Amerika
Fed için Hassett’in adı geçiyor

Tahvil yatırımcıları, Kevin Hassett’in Fed atanma olasılığından endişe duyduklarını ABD Hazine Bakanlığı’na ilettiler.
Financial Times’ta (FT) yer alan habere göre Hassett’in, Başkan Donald Trump’ı memnun etmek için faiz oranlarını agresif bir şekilde düşüreceğinden endişe ediyorlar.
Kaynaklara göre Hazine Bakanlığı, Wall Street’in önde gelen bankalarının yöneticileri, varlık yönetimi devleri ve ABD borç piyasasının diğer büyük oyuncularıyla bire bir görüşmeler yaparak Hassett ve diğer adaylar hakkında geri bildirim istedi.
Bu görüşmeler, Hazine Bakanı Scott Bessent’in, Mayıs 2026’da görev süresi dolacak olan Jay Powell’ın yerine Fed başkanlığı için adaylarla ikinci tur görüşmelerini yapmadan önce, kasım ayında gerçekleşti.
Hazine Bakanlığı, “Hazine piyasası ve daha geniş finansal piyasalardaki önemli gelişmeler ve dinamikler hakkında çeşitli piyasa katılımcıları ve yatırımcılarla düzenli olarak görüşüyor,” dedi.
Bakanlık ayrıca “önemli paydaşlarla” yapılan görüşmelerde, beş potansiyel Fed başkanının “çeşitli varlık sınıflarında” beklenen piyasa sonuçlarının dağılımının “son derece dar” olduğunu söyledi.
Beyaz Saray’ın en üst düzey ekonomi yetkilisi Hassett, Trump ve Bessent’in potansiyel aday listesini başlangıçtaki 11 adaydan azaltmasıyla son haftalarda bu pozisyonun en güçlü adayı olarak öne çıktı.
Trump salı günü, Fed başkanlığı için adayını gelecek yılın “başlarında” açıklayacağını söyledi ve Hassett’in potansiyel bir aday olduğuna işaret etti.
Başkanın Hassett’ten bahsetmesi üzerine ABD doları kısa süreli bir düşüş yaşadı. Beyaz Saray, FT’ye, “başkanın federal hükümete en nitelikli kişileri aday göstermeye devam edeceğini ve kendisi bir açıklama yapana kadar potansiyel adaylar hakkındaki tartışmaların anlamsız spekülasyonlar olduğunu” söyledi.
Hazine Bakanlığı, “Trump’ın seçiminin Amerikan halkına iyi hizmet edeceğinden emin” olduğunu da ekledi.
Piyasa katılımcılarının Hassett hakkındaki şüpheleri, Trump’ın merkez bankasının yeni liderini aday göstermeye hazırlanırken, Wall Street’te Fed’in yönetimindeki geçişle ilgili daha geniş bir endişeyi yansıtıyor.
Bazı üst düzey tahvil piyasası katılımcıları, Hassett’ten daha bağımsız olarak görülen BlackRock’tan Rick Rieder ve Fed yöneticisi Christopher Waller gibi diğer adayları tercih ediyor.
Hazine Bakanlığının görüştüğü piyasa katılımcılarından birkaçı, faiz oranlarının keskin bir şekilde düşürülmesi gerektiğini savunan ve merkez bankasının bu yıl borçlanma maliyetlerini sadece hafifçe düşürme kararını “inatçı bir katır” olarak nitelendiren Trump ile Hassett’in aynı çizgide olması konusunda endişeli olduklarını söyledi.
Tartışmalara aşina olan üç kişiye göre, bankacılar ve yatırımcılar, enflasyon Fed’in %2 hedefinin üzerinde seyretmeye devam etse bile Hassett’in ayrım gözetmeksizin faiz indirimleri için harekete geçebileceğinden endişe duyuyorlardı.
Bir piyasa katılımcısı, 2022’de dönemin başbakanı Liz Truss’un fonlanmamış vergi indirimleri planlarının tetiklediği İngiltere tahvil piyasasındaki şoku kastederek, “Kimse Trusslanmak istemiyor” dedi.
Fed başkanının güvercin bir tutum sergileyeceği ihtimali, ABD’de enflasyonun gelecek yıl artması durumunda büyük tahvil yöneticileri için özellikle endişe verici olarak görülüyordu. Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi Ağustos ayında yüzde 2,7 olarak kaydedildi.
Bir piyasa katılımcısı, gevşek para politikası ve yüksek enflasyonun birleşiminin uzun vadeli Hazine tahvillerinde satış dalgasına yol açabileceğini söyledi.
Bazı piyasa katılımcıları, Hassett’in bölünmüş Fed yönetim kurulunu ikna edebileceğine ve faiz kararları konusunda uzlaşma sağlayabileceğine de ikna olmamışlardı.
Bu görüşmelere katılanlar arasında, Bessent’e piyasa ve ihraç konularında danışmanlık yapan Hazine Borçlanma Danışma Komitesi’ni oluşturan Wall Street tahvil devlerinin üyeleri de vardı.
Vergi politikası üzerine çalışmalar yapan Hassett, bu yılın başlarında Hazine Borçlanma Danışma Komitesi (TBAC) ile bir araya geldiğinde, piyasalar hakkında çok az konuşup, bunun yerine Meksika uyuşturucu kartelleri hakkında bir tartışma da dahil olmak üzere Beyaz Saray’ın önceliklerini anlattığını söylediler.
Hassett, Trump’ın ilk döneminde Beyaz Saray’a Ekonomi Danışmanları Konseyi başkanı olarak katılmadan önce, John McCain, George W. Bush ve Mitt Romney’nin başkanlık kampanyalarında kıdemli ekonomi danışmanı olarak görev yapmıştı.
Hassett ayrıca muhafazakâr düşünce kuruluşu American Enterprise Institute’da ve Fed’de çalıştı. Fed’de onunla birlikte çalışanlar onu hırslı biri olarak hatırlıyor.
Kısa süre önce Fed’den ayrılan kıdemli politika danışmanı Robert Tetlow, Hassett’in kendisine “zeki, belagatli ve kendine güvenen” biri olarak göründüğünü söyledi.
Fakat geçtiğimiz yıl boyunca ABD merkez bankasını eleştiren bir başkanla olan yakınlığı, kurumun bağımsızlığını tehdit edeceği endişesi var.
Eski Fed ekonomisti ve şu anda New Century Advisors’ın baş ekonomisti olan Claudia Sahm, “Kevin Hassett, Fed başkanlığı görevini yerine getirebilecek yetkinlikte, sadece kim ortaya çıkacağı sorusu var” dedi.
Varlık yönetimi şirketi Ninety One’ın yönetilen gelir başkanı John Stopford ise, “Bence piyasa onu Trump’ın yardakçısı olarak görüyor ve bu da Fed’in güvenilirliğini bir nebze olsun zedeliyor,” diye ekledi.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Asya2 hafta önceÇin yapay zekâ, çipler ve akıllı fabrikalara büyük yatırım yapıyor
Asya2 hafta önceHindistan ve Vietnam, ‘Çin artı bir’ rekabetini ticari kazanıma dönüştürmeyi hedefliyor
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Asya2 hafta önceFed’in faiz artışının ardından Çin parasal gevşemeye devam edecek mi?
Diplomasi4 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya1 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak











