Bizi Takip Edin

Rusya

Patruşev’den seyrüsefer güvenliği ve Rusya Federasyonu’nun deniz sınırları üzerine

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Nikolay Patruşev, Batı’nın Rus deniz ticaretine yönelik kısıtlama ve saldırılarını modern birer “korsanlık” faaliyeti olarak niteleyerek, bu kuşatmanın gerekirse askeri güçle yarılacağını ilan ediyor. Argumentı i Faktı dergisine mülakat veren Patruşev, Rusya Donanması’nın sadece bir savunma gücü değil, aynı zamanda petrol ve tahıl sevkiyatı gibi hayati ekonomik çıkarları koruyan esnek bir jeopolitik enstrüman olduğunu vurguluyor. BRICS ülkeleriyle yapılan ortak tatbikatlar üzerinden Batı hegemonyasına karşı çok kutuplu bir deniz düzeni kurulduğunu belirten Patruşev, sektördeki gençleşme ve akademik atılımları Büyük Petro’dan devralınan imparatorluk vizyonuyla ilişkilendiriyor. Patruşev, mülakatını “huzura güvenip askeri hazırlığı elden bırakmama” düsturuyla sonlandırarak, hem diplomasinin bittiği noktaya işaret ediyor hem de Rusya’nın tarihsel denizci kimliğini yeniden tahkim ediyor.


“Donanma ablukayı yaracak”: Patruşev’den seyrüsefer güvenliği ve Rusya Federasyonu’nun deniz sınırları üzerine

Vitaliy Tseplyayev
Argumentı i Faktı
17 Şubat 2026

Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı ve Denizcilik Kurulu [1] Başkanı Nikolay Patruşev, “Eğer onlara gereken sertlikte bir karşılık vermezsek, çok yakında İngilizler, Fransızlar ve hatta Baltık milletleri, küstahlıkta öyle bir noktaya varacaklar ki, ülkemizin denizlere erişimini en azından Atlantik havzasında sımsıkı kapatıp mühürlemeye yeltenecekler” ifadelerini kullanıyor.

Vatan Savunucuları Günü [2] arifesinde, aif.ru’ya verdiği bu münhasır mülakatta Patruşev; ülkenin seyrüsefer güvenliği ve deniz hudutlarının muhafazası, Donanma’nın tahkim edilmesi, gençlerin gemi inşa sanayine ve bahriye hizmetine ilgi duyup duymadığı hususlarında alınan tedbirleri anlattı.

Vitali Seplyayev, aif.ru: Nikolay Platonoviç, Dünya Okyanusu’ndaki vaziyet o denli keskinleşti ki, kimi uzmanlar “Kolektif Batı’nın Rusya Federasyonu’na karşı yeni bir cephe açmasından” dem vuruyor. Sadece bayrağımızı taşıyan gemilere ve yüklerimize el konulması hadiseleri bile tek başına vahameti göstermeye yetmez mi? Öngörüleriniz nelerdir, Rusya buna nasıl bir mukabelede bulunacak?

Nikolay Patruşev: Rus deniz ticaretine yönelik bu -özü itibarıyla korsanlık olan- saldırılar, Batılı hasımlarımızın Rusya ekonomisinin şah damarlarından birine, dış ticarete darbe indirme kararı aldığını ve onu felç etmek istediklerini gösteriyor. Elimizdeki veriler, bu tür eylemlerin şiddetleneceğine; gemilerimize ve yüklerimize yönelik saldırıların sıklaşacağına işaret ediyor. Şayet onlara sert bir karşılık vermezsek, çok yakında İngilizler, Fransızlar ve hatta Baltık milletleri küstahlıkta öyle bir noktaya varacaklar ki, ülkemizin denizlere erişimini en azından Atlantik havzasında sımsıkı kapatıp mühürlemeye yeltenecekler.

Elbette Batı’nın bu hamlelerine karşı reaksiyon tedbirleri, Denizcilik Kurulu nezdinde de üretilmektedir. Kanaatimizce, tarih boyunca olduğu gibi bugün de seyrüsefer emniyetinin en büyük teminatı askeri deniz filosudur (VMF). Başlıca deniz rotalarında ve Rusya’dan uzak bölgelerde, Batılı korsanların [3] ateşini söndürecek, onların hevesini kursağında bırakacak heybetli kuvvetlerin daimi surette mevcudiyet göstermesi elzemdir.

Peki, gücümüz buna yetecek mi?

Saklayacak değilim; halihazırda Donanmamız, deniz ticaretini koruma vazifesini kuvvetlerini oldukça yüksek bir gerilim hattında kullanarak ifa etmektedir. Üslerinden çok uzak mesafelerde, uzun süre otonom hareket kabiliyetine sahip “açık deniz” ve okyanus bölgesi gemilerine ihtiyacımız mevcuttan çok daha fazladır. Mevcut konjonktür gösteriyor ki, tüm silahlı kuvvet türleri arasında filo; hem barış zamanında hem de silahlı çatışma döneminde aktif kullanıma en müsait, en kudretli ve aynı zamanda en esnek jeopolitik enstrümandır.

Bir donanmaya sahip olmak; denizdeki iktisadi faaliyetlerimizi koruyabilmek, petrolümüzü, tahılımızı, gübremizi dışarıya sevk edebilmek, devletin normal hayatiyetini sürdürebilmesi için bir şarttır. Bu bağlamda, Donanma’nın inkişafı için gerekli talepleri, VMF’nin 2050 yılına kadarki güncellenmiş gemi inşa programına derç ediyoruz. Bu program şu an son şeklini almakta olup, VMF’nin yeni Kalkınma Stratejisi’ni ve FSB organlarının gemi inşa programını halihazırda onaylamış olan Devlet Başkanı’na yakında arz edilecektir.

Rusya’ya nasıl bir filo lazım; küresel meseleleri çözecek devasa bir yapı mı, yoksa kıyı savunmasına odaklı kompakt bir güç mü?

Rusya’ya, tüm hayati meseleleri çözebilecek ve zamanın -bilhassa teknolojik- icaplarına cevap verebilecek, dengeli bir filo gereklidir. Deniz harp sanatının kökten değiştiği bir çağda yaşıyoruz. Daha yakın zamanda filonun envanterine mürettebatsız tekneler girdi; fakat çok uzak olmayan bir gelecekte dünyanın önde gelen donanmaları, en azından “korvet” sınıfında mürettebatsız gemilerle kitlesel olarak takviye edilecektir. Deniz savaşının çehresini tamamen değiştirecek daha onlarca yeni teknoloji devreye girecektir. Bu ahvalde, bizim de yüksek teknolojiye dayalı bir filo inşasına oynamamız icap eder. İşte bu yüzden, zikredilen belgelere koyduğumuz önceliklerden biri “teknolojik liderlik”tir.

Abluka senaryosundan bahsettiniz. Geçenlerde Fransa Genelkurmay Başkanı Mandon; Baltık Denizi’nin güya tamamen NATO’nun elinde olduğunu ve Rusya için her an kapatılabileceğini beyan etti. Cevabımız ne olacak?

Baltık’ta vaziyet elbette çetrefilli. NATO mensupları fiilen taarruz harekatlarına odaklı, çok uluslu bir gruplaşma teşkil ediyorlar. Mesela Finler, ülkemizin kuzeybatı bölgelerini pekala vurabilecek menzilde taarruz silahlarıyla donatılmış korvetler ediniyorlar. Diğer hususların yanı sıra, NATO planları; Kaliningrad bölgesinin ablukaya alınmasını, ticaret gemilerine el konulmasını ve bilahare kinik bir tavırla yine bizi suçlayacakları su altı iletişim hatlarına yönelik sabotajları ihtiva ediyor.

Ülkemize yönelik her türlü deniz ablukası teşebbüsü, uluslararası hukuk nezdinde gayrimeşrudur. AB temsilcilerinin her köşe başında dillerine pelesenk ettikleri o “gölge filo” [4] kavramı da hukuki bir kurgudan ibarettir. Yine de ilk adım olarak, genel kabul görmüş siyasi-diplomatik ve hukuki mekanizmaları devreye sokacağız. Ancak dürüst olalım; Batı’nın diplomasiye ve hukuka zerre kadar saygısı kaldığına dair ümitlerimiz tükenmek üzere.

Diploması ve hukuk işe yaramazsa, o zaman ne olacak?

Esasında Avrupalılar, deniz ablukası planlarını hayata geçirerek bilinçli bir askeri tırmanış senaryosu uyguluyor, sabrımızın sınırlarını yokluyor ve bizi aktif karşı tedbirlere kışkırtıyorlar. Şayet bu vaziyet barışçıl yollarla tanzim edilemezse, o vakit ablukayı Donanma yaracak ve bertaraf edecektir. Unutmayalım ki, denizlerde Avrupa bayrakları altında seyreden pek çok gemi var. Onların ne taşıdığı ve nereye gittiği, bizim de ilgimizi çekmeye başlayabilir.

Yani Dünya Okyanusu, birkaç asır evvel olduğu gibi, işbirliği sahası olmaktan çıkıp yeniden bir harp meydanına mı dönüşüyor?

Vakıalar gösteriyor ki deniz, yeniden askeri saldırganlıklar için bir harekat üssü haline gelmektedir. Venezuela’da yahut İran etrafında yaşananların da işaret ettiği üzere, o eski “gambot diplomasisi” [5] pratiği geri dönüyor. Fakat hüküm verirken sadece Batılı ülkelerin eylemlerine bakmamak lazım. Batı, denizlerde uzun süre, hatta bulunduğumuz asrın başına kadar hüküm sürdü; fakat artık onların hegemonyası büyük ölçüde maziye karıştı.

Halihazırdaki kilit vazife, Dünya Okyanusu’nda çok kutuplu bir dünya düzeni tesis etmektir ve Rusya, hemfikir olduğu müttefikleriyle birlikte bu konuda faal bir mesai harcamaktadır. Denizcilik Kurulu vasıtasıyla yabancı ortaklarımızla düzenli müzakereler yürütüyoruz. Şunu belirteyim ki; Rusya’nın deniz askeri işbirliği, ticari gemicilik, liman altyapısının geliştirilmesi, gemi inşası, deniz bilimleri ve eğitimi alanlarındaki teklifleri fevkalade müspet karşılanmaktadır. BRICS’in potansiyelini devreye sokuyoruz; artık bu yapıya tam manasıyla stratejik bir deniz boyutu kazandırmanın vakti gelmiştir. Ocak ayında Güney Atlantik’te Rusya, Çin, İran, BAE ve Güney Afrika’nın iştirakiyle ilk BRICS deniz tatbikatı olan “Barış İradesi-2026” başarıyla icra edildi. Donanmalar, Batı korsanlığı da dahil olmak üzere günümüzde giderek daha savunmasız hale gelen ticaret yollarının korunması hususunda müşterek çalışma pratikleri geliştirdi. Hürmüz Boğazı’nda Rusya, Çin ve İran’ın gemilerini sevk ettiği “Deniz Güvenlik Kuşağı-2026” tatbikatı da son derece isabetli olmuştur.

Harp gemilerinin inşası ve genel gemi inşaatı mevzusuna dönersek. Kalifiye kadroların yetiştirilmesi gerekliliğinden defalarca bahsettiniz. Bu sahada bir muvaffakiyet var mı?

Önceliğimiz, gemi inşaatını ve yan sanayileri; hem maddi hem kariyer hem mesleki ve hatta gündelik yaşam açısından uzmanlar için cazip bir saha haline getirmektir. Evet, halen orta mesleki ve yüksek öğrenime sahip uzmanlar konusunda ciddi bir açık görüyoruz ama aynı zamanda denizcilik teknik üniversitelerine ve kolejlerine başvuranların sayısı da artıyor. Sektörün kadro yapısı gençleşiyor. Tersaneler tedricen çehre değiştiriyor; pek çok atölyeye girmek artık insana keyif veriyor, insanlar oralara şevkle çalışmaya gidiyor, emekleri kıymet görüyor. Eğer büyük bir deniz devleti olarak kalmak istiyorsak, gemi inşa mühendisliği mesleği -maddi boyutunu bir kenara bırakıyorum- izzet ve hürmetle kuşatılmalıdır.

Peki ya gençler? Sektöre rağbet ediyorlar mı?

Daha 2-3 sene evveline kadar gemi inşaatında genç uzmanlara rastlamak, sadece çalışma koşulları yüzünden değil, aynı zamanda kalıplaşmış yargılar sebebiyle de istisnai bir durumdu. Gemileri ancak yaşı kemale ermiş, tecrübeli insanların inşa etmesi gerektiği düşünülürdü. Bir yönetici, gençlerin diskli telefon kullanmayı bile bilmediğini söyleyerek latife ediyordu. Hakikatte ise genç uzmanlarımız bilgili, enerjik; dijitalleşme ve yapay zeka gibi ileri alanlarda iyi donanımlı olup, işe sıra dışı ve inovatif bir yaklaşım sergiliyorlar. Geçenlerde Moskova Tersanesi’ni açtık. Orada üretilen elektrikli gemilerin orijinal tasarımı ve konstrüksiyonu, yaş ortalaması 30’u zor bulan mimar ve mühendislere aittir. Bana kalırsa bu, sektörün gençleşmesinin en güzel timsalidir.

Denizciler arasında da aynı eğilim mevcut mu?

Hem VMF hem de sivil filo, istikbal vadeden ve azimli uzmanlarla takviye ediliyor. Ocak ayında Pasifik Filosu fırkateyni “Marşal Şapoşnikov”u ziyaret ettim. Denizciler beni misafir etmek, gemiyi gezdirmek istediler. Subay salonunda (kamara) subaylarla hasbihal ettim ve memnuniyetle müşahede ettim ki; bunlar ekseriyetle enerjik çocuklar, denizcilik zanaatının ustaları… Üstelik zeki, keskin sorular soruyor; ciddi ve stratejik kategorilerle düşünüyorlar.

Gençlik, sivil filoya da şevkle yöneliyor. Bu, büyük ölçüde zamanın icaplarına göre yeniden yapılandırılan yerli denizcilik eğitiminin bir başarısıdır. Müstakbel denizcilerin ve gemi inşaatçılarının eğitimi, hakikaten heyecan verici bir meşgale haline geldi. Eğitim, dünyada emsali olmayan modern simülatörlerde veriliyor. Öğrencilerin staj yapabileceği ve kendi araştırma projelerini hayata geçirebileceği üretim laboratuvarları açılıyor. Meşhur “Korabelka”yı [6], “Makarovka”yı [7] ve diğer üniversiteleri ziyaret ettiğimde tüm bunları bizzat görüyorum.

Gençlerin denize her şeyden evvel romantizm için açıldığı zamanlar vardı…

Elbette, işte tam da bu yüzden, finansal teşvik araçlarının yanı sıra, yeni nesil denizcilerde o romantizm ruhunu yeniden diriltmenin; müstakbel bahriyelilerde vatanlarına karşı mesuliyet bilincini küçük yaşlardan itibaren terbiye etmenin ve genç gemi inşaatçılarına başarılarından haz duymayı öğretmenin vakti gelmiştir. Gençler arasında denizcilik mesleklerinin itibarını yükseltmek, Rus denizcilik tarihini ve gemi inşaatını popülerleştirmek icap eder.

Seri gelmişken; bu yıl, iki yüzden fazla yerli denizaltının genel tasarımcısı, büyük ve yetenekli alim, mühendis İgor Dmitriyeviç Spasski’nin [8] yüzüncü doğum yılı idrak edilecek. Onun Vatan’a sadakati ve Donanma’ya bağlılığı, modern denizci ve tasarımcı nesli için bir emsal teşkil etmektedir.

2026 yılı, denizcilik sahasında başka jübile ve anma tarihleri açısından da zengindir. Mart ayında Rus Donanması, denizaltı filosunun kuruluşunun 120. yılını kutlayacak. Ve tabii ki, içinde bulunduğumuz yıl, Rusya’nın varlığını ilk imparatorumuza borçlu olduğu Rus filosunun 330. kuruluş yıldönümüdür. Büyük Petro, diğer sözlerinin yanı sıra şöyle demişti: “Huzura itimat edip askerlik işinde gevşeklik göstermek icap etmez.” [9] Bu sözü, Vatan Savunucuları Günü arifesinde hususi bir manayla iktibas etmek; bugün Zafer’i yakınlaştıranlara, orduda ve donanmada muharebe görevlerini ifa edenlere ve savunma sanayi işletmelerinde ter dökenlere şükranlarımı sunmak isterim. Tüm kalbimle size ve ailelerinize sağlık, saadet, barış ve esenlik diliyorum.


[1] Denizcilik Kurulu (Морская коллегия – Morskaya Kollegiya): Patruşev’in unvanı sıradan bir bürokratik atama değildir. “Morskaya Kollegiya”, kökleri Büyük Petro dönemine (1718) dayanan, Çarlık Rusyası’nın denizcilik idaresini merkezileştiren tarihi bir kurumdur. Kremlin, bu ismi yeniden canlandırarak Rusya’nın denizcilikteki imparatorluk mirasına ve “büyük devlet” (Derjava) iddiasına atıfta bulunur. Bu kurum, askeri ve sivil denizciliğin “beyni” olarak konumlandırılmıştır. (ç.n.)

[2] Vatan Savunucuları Günü (День защитника Отечества – Den zahitnika Oteçestva): Eski adıyla “Kızıl Ordu Günü” (23 Şubat). Rusya’da fiilen “Erkekler Günü” olarak kutlansa da, 2022 sonrası konjonktürde militarist ve patriyotik anlamı zirveye çıkmıştır. Patruşev, bu mülakatı sıradan bir günde değil, ordunun kutsandığı bu “seküler bayram” arifesinde vererek sözlerine manevi bir zırh giydirmektedir. (ç.n.)

[3] Batılı Korsanlar (Западные корсары – Zapadnıye korsarı): Patruşev burada basit “korsan” (pirat) kelimesini kullanabilirdi ama “korsar”ı (corsair) seçmiş. Korsan, yasasız hayduttur; “Korsar” (Fransızca corsaire) ise devletinden aldığı icazetle (Letters of Marque) düşman gemilerini yağmalayan “resmi” deniz akıncısıdır. Patruşev, Batılı devletlerin Rus gemilerine el koymasını “hukuksuzluk” olarak değil, Batı devletlerinin resmi ama haydutça bir politikası olarak nitelendiriyor. (ç.n.)

[4] Gölge Filo (Теневой флот – Tenevoy flot): Batı medyasında Rusya’nın petrol yaptırımlarını atlatmak için kullandığı, sigortasız ve yaşlı gemilerden oluşan filoya verilen ad. Patruşev, “dillerine pelesenk ettikleri” (razmahivayut na kajdom uglu – kelime anlamıyla ‘her köşede salladıkları’) diyerek bu kavramı küçümsüyor ve bunun Batı’nın uydurduğu bir “hukuki kurgu” (yuridiçeskaya fiksiya) olduğunu ifade ediyor. (ç.n.)

[5] Gambot Diplomasisi (Дипломатия канонерок – Diplomatiya kanonerok): 19. yüzyılda emperyalist güçlerin, daha zayıf ülkelerin kıyılarına savaş gemisi (gambot) göndererek siyasi taviz koparma stratejisi. Patruşev, Batı’nın Venezuela ve İran’a karşı tutumunu bu arkaik ve sömürgeci terimle tanımlayarak, onları “modern zamanların sömürgecileri” olarak çerçeveliyor. (ç.n.)

[6] Korabelka (Корабелка): St. Petersburg Devlet Deniz Teknik Üniversitesi’nin (SPbGMTU) halk arasındaki sevecen lakabı. Nasıl ki İTÜ’ye “Teknik Üniversite” denirse, Rus denizcilik camiasında da buraya “Gemicik” veya “Gemi Okulu” manasında Korabelka denir. (ç.n.)

[7] Makarov (Макаровка): Amiral Makarov Devlet Denizcilik ve İç Su Yolları Üniversitesi. Sivil denizciliğin en prestijli okuludur. Patruşev “Makarovka” diyerek, o okulun kültürüne, zorlu eğitimine ve mezun dayanışmasına selam çakıyor. (ç.n.)

[8] İgor Spasski (Игорь Спасский): Sovyet ve Rus denizaltı tasarımının efsanevi ismi. Rubin Tasarım Bürosu’nun başındaydı. Patruşev’in onu anması, teknolojik sürekliliğe ve Sovyet mirasının modern Rusya’daki meşruiyetine yapılan bir vurgudur. 2026 yılı, onun 100. doğum yılıdır (d. 1926). (ç.n.)

[9] Petro’nun sözü: Orijinal: «Надеясь на мир, не надлежит ослабевать в военном деле». “Barışa umut bağlayıp…” şeklinde motomot çevirmek yerine, 17. yüzyıl sonu/18. yüzyıl başı Osmanlı-Türk diplomatik diline yakın, hafif arkaik bir ton tercih ettik: “Huzura itimat edip askerlik işinde gevşeklik göstermek icap etmez.” (ç.n.)

Rusya

Rusya’da kripto yasası yürürlüğe girerken Moskova’da gözaltılar başladı

Yayınlanma

Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Moskova’da faaliyet gösteren dokuz kayıt dışı kripto para borsasının faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı. FSB’ye göre bu borsalar, telefon dolandırıcılığıyla Rus vatandaşlarından çalınan paraların kripto paraya çevrilerek Ukrayna’daki hesaplara aktarılmasında kullanıldı.

Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), başkent Moskova’da faaliyet gösteren dokuz kayıt dışı kripto para borsasının faaliyetlerinin durdurulduğunu açıkladı.

RBK’nin haberine göre FSB, bu borsalar üzerinden Ukraynalı dolandırıcılık çağrı merkezlerinin Rus vatandaşlarından çalınan paraları yurt dışına aktardığını ileri sürdü.

FSB’nin açıklamasına göre telefon dolandırıcılarının mağdurları önce kripto para satın almaya yönlendirildi, ardından bu fonlar Ukrayna’daki hesaplara aktarıldı.

Operasyon kapsamında kripto para borsalarında çalışanlar ve dolandırıcılık şebekesine yardım ettiği öne sürülen kişiler dahil 20’den fazla kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında 18 ile 25 yaş arasındaki kuryelerin de bulunduğu belirtildi.

FSB’ye göre bu kişiler dolandırılan vatandaşlardan nakit para teslim alıyor, ardından bu parayı yurt dışına aktarılmak üzere kripto para borsalarına ulaştırıyordu.

FSB’nin yayımladığı görüntülerde gözaltına alınan kişiler, işlem noktalarından her gün yaklaşık 30 müşterinin geçtiğini ve günlük ortalama işlem hacminin yaklaşık 30 milyon ruble olduğunu anlattı.

Baza’nın aktardığına göre ise günlük işlem hacmi 1 ila 2 milyon dolara kadar çıkabiliyordu.

Şüpheliler hakkında Rusya Ceza Kanunu’nun 159. maddesinin 4. fıkrası uyarınca “özellikle büyük çaplı dolandırıcılık” suçlamasıyla ceza soruşturması başlatıldı. Şüpheliler 10 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya bulunuyor.

Operasyon yeni kripto para yasasıyla aynı döneme denk geldi

Operasyonlar, Rusya’da kripto para piyasasının yasallaştırılmaya başlanmasıyla aynı dönemde gerçekleştirildi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, kripto paraların dolaşımına ilişkin kuralları belirleyen “Dijital Paralar ve Dijital Haklar Hakkında Kanun”u imzaladı.

Yasanın büyük bölümü 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girecek. 1 Temmuz 2027’den itibaren ise dijital para işlemlerinin yalnızca düzenlemeye tabi aracı kuruluşlar üzerinden yapılması gerekecek.

Yeni düzenlemeye göre Rusya içinde mal, iş ve hizmet ödemelerinde kripto para kullanılması yasak olmaya devam edecek.

İstisnalar ise dış ekonomik faaliyetlerdeki ödemeler, madencilere yapılacak ödemeler, ağ komisyonları ile dijital para ve dijital haklara ilişkin işlemler için öngörülüyor.

Kripto para işlemi yapacak yatırımcıların ayrıca bir değerlendirme testinden geçmesi gerekecek.

Rusya Merkez Bankası verilerine göre piyasanın yaklaşık yüzde 98’ini oluşturan niteliksiz yatırımcılar için tek bir aracı kurum üzerinden yıllık en fazla 300 bin ruble işlem limiti uygulanacak.

Okumaya Devam Et

Rusya

Ukrayna dronları Wildberries deposunu iki haftada ikinci kez vurdu

Yayınlanma

Ukrayna dronları 7 Ağustos sabahı Yekaterinburg’daki Wildberries lojistik kompleksini vurdu; saldırının ardından yangın çıktı ve mevcut sevkiyatların kabulü geçici olarak sınırlandırıldı. Sverdlovsk Bölgesi Valisi Denis Pasler, hava savunma kuvvetlerinin sekiz dronu imha ettiğini, bunlardan üçünün lojistik merkezinin çatısına düştüğünü ve yaralanan olmadığını açıkladı.

Ukrayna dronları 7 Ağustos sabahı Yekaterinburg’daki Wildberries lojistik kompleksini vurdu. Şirketin basın servisi, saldırı nedeniyle yangın çıktığını, tesiste önceden tahliye yapıldığını ve mevcut sevkiyatların kabulünün geçici olarak sınırlandırıldığını bildirdi.

Wildberries’in açıklamasında, “Saldırı nedeniyle yangın çıktı. Tesiste önceden tahliye yapıldı. Mevcut sevkiyatların kabulü geçici olarak sınırlandırıldı” denildi.

Sverdlovsk Bölgesi Valisi Denis Pasler, hava savunma kuvvetlerinin sekiz dronu imha ettiğini, ancak bunlardan üçünün lojistik merkezinin “çatısına düştüğünü” açıkladı. Pasler, “Yaralanan olmadı” dedi.

Rusya Devlet Başkanı’nın Ural Federal Bölgesi tam yetkili temsilcisi Artyom Joga ise depodan 800 kişinin tahliye edildiğini belirtti.

Bu, Yekaterinburg’daki lojistik merkezine son iki haftada düzenlenen ikinci saldırı oldu. Depo, 25 Temmuz’daki dron saldırısından sonra da çalışmalarını durdurmuştu. O saldırıda da çalışanlar tahliye edilmiş, kimse yaralanmamıştı.

25 Temmuz’daki saldırı, deponun yanındaki otoparka isabet etti. Sverdlovsk Bölgesi Valisi, dron “enkazının düşmesi sonucunda” yaklaşık 300 metrekarelik alanda araçların alev aldığını açıklamıştı.

Yekaterinburg’daki Wildberries deposu, şirketin en büyük tesisleri arasında yer alıyor. 150 bin metrekarelik kompleks, günde 3 milyona kadar ürünü işleyebiliyor ve yaklaşık 120 milyon ürünü depolayabiliyor.

Rusya’da asimetrik İHA saldırılarının makroekonomik sonuçları

Wildberries’in yaklaşık 20 lojistik merkezi saldırıya uğradı

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, Wildberries’in lojistik altyapısını 18 Temmuz’da vurmaya başladı. Verstka’nın hesaplamasına göre, Ağustos başı itibarıyla saldırıya uğrayan depoların toplam alanı 1,5 milyon metrekareyi aştı. Bu, e-ticaret platformunun toplam depo kapasitesinin yüzde 27’sine karşılık geliyor.

Toplamda yaklaşık 20 lojistik merkezi saldırıya uğradı. Bunlar arasında Elektrostal, Krasnodar, Nevinnomıssk, Voronej ve St. Petersburg’daki tesisler de bulunuyor. Bu merkezlerin en az 14’ü yandı.

The Bell’e konuşan e-ticaret sektöründeki kaynaklar, saldırılar nedeniyle Wildberries’in doğrudan zararının 100 ila 200 milyar rubleyi aşabileceğini söyledi. Aynı kaynaklar şirketin toplam para ihtiyacını 1,3 trilyon ruble olarak tahmin etti.

Wildberries’in cirosu da satıcıların ayrılması nedeniyle şimdiden dörtte bir oranında azaldı. Ayrılan satıcıların çoğunun ürünlerini ve işlerini kaybettiği belirtildi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, yolları insansız hava aracı saldırılarına karşı koruyacak

Yayınlanma

Rusya’da yolların onarımı için ayrılan kaynakların, insansız hava aracı saldırılarına karşı koruyucu yapılar kurulması için kullanılmasına izin verilmesi planlanıyor. Ulaştırma Bakanlığı’nın hazırladığı düzenleme; yollar, köprüler ve diğer ulaşım altyapısı için ağ, ekran, sundurma, gabion ve sığınak gibi pasif koruma unsurlarının kurulmasını kolaylaştıracak.

Rusya’da yolların onarımı için ayrılan kaynakların, karayollarını insansız hava aracı saldırılarına karşı korumak amacıyla kullanılmasına izin verilmesi planlanıyor.

Ulaştırma Bakanlığı, bu amaçla yürürlükteki mevzuatta değişiklik yapılmasını öngören bir taslak hazırladı.

Başbakan Yardımcısı Marat Husnullin’in talimatıyla devreye konan girişim, karayollarının büyük onarımı, onarımı ve bakımı kapsamındaki çalışmaların sınıflandırılmasına ilişkin düzenlemelerde değişiklik yapılmasını öngörüyor.

Belgenin gerekçesinde, “Ukrayna silahlı oluşumlarının devam eden terör eylemleri nedeniyle yollar ve sanat yapıları dahil ulaşım altyapısı tesisleri insansız hava araçlarının saldırılarına maruz kalıyor. Bu durum, trafik güvenliğini ve vatandaşların hayatını etkiliyor” ifadeleri yer aldı.

Ulaştırma Bakanlığı, yeni yaklaşımın yalnızca vatandaşların güvenliğini artırmayacağını, lojistiği ulaşım yollarının korunmasına bağlı işletmelerin ekonomik zararını da en aza indireceğini düşünüyor.

Kommersant’ın aktardığına göre, değişikliklerin kabul edilmesi halinde bölgeler ve karayolu sahipleri; yollara, köprülere ve diğer karayolu altyapısına saldırılara karşı koruyucu yapıları daha hızlı kurabilecek.

Rusya’da yollar için hava saldırılarına karşı koruma uygulaması sürüyor

Yolları hava saldırılarına karşı koruma uygulaması hâlihazırda da var. Rusya hükümeti, Nisan 2025’te ulaşım altyapısı tesislerinin insansız hava aracı saldırılarına karşı korunmasına ilişkin özel düzenlemeleri içeren bir kararnameyi onayladı.

Belgelerde ağ biçimindeki bariyerler, ekranlar, sundurmalar, gabionlar ve vatandaşlar için sığınaklar gibi pasif koruma araçlarına yer verildi.

Belgorod bölgesinin eski valisi Vyaçeslav Gladkov, Nisan 2026’da Şebekino, Borisovka ve Grayvoron ilçelerinde karşı drone koridorlarının kurulduğunu bildirdi. Bu koridorlar, yol boyunca yerleştirilen ve aralarına ağ gerilen desteklerden oluşuyor.

Yolların yalnızca fiziksel engellerle değil, elektronik harp araçlarıyla ve bazı durumlarda önleyici müdahaleyle de korunması gerektiğini belirten Havacılık İnovasyon Merkezi’nin yönetici şirketinin genel müdürü Pavel Novitskiy, görevin teknik ve teknolojik açıdan karmaşık olduğunu söyledi.

Novitskiy, bununla birlikte söz konusu ihtiyacın “yüksek teknoloji çözümleri için gelecek vadeden bir pazar” oluşturduğunu vurguladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English