Bizi Takip Edin

Amerika

Pentagon yüklenicisi dolandırıcılık davasında 950 milyon dolar cezayı kabul etti

Yayınlanma

Pentagon’un en büyük yüklenicilerinden RTX ve bağlı kuruluşu Raytheon, savunma sözleşmelerinde dolandırıcılık ve yolsuzluk suçlamaları kapsamında 950 milyon dolar ceza ödemeyi kabul etti. Şirket ayrıca Katar’a rüşvet vererek ABD silah ihracat yasalarını ihlal etmekle suçlanıyor.

ABD Adalet Bakanlığı, Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) en büyük yüklenicilerinden biri olan havacılık ve savunma şirketi RTX ve bağlı kuruluşu Raytheon’un, savunma sözleşmelerinin aşırı fiyatlandırılması ve yolsuzlukla ilgili bir davada 950 milyon dolar ceza ödemeyi kabul ettiğini bildirdi.

Bakanlık, Raytheon’un Pentagon’a karşı iki ayrı dolandırıcılık planına katıldığını kabul etmesiyle bağlantılı olarak bir alt komiteyle üç yıllık ertelenmiş kovuşturma anlaşması yapacağını belirtti.

Şirket, özellikle Patriot füze sistemleri ve bir radar sistemi gibi savunma malzemeleri ve hizmetlerinin tedarikinde dolandırıcılık yapmakla suçlanıyor.

Adalet Bakan Yardımcısı Kevin Driscoll, “Raytheon, kritik askeri sistemler için yapılan sözleşmelerde ABD hükümetini dolandırmayı ve Katar’da rüşvet yoluyla çıkar sağlamayı amaçlayan suç planlarına katıldı,” ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanlığı ayrıca, Raytheon’un Katar’daki bir yetkiliye rüşvet vererek ABD’nin silah ihracatı yasalarını ihlal etme planını yürüttüğünü bildirdi.

Raytheon, bu faaliyetlerin gözetimi için bağımsız bir denetçi tutmayı ve “gri tedarik” olarak bilinen şüpheli tedarik zinciri planlarını ortadan kaldırmayı kabul etti.

Bu yılın şubat ayında Pentagon, Ukrayna’ya yapılan silah sevkiyatlarında 50 ihlal tespit ettiğini açıklamıştı.

Ukrayna’ya gönderilen teçhizatın bir kısmının 2023 yazında çalındığına dair haberler basına yansımıştı. CNN, Pentagon Genel Müfettişi’nin bir raporuna atıfta bulunarak, bu silah ve teçhizatın silah tüccarları, gönüllü savaşçılar ve suç örgütleri tarafından çalındığını bildirmişti.

Özellikle Haziran 2022’de, sahte belgelerle bir gönüllü taburuna katılan bir suç grubu bir bomba atar, makineli tüfek ve 1000’den fazla mühimmat çalmaya teşebbüs etti.

Amerika

ABD ordusundan İHA tehdidine karşı akıllı telefon hamlesi

Yayınlanma

Wall Street Journal’ın haberine göre ABD ordusu, yaygınlaşan ucuz İHA tehdidine karşı birliklerini akıllı telefon, yapay zeka ve uydu ağlarıyla birbirine bağlayan NGC2 sistemini devreye sokmaya hazırlanıyor. Geliştirilmesi için 3,8 milyar dolar talep edilen sistem, Endonezya’daki saha testlerinde aşırı ısınma ve veri güvenliği açıklarıyla karşılaştı.

ABD ordusu, ucuz insansız hava araçları ve hassas güdümlü füzelerin yarattığı tehdit ortamında birliklerin hayatta kalma kabiliyetini artırmak amacıyla akıllı telefonları yeni komuta kontrol mimarisinin merkezine yerleştiriyor.

The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre akıllı telefonlar, kara birliklerinin sahadaki hareket tarzını dönüştürmeyi hedefleyen “Yeni Nesil Komuta ve Kontrol” (NGC2) sisteminin ana unsurlarından birini oluşturuyor.

NGC2 sistemi; akıllı telefonlar, Wi-Fi destekli telsizler, insansız hava araçları, uydu iletişimi, yapay zeka ve bulut teknolojilerini tek çatı altında topluyor. Sistem, sahadaki unsurların konumunu eş zamanlı olarak takip etme ve farklı komuta kademeleri arasında anlık veri paylaşımı sağlama imkanı tanıyor.

ABD ordusu, ucuz İHA’lar ile güdümlü mühimmatların büyük ve sabit birlikleri kolay hedeflere dönüştürmesi nedeniyle, NGC2 vasıtasıyla birliklerin temas ve eşgüdümü kaybetmeden geniş alanlara yayılmasını amaçlıyor.

Sistem Endonezya’daki tatbikatta denendi

Yeni mimari, Endonezya’ya bağlı Sumatra Adası’nda düzenlenen askeri tatbikatta test edildi. Tatbikat sırasında askerler göğüslerine sabitledikleri akıllı telefonları, mobil ağ üzerinden bağlanan telsizleri ve arazi keşfi sağlayan İHA’ları kullandı.

Tatbikat esnasında bir asker, NGC2’nin dijital harita arayüzü sayesinde tıbbi tahliye helikopterinin iniş noktasını yaklaşık 30 saniyede tespit etti. Askerin değerlendirmesine göre klasik kağıt haritalarla bu işlem birkaç dakika sürüyordu.

Tatbikata katılan Birinci Sınıf Çavuş James Luce, “Birkaç dakika ölüm kalım meselesine dönüşebilir” diyerek hız faktörünün sahadaki önemine işaret etti.

Sumatra’daki denemeler bazı teknik aksaklıkları da gün yüzüne çıkardı. Akıllı telefonlar yaklaşık 32 derece sıcaklıkta aşırı ısınma sorunu yaşarken, konum verilerinde zaman zaman sapmalar görüldü ve iletişim kesintileri yaşandı.

Hedef belirleme süresi dakikalara inecek

ABD ordusu NGC2 ile hedefin tespit edilmesinden vurulmasına kadar geçen süreyi saatlerden dakikalara indirmeyi planlıyor.

Geliştirme sürecinde 80’i aşkın şirket yer alırken, sisteme entegre edilen yapay zekanın İHA görüntülerindeki hasım unsurları saptaması ve mühimmat ikmalini planlaması hedefleniyor.

Test sürecine 2024 yılında başlanan programın kapsamı genişletiliyor. Ordu yetkilileri sistemin tam kapasiteyle konuşlandırılmasının 2032 yılına kadar sürebileceğini öngörüyor.

ABD yönetimi, modernizasyon öncelikleri arasına aldığı sistemin geliştirilmesi için 2027 mali yılı bütçesinde yaklaşık 3,8 milyar dolar talep etti.

Güvenlik açıkları ve erişim denetimi tartışma yarattı

NGC2’nin ordu genelinde yaygınlaştırılması sürecinde ciddi güvenlik riskleri tespit edildi.

Breaking Defense ve Reuters’ın aktardığına göre, ABD Ordusu Baş Teknoloji Sorumlusu Gabriel Ciulli’nin hazırladığı resmi bilgi notu sistemdeki zafiyetleri ortaya koydu.

Notta, sistemin kullanım sırasında verilere, askeri harekatlara ve personele yönelik önemli riskler doğurduğu; iç tehditlere, dış saldırılara ve veri sızıntılarına karşı açıklar taşıdığı vurgulandı.

Belgeye göre en büyük sorunlardan birini veri erişiminin yetki kademelerine göre sınırlandırılmaması oluşturdu. Yetkilendirilmiş herhangi bir kullanıcının güvenlik izin düzeyine bakılmaksızın tüm verilere ulaşabildiği belirlendi.

Sistemde kullanıcı hareketlerinin tam anlamıyla denetlenemediği, yazılım güvenliğinin yeterince doğrulanamadığı ve ordu onayından geçmeyen üçüncü taraf uygulamaların NGC2’ye dahil edilmesinin ek güvenlik riskleri barındırdığı kaydedildi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

Yayınlanma

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.

ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.

Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.

Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.

Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.

Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.

Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.

Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.

ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.

Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.

The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.

Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.

Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

Yayınlanma

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.

ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.

ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.

Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.

Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.

Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.

Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.

Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.

Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.

Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.

Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.

Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.

Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.

Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.

Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.

Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.

Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.

Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.

Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.

Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English