Bizi Takip Edin

Diplomasi

Netanyahu, Hristodulidis ve Mitsotakis bir araya geldi

Yayınlanma

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Mitsotakis ve Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis iki yıl aradan sonra ilk kez pazartesi günü Kudüs’te bir araya geldi.

Times of Israel’de yer alan habere göre Netanyahu, üçlü zirveyi Ankara’ya mesaj vermek için kullandı. Basın toplantısında Netanyahu, Türkiye’ye üstü kapalı bir şekilde atıfta bulunarak, “imparatorluklarını ve topraklarımız üzerindeki hakimiyetlerini yeniden kuracaklarını hayal edenler”in “bunu unutmaları” gerektiğini söyledi.

Netanyahu şöyle konuştu:

“Geçmişte tüm ülkelerimizin bir dizi imparatorluk tarafından fethedildiği doğru. Fakat cesaret ve fedakarlık sayesinde modern çağda bağımsızlığımızı kazandık. İmparatorluklarını ve topraklarımız üzerindeki hakimiyetlerini yeniden kuracaklarını hayal edenlere şunu söylüyorum: Unutun gitsin. Bu olmayacak. Aklınızdan bile geçirmeyin.”

Netanyahu, kendilerini savunmaya kararlı olduklarını, işbirliğinin ise bu yeteneği daha da güçlendirdiğini savundu.

Üç lider zirve sonrasında ortak bir bildiri imzalayarak, “güvenlik, savunma ve askeri konularda devam eden üçlü işbirliğini güçlendirme” konusunda mutabık kaldılar.

Bildiri ayrıca “deniz güvenliğinin önemini” vurguladı ve “deniz yollarını ve kritik altyapıyı yeni ortaya çıkan tehditlere karşı korumak için işbirliğini derinleştirme” taahhüdünde bulundu.

Üç lider, Trump’ın Gazze için hazırladığı 20 maddelik barış planına destek verdiklerini ifade etti ve kalan İsrailli rehine Başçavuş Ran Gvili’nin derhal iade edilmesini ve Hamas’ın silahsızlandırılmasını talep etti.

Ortak açıklamada, İsrail ile bir başka Doğu Akdeniz ülkesi olan Lübnan arasında son dönemde kurulan doğrudan diyalog da memnuniyetle karşılandı.

Üç lider, “Lübnan’ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını desteklediklerini” söyledi ve “Lübnan hükümetinin kararı, BM Güvenlik Konseyi kararları ve ABD’nin arabuluculuğuyla İsrail ve Lübnan arasında mutabık kalınan Kasım 2024 anlaşmaları uyarınca, meşru devlet kurumları altında güç kullanımının tekelini sağlamanın önemini destekliyoruz. Bu, Lübnan ve İsrail arasında normalleşmenin yolunu açabilir,” dedi.

Üç ülke açıklamalarında, elektrik şebekelerinin birbirine bağlanması ve doğalgaz geliştirme konusunda “deniz hukuku ve tüm devletlerin kendi münhasır ekonomik bölgeleri/kıta sahanlıklarında haklarını kullanma saygısı dahil olmak üzere uluslararası hukuka dayalı olarak” işbirliği yapma sözü verdiler. Bunun da Türkiye’nin gaz iddialarına bir başka atıf niteliğinde olduğu düşünülüyor.

Yahudi halkının “tarihi vatanı” ile olan köklü ve derin bağlarını hatırlatırken, açıklamada “Kudüs’teki kutsal mekanların statükosunu korumaya ve Hıristiyan kiliselerinin varlığını ve mirasını sürdürmeye yönelik güçlü ilgimizi vurgulamaya” yönelik bir taahhüt yer aldı.

Yunanistan, Rum Ortodoks Kilisesinin destekçisi olarak, Kudüs’teki kutsal yerlerdeki Hıristiyan mezhepleri arasındaki gerilimleri ve İsrail’in din adamları ve yerel Hıristiyan topluluklarına yönelik politikalarını yakından takip ediyor.

Üçlü toplantı öncesinde Netanyahu, Mitsotakis ve Hristodulidis ile ayrı ayrı görüştü. İlk olarak özel bir görüşme gerçekleştiren Netanyahu, ardından her iki tarafın yetkililerinin de katıldığı genişletilmiş toplantılara katıldı.

Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar da Netanyahu’nun başkanlık ettiği toplantılardan önce Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis ve Kıbrıs Dışişleri Bakanı Constantinos Kombos ile diplomatik görüşmelerde bulundu. Sa’ar’ın ofisi, bakanların bu akşam üçlü bir toplantı da yapacaklarını ekledi.

Pazartesi günü ayrı bir gelişmede İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Cumhurbaşkanlığı Konutunda Hristodulidis ile bir araya geldi ve X’te, “İsrail, Kıbrıs ve Yunanistan arasındaki üçlü ittifak da dahil olmak üzere işbirliğimizi nasıl derinleştirebileceğimizi ve Netanyahu’nun geçen hafta duyurduğu İsrail-Mısır gaz ihracat anlaşmasının önemini” görüştüklerini yazdı.

Yunan medyası, ziyaretin ABD Başkanı Donald Trump’ın Akdeniz’deki uzun vadeli projelere odaklanan daha geniş stratejisinin bir parçası olduğunu bildirdi.

Toplantı, Güney Kıbrıs’ın 1 Ocak’ta AB Konseyi başkanlığını devralmasından sadece birkaç gün önce gerçekleşti. Bu tarihte Türkiye’nin blokla ilişkilerini dondurması bekleniyor.

Üç ülke, son yıllarda büyük ölçüde enerji projeleri etrafında işbirliğini derinleştirdi. Türkiye, özellikle elektrik şebekelerini birbirine bağlayacak planlanan deniz altı elektrik bağlantısı dahil olmak üzere, tüm bu projelere karşı çıktı ve Doğu Akdeniz’de Ankara’nın onayı olmadan hiçbir enerji kararı alınamayacağını savundu.

Yunanistan ve Türkiye arasında Ege Denizindeki deniz sınırlarının belirlenmesi konusunda uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar da, önemli gaz ve petrol rezervlerine sahip olduğu düşünülen bu bölgede hâlâ çözülmemiş durumda.

Enerjinin yanı sıra, savunma da gündemde önemli bir yer tuttu. Atina ve Tel Aviv, Ankara’nın, bölgede önemli bir jeostratejik avantaj sağlayacak olan ABD F-35 savaş uçaklarını satın alma talebine karşı çıkıyor.

İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter Kasım ayında, “Türkiye’nin ABD’den F-35 almamasını tercih ederiz” diye konuşmuştu.

İsrail halihazırda F-35’leri kullanırken, Yunanistan da bu uçakları satın almak için sözleşmeler imzaladı ama uçakları henüz faaliyete geçmedi. Ayrıca Tel Aviv, Türkiye’nin Gazze’ye garanti olarak asker gönderme talebini kesin bir şekilde reddediyor.

Öte yandan Türk yetkililer, Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs arasında daha yakın askeri işbirliğine karşı uyarıda bulunuyor.

Savunma Bakanı Yaşar Güler, Yunanistan’ı İsrail yapımı hava savunma sistemlerini askerden arındırılmış adalara konuşlandırmayı planlamakla suçladı, fakat Atina bu iddiayı reddediyor.

“Bu adalar anlaşmalar gereği silahlandırılmamalı ve bu konuda harekete geçiyoruz,” diyen Güler, Atina ve Tel Aviv’e “aşırı beklentilere kapılmamaları” konusunda uyarıda bulundu.

Diplomasi

UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Yayınlanma

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.

FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.

Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.

UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.

Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.

Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.

Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.

Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.

Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.

Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.

Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.

En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.

POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

Yayınlanma

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.

Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.

Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.

Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.

ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.

Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.

Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.

Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.

Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.

Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.

GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.

Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Yayınlanma

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.

Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.

The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.

ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu

Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.

Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.

Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.

Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English