Bizi Takip Edin

Amerika

OpenAI’a göre Elon Musk şirketin parasıyla Mars’ta şehir kurmayı planlamış

Yayınlanma

OpenAI Yönetim Kurulu Başkanı Greg Brockman, Elon Musk’ın 2017 yılında şirketin kontrol hisselerini ele alarak Mars’ta özerk bir şehir kurmayı planladığını açıkladı. Devam eden davanın duruşmasında ifade veren Brockman, Musk’ın kurumsal hakimiyet niyetini ve yapay zeka kaynaklarını uzay projelerine aktarma hedefini detaylandırdı.

OpenAI ile hukuk mücadelesi yürüten Amerikalı milyarder Elon Musk’ın, 2017 yılında şirketi ticari bir kuruluşa dönüştürmeyi ve kontrol hisselerini alarak elde edeceği kaynağı Mars’ta bir şehir kurmak için kullanmayı hedeflediği öne sürüldü.

OpenAI Yönetim Kurulu Başkanı Greg Brockman, mahkemede verdiği ifadede Musk’ın geçmişteki stratejik niyetlerine dair ayrıntıları paylaştı. Reuters’ın aktardığı duruşma kayıtlarına göre Brockman, Musk’ın şirketin yönetiminde mutlak hakimiyet kurma isteğini dile getirdi.

Elon Musk, kurucuları arasında yer aldığı OpenAI’ın, Microsoft’tan milyarlarca dolarlık destek almasının ardından başlangıçta beyan edilen kâr amacı gütmeyen kuruluş misyonundan saptığını savunuyor.

Şirketin ticari bir yapıya dönüşme planlarına karşı çıkan Musk, 150 milyar dolara kadar tazminat talep ediyor. Musk, bu meblağın 2015 yılında kurulan ve orijinal yapıyı temsil eden OpenAI Foundation’a aktarılmasını istiyor.

Musk ayrıca, mahkemeden şirketin statüsünün yeniden kâr amacı gütmeyen bir araştırma organizasyonu olarak tescil edilmesini ve CEO Sam Altman ile Başkan Greg Brockman’ın görevden alınmasını talep ediyor.

Brockman’ın beyanlarına göre Musk, 2017 yılında OpenAI’ın kâr amacı gütmeyen statüyle ileri yapay zeka modelleri için gerekli devasa sermayeyi toplamasının mümkün olmadığını savunarak ticari yapıya geçilmesini önerdi.

Ancak Brockman, Musk’ın bu dönüşüm karşılığında kontrol hisselerini almayı ve şirketin liderliğini üstlenmeyi şart koştuğunu belirtti.

O dönemde bu görev için tek alternatif adayın mevcut yönetici Sam Altman olduğunu kaydeden Brockman, Musk’ın ticari tecrübesine dayanarak bu kontrolü hak ettiğini savunduğunu ifade etti.

Duruşmada Musk’ın hedeflerini detaylandıran Brockman, milyarderin bu hisse gücünü Mars’ta kendi kendine yetebilen bir şehir inşa etmek için kullanacağını açıkça söylediğini aktardı.

OpenAI, Neuralink’e rakip yaratacak

Brockman ifadesinde, “Mars’ta bir şehir kurmak için 80 milyar dolara ihtiyacı olduğunu söyledi. Nihayetinde tam kontrolü elinde tutmak istiyordu” sözlerine yer verdi. Brockman ayrıca, Musk’ın bu hakimiyetten ne zaman vazgeçeceğine de yalnızca kendisinin karar vermek istediğini ekledi.

Mars ve Ay’ın kolonileştirilmesi projelerini sık sık dile getiren Musk, Mart 2025’te yaptığı açıklamada SpaceX’in hedefinin 20 ila 30 yıl içinde Mars’ta “kendi kendine yeten bir medeniyet” kurmak olduğunu belirtmişti.

Gezegende doğrudan demokrasi modelini savunan Musk, Mars’ın ABD toprağı statüsünde olması halinde yaşamını orada yitirebileceğini de ifade etmişti.

SpaceX yönetim kurulu, Ocak ayında aldığı kararla, şirketin piyasa değerinin 7,5 trilyon dolara ulaşması ve Mars’ta en az 1 milyon kişilik kalıcı bir koloni kurulması durumunda Musk’a imtiyazlı oy hakkına sahip 200 milyon hisse verilmesini onaylamıştı.

Öte yandan, The Wall Street Journal’ın bir kaynağa dayandırdığı haberinde, SpaceX’in 2026 için planlanan Mars görevini ertelediği ve NASA’nın Ay programına odaklandığı bilgisi yer aldı.

Amerika

Nvidia beş yıl sonra ilk kez tahvil ihraç edecek

Yayınlanma

Mikroçip üreticisi Nvidia, kaynaklara göre en az 20 milyar dolar değerinde şirket tahvili ihraç etmeye hazırlanıyor. Şirket, bu adımla 2021 yılından beri borçlanma piyasasına ilk kez çıkmış olacak.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre mikroçip üreticisi Nvidia, beş yıl aradan sonra ilk kez şirket tahvili ihraç etmeye hazırlanıyor.

Şirketin bu ihraç yoluyla en az 20 milyar dolar kaynak sağlamayı hedeflediği belirtiliyor.

En son Haziran 2021’de tahvil piyasasına çıkarak 5 milyar dolar fon sağlayan Nvidia’nın, bu yeni borçlanma işlemini vadeleri 2 ila 30 yıl arasında değişen yedi dilim halinde gerçekleştirmeyi planladığı aktarıldı.

En uzun vadeli tahvil ihracında getiri farkı hedefinin, ABD Hazine tahvillerinin getirisinin yaklaşık 0,9 yüzde puan üzerinde belirlendiği ifade ediliyor.

Yapay zeka şirketlerinin borçlanma dalgası sürüyor

Nvidia’nın bu hamlesi, yapay zeka alanındaki hızlı yükselişe öncülük eden teknoloji devlerinin başlattığı borçlanma dalgasının bir devamı niteliğini taşıyor.

Daha önce Alphabet ve Amazon gibi şirketler, yapay zekanın hızla geliştirilmesi için gerekli olan bilgi işlem kapasitelerini oluşturmak amacıyla borç piyasasını kullanmış ve geçen yıldan bu yana yüz milyarlarca dolar kaynak sağlamıştı.

Yatırımcıların ise şimdiye kadar bu ihraçlara yoğun ilgi gösterdiği belirtiliyor.

Tahvil ihracını düzenleyen bankalar arasında yer alan JPMorgan Chase & Co ve Morgan Stanley yetkilileri konuya ilişkin açıklama yapmaktan kaçındı.

Yeni bilgisayar çipi bilgisayar pazarında rekabeti artıracak

Tahvil ihracı kararı, Nvidia’nın işlerini hızla büyüttüğü bir dönemde alındı. Bloomberg’in aktardığına göre, şirketin Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang, Taipei’deki Computex fuarında yaptığı açıklamada, kişisel bilgisayar pazarında Intel ve AMD ile rekabet etmek üzere tasarlanan yeni RTX Spark Superchip işlemcisini tanıttı.

Geliştirme sürecine Tayvan merkezli MediaTek’in katıldığı ve üretimini Taiwan Semiconductor Manufacturing Company’nin (TSMC) üstleneceği yeni işlemci, sonbahardan itibaren Dell ve Lenovo’nun Microsoft Windows for Arm işletim sistemiyle çalışan dizüstü bilgisayarlarında kullanılmaya başlanacak.

Büyük dil modellerine dayalı yapay zeka uygulamalarında ve yüksek performans gerektiren oyunlarda performansı artırması beklenen bu yeni ürün hakkında konuşan Jensen Huang, atılan bu adımın kişisel bilgisayar pazarında akıllı telefon pazarıyla rekabet edebilecek büyüklükte bir dönüm noktası olabileceğini kaydetti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump yönetimi yetkilileri, Anthropic ile bir araya geldi

Yayınlanma

Anthropic çalışanları pazartesi günü Trump yönetiminin üst düzey yetkilileriyle bir araya geldi.

POLITICO’ya bilgi veren kaynaklar bu görüşmenin, federal hükümetin uyguladığı ihracat yasağı nedeniyle yapay zeka girişiminin cuma gecesi en son modelini piyasadan çekmek zorunda kalmasının ardından yapılan ilk yüz yüze görüşme olduğunu belirtti.

Beyaz Saray’dan üst düzey bir yetkili, potansiyel güvenlik açıkları nedeniyle Anthropic’in ABD dışındaki kullanıcıların en yeni modeline erişimini engelleyen federal hükümetin cuma günkü kararını hafifletecek bir çözüme ulaşmanın birkaç günden daha uzun süreceğini söyledi.

Fakat yetkili, bunun hızlı bir şekilde halledilebileceği ihtimaline kapıyı açık bıraktı. Ve “Bu Anthropic’e bağlı,” dedi.

Yetkililer, hafta sonu boyunca Anthropic’in kurucu ortağı Tom Brown, Ticaret Bakanı Howard Lutnick ve Ulusal Siber Direktörü Sean Cairncross arasında saatler süren görüşmelerin ardından, şirketin araştırma ve güvenlik uzmanlığına sahip üst düzey yöneticilerini aceleyle Washington’a gönderdiğini söyledi. Anthropic’in kamu politikası başkanı Sarah Heck de bu görüşmelere katıldı.

Ticaret Bakanlığı ve Cairncross’un ofisi tarafından düzenlenen yüz yüze toplantılar daha teknik nitelikteydi ve Ticaret Bakanlığı’nın Yapay Zeka Standartları ve İnovasyon Merkezi’nin başkanı Chris Fall’un da aralarında bulunduğu personel tarafından yönetildi.

Anthropic, kısıtlamaları aşma umuduyla yönetim yetkililerine bir sunum yaptı ve Anthropic’in siber güvenlik önlemlerini açıkladı.

Anthropic’e ihracat yasağının arkasından Amazon çıktı

Anthropic, kısıtlamaların açıklanmasından bu yana güvenlik önlemlerini savundu. Şirket bir blog yazısında, “Bu güvenlik açıklarının hepsi nispeten basit görünüyor ve diğer halka açık modellerin de bir baypas gerektirmeden bunları keşfedebildiğini tespit ettik,” dedi.

Yönetimin ihracat kısıtlamalarını uygulamaya koymadan önce Anthropic CEO’su Dario Amodei ile yapılan görüşmelerde öncü bir rol oynayan Hazine Bakanı Scott Bessent, hafta sonu bu sürece daha az dahil oldu ve Hazine Bakanlığı pazartesi günü yüz yüze yapılan toplantılara katılmadı.

Görüşmelere yakın bir kaynak, Lutnick’in başkan tarafından devreye sokulduğunu ve ülkenin ihracat politikasını denetlediği için hafta sonu daha aktif bir rol üstlendiğini söyledi.

Lutnick ve Bessent, pazartesiden çarşambaya kadar sürecek G7 toplantıları için başkanla birlikte Air Force One uçağıyla Fransa’ya gitti.

Anthropic’in yabancı uyrukluların en son modeli Fable 5’i kullanmasına izin vermesini yasaklayan ihracat kontrolü, şirketin kurallara uymak için modeli tamamen kaldırmasını zorunlu kıldı.

Gerginliğin tırmanması, Anthropic’in önemli bir yatırımcısı olan Amazon’un geçen hafta sonu Beyaz Saray’a ilettiği, Fable ile ilgili algılanan bir güvenlik endişesi konusunda Anthropic ile yönetim arasında yaşanan anlaşmazlığın ardından geldi.

Amazon, şirketin son derece gelişmiş modeli Mythos’tan daha az güçlü olacak şekilde tasarlanan ve uzun süredir beklenen Fable modelinde Anthropic’in güvenlik önlemlerini atlatmanın bir yolunu bulduğunu bildirdi.

Anthropic, siber güvenlik açıklarını herhangi bir insandan daha hızlı istismar etme yeteneği nedeniyle, yalnızca seçkin bir grup şirketin Mythos’a erişmesine izin verdi.

Şirket, Fable’ın Mythos’a benzer bir performans gösterdiğini ama kullanıcıların siber saldırı gerçekleştirmesini veya biyolojik silah yapımını detaylandırmasını engellemek için yerleşik güvenlik önlemlerine sahip olduğunu belirtti.

Amazon’un keşfi, Beyaz Saray ve Ulusal Güvenlik Ajansına iletildi ve Cairncross, Bessent ve diğerlerinin Anthropic’ten Fable’a erişimi durdurmasını talep etmesine neden oldu.

Anthropic, güvenlik ihlalinin önemsiz olduğunu ve insanların siber saldırılar için kullanmasına izin verecek daha büyük bir “jailbreak” olmadığını savunarak bunu kabul etmediğinde, yönetim, şirketin elini zorladığını söylediği bir ihracat kontrolü kararı verdi.

Hafta sonu, yaklaşık 80 teknik uzman ve CEO’dan oluşan bir grup, yetkilileri ihracat kontrolünü kaldırmaya çağıran açık bir mektup yazdı.

Amazon araştırmacılarının Fable’a yaptırdığı eylemlerin “güvenli kod yazmayı amaçlayan herhangi bir modelde gerekli bir yetenek” olduğunu ve “saldırgan bir yetenek olarak değerlendirilmemesi gerektiğini” belirttiler.

Teknoloji liderleri mektupta, Trump yönetiminin ani denetimlerinin “savunmacılardan en iyi modelleri elinden aldığını, piyasada belirsizlik yarattığını ve bunu haklı gösterecek herhangi bir gerçek risk olmaksızın Amerika’nın yapay zeka liderliğini tehlikeye attığını” yazdı.

Yönetimle yapılan toplantılara katılan Anthropic çalışanlarından biri olan Graham, nisan ayında Fox News’e verdiği demeçte, Anthropic’in “kötü niyetli kişilerin erişimi olmadan” savunmacılara Mythos’a erişim izni vererek ince bir çizgi üzerinde yürümek istediğini söylemişti.

Graham, “Sonuçta, bu tür araçların güvenli bir şekilde tüm dünyaya yayılması gerektiğini düşünüyoruz, çünkü tüm dünyanın da kendini savunmak için bu araçları kullanmasına ihtiyacımız var,” diye eklemişti.

Teknoloji camiasından bazıları, sıkı ihracat kısıtlamalarını destekledi ve güvenlik önlemlerinin aşılmasının ciddi riskler doğurduğunu söyledi. Ancak diğer AI uzmanları ve hatta yönetim içindeki yetkililer, bu kontrollerin sektörü sekteye uğratacak tehditkar bir düzenleme ortamı yarattığını söylediler.

AI politikası üzerinde çalışan eski Trump yönetimi yetkilisi Dean Ball, X’te yazdığı gönderide, “AI şu anda lisanslıdır, ancak gereklilikler sürekli değişiyor ve her zaman gizli tutuluyor; hatta olaylara tepki verirken kuralları anlık olarak keşfedecek olan yönetim için bile,” dedi.

Mevcut yönetimden bir yetkili, ihracat anlaşmazlığı ne kadar uzun sürerse, AI şirketlerinin yeni modellerini piyasaya sürerken uğraşmak zorunda kalacakları fiili bir lisans rejimine dönüşme olasılığının o kadar artacağı ve bunun da inovasyonlarını ve Çin ile rekabetlerini yavaşlatacağı konusunda uyarıda bulundu.

Yönetim yetkilisine göre ihracat kontrolü, kısa sürede hafifletilen geçici bir “uyarı”dan ibaret olmazsa, “bu durum tüm sektör için büyük bir sorun olacak.”

Okumaya Devam Et

Amerika

Mehdi Taremi, ABD’nin İran milli takımına çıkardığı zorlukları eleştirdi

Yayınlanma

İran milli takımının yıldızı Mehdi Taremi, ABD’nin başta İran olmak üzere diğer takım ve spor insanlarına çıkardığı zorlukların “işin tadını kaçırdığını” söyledi.

ABD ile İran’ın aylar süren bir savaşın ardından anlaşma imzalamak üzere bir uzlaşmaya varmasından birkaç saat önce, İran milli futbol takımı 2026 FIFA Dünya Kupası’ndaki ilk maçları için Los Angeles’a vardı.

İranlı teknik direktör Emir Kalenuyi, pazar günü Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak şehre vardıklarında siyaset değil, futbol hakkında konuşmak istediğini söyledi.

Takımın ilk basın toplantısından önce FIFA yetkilileri, gazetecilere oyuncularla konuşurken spor konularıyla sınırlı kalmaları konusunda uyarıda bulunmuş ve Kalenuyi de onaylayarak başını sallamıştı.

Fakat takımın Dünya Kupası maçlarına ev sahipliği yapacak ülkeye varışında birçok lojistik engel çıkarıldı. Üstelik ev sahibi ülke, takımı sınırın ötesindeki Meksika’da konaklatmıştı.

Bu nedenle, baş antrenör sözünü sakınmadı. Takımın ana kampını barındırmayı reddetmek de dahil olmak üzere, ABD’nin turnuvayı düzenleme şeklinin İran için bir zorluk yarattığını söyledi.

Kalenuyi gazetecilere, “Bu tür davranışlar futbol ruhunu olumsuz etkileyecektir. Kazanırsak da, kaybedersek de, bu zor bir duygu,” dedi.

Mehdi Taremi de bu görüşe katıldığını belirtti. Eski Inter Milan forveti, Somalili hakem Omar Artan’ın ülkeye girişinin reddedilmesini örnek göstererek, ev sahibi ülkeyle sorun yaşayan tek ülkenin İran olmadığını vurguladı.

Taremi, “Her zaman bahsettiğimiz o güzel deneyimi, huzuru ve neşeyi yaşayamıyoruz,” dedi ve şöyle devam etti:

“İnsanların Dünya Kupası’nı iple çekme hissi… Sanırım bu sefer aynı deneyimi yaşamadılar… Bu tür bir gerginlik, o sevinci gölgeliyor. FIFA’nın mesajını da gölgeliyor.”

İran, Asya elemelerinde 10 maçta sadece bir mağlubiyet ve iki beraberlikle grubunu birinci sırada tamamlayarak Dünya Kupası’na katılmayı garantileyen ilk takımlardan biri oldu.

İlk maçında Yeni Zelanda ile 2-2 berabere kalan İran milli takımı, maçın ardından tekrar Meksika’daki kampına dönecek.

Kalenuyi ve Taremi, hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki tüm İranlıları temsil etmek için Dünya Kupası’nda bulunduklarını vurguladılar.

Taremi, “Ülke içindeki ya da dışındaki tüm İranlılara saygı duyduğumuzu belirtmek isterim. Buraya futbol oynamaya geldik ve futbol her zaman tüm kesimleri bir araya getirebilir,” dedi.

Kalenuyi de futbolun birliği sağlama gücünü vurguladı ve şunları söyledi:

“Güçlü ve gururlu İran ulusunu temsil etmekten çok mutluyum. Umarım futbol neşe ve keyif getirir, kültürleri ve ülkeleri birbirine yaklaştırır ve umarım yaşadığımız seyahat sorunlarına rağmen Dünya Kupası iyi geçer.”

Öte yandan sadece futboldan bahsedilmesi uyarısıyla başlayan ve büyük ilgi gören basın toplantısında, taktikler hakkında pek konuşulmadı.

Taremi kapanış konuşmasında, “Kimse futbolla ilgili soru sormadı,” diye espri yaptı.

Yeni Zelanda maçı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Taremi yine lojistik güçlüklere işaret etti. Koşulların adil olmadığını söyleyen Taremi, dün Tijuana’dan Los Angeles’a ulaşmanın 5 saat sürdüğünü ve bu gece yola çıkmak zorunda olduklarını hatırlattı.

Taremi, FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun maç öncesinde soyunma odalarına gelerek kendilerine yardım edeceğini söylediğini belirtti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English