Bizi Takip Edin

Avrupa

Norveç, varlık fonunun İsrail şirketlerine yaptığı yatırımları gözden geçirecek

Yayınlanma

Norveç, İsrail’in Gazze işgaline yardım eden şirketlere finansman sağladığına dair ısrarlı şikayetler üzerine, 2 trilyon dolarlık dev varlık fonuna İsrail şirketlerindeki yatırımlarını gözden geçirmesi talimatını verdi.

Norveç Maliye Bakanı Jens Stoltenberg, salı günü ülkenin merkez bankası ve petrol fonunun etik konseyine, Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’daki “kötüleşen durum” nedeniyle İsrail şirketlerindeki hisselerini incelemelerini emretti.

Dünyanın en büyük varlık fonu, birçok siyasi parti, sendika ve aktivistin, petrol fonunu İsrail’in Filistin topraklarını işgaline ve Gazze’deki saldırılarına yardım eden şirketlere yatırım yapmakla suçlamasıyla eleştirilerin hedefi haline geldi.

Son tepkiler, Norveç gazetesi Aftenposten’in bu hafta, fonun son iki yılda İsrail’in Gazze’yi bombalamak için kullandığı uçakların bakımını yaptığı iddia edilen Bet Shemesh Engines’e yatırımını artırdığını yazmasının ardından geldi.

Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre salı günü yaptığı açıklamada, haberlerden “çok endişeli” olduğunu ve Stoltenberg’den petrol fonunu yöneten ülke merkez bankası Norges Bank ile temasa geçerek “tatmin edici cevaplar” almasını istediğini söyledi.

Stoltenberg, “Gazze’deki savaş uluslararası hukuka aykırı ve korkunç acılara neden oluyor, bu nedenle fonun Bet Shemesh Engines’e yaptığı yatırımlarla ilgili soruların gündeme gelmesi anlaşılabilir,” dedi.

Norveç’in merkez sol hükümeti, şu anda sonuçlarının çok belirsiz olduğu 8 Eylül’deki parlamento seçimlerine birkaç hafta kala muhalefetin bu konuyla ilgili artan baskısı altında.

Fonun sahip olduğu verilere göre, 2024 sonu itibarıyla Bet Shemesh Engines’te 15 milyon dolarlık hissesi vardı ve bu hisseler fonun %2,1’ini oluşturuyordu.

Hisselerin değeri, 7 Ekim Aksa Tufanı operasyonundan kısa bir süre sonrasında, 2023 sonu itibarıyla dört katından fazlaydı.

Norveç varlık fonunun 2 trilyon dolarlık varlığının sadece %0,1’i 2024 sonu itibarıyla İsrail’deydi ve toplam 22 milyar Norveç kronu (2,1 milyar dolar) tutarında 65 İsrail şirketine yatırım yapmıştı.

Petrol fonunun portföyünden hangi şirketlerin çıkarılması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunan bağımsız etik konseyi, 2009 yılından bu yana dokuz İsrail şirketinin çıkarılmasını önerdi.

Bunlardan ikisi geçen yıl, “Batı Şeria’nın işgali ve Gazze’deki savaşla bağlantıları” nedeniyle toplam 20 İsrail şirketi hakkında soruşturma açıldığında geldi.

Petrol fonunun genel müdürü Nicolai Tangen salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Bet Shemesh Engines’e yapılan yatırımın harici bir fon yöneticisi aracılığıyla gerçekleştirildiğini ve İsrail şirketinin etik konseyi, BM veya diğer kuruluşların herhangi bir yasak listesinde yer almadığını söyledi. Tangen, fonun şimdi “yeni bilgileri” inceleyeceğini belirtti.

Bu açıklamalara gelen sert tepkileri anlayıp anlamadığının sorulması üzerine, “Elbette. Sizin gördüğünüz görüntüleri ben de görüyorum, izlemesi çok korkunç,” yanıtını verdi.

Varlık fonundaki bazı yetkililer, etik konseyinin tavsiyelerinin yavaş ilerlemesinden şikayetçi, özellikle de Norveçli protestocuların öfkesi birkaç kez Oslo’daki merkezinde bulunan Norges Bank’a yöneldiğinden.

Ne var ki varlık fonu, İsrail’in Gazze’deki saldırısına yönelik kamuoyunun öfkesini dengelemekle, fonun çok fazla İsrail şirketinden yatırımlarını çekmesi halinde İsrail’de ve özellikle ABD’de siyasi bir fırtınaya kapılmamasını arasında ince bir ipte yürümek zorunda.

Avrupa

Volkswagen CEO’su Blume “alarm veriyor”

Yayınlanma

Volkswagen CEO’su Oliver Blume, otomobil üreticisinin “kritik sınırın ötesinde” bir durumda olduğu uyarısında bulundu.

Şirketin intranetinde yayınlanan ve AFP’ye gönderilen bir röportajda Blume, Volkswagen ve Alman otomotiv endüstrisinin, küresel olumsuzluklar ve Çinli rakipler nedeniyle “tarihlerinin en büyük sarsıntısıyla” karşı karşıya olduğunu söyledi.

Otomobil üreticisi, büyük çaplı işten çıkarmaları değerlendiriyor ve önümüzdeki günlerde Blume, şirketin planları hakkında güncel bilgiler vermek üzere Volkswagen’in Wolfsburg’daki genel merkezinde ve Zwickau ile Emden’deki tesislerinde çalışanlarla bir araya gelecek.

Blume röportajda, fabrika kapatmalarına ilişkin henüz bir karar alınmadığını belirtmekle birlikte, “Emden, Hannover, Zwickau ve Neckarsulm’daki fabrikaların 2030’larda kârlı kalabilmelerine yönelik şu anda herhangi bir yol göremedikleri” şeklindeki şirketin tutumunu yineledi.

Volkswagen, 100.000 kişiyi işten çıkarmayı planlıyor

Şirketin ayrıca Avrupa’da yıllık 500.000 araçlık bir üretim fazlasıyla başa çıkmak zorunda olduğunu da sözlerine ekledi.

Blume, fabrikaların kapatılmasının her zaman “en son ve en pahalı çözüm” olacağını belirtti.

Otomobil üretiminin durdurulabileceği tesislerde Volkswagen’in başka “endüstriyel çözümler” araştırdığını da ekleyen Blume, Osnabrück’teki fabrikasının kullanımı konusunda savunma sanayinden şirketlerle ileri aşamadaki görüşmelere işaret etti.

Temmuz ayında Blume, Volkswagen denetim kuruluna tasarruf planlarını sunmuş fakat herhangi bir karar alınmamıştı.

Alman basını o dönemde, Volkswagen Grubu’nun ana hissedarı olan ve oy haklarının %20’sine sahip Aşağı Saksonya eyalet hükümetinin planları onaylamayı reddettiğini bildirmişti.

Grup halihazırda 50.000 kişilik işten çıkarma kararı almıştı ve Blume, 37.000 çalışanla anlaşmaya varıldığını belirtti.

Blume, otomotiv devi adına çalışanlara “el ele vermeleri” çağrısında bulundu ve “Şirketteki herkes bu planı desteklerse başarılı olabiliriz,” dedi.

IG Metall sendikasının başkanı cuma günü yönetimi sert bir şekilde eleştirdi ve fabrika kapanmalarına direneceğine söz verdi.

Christiane Benner, Wirtschaftswoche haftalık dergisine verdiği demeçte, “Volkswagen çalışanları zaten ağır ve acı verici kesintileri kabul etmek zorunda kaldı ve şimdi de bir tokat daha yiyorlar,” dedi.

Okumaya Devam Et

Avrupa

AB, Ukrayna’ya 6,1 milyar avroluk desteği onayladı

Yayınlanma

AB, Ukrayna’nın hava savunma sistemlerinin artan Rus füze ve insansız hava aracı saldırılarını püskürtmekte zorlandığı bir ortamda, ülkeye 6,1 milyar avroluk yeni bir fon tahsis etmeyi onayladı.

Ukrayna, AB destek kredisinden sağlanan bu parayı, zor durumda olan hava savunmasını güçlendirmek ve diğer askeri ihtiyaçlarını karşılamak için kullanabilir.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, hafta sonu yaptığı açıklamada, ülkesinin bu yıl AB’den toplam 30 milyar avroluk destek beklediğini belirtti.

Avrupa Komisyonuna göre, yeni fon hava ve füze savunma sistemleri, füzeler, mühimmat ve radarları karşılamak üzere ayrıldı.

Rus hava saldırılarıyla ağır darbe alan Ukrayna’nın hava savunma sistemlerinde özellikle balistik füze önleyiciler konusunda eksiklik yaşanıyor.

6,1 milyar avro, 90 milyar avroluk Ukrayna Destek Kredisi’nin bir parçası ve gelecekteki silah alımları için halihazırda onaylanmış olan 16 milyar avroya ekleniyor.

Bu 16 milyar avronun 8,35 milyar avrosu, her bir ödemenin AB’nin somut satın alma sözleşmelerini onaylamasına bağlı olması nedeniyle, şu ana kadar ödenmiş durumda.

Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen bugün (24 Ağustos) yaptığı basın açıklamasında, “Rusya saldırılarını yoğunlaştırırken, Ukrayna’nın halkını koruması ve hava sahasını savunmasına yardımcı olmak için adımlar atıyoruz. Avrupa, Ukrayna’nın yanındadır ve ihtiyaç duyduğu anda ihtiyaç duyduğu her şeyi sağlayacağız,” dedi.

Komisyon, fonun büyük bir kısmının Avrupa yapımı savunma teçhizatına harcanacağını belirtti. 

AB yürütme organı, “stokların eritilmesi, siparişlerin önceliklerinin yeniden belirlenmesi ve üretimin artırılması yoluyla AB tedariklerinde önemli bir artışa” ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Zelenskiy, sosyal medyada yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın gelecek yılın başında ordusuna yeterli teçhizat sağlamak için 7 milyar ila 9 milyar avroya ihtiyacı olacağını söyledi. Maaşlar ve diğer harcamalar için ise 17 milyar avro daha gerekecek.

Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın da aralarında bulunduğu “İstekliler Koalisyonu” temsilcileri, Ukrayna’ya ek destek konusunu görüşmek üzere şu anda Kiev’de toplanıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise önleme sistemlerinin teslimatını hızlandıracağına dair taahhütte bulundu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

İsviçreli bankaya göre Avrupa yapay zeka trenini kaçırdı

Yayınlanma

Financial Times, ABD’nin yapay zeka gelişimine Avrupa’dan katbekat fazla yatırım yaparak teknolojik ilerlemedeki farkı açtığını aktardı. İsviçreli özel banka J Safra Sarasin Başekonomisti Karsten Junius, Avrupa’nın son ileri teknoloji dalgasını kaçırdığını ve ABD’yi yakalayamazsa refah seviyesinin gerileyeceğini belirtti.

ABD, yapay zeka alanındaki gelişimini Avrupa’ya kıyasla katbekat yüksek yatırımlarla sürdürürken iki taraf arasındaki teknolojik ilerleme farkı giderek açılıyor.

Financial Times’ın (FT) haberine göre, İsviçreli özel banka J Safra Sarasin’in Başekonomisti Karsten Junius, Avrupa’nın en son ileri teknoloji dalgasını kaçırdığını belirtti.

Junius, Avrupa ile ABD arasındaki devasa yatırım farkının en azından kısmen geçici bir durum olduğunu savundu. Junius konuya ilişkin değerlendirmesinde, “ABD’deki yapay zeka yatırımları bu ölçekte sonsuza kadar sürmeyecektir” ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte Avrupa’da yenilikçilik ve esneklik düzeyinde bir gerileme görüldüğüne işaret eden ekonomist, bu tablonun kısmen iş gücü piyasalarındaki katılıktan kaynaklanabileceğine dikkati çekti.

Junius ayrıca, “Avrupa ileri teknolojiler alanında ABD’yi yakalayamazsa ABD’ye kıyasla göreli yaşam standardımız düşmeye devam edecektir” uyarısında bulundu.

Daha önce, 21 Ağustos’ta Bloomberg tarafından yayımlanan haberde, Çin’in yapay zeka alanındaki liderlik yarışında ABD ile arasındaki farkı hızla kapattığı bildirilmişti.

Çin modellerinin kullanım ölçeği ve maliyet gibi temel göstergelerde şimdiden öne geçmeye başladığı, bu durumun da OpenAI ve Anthropic dahil olmak üzere ABD’li şirketlerde endişeye yol açtığı kaydedilmişti.

Bundan önce ise ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekanın petrol sektöründen daha büyük bir endüstri haline gelebileceğini ve bu alandaki yarışı kazanan tarafın belirleyici bir üstünlük elde edeceğini ifade etmişti.

Nisan ayında Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın bahar toplantıları kapsamında maliye bakanları, merkez bankası başkanları ve ilgili düzenleyici kurum temsilcileri en yeni yapay zeka modellerinin barındırdığı tehditleri ele almıştı.

Toplantılar marjında İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, düzenleyici kurumların küresel finans sistemine yönelik siber riskleri hızlandırılmış bir süreçle değerlendirmek zorunda kalacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English