Amerika
Netflix, HBO Max’i satın almak için Warner Bros ile görüşüyor

Warner Bros. Discovery, film ve TV stüdyolarını ile HBO Max yayın hizmetini satmak için Netflix ile özel görüşmelere başladı.
Görüşmelerin gizli olması nedeniyle kimliklerinin açıklanmamasını isteyen kaynakların Bloomberg’e aktardığına göre, düzenleyiciler anlaşmayı onaylamazsa Netflix’in 5 milyar dolarlık bir fesih ücreti teklif ettiğini söyledi.
Kaynaklar, görüşmelerin bozulmaması durumunda iki şirketin önümüzdeki günlerde bir anlaşma açıklayabileceğini belirtti.
Bu hamle, Netflix’in aynı varlık için rekabet eden Paramount Skydance ve Comcast’u geride bıraktığını gösteriyor.
Satışın tamamlanmasından önce, toplam değeri 60 milyar doları aşan Warner Bros., CNN, TBS ve TNT gibi kablo kanallarının planlanan bölünmesini tamamlayacak.
Eğer gerçekleşirse, anlaşma, eğlence sektöründe büyük bir değişim yaratacak ve dünyanın en büyük ücretli yayın hizmetini Hollywood’un en eski ve en bilinen stüdyolarından biriyle birleştirecek.
Bu satın alma, daha önce bu ölçekte bir anlaşma yapmamış olan Netflix için önemli bir stratejik dönüşüm anlamına geliyor. “Streaming” hizmetlerinin öncüsü olan Netflix, içerik kütüphanesi veya stüdyosu olmadan, başkalarından program lisansları alarak ve ardından orijinal içeriklere yönelerek Hollywood’un en değerli şirketi haline geldi.
Bu satın alma ile Netflix, HBO ağının yanı sıra The Sopranos ve The White Lotus gibi popüler dizilerin bulunduğu kütüphanesinin de sahibi olacak. Warner Bros.’un varlıkları arasında, Kaliforniya’nın Burbank kentindeki geniş stüdyolarının yanı sıra Harry Potter ve Friends gibi film ve dizilerin bulunduğu devasa bir arşiv de var.
Bu durum, Warner Bros. için birden fazla teklif vererek ihaleyi başlatan Paramount Skydance CEO’su David Ellison için bir gerileme anlamına geliyor.
Paramount, Warner Bros.’u Netflix’i kayırarak haksız bir süreç yürüttüğü için suçluyor. Paramount’u temsil eden dava avukatının 3 Aralık tarihli mektubunda, satış sürecinin “kusurlu” olduğu belirtildi ve Warner Bros.’un açık artırmayı Netflix’in lehine yönlendirdiği öne sürüldü.
Paramount, 1 Aralık’ta Warner Bros.’a gönderdiği mektupta, teklifinin dünya çapındaki düzenleyiciler tarafından daha kolay kabul göreceğini savundu.
Geleneksel TV sektörü, izleyicilerin Netflix’in hakim olduğu streaming hizmetlerine geçmesiyle büyük bir daralma yaşıyor. Son çeyrekte, Warner Bros. kablo TV ağları bölümü, müşterilerin aboneliklerini iptal etmesi ve reklamcıların başka yerlere geçmesi nedeniyle gelirinde %23’lük bir düşüş bildirdi.
Bloomberg Intelligence’a göre Netflix, Paramount ve Comcast’in önünde Warner Bros. için en önde gelen aday olabilir. Hisse başına 30 dolarlık teklif, Warner’ın varlıkları için 75 milyar dolarlık yüksek bir hisse senedi değerlemesi anlamına geliyor.
Yaklaşık 450 milyon aboneye sahip birleşik bir taban, önemli antitröst endişelerini tetikleyecektir, fakat Netflix, anlaşmanın paketleme yoluyla tüketici fiyatlarını düşüreceğini savunarak düzenleyicileri yatıştırmaya çalışıyor.
Yaklaşık otuz yıl önce müşterilere posta yoluyla DVD kiralayan bir şirket olarak kurulan Netflix, 2024 yılını 39 milyar dolarlık gelirle kapattı. Piyasa değeri yaklaşık 437 milyar dolar. 1920’lerde kurulan Warner Bros.’un satışları ise 39 milyar doları aştı.
Warner Bros.’un ikonik içeriği, Netflix’e Walt Disney ve Paramount gibi rakiplerine karşı liderliğini sürdürmesi için güçlü bir program sunacak. Anlaşma, ABD ve Avrupa’da kesinlikle antitröst incelemesine tabi tutulacak ve şimdiden bazı uyarı sinyalleri vermeye başladı.
Kaliforniyalı Cumhuriyetçi Darrell Issa, Netflix ile olası bir anlaşmaya itiraz eden bir notu ABD düzenleyicilerine yazarak, bunun tüketicilere zarar verebileceğini belirtti.
Netflix ise en büyük rakiplerinden birinin YouTube olduğunu savunuyor. Bir başka Cumhuriyetçi, Utah Senatörü Mike Lee de bu hafta Issa’nın endişelerini yineledi.
Netflix’in Warner Bros.’a olan ilgisi Hollywood’da da tedirginlik yarattı. Şirket, filmlerini sinemalarda gösterime sokmayı büyük ölçüde reddediyor ve zaman zaman kendi yapımı filmlerini sinemalarda sınırlı süreyle gösterime sokuyor.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa4 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa4 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya1 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek












