma

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.

Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.

Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.

NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.

Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.

Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.

Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.

NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”

Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.

Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.

ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.

ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.

Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.

Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English